Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkarmaya İlişkin)

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin mukim bulunduğu adreste şirket öncesi ruhsatsız bir şekilde ... tarafından oto yıkama faaliyetinin yapıldığını, şirketin kurulmasının ardından temsile yetkili müdürler ...... ve eşi ... tarafından ... Belediyesi’nden ruhsat alındığını, diğer ortak ...’ın teklifi üzerine işletme içerisinde toplamda 1.450.000,00 TL masrafın şirketin temsile yetkili müdürü ve ortağı ... ve eşi ... tarafından karşılanarak restoran ve nargile kafeye dönüşüm işleminin gerçekleştirildiğini, bu masrafların dışında 80.000,00 TL tutarında ek tadilatın yine şirketin temsile yetkili müdürü ... tarafından yapıldığını, toplamda 1.530.000,00 TL tutarında ödemenin şirketin temsile yetkili müdürü...ve eşi ... tarafından karşılandığını, yapılan masraflar sonrasında ...’in (%35 payına göre) payına düşen tutarın 536.000,00 TL olduğunu ancak ...’in 342.800,00 TL ödeme yaptığını, kalan 193.200,00 TL’yi ödemediğini, akabinde ödemenin yapılması için .... Noterliği’nin 19/08/2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin şirket yetkili müdürü...tarafından muhatap ...’e keşide edildiğini, davalının şirket ortağı olan ...’ı korkutmak ve şirketi mafya vari yöntemlerle ele geçirmek için restorantta çalışan garsonu vurdurtmak sureti ile korkutmaya çalıştığını, bu hususun İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/38396 nolu soruşturma dosyasında mevcut olduğunu, şirket ortağı ...’in sergilediği tutum ve davranışların güven ilişkisini sona erdirdiğini ve ortaklık ilişkisini çekilemez hale getirdiğini, 24/09/2019 tarihli Genel Kurul Kararı ile davalı ...’in iş yerinde çalışan personele silahlı saldırı ve kuruluş sırasında yapılan tadilat vb. masrafları ödememesi sebebiyle ortaklıktan haklı neden dolayısı ile çıkarılması hususunda ortak ... (%30) ve ortak ...’ın (%35) oy birliği ile karar alındığını, 18/09/2019 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla, TTK 640/3 md. uyarınca şirket ortağı ...’in haklı sebeple şirketten çıkarılmasını ve %35 oranındaki payının şirkete devredilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü iddiaların asılsız olduğunu, müvekkilinin herhangi bir borcunun olmadığını, şirketin bütün masraflarından ...’ın sorumlu olacağının beyan ve kabul edildiğini, şirket hesabına yapılmış bir ödeme olmadığını, yapılan 342.800,00 TL’lik ödemenin müvekkilinin oğlu olan ... tarafından şirket ilişkilerinden bağımsız olarak icradan uygun fiyata araç alacağını söyleyen ...’ın ve sahibi olduğu hukuk bürosunda çalışan ... isimli sekreterin hesabına gönderildiğini, dekontların açıklama kısmına “icradan uygun fiyata araç satın alma işlemleri içindir” yazıldığını, ayrıca ...’ın araç alımı için Ankara’ya gitme gerekçesiyle müvekkilinin oğluna uçak bileti aldırdığını, ancak uçuşların hiçbirinin gerçekleşmediğini, bu konu ile alakalı whatsapp yazışmalarının da olduğunu, defalarca paranın iadesinin istenildiğini ancak iade edilmediğini, müvekkilinin oğlu ...’in dolandırıldığını düşündüğünü ve savcılığa başvurduğunu, bu başvurunun ardından ...’ın işbu davaya konu ihtarnameyi gönderdiğini, gönderilen ihtarnameye müvekkilinin .... Noterliği’nin ...nolu 22/08/2019 tarihli cevabi ihtarnamesi ile şirkete yönelik hiçbir borcun bulunmadığı, ödenen paranın şirketin ilişkileri ile alakalı olmadığı, dekontlardan da farklı bir sözleşme için gönderildiğini açıkça ifade ettiğini, müvekkilinin şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, aksine ...’dan alacaklı olduğunu, işletme hakkının kiraya verilmesi sözleşmesinden kaynaklı alacağın varlığı nedeniyle müvekkili tarafından icra takibi yapıldığını, ... tarafından icra takibine itiraz edildiğini, ortaklığın çekilmez hale getirilmesinin sorumlularının ... ve eşi ... olduğunu, tadilatla ilgili bir alacak-borç ilişkisi olsa idi 15.09.2018 tarihli “İşletme Hakkının Kiraya Verilmesi Sözleşmesi” nde olması gerektiğini, mafya vari yöntemler kullandığı iddiasının asılsız olduğunu, müvekkilinin değil, aksine ...’ın güven ilişkisini tamamen ortadan kaldıran davranış ve tutum içinde olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi 26/04/2023 tarih ve 2019/559 Esas - 2023/296 Karar sayılı kararında;"......Davacının, kasten yaramala iddiasına dair iddiasının incelenmesinde ise, bu konuda davalıyı haksız ve azmettirici gösterir bir delil olmadığı, bu konudaki yargılamanın derdest olduğu ve mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, davacının ısrarla bu soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasından dönülmesini talep ettiği ve mahkememizce bu talep uyarınca mevcut delillere göre inceleme yapıldığında, iddianın sabit olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacının, dayandığı her iki çıkarma gerekçesinin de sabit olmadığı ve dava haksız olduğu vicdani kanaate varıldığından, sübuta ermeyen davanın reddine karar vermek gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''Davacının davasının, sübuta ermediğinden REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca sunulan dava dilekçesinde şirket kurulduktan sonra işletme için toplamda 1.530.000 TL harcama yapıldığı, bu harcamaların ortaklar tarafından hisseleri nisabında karşılanması gerektiği ancak davalının üstüne düşen ödemenin tamamını yapmadığının ifade edildiğini, bununla birlikte şirketin temsile yetkili müdürü ...'ı yıldırmak ve korkutmak amaçlı, şirketin sahibi olduğu işletmede garson olarak çalışan kişinin de vurdurtulduğu ve buna ilişkin soruşturmanın devam ettiği beyan edildiğini, Dosyada alınan 11/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda ...'ın şirketten 1.400.844 TL alacaklı olduğunun sübuta erdiğini, bu tutarın tahsiline ilişkin de ayrıca hukuki yollara başvurulacağını rapora beyan dilekçelerinde belirttiklerini, 11/01/2021 tarihli raporda ise davalının şirket için ödemesi gereken taahhüt ettiği sermaye payını ödemediğinin şirketin resmi sicil ve defter kayıtları ile sübuta erdiğini, bir şirket ortaklığında her ortağın üzerine düşen edimleri yerine getirmesi zorunlu bir durum iken sermaye payının ödenmemesinin haklı nedenle ortaklıktan çıkarmaya yol açacağını, davalının şirketin açıldığı günden bu yana hala sermaye borcunu ödememesi, şirketi sekteye uğratacak mafyavari eylemlere girmesi ve aynı zamanda şirketin temsile yetkilisi ...'ın şirketten 1.400.844,00 TL alacaklı olduğu göz önüne alındığında davalının haklı nedenle şirketten çıkarılmasına karar verilmesinin olağan bir durum olduğunu, Davalının en başından beri üzerine düşen hiçbir edim ve sorumluluğu yerine getirmediğini, aksine şirketin bir nevi faaliyetlerinin engellenmesi için elinden geleni yaparak durumun bu hale gelmesine sebebiyet verdiğini, yalnızca bu husus dahi kanunun aradığı haklı neden şartını karşıladığından davanın kabul edilmesi gerekirken reddedilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, Davalının garson vurdurtmasına ilişkin yürütülen soruşturma dosyasında her ne kadar karşı taraf şikayetinden vazgeçmiş olsa da vazgeçme dilekçesi incelendiğinde "sanıklar ... ve ... hakkındaki şikayetimden bütün neticeleri ile birlikte feragat ediyorum. Beyanımın kabulü ile sanıklar hakkındaki şikayetimin düşürülmesini taktirlerinize saygılarımla arz ederim ve duruşmalara katılmak istemediğimi beyan ederim." şeklinde belirtildiğini, görüleceği üzere her ne kadar .... tarafından şikayetten vazgeçilmiş olsa da şüphelilerin suçu işlemediğinin ileri sürülmediğini, sadece şikayetten vazgeçildiğini, bu hususta mahkemeye sundukları 15.03.2019 tarihli suçun ne şekilde işlendiğine kadar detaylıca anlatılan şikayet dilekçesinde açıkça görüleceği üzere ...'in açık açık müvekkil şirketin yetkilisi ...'ın eşi ...'ı ölümle tehdit ettiğini, sadece bu hususun bile davalının haklı sebeple şirketten çıkarılması için yeterli bir sebep olduğunu, taraflarınca bu nedenle CBS dosyasının bekletici mesele yapılmasından vazgeçilerek davanın kaldığı yerden devamı ve kabulü için mahkemece ara karardan dönülerek duruşmanın devam etmesinin talep edildiğini, ancak 26.04.2023 tarihli duruşmada davanın usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini, İlgili soruşturma dosyasında vurulan garsonun şikayetten vazgeçme dilekçesi mevcut olsa da bu hususun davalı tarafından vurdurtulduğu gerçeğini hiçbir suretle değiştirmediğini, zira dosyaya daha önce sunulan garson ....'in şikayetten vazgeçme dilekçesinde kendisini vuran kişi ... ve azmettirici ...'in haksız eylemleri gerçekleştiren kişiler olmadığına yönelik bir beyan olmadığını, yalnızca bu kişilere karşı olan şikayetinden vazgeçtiğini, kaldı ki soruşturma konusu suçun niteliği ve işleniş biçimi itibariyle şikayetten vazgeçmenin CMK hükümleri uyarınca bir geçerliliği olmadığını, tüm bunlarla beraber karşı tarafın ve oğlunun şirket yetkilisi ...'ın eşi ... hakkında bulundukları suç duyurusundan takipsizlik kararı verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, davalı ...'in sermaye borcunu ödemediğinden ve haklı nedenle ortaklıktan çıkarma nedeni açıkça oluştuğundan, her ne kadar CBS dosyasında garson .... şikayetinden vazgeçmiş olsa da bunun davalının suçsuzluğuna ilişkin olmadığını, sadece şikayetçinin şikayetinden vazgeçtiğine yönelik beyanlardan oluştuğunu ve bu hususta şikayet dilekçesinde detaylı anlatıldığı üzere davalının azmettirdiğinin açık olduğunu, davanın kabulünün gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, haklı nedenlerin varlığına dayalı davalı limited şirket ortağının 6102 sayılı TTK'nın 640/3 maddesi uyarınca ortaklıktan çıkarılması istemine ilişkindir.Davacı şirkete ait sicil kaydı incelendiğinde; Davacı şirketin 02.01.2018 tarihinde 3 ortaklı olarak kurulduğu, şirket ortaklarından davalı ...'in %35, dava dışı ortaklar .... %30, ...'ın ise %35 hisse sahibi olduğu anlaşılmıştır.Davacı şirketin 24/09/2019 tarihli ortaklar kurulu kararı ile; 1)İşyerinde çalışan personele silahlı saldırı, 2) Kuruluş sırasında yapılan tadilat vb. masrafların ödenmemesi sebebiyle davalı ortağın ortaklıktan çıkarılması hususunda karar alınmıştır. TBK’nın 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesince saptanacak maddi vakıalar hukuk hakimini de bağlayacağından, iş yerinde çalışan personel ....'in silahlı saldırı eylemi sonucu yaralanmasıyla ilgili İstanbul CBS'nin 2019/63652 Soruşturma dosyasının 2019/38396 Soruşturma numaralı dosya ile ilgili olduğu gerekçesi ile İstanbul CBS'nin 2019/38396 soruşturma numaralı dosyası ile birleştirildiği, .... müşteki sıfatıyla alınan ifadesinde; ''....kendisini vurulmasında azmettirenin ... olduğu,'' şeklinde ek beyan da bulunduğu, mahkemece soruşturma dosyasının sonucunun beklemediği gibi müşteki ....'in ifadelerinin tartışılıp değerlendirilmediği anlaşılmıştır.Bu itibarla mahkemece, davacı şirket çalışanı ....'in yaralanması ile ilgili İstanbul CBS'nin 2019/38396 soruşturma sayılı dosyasında davalı ... hakkında şüpheli sıfatıyla soruşturma olup olmadığı araştırılarak ve müşteki ....'in mağdur/müşteki sıfatıyla verdiği tüm ifadelerin getirtilip incelenerek soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılıp yapılmayacağının tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı ve eksik inceleme ile yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../04/2023 Tarih ve 2019/... Esas - 2023/... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.