SAKARYA

ASIL VE BİRLEŞEN

DOSYADA DAVACI: ...

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Asıl Davada;
Davacı tarafın iddiaları: Temlik eden dava dışı ...nin davalı şirkete makina ve donanım tedariki ve imalat uygulama hizmeti verdiğini ve davalıya bu işler karşılığında dava dilekçesinde yazılan faturaların kesilerek teslim edildiğini, davalının bu sebeple temlik edene 710.632,98 TL. bakiye fatura borcu kaldığını, bu alacağın BK 183 maddesi hükümlerine göre davacıya temlik edildiğini, ticari ilişkinin mal ve hizmet tedarikinden kaynaklanması sebebiyle fatura konusu alacağın TTK 1530 maddesine göre muaccel hale geldiğini, borcun ödenmemesi üzerine zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak sonuçsuz kaldığını, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/36 Esas dosyası ile derdest olan dava dosyasında bu alacağın 80.317,00 TL kısmının tahsili için dava açıldığını, bu dosyada alınan bilirkişi raporunda davalıya ait resmi ticari defter ve kayıtlara göre davalının toplam borcunun 2014 yılı sonu itibariyle 790.949,98 TL olduğunun tespit edildiğini belirterek dava konusu edilmemiş bakiye asıl alacak olan 710.632,98 TL nin ve bu alacağa bağlı olarak dava tarihine kadar TTK 1530 maddesine göre işlemiş 937.302,00 TL faiz alacağının dava tarihinden itibaren (TTK nun 1530. Maddesinin 7.fıkrası uyarınca mal ve hizmet tedarikinde geç ödemelerde uygulanacak temerrüt faiz oranının aynı kanuna göre %8 artırılmış) ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafın savunmaları: Davalı vekili zaman aşımı definde bulunmuş, mahkememizin yetkisine itiraz etmiş ve yetkili mahkemenin davalının ikametgahı mahkemesi olan Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu bildirmiş, derdest Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/36E. sayılı dosyasındaki 21.11.2022 tarihli bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, bu raporda bilirkişi tarafından sadece davalının defterlerinin incelendiğini ancak davacı taraf ticari defter ve kayıtlarının inceleme konusu yapılmadığını, aynı dava dosyasında mübrez 25.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda ise her iki şirketin ticare defter ve kayıtlarında yapılan incelemeye göre davacının 80.317,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, tespit edilen bu tutarın temlik sözleşmesiyle de uyumlu olduğunu, bilirkişinin 21/11/2022 tarihli incelemesinin davacının talebini aşar nitelikte olduğunu ve tespitin gerçek dışı olduğunu, dava konusu yapılan 790.949,98 TL’lik tutarın 31.12.2016 tarihinde yine müvekkil davalı şirketin bünyesinde olduğu ... şirketlerinden ...’nin ...’den olan alacağına karşılık müvekkil davalı şirkete temlik sözleşmesi çerçevesinde temlik edildiğini ve virman işlemine konu edilerek muhasebeleştirildiğini, 2016 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının bu doğrultuda incelenmesi gerektiğini, belli dönem içerisinde kısım kısım mal/hizmet alımı ve aynı şekilde kısım kısım ödemeler yapılması şeklindeki ticari ilişkide dönem sonunda alacak/borç kalemlerin hesaplanmasının ve bu doğrultuda bakiye kısım üzerinden ticari ilişkinin yürütülmesinin gerektiğini, davacının ileri sürdüğü gibi belirli faturaların alacak kalemleri içerisinden çekilerek takibe konu edilmesinin açık hesap ticari ilişkinin olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca fatura içeriği mal ve hizmetin de teslim edildiğinin ispatlanması gerektiğini, davacı tarafça net bir cari hesap bakiyesi ortaya konulamadığını, faiz talebinin de haksız olduğunu, temlik eden ...’ne karşı sözleşmeye konu konveyör bant sisteminin ayıplı olması sebebiyle davalı tarafından temlik eden şirkete karşı Kurşunlu Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/170E. sayılı dosyasında tazminat davası açıldığını ve bu dava dosyasının halen istinaf incelemesinde bulunduğunu, bu haliyle davacının alacağının varlığının kabulü halinde dahi bu tazminat alacaklarının takas edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen Dava (Mahkememizin 2022/36 Esas)
Davacı tarafın iddiaları; ...'nin, davalı şirkete her ikisi içinde ticari işletmeleriyle ilgili anlaşma gereği, makine ve donanım tedariki ve imalat uygulama hizmeti sağlamış olup, davalıya bu işler karşılığında dava konusu edilen bahse konu faturaların kesilerek teslim edilmiş, fatura teslimi ile de aynı zamanda mal teslimi ve hizmet uygulaması da davalıya teslim edilerek temlik eden kendine düşen edimi yerine getirmiş olduğunun, davalının böylece temlik edene fatura bedellerinin ödenmesi borcunun oluşmuş ve bu borçtan dolayı davalının temlik edene 80.317,00 TL (seksenbinüçyüzonyeditürklirası) bakiye fatura borcunun kalmış olduğu, temlik eden tarafından davalıdan olan faturanın alacak bakiyesi fatura tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek faizinin ve bütün hakları ile birlikte davacının ...'ne kayıtsız şartsız ve gayrikâbili rücu olmak üzere Borçlar Kanunu'nun 183. Ve devamı maddeleri gereği devir ve temlik edilmiş ve davalıya temlikname iadeli taahhütlü olarak gönderildiğinin, temlik eden ve davalı arasındaki faturaların her iki taraf içinde ticari iş olup, hem mallar fatura tarihinden önce davalıya teslim edilmiş hem montajları ve kurulum hizmetleri fatura tarihinden önce gerçekleştirilmiş olup; faturaların davalıya teslim edilmiş ve tarafların ticari defterlerine işlenmiş ve faturalara davalı tarafından itiraz edilmediğinin, temlik eden şirket ve temlik alan davacı KOBİ tanımı kategorisinde bir şirket olduğu, davalının ise dünya çapında iş yapan büyük ölçekli bir şirket olduğunun, temlik eden ile davalı arasında yapılan işin ise TTK'nın 1530 sayılı kanun kapsamında kalan iki tarafında borç doğuran mal tedariki ve hizmet tedarikinden kaynaklanan para alacağına ilişkili olduğu, dolayısıyla fatura alacağı ilgili kanun gereği hiç bir ihbar ve bildirime gerek kalmadan yasa gereği fatura tarihi itibariyle muaccel hale geldiği, temlik eden tarafından temlik öncesi davalıya karşı Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2017/305 Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı, bu icra takibine davalı tarafından yapılan itiraz nedeniyle takibin durmuş, ancak süresinde itirazın iptali davası açılmadığından bu dosyaların işlemden kaldırıldığının, temerrüt başlangıcının TTK'nın 1530 gereği fatura tarihinden başladığı iddialarının mahkemece kabul edilmemesi halinde bu icra takibinin temerrüt için gerekil ihtar kabul edilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; 80.317,00 TL bakiye ana para alacaklarının ve bu alacağa fatura tarihinden işlemiş olan 172.625,00 TL ve dava tarihinden işleyecek olan TTK'nın 1530. Maddesinin 7. Fıkrası uyarınca mal ve hizmet tedarikinde geç ödemelerde uygulanacak temerrüt faiz oranın aynı kanuna göre %8 artırılmış ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vakelet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafın savunmaları; "Açılan dava ve talep edilen alacak miktarı için zamanaşımı itirazlarının mevcut olup, davanın reddinin gerekmekte olduğunu, 6100 sayılı HMK 6. Maddesine gereği, yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğundan huzurdaki davada görevli ve yetkili mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı şirketin faaliyet merkezinin “... Mah. ... Cad. No: ... .../... ”’ olduğu, taraflar arasında kesin ve yetkili bir mahkemenin bulunmamakta olduğu, taraflar arasında yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda yazılı bir sözleşmenin de bulunmadığının, bu doğrultuda, huzurdaki davanın Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olması karşısında yetkisizlik itirazında bulunma zorunluluklarının hasıl olduğu, açıklanan nedenlerle; dosyanın davaya bakmakla yetkili ve görevli Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesini, tüm bu nedenlerle; öncelikle davanın usul ve esas yönlerinden reddini, tüm beyanları doğrultusunda davacının davasının ve taleplerinin reddini, Alacağı temlik eden ...’den olan tazminat alacaklarının, davacının işbu davadaki alacağı yönünden nazari itibara alınmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava daha önce açılmış ise de asıl davanın heyetle bakılan dava olması sebebiyle aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunan dosyaların birleşmesi 2023/142 esas sayılı dosyada yapılmıştır.
Her iki davada taraflar arasındaki anlaşmazlık; davacının dayanağı temlik sözleşmesine konu faturalar sebebiyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa alacak miktarı ile bu faturalara konu alacakların muaccel olup olmadığı ve dava tarihine kadar işlemiş faiz miktarı, davalı ile temlik eden şirket arasında cari hesap ilişkisinin bulunup bulunmadığı, talep edilen alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davalının ileri sürebileceği takas definin bulunup bulunmadığı hususlarındadır.

Dava ticari nitelikteki satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın temlikine dayanan alacak davasıdır.
İlk olarak birleşen dosya kapsamında davalının ve temlik eden dava dışı ... nin ticari defter ve kayıtları üzerinde -farklı yerlerde bulunmaları sebebiyle- ayrı ayrı bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Birleşen dosyada davacı defterleri inceleme konusu olmamıştır.
Temlik eden şirket kayıtları üzerinde inceleme yapan bilirkişi ...'in 30.05.2022 tarihli raporu alınmıştır. Davalı şirket kayıtları üzerinde inceleme yapan bilirkişi ...'ın 25/05/2022 tarihli raporu ve 18/07/2022 tarihli ek raporu yeterli görülmediğinden yeni bir bilirkişi olarak ...'ten 21/11/2022 tarihli rapor alınmıştır. Bilirkişi ...'in sunduğu bu raporda davalının davaya konu faturalardan kaynaklı resmi defter kayıtlarına göre ödenmemiş 2014 yılı sonu itibariyle toplam 790.949,98 TL borcunun olduğu bildirilmiştir. Bu rapor üzerine davacı taraf mahkememizin 2023/142 esas sayılı davayı açarak ilk davada talep konusu yapılmayan bakiye rakamı davalıdan istemiştir.
Her iki dava birleştirilerek yargılama heyetle bakılan 2023/142 esas sayılı bu dosya üzerinden devam ettirilmiştir.
Davalı taraf 2014 yılı ve sonrası defter ve kayıtlarına göre iddia edilen borcun bulunmadığını savunmaktadır. Bu doğrultuda birleşen dosyada inceleme konusu yapılan defterler dışında hem davacının ticari defter ve kayıtları hem de 2014 yılı sonrasına ait ilgili kayıtların tekrar incelenmesi gerekmiştir.
Bu doğrultuda Bilirkişi ... ten Davalının2015-2016 yıllarına ait defter ve kayıtlarının üzerinde ek inceleme istenmiş, bilirkişi 21/01/2024 tarihli raporunda;
"Dava dışı ... ile davalı ... arasında düzenlenmiş olan 31.12.2016 Tarihli Temlik doğrultusunda;
... nin; ... den olan 790.949,98 TL alacağını, ...’ye olan borcuna karşılık temlik ettiği,
...’nin ise; ...’ den aldığı Temliği; ...’ ye olan borçlarına karşılık kayıtlayarak mahsup ettiği ve 31.12.2016 itibariyle borcunu sıfırladığı
Tarafların; dava dosyasına veya tarafıma sunduğu, yıllar itibariyle veya belirli zaman aralıkları ile karşılıklı düzenlenmiş mutabakatlarının bulunmadığı,
Tüm bu yukarıdaki tespitler doğrultusunda; ... ’nin 2016 yılından, sonraki yıllara devreden ...’ ye borcunun bulunmadığı," tespit edilmiştir.
Bu rapor karşısında dava dışı şirketler olan ... ve ...'nin 2015 ve 2016 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerekmiş, ilgili kayıtlar getirtilerek Bilirkişi ...'ten 02/12/2024 tarihli ek rapor alınmıştır. Dosyada dava dışı ... şirketi kayıtları bulunamadığından bilirkişi incelemesini ... Şirketinin 2015 ve 2016 yıllarına ait kayıtları üzerinde yapabilmiş ve raporunda
" ...' nin kayıtlarında ... adına kayıtlanmış 2015 yılı öncesine dayanan 159 Sipariş avansları hesabının 1.169.134,14 TL olarak kayıtlarda yer aldığı ve 2015 ile 2016 yıllarına bu şekilde devrettiği,
...' nin ...' den olan alacağına karşılık olmak üzere temlik işlemi dayanak tutularak 2015 öncesinden gelen ... avans hesabındaki alacağının 31.12.2016 Tarihinde 790.949,98 TL olarak mahsuplaştırıldığı," tespitlerine yer vermiştir.
Bu raporda ... Şirketinin 2015 ve 2016 tarihli kayıtları eksik olduğundan incelenemediğinden bu kayıtlar tekrar temin edilerek bilirkişiden Adabant şirketinin 2015 ve 2016 kayıtları nazara alınarak tekrar ek inceleme istenmiştir.
Bilirkişi ... 04/08/2025 tarihli ek raporunda
" ... defter kayıtlarına göre ... ile ilgili 2015 ve 2016 yıllarına ait ticari defterlerinde herhangi bir harekete rastlanmamış olup,
Önceki ek bilirkişi raporunda da bahsedildiği üzere ...' nin defterlerinde diğer firmalardan olan alacaklarına karşılık olmak üzere diğer ... avans hesabındaki alacaklarını da mahsuplaştırdıktan sonra ilgili 159 Sipariş avansları hesabı bakiyesinin 104.237,03 TL olarak 2017 yılına devrettiği görülmüştür.
... ' nin 2015 ve 2016 defter kayıtlarına göre 2017 itibariyle geçmiş yıllardan devreden 80.317,983 TL alacağının bulunduğunun kayıtlandığı görülmüştür.

Dava dosyasına sunulan taraf defterleri bütün olarak değerlendirildiğinde iş bu rapor ve daha önceki bilirkişi raporunda bahsettiğim verilerin karşılaştırılabilir ve birbirine uygun olarak eş zamanlı kayıtlanmadığı bu sebeple tarafların defter verilerinin birbirleri ile uyuşmadığı dönemler itibariyle kendi aralarında yapılmış mutabakatların bulunmadığı anlaşılmıştır." şeklinde görüş bildirmiştir.

Dava dışı iki şirketin de dahil olduğu temlik işlemleri ve dört farklı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi ile ortaya çıkan ilişki karmaşası nazara alınarak tüm bilirkişi rapor ve ek raporları ile tarafların ticari kayıtları temelinde uyuşmazlığın çözümü için hüküm kurmaya ve denetime elverişli bir rapor alınması amacıyla tüm bilirkişi tespitlerini derleyen bir bilirkişi incelemesi daha yapılmıştır.
Bilirkişi ... 30/01/2026 tarihli raporunda "davalı şirketin 2013 ve sonrası ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu ve delil olma vasfını taşıdığını, temlik eden ... şirketinin ticari defter ve kayıtlarının usule uygun olmadığını, ... nin 2013–2014 yıllarına ait ticari defterlerindeki temliknameye konu edilen faturaların ... ile kayıtları ile çok küçük farkla örtüştüğünü, ... nin defterlerine göre bakiye alacak bulunmadığını " belirtilmiştir.
Davacı şirket dava dışı ... şirketinden temlik aldığı fatura kaynaklı alacaklarını fatura borçlusu davalı şirketten talep etmektedir. Ancak davalı şirket 2016 yılında yapılan farklı bir temlik işlemleri ile bu alacakların sona erdiğini savunmuştur. Davalı şirketin 2013 yılı ve sonrasındaki ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu buna karşılık temlik eden şirketin kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı anlaşılmaktadır.
Bilirkişi raporları bir bütün olarak incelendiğinde;

Dava dışı ... Şirketinin davalıdan olan dava konusu 2014 ve öncesinden gelen alacağını davacıya temlik ettiği,

Dava dışı ... şirketinin de dava dışı ... şirketinden olan 790.949,98 TL alacağını, davalı ... şirketine olan borcuna karşılık davalıya 2016 da temlik ettiği,
Davalı ... şirketinin ... şirketinden aldığı temliği; ...’ ye olan borçlarına karşılık kayıtlayarak mahsup ettiği ve 31.12.2016 itibariyle borcunu sıfırladığı,
Tüm bu yukarıdaki tespitler doğrultusunda; ...’nin 2016 yılından, sonraki yıllara devreden ...’ ye borcunun bulunmadığı,
Davacının Ticari defter ve kayıtlarına göre temlik konusu alacaklar sebebiyle temlik edene borçlu olmadığı, temlik eden şirketin ticare defter ve kayıtlarının usule uygun tutulmamış olması sebebiyle davacı aleyhinde delil olacağı,

Sonuç olarak davalının davacıya temlik konusu faturalar sebebiyle borçlu olmadığı,

Anlaşılmakla asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

1-Asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine,

2-Asıl dava yönünden alınması gereken 732 TL maktu karar harcının peşin alınan 28.142,61 TL den mahsubu ile fazla yatan 27.410,61 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,

3-Birleşen dava yönünden alınması gereken 732 TL maktu karar harcının peşin alınan 4.389,16 TL den mahsubu ile fazla yatan 3.657,16 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,

4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yapılan posta giderinden ibaret 100 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca; (faiz talebinin müddeabihe dahil olmayacağı da nazara alınarak) asıl dava yönünden hesaplanan 112.594,95 TL vekalet ücreti ile birleşen dava yönünden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Birleşen dosya için ara buluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL ara bulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

7-Asıl dosya için ara buluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL ara bulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliğine,

9-Tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan avansın yatıran tarafa karar kesinleştiğinde talep aranmaksızın iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/03/2026