Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Ankara'da kaiz istasyonun işletilmesi amacıyla istasyonlu bayilik sözleşmesi, ödünç sözleşmesi ve ariyet sözleşmesi bağıtlandığını, dilekçe ekinde yer alan listedeki malların ariyet olarak davalıya verildiğini, davalı şirketin lisansının ... tarafından iptal edilme si nedeniyle, böylece taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 23.7 maddesi uyarınca bayilik sözleşmesinin ve ödünç sözleşmesinin sona erdiğini, Bayilik sözleşmesinin 10.1 maddesi ile Ödünç sözleşmesinin 2.5 maddesi uyarınca davalının ariyetleri sözleşmenin sona ermesinden itibaren bir afta içerisinde davacıya iade ile yükümlü olduğunu, ancak davalının kurumsal kimliklerin sökümü ve ariyetlerin teslim alınması için göndeirlen davacı ekibinin işlem yapma sına izin vermediğini, bunun üzerine Ankara 2 inci Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... d.iş sayılı dosyası üzerinden marka hakkına tecavüzün tespiti ve durdurulması amacıyla davalı aleyhine dava açıldığını, bu dosyada mahallinde keşif yapılarak 04/12/2019 tarihli rapor alındığını ileri davalının istasyonda bulunan mülkiyeti davacıya ait kurumsal kimlik dahil ariyetleri iade etmesi gerektiğini, ayrıca kurumsal kimlik haricindeki iadesi mümkün olmayan malların ise davacı şirketin cari hesap dökümüne göre 62.757,58 TL + KDV tutarındaki piyasa rayiç değerlerinin davacıya ödenmesi gerektiğini, iler fazla ilişkin haklarının saklı kalmak üzere davacı şirkete ödenmesinin talep edildiği, davalı şirkete ait.......Mahallesi, ...... ....., No...... / ...... / ANKARA adresinde kain akaryakıt istasyonunda davacı şirket mülkiyetine ait ariyet malların davacı şirkete iadesine, kurumsal kimlik haricinde iadesi mümkün olmayan ve teslim edilmeyen mallar bakımından 62.7575,78 TL + KDV değerindeki piyasa rayiç bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davacı şirkete ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin bayilik lisansının 16/12/2014 tarihinde ... tarafından iptal edildiği, davacı tarafın beyanıyla da sabit olduğu üzere davalı şirketin bayilik lisansının Kurul tarafından iptal edilmesinin akabinde taraflar arasındaki İstasyonlu Bayilik lisansının Kurul tarafından beyanıyla da sabit olduğu üzere davalı şirketin bayilik lisansının Kurul tarafından iptal edilmesinin akabinde, taraflar arasındaki İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi ve buna bağlı olan Ödünç Sözleşmesi de bu tarih itibariyle kendiliğinden sona erdiği, 6098 Türk Borçlar Kanunu 389 maddesinde "Ödünç alanın, ödünç konusunun teslimine ve ödünç verenin de bu şeyin teslim alınmasına ilişkin istemleri, diğer tarafın bu konuda temerrüde düşmesinden başlayarak altı ayın geçmesiyle zamanaşımına uğrar" ifade edildiği, bu kapsamda ödünç sözleşmesinin kendiliğinden sona erdiği 2014 yılından davacının arabuluculuk sürecini başlattığı, 11/02/2020 tarihi itibari ile yasal altı aylık süre dolduğundan dava zamanaşımına uğramış bulunduğu, ancak Mahkemece bir ihtimal olarak iş bu tarih değil de davacı Şirket tarafından, malların sökümü için ekip gönderilen 15/02/2019 tarihi kabul edilse dahi yasal altı aylık süre iş bu tarih itibari ile de dolduğundan davanın her halükarda zamanaşımına uğramış bulunduğu, davacının davalı şirkete ariyet olarak teslim edilen malların listesini vermiş ise de davacı tarafından tek taraflı olarak belirlenen ve iadesi istenen malların kabul edilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu iadesi istenen ve iadesi mümkün olmayan mallar bakımından ise bedeli istenen malların tespiti için öncelikle keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettikleri, davacı tarafından kurumsal kimlik haricinde iadesi mümkün olmayan ve teslim edilmeyen mallar bakımından 62.757,78 TL + KDV değerindeki piyasa rayiç bedeli istenilmişse de istenilen bu miktarın fahiş olduğu, Ariyet Sözleşmesi tarihinin 2001 yılından bayilik lisansı iptali tarihine kadar kullanılan daha sonrasında ise uzun bir süre kullanılmayan malların ekonomik değeri kalmadığı, bu malların amortisman değerlerinin de düşülmesi ile gerçekte bu miktarın çok altında olacağı kanaatinde olduklarını, bu haliyle de davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi 16/05/2023 tarih ve 2020/140 Esas - 2023/310 Karar sayılı kararında; "Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, sözleşme, protokol celp olunmuştur.Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan deliller nazara alınarak dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi S.M. Mali Müşavir - Denetçi ......., Petrol ve Doğalgaz Mühendisi ...... ve Makine Mühendisi . tarafından tanzim olunan 20/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Taraflar arasında imzalanan istasyonlu Bayilik Sözleşmesinin, buna bağlı olduğu belirtilen "Ödünç Sözleşmesi" ile "Ariyet Sözleşmesi"nin ve davacı şirketin teslim edilen ekipmanlar, malzemeler, mallara ilişkin listelerin dosya içeriğinde yer almadığının görüldüğünden, dava konusu olay kapsamında Heyet olarak verilen görevin ifa edilme imkanının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup rapora karşı beyanlar dosyaya ibraz edilmiştir.Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan deliller nazara alınarak dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi S.M. Mali Müşavir - Denetçi ......, Petrol ve Doğalgaz Mühendisi ..... ve Makine Mühendisi ......tarafından tanzim olunan 27/01/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; Taraflar arasında imzalanan İstasyonlu Bayilik Sözleşmesinin, buna bağlı olduğu belirtilen "Ödünç Sözleşmesi" ile "Ariyet Sözleşmesi"nde yer alan hükümler ile bu sözleşmeler kapsam ında davalı yana teslim edilen malzeme, ekipman ve teçhizatlara ilişkin bilgilerden davacı ...'nun ariyet mallarının ve kurumsal kimliklerinin kendisine iade talebinin yerinde olduğu, kurumsal kimlik dışında iadesi mümkün olmayan mallar bakımından davalı yanın davacıya 62.757,58 TL + KDV tutarında borcu bulunduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi ek raporu taraflara tebliğ edilmiş olup rapora karşı beyanlar dosyaya ibraz edilmiştir.Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan deliller nazara alınarak dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi S.M. Mali Müşavir - Denetçi ...., Petrol ve Doğalgaz Mühendisi ........ ve Makine Mühendisi ...... tarafından tanzim olunan 21/06/2022 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda; Davalı yana teslime edilen ürünlerin tamamının sözleşmenin fesih tarihinde ekonomik ömrünü tamamlamış olması gerekli tüketim malzemeleri ve amortismanı tamamlanmış ürünler niteliğinde olduğu, ancak davalı yanın bu ürünleri sözleşme kapsamında iade yükümlülüğünün bulunduğu, bununla birlikte ekonomik ömürlerini tamamlamış olmasının mümkün ürünlerden dolayı davalı yanın iade yükümlülüğünün kalkmış olup olmadığının değerlendirmesinin Yüce Mahkemenin uhdesinde bulunduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi 2. ek raporu taraflara tebliğ edilmiş olup rapora karşı beyanlar dosyaya ibraz edilmiştir.Dava, taraflar arasında imzalanmış olan İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi ve Ek Ürün Sözleşmesi, Ariyet Sözleşmesi gereğince davalı bayiiye ariyet olarak bırakılan malların iadesi bunun mümkün olmaması halinde bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Davalı tarafça TBK 389. Maddesi uyarınca 6 aylık süre geçtikten sonra dava açılmış olaması nedeni ile zamanaşımı definde bulunulmuş ile de TBK 389. Maddesindeki düzenlemenin tüketim ödüncüne ilişkin olduğu, dava konusunun ise kullanım ödüncüne ilişkin olduğu, buna ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması ve bu konuda sözleşme bulunması nedeniyle TBK 146. Maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, zamanaşımı definin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalının savunması, icra takip dosyası, tanzim olunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 2001 yılında imzalanan İstasyonlu Bayilik Sözleşmesinin bulunduğu, bu sözleşme incelendiğinde; Ekipman, Tadilat, Bakım ve Onarım başlıklı 10. Maddesinde, ... tarafından Bayi'ye ödünç verilen her türlü akaryakıt, pompası, tank, kompresör, jeneratör, makine, gaz, dedektör sistemi, Otomasyon ekipmanı ve tanıma sistemleri ile malzeme, alet ve gereç gibi ekipmanlar ...'nun seçimi kendisine ait olmak üzere sözleşme sona ererse, ya malzemeleri aynen alacağı, ya da piyasa rayiç bedelleri üzerinden ...'ya ödenmesi için Bayi'ye fatura edeceğinin hüküm altına alındığı, ayrıca bu durumda Sözleşmenin eki olan Ödünç Sözleşmesinin hükümlerinin geçerli olacağı, "Fesih Sonuçları" başlıklı 24. Maddesinde fesih halinde sözleşmenin 10. Maddesinde öngörülen Bayi'nin kendisine ödünç verilmiş olan tüm malzeme ve ekipmanları, aldığı vaziyette tam ve eksiksiz olarak en geç Sözleşme'nin sona ermesini izleyen bir hafta içerisinde ...'ya teslim etmeyi, ... tarafından Bayi'ye fatura edilen ilgili malzeme ve ekipmanın rayiç bedelinin ...'ya ödenmesini bayinin kabul ettiği, taraflar arasında imzalanan Ariyet Sözleşmesine göre ise, sözleşme konusu malzeme ve teçhizatların ...'nun mülkiyetinde olduğu, ariyet alanın söz konusu malzeme ve teçhizatın istasyonun kurulu bulunduğu taşınmazın ayrılmaz bir parçası olmayıp, taşınır mal olduğunu kabul ve beyan ettiği, ...'nun isteği üzere bu malzeme ve ekipmanlarının kusursuz, eksiksiz ve kullanıma salih bir halde iade etme yükümlülüğünün Bayi'de olduğunun, sözleşmenin sona ermesi halinde 15 gün içerisinde iade ile yükümlü olduğunun, teslimde gecikilen her gün için 100 USD karşılığı cezai şart ödemesinin olduğu hüküm altına alındığının görüldüğü, Ariyet Sözleşmesine bağlı olan malze melerin 36 kalem başlıkla yer aldığı, buna ilişkin toplamda 31.283,36 TL tutarında harcama yapıldığı, ayrıca 19/05/2009 tarihinde ise bina için 15.290,06 TL tutarında harcama yapıldığına dair kayıt yapıldığı, yine ayrı bir tutanakta 3.417,82 TL tutarında harcama yapıldığına dair 19/05/2009 tarihli ayrı bir tutanağın olduğu, iadesi mümkün olmayan ve teslim edilmeyen mallar yönünden ise amortisman düşülmüş net değerlerinin 62.757,78 TL olduğu ve bu malların 2004-2014 yılları arasında değişecek şekilde Bayi'ye teslim edildiğinin anlaşıldığı, Taraflar arasında imzalanan İstasyonlu Bayilik Sözleşmesinin, buna bağlı olduğu belirtilen "Ödünç Sözleşmesi" ile "Ariyet Sözleşmesi"nin dosyaya temininin sağlandığı görülmüş ise de davacı şirketin davalı şirketle olan cari hesap hareketlerinin dökümünün temin edilmediğinin anlaşıldığı, yine dosyada mübrez tarafları davacı şirket ve ...'yi Geliştirme ve ... Personeli Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfı ve ... Genel Md. Yardımcısı arasında imzalanmış 13 (onüç) maddelik Protokol gereği, bedelleri dava konusu edilen taşınmazların davacı şirket tarafından anılan Vakfa ait arazi üzerine inşaa edildiğini, bedeli dava konusu yapılan "inşaat satış binaları" ve "inşaat satış hizmet binasının" "inşaat kanopi", "gümüş banner direk" gibi taşınmaz üzerine yapılmış sabit yatırımların bulunduğu arazi davalıya değil ...'yi Geliştirme ve ... Personeli Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfı'na ait olsa da sözleşme gereği davacının bunlar davalıdan talep edebilecek olsa da, 21/06/2022 günlü Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere Ariyet Sözleşmesiyle davalı yana teslim edilmiş malların, tamamının ekonomik ömürlerini tamamlamış oldukları niteliği itibarı ile kullanılmakla yıpranın bu ariyetlerin (sözleşmede hüküm olsa da) iadesinin zaten fiziken mümkün olmadığı, bu itibarla davalı yanın iade yükümlülüğünün kalkmış olduğu anlaşıl makla; davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,
'' 1-Davacının Davasının Reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ..., taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin sona ermiş olması nedeniyle kendisine ödünç olarak teslim edilmiş ariyet malları müvekkili şirkete iade etmekle yükümlü olduğunu ancak davacı tarafın iade borcunu haksız ve hukuka aykırı olarak yerine getirmediğini,Müvekkil ...A.Ş. ile davalı ...A.Ş. arasında; .... Mahallesi, ..., No:... Ankara adresinde kain akaryakıt istasyonunun işletilmesi amacıyla “İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi” imzalandığını; taraflar arasında ayrıca Bayilik Sözleşmesi'ne bağlı olarak “Ek 10.1 Ödünç Sözleşmesi” ve “Ariyet Sözleşmesi” akdedildiğini; söz konusu sözleşmeler kapsamında davalı şirketin müvekkili şirket bayisi olarak faaliyette bulunabilmesi için işbu ariyet sözleşmesinin eki niteliğindeki listede yer alan ekipmanlar, malzemeler, mallar, davalı şirkete ariyet olarak teslim edildiğini, Yerel mahkeme dosyası nezdinde tanzim edilen bilirkişi raporları ile de dava konusu ariyet mallarının iadesini talep etme hususundaki haklılıklarının defaatle sabit olduğunu, Dosya nezdinde temin edilen tüm bilirkişi raporlarına ve tacir olan taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine rağmen yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu; ariyet mallarının ekonomik ömürlerinin tükendiğinin kabulü mümkün olmadığı gibi huzurdaki dosya nezdinde ariyet mallarının ekonomik değerlerini yitirdi ğine ilişkin somut bir delil mevcut olmadığını, Tacir olan taraflar arasında akdedilen ariyet sözleşmesi kapsamında davalı şirkete ariyet olarak verilen ve makul süre içerisinde müvekkili şirkete iadesi gerçekleşmeyen malzeme ve teçhizatların zayi olmasından ve/veya mallar üzerinde oluşan değer kaybından davalı şirketin sorumlu olduğunu; söz konusu teçhizat ve malzemelerin ''rayiç bedellerinin'' müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini, İleri sürerek, izah olunan ve mahkemece re'sen nazara alınacak sebepler ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, icranın geri bırakılmasına yargılama masraf ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesi ve ekleri ile ödünç sözleşmesinin, davalının lisansının iptal edilmesi sonucu haklı nedenle feshedilmiş olduğundan bahisle, kurumsal kimlik dahil olmak üzere mükiyeti davacıya ait olan ve davalıya ariyet olarak bırakılan malların davacıya aynen iadesi, kurumsal kimlik haricinde iadesi mümkün olmayan malların 62.757,78 TL + KDV tutarındaki rayiç değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde; dosyaya 2014 yılı Ocak ayında düzenlenmiş bayilik sözleşme sinin, bu sözleşmeye ek 10.1 sayılı Ödünç sözleşmesinin, 01/11/2001 tarihli ariyet sözleşmesinin, 26 kalemden oluşan 01/11/2001 tarihli teçhizat ve tesisat teslim tutanağının, davalı tarafından işletilen istasyonda kullanılmak üzere teslim edilen ariyetlere ve istasyona yapılan yatırımlara ilişkin faturaların,sözleşme nin sona erdiği tarih itibariyle davalı istasyonunda bulunduğu belirtilen ariyetlerin ve inşaat binalarının rayiç değerlerine ilişkin hesabı gösterir listeni, yine davacı şirketin kurumsal kimliğine yinelik marka hakkına tecavüzün tespitine yönelik Ankara .. inci Fikri ve Sınai haklar Mahkemesi'nin 2019/... D. İş sayılı dosyasında alınan delil tespiti raporunun dosya arasına sunulduğu, davalı vekili tarafından satış binalarının ...'yi geliştirme vakfına ait taşınmaz üzerinde kaldığına dair bila tarihli protokolün dosyaya sunulduğu, mahkemece Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak bir akaryakıt uzmanı, bir mali müşavir ve bir makine mühendisi bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişilerin ön raporlarında dosya içerisinde dava dilekçesi eklerinin bulunmadığından bahisle kanaat bildirmedikleri, bu kez mahkemece dava dilekçesi eklerinin çıktısı dosya arasına alınarak aynı heyetten ek rapor ve taraf itirazları üzerine ikinci ek rapor alındığı, akabinde yukarıdaki gerekçe ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 10.1 maddesinde; istasyonun donatılması için gerekli olan her türlü malzemenin temininin davalı bayiye ait olduğu, davacının dilerse, ekipman tahsis edebileceği ve ödünç verilebilecek ekipmanın cins ve miktarını belirleyebileceği, davacı tarafından dönem dönem davalıya ödünç verilen her türlü akaryakıt pompası, tank, kompresör, jeneratör, makine, gaz dedektör sistemi, otomasyon ekipmanı ve tanıma sistemleri ile; malzeme, alet ve gereç gibi ekipmanların münhasıran istasyonda ve davacının ürünlerinin satılmasında kullanılacağı, davalının ödünç ekipmanı sigorta primleri kendisine ait ve lehdarı davacı olmak üzere, davacı tarafından talep edildiği ve davacıyı tamamen tatmin edecek şekilde, davacının kabul edeceği bir sigorta şirketinde kesintisiz olarak sigorta yaptıracağı, davalının veya istihdam ettiği personelinin, müşterilerin kasıt veya ihmalleri nedeniyle otomasyon ekipmanı ve tanıma sistemleri'nin uğrayacağı hasar ve zararlardan münhasıran davalının sorumlu olacağı, ödünç ekipmanın tedariki, kullanılması ve iadesinde bu sözleşme'nin eki olan (Ek 10.1) ödünç sözleşmesinin hükümlerinin uygulanacağı, sözleşme devam ederken ya da sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, davacının, seçimi kendi takdirinde olmak üzere; ödünç verilen malzemelerin tamamının veya bir kısmının aynen kullanılır ve sağlam bir şekilde derhal iade ve teslimini veya ödünç ilişkisini tek yanlı olarak ortadan kaldırarak bu malzemelerin tamamının veya davacının belirleyeceği kısmının mülkiyetinin davalıya geçmesini sağlayacak şekilde, davalıya fatura ederek piyasa rayiç bedelinin davacıya ödenmesini davalıdan talep edebileceği düzenlenmiştir. Bayilik Sözleşmesinin feshin sonuçlarını düzenleyen 24 üncü maddesinin 24.2.1,24.2.2 maddelerinde; davalının sözleşmemin 10.1'inci maddesinde belirtilen kendisine ödünç verilmiş tüm malzeme ve ekipmanları, aldığı vaziyette tam ve eksiksiz olarak en geç sözleşmenin sona ermesini izleyen bir hafta içindedavacıya teslim etmeyi, ödünç verilen tüm malzeme ve ekipmanın tamamının ya da davacının belirleyeceği kısmının, mülkiyeti davalıya geçecek şekilde davacı tarafından davalıya fatura edilerek ilgili malzeme ve ekipmanın rayiç bedelinin davacıya ödenmesini kabul ve taahhüt ettiğini, iade veya ödeme talebinin davacının belirttiği süre içinde davalı tarafından yerine getirilmemesi halinde, davalının ilgili malzeme ve ekipmanların piyasa değerini ve piyasa değerinin yüzde yirmi (%20) fazlası oranındaki ek ücreti davacıya derhal ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.Bayilik Sözleşmesine ek; 10.1 sayılı ödünç sözleşmesi nin 2.5 maddesinde; davalının iade yükümü doğduğu kendisine bildirildikçe malzemenin tamamını aldığı vaziyette, tam ve ayıptan ari olarak, muayene ve onarımları eksiksiz halde en geç bayilik sözleşmesinin sona ermesini izleyen 1 (bir) hafta içinde davacıya teslim etmekle yükümlü olduğunun düzenlendiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki 01/11/2001 tarihli ariyet sözleşmesi ve eki teslim tutanağı kapsamından, dava konusu ariyetlerin, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin ilk başladığı tarih itibariyle davalıya teslim edildikleri, akabinde yenilenen bayilik sözleşmeleri ile devam eden ilişki kapsamında istasyonda kullanılmaya devam edildikleri anlaşılmıştır. Dosya arasında, 01/11/2001 tarihli ve sonrasında bağıtlanan bayilik sözleşmeleri mevcut olmamakla birlikte, bu konuda taraflar arasında ihtilaf da bulunmamaktadır. Davacının dava dilekçesinde; iki ayrı talepte bulunduğu; ilk talebinin kurumsal kimlik dahil olmak üzere mükiyeti davacıya ait olan ve davalıya ariyet olarak bırakılan malların davacıya aynen iadesi, ikinci talebinin ise kurumsal kimlik haricinde iadesi mümkün olmayan malların 62.757,78 TL + KDV tutarındaki rayiç değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili olduğu görülmektedir. Mahkemece talimat yolu ile aldırılan bilirkişi heyeti raporları incelendiğinde, mahallinde keşif icra edilmeksizin dosya üzerinden rapor düzenlendiği anlaşıl mıştır. Taraflar arasındaki yukarıda alıntılanan sözleşme hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğine ve davacının menkul ariyetler dışında iki adet satış binasının rayiç bedelini de talep ettiği nazara alındığında, mahallinde bir inşaat, bir makine, bir elektrik mühendisi ve bir akaryakıt uzmanından oluşacak heyet marifetiyle keşfen inceleme yapılması ve dava dilekçesinde talep edilen ariyetlerin(rayiç değer listesinde belirtilen ve faturaları dosyaya sunulan) dava konusu istasyonda bulunup bulunmadıkları, hangilerinin bulunduğu, dilekçede talep edilen kalemler arasında, ilk ariyet teslim tutanağında bulunmayan ve 2001 yılında başlamış bayilik ilişkisinde, işletme sözleşmesinin gereği olarak zaten davacı tarafından yapılması gereken ve iadeye konu edilemeyecek kalıcı teknik yatırımlar bulunup bulunmadığı, buna göre taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle kurumsal kimlik ile birlikte davacıya iadesi mümkün ariyetlerin neler olduklarının, iadesi edilmesi gerekmesine rağmen iadesi mümkün olmayan ariyetlerin, sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle yıpranma payları da düşülerek rayiç değerlerinin ne olduğu hususlarında denetime açık ve detaylı rapor tanzim etirilmeksizin, uyuşmazlığı çözmeye elverişli olmayan ve dosya üzerinden tanzim edilmiş rapora dayalı hüküm tesisi yerinde görülmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, Ankara .. inci Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/... D.iş sayılı delil tespiti dosyasının da celbedilmesi, gerekli taraflar arasındaki dava konusu son sözleşme ye dek bağıtlanan tüm bayilik sözleşmesi ve eklerinin davacı tarafından dosyaya sunulmasının sağlanması, dava konusu istasyon üzerinde yukarıda belirtilen hususlarda ve davalının rayiç bedeli talep edilen satış binalarının üzerinde bulunduğu arazinin davacıya ait olmadığı yönündeki savunması da değerlendirilerek keşfen inceleme yaptırılması ve elde edilecek sonuca göre, davalının zamanaşımı def'i de değerlendirilerek sonucuna bir karar verilmesinden ibarettir. Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../05/2023 tarih ve 2020/.... Esas ve 2023/.. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,

6-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,

7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.