Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)

Mahkememizde görülmekte olan "Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda ;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının yabancı uyruklu olup, ... Şirketi’nin gerçek hisse sahibi olduğunu, şirketin gerçek hissedar sahiplik durumunun ... tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde açıkça yayınlandığını, şirketin tabloda gösterilen hissedarlık yapısının bütün belgeler ve defterler incelenerek Bakanlık Temsilcisi ... ... gözetiminde yapılan, ... tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısında onaylandığını, diğer bir ifade ile davalıların yasaya aykırı işlemleri yapmadan/yaptırtmadan önce, ... tarihinde yapılan sermaye azaltılması gündemli Genel Kurul Toplantısında şirketin hissedarlık yapısı "Bakanlık Temsilcisi" tarafından onaylandığını, ... tarihinde sermaye azaltılmasına ilişkin alınan GK kararı, otel inşaatı için şirketin çektiği banka kredisinden şirkete ait olan yaklaşık ... Doların davalı ...’un ... tarihinden önce haksız bir şekilde ...'ye göndermesi sermaye azaltımına yol açtığını, davalı ..., ... tarihinden önce şirkete borçlanarak yurt dışına gönderdiği paraları bir daha iade etmediğini, iade etme düşüncesininde bulunmadığını, davalı ...'un şirkete karşı tahripkar davranışının bununla kalmadığını, ayrıca baba nüfuzunu kullanarak sadece 2020-2023 tarihler arasında tehdit ve baskılara başvurarak şirkete ait, ... TL yi uhdesine geçirdiğini, bir kısmını da ...'ye gönderdiğini, şirket ortakları, şirketin ortaklık yapısının sadece aile fertlerinden müteşekkil olması konusunda karar aldıktan sonra ... tarihinde şirketin paylarını devralarak ..., ..., ..., ... ve ... arasında paylaştırdıklarını, ... tarihinde Davalı ...'un sadece yaklaşık %0,04'e tekabül eden 1000 payı olduğunu, davacının öz babası olan davalı ..., ... şirket adına çekilen banka kredisini iade etmeyeceğini, inşaat halinde olan otel için sermayeye de katılamayacağını beyan ederek elinde olan 1000 hissesini ... diline de tercüme ederek ... Tarihli kararı ile ... ...'ye devrettiğini ve devir işlemini pay defterine işleterek şirketten tamamen ayrıldığını, ... tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan 2010-2011-2012 Olağan Genel Kurul toplantısı "Bakanlık Temsilcisi" ... ... huzurunda gerçekleştiğini, anılan toplantıda, Bakanlık Temsilcisi bütün belgeleri kontrol ettikten sonra Genel Kurulu ve şirketin çıkarmış olduğu İç Yönergeyi imzaladığını, TTK hükmüne uygun olarak Genel Kurul toplantısına bütün ortakların katıldığını ve ortaklığın hissedarlık yapısının; ..., ..., ... ve ... ortaklardan oluştuğunu, Bakanlık Temsilcisi huzurunda Genel Kurul toplantısında da ...'un ortaklıkla hiç bir ilgisinin olmadığı, iki Genel Kurul toplantısı ile tescil edildiğini, Ticaret Sicil Memurluğunda bulunan belgeler incelendiğinde, ... tarih ve ... Sayılı Ticaret Sicil Gazetesi ile Sermaye Azaltımından dolayı yasa gereği 3 adet Alacaklılara Çağrı Metni de yayınlatıldığını, ... tarihinde alınan Yönetim Kurulu Kararına ve Olağanüstü Genel Kurul toplantısına göre, Sermaye Azaltımı ... Tarihinde tescil edilmiş olup, sermaye azaltımı ... Tarih ve ... Sayılı Ticaret sicil Gazetesinde beyan edildiğini, sermaye azaltımı sonucunda gerçek hisse tutarları Bakanlık temsilcisi gözetiminde resmi olarak tespit edilip tablodaki gibi gösterildiğini, ... tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısına kadar şirket ortakları arasında çekirdek aile haricinde başka ortaklarının olmaması sebebiyle, şirketin ortaklık yapısı kaydının düzgün tutulduğunu, en küçük bir değişiklik dahi tercümanların gözetiminde şirketin defterlerine kaydediliyor ve bütün Genel Kurul toplantıların tercüman eşliğinde yapıldığını, diğer bir ifade ile Türkçe bilmeyen yabancı uyruklu sermaye sahipleri, sadece ... ve ... bildiklerinden, sermayelerini koruyabilme maksadıyla tedbirli hareket etmek zorunda olduklarını, bu sebeple şirket ortakları ... yılına kadar ortaklar Genel Kurula davet edildiğini, gerektiğinde usulüne uygun olarak ortaklara çağrılar yapıldığını, inşaat halinde olan şirket ortakları aktif olarak şirketin faaliyetlerine katıldıklarını, davacı ve diğer hisse sahipleri yabancı birisi tarafından aldatılmaktan korktuklarından dolayı yapılan toplantılara ... veya ... bilen tercümanın davet edilmesini talep ettiklerini, davalı ... sürekli şirket üzerine yüksek miktarda banka kredisi çektirerek, daha sonra şirket üzerinden elde edilen paraları ...’ye gönderdiğini, 2015'ten önce çekilen paraların ...’de kime gönderildiğini ve nasıl değerlendirildiğinin tam olarak bilinmediğini, 2008 yılından itibaren Davalı ..., şirketin en az ... ... dolar tutarındaki nakit parasını ...’ye göndertip akabinde şirkete karşı borcunu ödemeyeceğini beyan ettiğini, bu olay otelin inşaat aşamasında olması sebebiyle şirketi çok zor duruma soktuğunu, davalı ... şirketin diğer ortaklarının borcun iadesini taleplerinden vazgeçmeleri ve borcundan kurtulmak için elinde kalan 1000 adet hissesini (%0,04) çocuğu ...'a devrederek, 2013 tarihten itibaren şirketle bütün bağlantısını kestiğini, şirket ortakları, ...’un çekmiş olduğu krediyi kapatabilmek maksadıyla yeni yatırımlardan vazgeçerek, ... tarihinde Genel Kurul toplantısınının yapılmasıyla sermaye azaltılmasına karar verdiklerini, TTK'da sermaye azaltılması işlemleri için genel hükümlerinden ayrılarak özel hükümler düzenlendiğini, özellikle şirketlerin esas sermaye azaltılması için “Bakanlık Temsilcisi” bulundurma zorunluluğu bulunan anonim şirket Genel Kurul toplantıları, 28.11.2012 tarihli ve 28481 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan “Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik” m. 32’de açıkça yer verildiğini, TTK m. 475 uyarınca, sermaye azaltımının ticaret siciline tescili için gerekli belgelerin ibrazının zorunlu olduğunu, bütün bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, anonim şirket yönetim kurulu, işlemlerin dayanağını oluşturan belgelerle birlikte, Ticaret Sicili Memurluğuna başvurarak, esas sermayenin azaltılmasına dair genel kurul kararını ve sermayenin gerçekten azaltılmış olması keyfiyetini Ticaret siciline tescil ettirdiğini, görüldüğü üzere, esas sermayenin azaltılmış olması keyfiyeti, ancak Bakanlık Temsilcisinin onayladığı bütün işlemler tamamlandıktan sonra ticaret siciline tescil ettirilir ve hüküm doğuracağını, dolayısıyla söz konusu Genel Kurul toplantısı yapılmadan önce "Bakanlık Temsilcisi" şirketin bütün belgelerini, pay defterlerini ve Genel Kurul veya Yönetim Kurulu defterlerini, ilanları ve çağrı listesini, pay sahiplerinin kimlik belgelerinin kontrolünü yaptıktan sonra, Genel Kurul prosedürü tamamlamış sayılacağını, böylelikle somut olayda "Bakanlık Temsilcisi" ... ... gözetiminde ...’te yapılan Genel Kurul toplantısına gerçek hisse sahipleri katılmış olup şirket tarafından sermaye azaltılması kararını aldıklarını, ... tarihli Genel Kurul toplantısından sonra şirket ortakların hepsi çekirdek aile mensupları olduğundan, Yönetim Kuruluna güven duymama gibi bir sebebin kalmadığında şirketin idaresini Yönetim Kurulu başkanına devrettiklerini, ... tarihli Genel Kurul toplantısından bir sene sonra şirketin ortağı olmayan çocukların babası davalı ... tekrar yüklü miktarda paraya ihtiyacı olduğundan ailesi ile yakınlaşmaya çalıştığını, detayları kimse ile paylaşmadığı yurt dışındaki şirketlerinin batmaması için paraya ihtiyacı olduğundan borç para isteyen davalıya ortaklar tarafından olumlu bir cevap verilmediğini, davacı ... ... tarihinden sonra Türkçe hazırlanan bir takım belgelere hile ve aldatma yoluyla attırılan imzalarının, davalı ... tarafından hisseleri kendisine ve birlikte yaşadığı ... ...'ya isimli kadına devretmek amacıyla yapıldığını ancak ...'te öğrenmiş olduğunu, Ticaret Sicil Gazetesinde ortaklık yapısında bir değişiklik yapılmadığını bilen hisse sahibi davacı, ancak davalı babasının hem kendisine ait hem de annelerinin hisselerini babası ile birlikte yaşadığı başka bir kadına ve kendi üzerine devrettirmesi gerçeğin karşısında şok olduğunu, hiç bir zaman hisse devrine ilişkin irade beyanında bulunmayan davacı, hiç bir şekilde hisse devir sözleşmesini de imzalamadığını, 2015 yılından sonra imzalayabileceği bir hisse devir sözleşmesini veya pay defterini dahi görmediğini, davacı, şirketin hissedarlık yapısını incelettirip, bilgisi dışında usulsüz Genel Kurul toplantıları ve Yönetim Kurullar yapıldığını tespit ettikten sonra, fazla beklemeye mahal vermeden Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile 2016 ile 2023 arasında yapılan bütün Genel Kurul Toplantıları ve Yönetim Kurul Kararlarının iptali talebiyle dava açtığını, söz konusu mezkur toplantılar şeklen doğru görünüyor ise de, bütün işlemler davacının gerçek iradesi ve bilgisi dışında gerçekleştiğini, ... Tarihli ve .../... numaralı Yönetim Kurulu kararı ile Davalı ...'un, öncelikle usulsüz bir şekilde Yönetim Kurulunun Başkanlığına atandığı akabinde manipüle hareketlerle gerçek hisse sahiplilik yapısını da değiştirdiğinin görüldüğünü, nitekim, ... (... tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde tescil edilmiştir) tarihinde 2015 ve 2016 yılları için şeklen doğru gözüken Olağan Genel Kurul toplantısı gerçekleştirilmiş gibi gösterilerek, 3 yıllığına ... .. (Başkan), ... ... (Başkan Yardımcısı) ve davacı ... ...'nın (Üye) Yönetim Kuruluna seçilmiş görüldüğünü, ... tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde pay devrine ilişkin işaret olabilecek ifadesine dahi yer verilmediğini, davacı, bu toplantıya ilişkin hiçbir bilgi verilmediği gibi, Türkçe bilmediği halde imza attırılmışsa da, genellikle babası tarafında şirketin rutin işlemlerine ilişkin imzaların atılması gerektiği söylendiğinden bir metin altına imzasını atmış olabileceğini, davacının yurt dışında ikamet ettiğini, Türkçeyi ve şirketin işleyiş prosedürü bilmemesi sebebiyle, ailesinden en yakını davalı babası veya şirketin çalışanlarından birisinin Yönetim Kurulu adına ara sıra getirilen ve Türkçe hazırlanan metnini imzalamasını normal ve rutin bir işlem kabul ettiğini, söz konusu şirket ortağı davacı rutin prosedür zannederek getirilen metinleri Genel Kurul toplantı tutanaklarını veya Yönetim Kurulu kararı şeklinde değil, aksine şirketin çalışmalarıyla ilgili ortağın veya Yönetim Kurulu üyesinin muhasebe hesapları veya muhasebe raporlar gibi bir belge zannıyla imzalaması istendiğini, davacı asla hisse devir sözleşmesi veya bilinçli olarak “hisse devri”ne ilişkin irade beyanında bulunmadığını, davacı asla hisse devrinden kaynaklanan servet değerinde olan hisse karşılığında bir ödeme almadığını, dolayısıyla davacının aldatılma kastıyla sunulan belgeyi yanılma sonucunda imzalaması, irade beyanının bozukluğunu gösterdiğini, iradesi iğfal edilen kişinin imzaladığı hiçbir belgenin ise hukuken geçerliliği bulunmadığını, özellikle Kovid-19 pandemi sürecinde çocuklarının (gerçek pay sahiplerinin) Türkiye'ye gelmemesinden istifade eden Davalı ..., ... tarihinde usulsüz bir şekilde kendi adına geçirdiği hisselerinin yarısını (%47,5) yine usulsüz ve muvazaalı bir şekilde diğer davalı ... ... adına devrederek, Yönetim Kurulu Başkanınına da sermayenin %5'ini bıraktığını, bu durumun bile başlı başına muvazaalı bir işlem olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, şirketin gerçek sahipleri ... yılında usulüne uygun ve gerçek hissedarlarla Genel Kurul toplantısını yaptıklarını, davacı hisse sahibi olduğu halde, davalı ... ve birlikte yaşadığı, davalı ... ... adlı şahısların, mahkemelerde sürekli davalar açarak şirketin mahvına çalışmalarının durdurulması için hukuki sebep ve menfaati olan davacının konuya ilişkin kararın alınması zarureti hasıl olduğunu, öncelikle Türk Ticaret Kanunu’na göre hisse devrine ilişkin bir Genel Kurulun varlığından söz edebilmek için ilk şart, pay sahiplerinin Genel Kurul olarak bir araya gelmeleri, yani fiziki veya elektronik ortamda toplanmaları olduğunu (TTK, md. 407 vd., 416 vd., ve 1527/5) bir toplantı yapılmaksızın, pay sahiplerinin fiziki veya elektronik ortamda bir araya gelmeden, örneğin sadece, elde dolaştırma suretiyle tutanakların imzalanması suretiyle yapılan Genel Kurul toplantısının yoklukla malul olduğunu, hisse sahibi olmadığı halde, ancak hisse sahibi gibi hareket eden davalılar bu hakkını usulsüz yapılan Genel Kurul toplantısına dayandırdıklarını, hisse devir sözleşmesi ve hisselerin devrinden doğan bir para ödenmesi olmadığı halde, şirketin idaresinin kontrolünü elinde tutan Davalı ... şeklen Yönetim Kurulu kararıyla hisse devirlerini göstermeye çalıştığını, davacı ... tarihinden itibaren 2023 tarihine kadar hiçbir şekilde Genel Kurula çağrılmadığını, gündem maddesini içeren gerekli tebligatları almadığını, davacı sadece Türkiye’ye geldiğinde, kaldığı otelde veya evinde, gelen şirket muhasebecisi veya çalışanlarının getirdikleri ve Türkçe hazırlanan metnin altına imzalanması istenen belgelerini imzaladığını, daha sonra imzalanan bu belgeler şeklen Genel Kurul yapılmış gibi gösterilerek alınan kararları ticaret sicilde ilan edildiğini, şirketin hisse devir sözleşmesi yapılmamasına rağmen, davalı ...'ın davacının hisselerini kendi adına Yönetim Kurulu kararıyla devraldıklarının görüldüğünü, ancak, TTK’nın “Batıl kararlar” başlıklı 391. maddesinde, dört bent halinde örnek kabilinden hangi hallerde yönetim kurulu kararlarının batıl olacağının sayıldığını, davalılar başka mahkemelerde sürekli davalar açarak, HMK 29. Maddesine aykırı bir şekilde beyanlarda bulunarak şirketten para alamadığını, bu sebeple şirketin tasfiyesini veya genel kurulun toplanmasının talebinde bulunduğunu, davacı ile davalılar arasında payın devrine ilişkin hiç bir zaman yazılı bir sözleşme yapılmadığını, aynı şekilde davalılar pay karşılığında davacıya hiçbir şekilde bir bedel de ödemediğini, aksine, Davalı ... tarihten sonra hile ve tehdit yollarla şirketten yüklü miktarda para çekerek yurt dışına aktarmaya devam ettiğini, davalı ...'un üç eşi olduğunu, birincisi resmi eşi olan dava dışı gerçek pay sahibi ... ..., diğerleri de resmi olmayan davalı ... ... ve dava dışı ... isimli kişiler olduğunu, Ticaret sicildeki belgeler arasında ... tarihli .../... numaralı Yönetim Kurulu Kararı uyarınca, Davalı ...'ın resmi eşi dava dışı ... ... 27.750 adet hissesini aynı şekilde hiçbir hisse devir sözleşmesi olmadan usulsüz bir şekilde ... ...’a devredildiği ve dava dışı ...'nin şirketten ayrıldığının gösterildiğini, ... ... tarafından böyle bir devir hiçbir şekilde yapmadığı gibi, hiç bir hisse devir sözleşmesini de imzalamadığını, Ticaret Sicil gazetesinde en son, usulüz Genel Kurul Toplantısının ... tarihinde gerçekleştirildiğinin görüldüğünü, anılan GK toplantısında Davalı ...’un birlikte yaşadığı ... ...'ya hisselerini devrettiğinin gösterildiğini, ... tarihli Genel Kurul aynı şekilde usulsüz olarak gerçekleştirilmiş olup, payların ... ve ... aralarında paylaştıklarının görüldüğünü, dava dışı gerçek hisse sahibi ..., davalı ... (kocasının) kendisine ait ve çocuklarının hisselerini üzerine ve birlikte yaşadığı başka kadına devrettiğini öğrenince hemen Antalya ... Aile Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosya ile boşanma davasını ve Antalya ... Aile Mahkemesinin .../... sayılı dosya ile mal paylaşım davasını açtığını, ayrıca haklarına bir zarar gelmemesi için şirket ile ... ... arasında yapılan bir işlem varsa, geçmişte yapılan bütün tasarruf işlemlerinin iptalini talep ettiğini, 2015 yılından sonra ticaret sicil gazetesinde pay devri ile ilgili hiçbir kararın yayınlanmamasından dolayı yurt dışında yaşayan gerçek hisse sahibi davacı hisselerinin kendisinden çalındığını bilmesine imkanı olmadığını beyanla, ... tarihli ve .../... numaralı Yönetim Kurulu kararına göre müvekkile ait 60939 adet hissenin tamamını ... ...’a devrildiğine dair kararının yokluğunun tespiti ile devrin batıl olduğundan hükümsüzlüğüne, davacının 60939 adet hisseye gerçek hisse sahibi olduğunun tespitine, pay defterinde kaydı yoksa kaydedilmesine, davalılar pay defterinde kaydı varsa terkin edilmesine davacının geçmişe yönelik talep etme hakkı gibi güncel hukuki yararı bulunduğundan dolayı her halde karar verilmesini, yargılama harç ve giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıları adına çıkarılan tebligatların tebliğ edilemediği, uyap sistem üzerinden yapılan sorgulamada davalıların mernis adreslerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereğince dava dilekçesinde dava değerinin maktu harç olarak belirtildiği, harca esas değerin gösterilmediği, dava dilekçesi içeriğinden davacının ... tarih, ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesine göre hisse adedinin 60939 olarak, hisse tutarının da ... TL olarak beyan edildiği, buna göre davanın nispi harca tabi olduğu anlaşılmakla dava dilekçesinde beyan edilen 60939 hisse adedi değeri olan ... TL üzerinden nispi harç yatırılması gerektiği, ancak dava açılırken ... TL başvuru harcı, ... TL peşin harç yatırıldığı görüldüğünden dava değeri üzerinden hesaplanan ... TL'den, başlangıçta yatan ... TL peşin harcın mahsubu sonucu kalan ... TL bakiye peşin harcın yatırılması gerektiğinden; davacı tarafa tebligat yapılarak ... TL bakiye peşin harcı ön inceleme duruşma gününe kadar mahkeme veznesine yatırmasına karar verilmiş, bakiye peşin harcın ... tarihinde dosyaya yatırıldığı görülmüştür.
Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... A.Ş.'ye ait sicil dosyası celp edilerek dosyaymız arasına alınmıştır.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas ve .../... Esas, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı, Antalya Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... Esas, mahkememizin .../... Esas sayılı dosyaları Uyap sistem üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Antalya C.Başsavcılığının .../... Soruşturma sayılı dosyası uyap sistem üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede
6100 sayılı HMK Madde 119/1 maddesinde; Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur:
"a) Mahkemenin adı.
b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri.
c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.
ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri.
d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri.
e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri.
f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği.
g) Dayanılan hukuki sebepler.
ğ) Açık bir şekilde talep sonucu.
h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası."
Aynı kanunun 119/2. Maddesinde ise; Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır" düzenlemeleri mevcuttur.
Davalılardan ... yönünden, davalının açık kimlik bilgisi ve adresinin Mahkememizce tespit edilemediği gibi davacı tarafça da verilen kesin süre içerisinde Mahkememize bildirilmediği görülmekle, HMK 119/1-b maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede
6100 sayılı HMK 115. Madde de, mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartı noksanlığının tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. şeklinde belirtilmiştir.

Dava şartlarının amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekl bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır (Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, İstanbul, 2016, s. 190).
Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı ve yokluğu gerekli olan hallere ise dava şartları denir (KURU/Baki// ARSLAN/Ramazan/YILMAZ/Ejder., Medeni Usul Hukuku (Ders Kitabı), Ankara 2005, s. 303)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 188. maddesinde, "Hakimin re'sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar" deyimi ile dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide de kabul edilmektedir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2005/9-546 E.N, 2005/611 K.N., 26/10/2005). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 115'e göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
HMK 114/g maddesinde; "Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması" dava şartı kapsamında değerlendirilmiştir.
Davalı ... yönünden açılan davada, yurt dışı istinabe evrakının düzenlenmesi için yatırılması gereken tercüme ücreti ve istinabe ücretinin iki haftalık kesin süre içerisinde yatırılması hususunda davacı tarafa süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde gider avansı eksikliğinin yatırılmaması sebebiyle bu davacı yönünden de açılan davanın HMK 115/2. Maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;

1-Davalı ... yönünden açılan davanın HMK 119/1-b maddesinde belirtilen eksikliğin verilen kesin süre içerisinde yerine getirilmemesi sebebiyle davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,

2-Davalılardan ... yönünden açılan davanın HMK 114/1-d bendlerinde belirtilen eksikliğin verilen kesin süreye rağmen yerine getirilmemesi sebebiyle HMK 115/2. Maddesi gereğine USULDEN REDDİNE,

3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken ... TL harcın peşin alınan ... TL harç ile tamamlanarak alınan ... TL peşin harçlardan mahsubu ile fazla alınan ... TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya İADESİNE,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2026