İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
Dava dilekçesinde özetle, 12.05.2023 tarihli ... kararına istinaden söz ve müziği davacı ...’a ait olan "..." isimli eserin söz ve müziğinin babası müteveffa ...'ya ait "..." isimli eser ile benzer olması nedeniyle mirasçısı davalı ...’un 07.12.2022 tarihli dilekçesine istinaden eserin ...'ya ait olduğunun tespiti ve bu nedenle ...'dan kaldırılması nedeniyle; davacıya ait eser olan "..." isimli eser ile davalı tarafa ait olan "..." isimli eserin benzerliğinin olup olmadığının tespiti ve diğer davalı ...'IN 12.05.2023 tarihli kararının İptali talep ettiklerini, davalılardan ..., 07.12.2022 tarihinde söz ve müziği müvekkilerine ait olan "..." isimli eserin, babası müteveffa ...'nın "..." isimli eser ile benzer olduğu iddiasıyla müvekkillerinin ...'a başvurarak eserler arasında benzerlik olduğundan "..." isimli eser ile "..." isimli eserin karşılaştırılmasını talep etmtiğini, davalılardan ... tarafından yapılan başvuru neticesinde müvekkillerinin ... tarafından ayrıntılı bir teknik inceleme ve dinleme yapılarak 11.05.2023 tarihli Teknik Bilim Kurul toplantısında aldığı kararla, her iki eser arasında benzerlik olması nedeniyle davacı ...'a ait olan "...'' isimli eserin ...'nın "..." isimli eseri ile benzer olduğuna karar verilmiş olduğunu, müvekkillerinin ...'ın Teknik Bilim Kurulu 27.07.2023 tarihinde, davacı ...'ın 16.06.2023 tarihli itirazının değerlendirilmesi için tekrardan toplanmış; ' davacı '...'in göndermiş olduğu notalar incelendiğinde, eserler notaya alınırken tartımların farklı şekillerde yazılmış olduğu tespit edildiğini, bu tartım değişikliklerin eserlerin melodik yapılarında herhangi bir değişikliğe sebebiyet vermediğinden dolayı eserler arasındaki birebir aynılığı ortadan kaldırmamakta olduğunu, bu sebeple kurumun tekrar notaların yazılmasına gerek görülmediğini, böylelikle, 11.05.2023 tarihli Teknik Bilim Kurulu toplantısında, eserlerin müziklerinin ara nağme ve nakarat bölümlerinin birebir aynı olduğu şan bölümlerinde ise iki ölçülük bir değişiklik olduğu ve bu değişikliğin birebir aynılığı etkilemediği/ortadan kaldırmadığı tespit edildiğinden ...'a ait olan "..." isimli eserin müziğinin aksi varit olana dek ...'ya ait olduğuna karar verilmiştir.'' Şeklinde karar vererek her iki eser arasında benzerlik olduğu kanaatine varıp bu doğrultuda yargı yolu açık olmak üzere karar almış ve davacı ...'a ait olan '' "...'' isimli eser yayımdan kaldırılmış olduğu yönünde dava dilekçesi sunmuştur.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle, öncelikle hukuki menfaat yokluğundan davanın usulden reddini, davacının ‘'...’' adlı müzik eserinin eser sahibinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu md. 15 uyarınca tespitine ilişkin talebi bakımından yargılamanın ‘tespit davası’ olarak devamına karar verilmesi halinde, davanın müvekkilleri ... yönünden, pasif husumet yokluğu nedeni ile reddini, aksi kanaat hâsıl olur ise, ... Teknik Bilim Kurulu tarafından verilen karar tutarlı, delillere dayalı ve hakkaniyete uygun olduğundan, davanın esastan reddini, davacı tarafın tedbir talebinin reddini, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana tahmilini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, ... Teknik Bilim Kurulunca verilen kararın iptalinin gerektiğine kanaat getirilmesi halinde, yasal hasım olarak gösterilen ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle, fazlaya ilişkin haklarının talep ve dava etme haklarının saklı tutarak davanın kabulünü, sayın mahkemeniz tarafından re'sen gözetilecek nedenlerle; ... tarafından müvekkilerine ait eserin ...'ya ait olduğunu ve bu nedenle Youtube dan kaldırılmasına ilişkin kararın iptalini, yine söz ve müziği müvekkilerine ait olan "..." isimli eser ile karşı tarafa ait olan "..." isimli eserin benzerliğinin olup olmadığının tespitini müvekkillerine ait "..." isimli eserin müvekkilerine ait olup olmadığının tespitini, müvekkillerine ait eserin yaklaşık 3 aydır yayında olmaması nedeniyle daha fazla telafisi güç ve imkansız zararlar meydana gelmemesi adına yargılama sonuna kadar müvekkillerine ait esere ilişkin ... tarafından verilen yayından kaldırma kararının tedbiren kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmişlerdir.
Davalı ... vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle, davanın usulden reddini, davacının ‘'...’' adlı müzik eserinin eser sahibinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu md. 15 uyarınca tespitine ilişkin talebi bakımından yargılamanın ‘tespit davası’ olarak devamına karar verilmesi halinde, davanın müvekkilleri ... yönünden, pasif husumet yokluğu nedeni ile reddini, aksi kanaat hâsıl olur ise, ... Teknik Bilim Kurulu tarafından verilen karar tutarlı, delillere dayalı ve hakkaniyete uygun olduğundan, davanın esastan reddini, davacı tarafın tedbir talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin Davacı yana tahmilini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile,... Teknik Bilim Kurulunca verilen kararın iptalinin gerektiğine kanaat getirilmesi halinde, yasal hasım olarak gösterilen ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi talep etmiştir.
20/05/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda özetle, dosya kapsamında yer alan her türlü belge ve bilginin incelemeler ve değerlendirmeler kısmında detaylı olarak ele alınıp değerlendirilmesi sonucunda, her türlü hukuki tavsif ve nihai takdir tamamıyla sayın Mahkemeye ait olmak üzere; davalı ... kararının ve bu karara göre verilen internet linklerinin incelendiğini, dava konusu benzeştiği iddia edilen müzik eserlerinin linklerine ulaşılamadığını, sadece ...’ün ... isimli eser yorumunun dinlendiğini fakat dava konusu davalı ...’ya ait olan ‘...’ eser kaydı ile davacı ...’a ait ‘...’ müzik eserlerinin kaydına ulaşılamadığını, dava konusu eseler arasında mukayese yapılamadığını bu sebeple sektörel açıdan bilirkişi teknik incelemesinin gerçekleşemediğini. dava konusu müzik eserlerinin orijinal albüm kayıtları Mahkemeye sunulmadan bilirkişi incelemesi ve değerlendirilmesi yapılamayacağını, bu sebeple davalı ...’ya ait olan ‘...’ isimli müzik eseri kaydı ile davacı ...’a ait ‘...’ isimli müzik eserinin kayıtlarının taraflarca Mahkemeye sunulması ile dava konusu her iki eser arasında mukayeseler yapılıp davanın konusu olan müzik eserlerinin benzeşip benzeşmediğinin görüleceğini, sonuç ve görüşlerine ulaşılmış olduğu yönünde rapor sundukları görülmüştür.
20/01/2026 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle, dosya kapsamında yer alan her türlü belge ve bilginin incelemeler ve değerlendirmeler kısmında detaylı olarak ele alınıp değerlendirilmesi sonucunda, kök rapordaki görüşlerimizi yinelerken, kök rapordan ek rapora gelen kısımların belirtilerek her türlü hukuki tavsif ve nihai takdir tamamıyla sayın Mahkemeye ait olmak üzere; dava konusu benzeştiği iddia edilen müzik eserlerinin müziklerinin (bestelerinin) mukayesesi için ...’ün ‘...’ isimli eseri ile ...’a ait ‘...’ müzik eserlerinin ses kayıtlarının mahkemeye sunulduğunnu, bu iki eserin dinlendiğini, her iki eserinde ‘La’ karar notasında yazılarak incelendiğini, bu incelemeler neticesinde analizi yapılan bu iki eserin bazı bölümlerde benzerlik gösterse de (Karadeniz ve halk müziği eserlerinde olduğu gibi dava konusu eserlerde de bu durumun görüldüğü) nota ifadeleri ve çarpmaların farklı olması nedeniyle dava konusu iki eser arasında bariz bir benzerlik görülmediği yönünde görüş ve rapor sundukları görülmüştür.
KANAAT VE GEREKÇE
Sözlü ve sözsüz musiki eserler, FSEK’ın 3. maddesinde koruma altına alınmış bağımsız bir eser türüdür. Sözlü musiki eserlerde, güfte ve beste aynı eserde birleşse bile, sahipleri ayrı ayrı korunur. Bir bestede koruma konusu olan müziğin biçimi (yapı ve ritim) değil, ona hususiyet katan melodisidir (Ü.Tekinalp, FMH, s.123). Diğer eserlerde olduğu gibi, musiki eserlerinde de korumanın ön şartı sahibinin hususiyetini yansıtmasıdır. Bu bağlamda anonim musiki eserleri belirli bir sanatçının hususiyetini yansıtmadığı için, eser musiki eser niteliğinde olsa bile hukuken korunmaz. Bununla birlikte bir anonim eserin işlenmesi suretiyle ondan hususiyet içeren yeni bir eser elde edilmesi mümkündür. Bir musiki eserinin biçim yönünden halk müziği, sanat müziği veya pop müziği niteliğinde olması veya o ritimleri taşıması korumanın kapsamının belirlenmesinde rol oynamaz.
Davacı taraf kendisine ait “..." isimli eser ile davalı tarafa ait olan "..." isimli eserin benzerliğinin olup olmadığının tespiti ile ...'IN 12.05.2023 tarihli teknik bilim kurulu tarafından alınan eserlerin benzer olduğuna ilişkin kararının iptalini talep ettiği anlaşılmaktadır. 5846 Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.1/B-a’da tanımlandığı şekliyle eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini ifade eder. Bu tanım uyarınca bir fikir veya sanat mahsulünün eser olarak nitelendirilebilmesi için FSEK’te sayılan eser kategorilerinden birine girecek kadar şekillenmiş olması (objektif unsur) ve sahibinin hususiyetini taşıması (öznel unsur) gerekir. Bir eserin sahibinin özelliğini taşıyor olması o eserin sahibinin fikirsel emeği, becerisi, yargısı ve çalışması sonucu yaratılmasıdır, emsalsiz veya eşsiz olması aranmaz. FSEK 3. md. Musiki eserleri, her nevi sözlü ve sözsüz besteler olarak nitelemiştir. Eser sahibinin kim olduğu FSEK 8. Maddede; "bir eserin sahibi, onu meydana getirendir." şeklinde tarif edilmiştir. Eser sahipliğine ilişkin karinelere ilişkin madde 11 Yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır, demektedir.
Davaya konu “..." ile "..." isimli parçaların müzik eseri olduğu, ... 28.07.2023 tarihli kararında da görüldüğü üzere “..." isimli eserin 01.12.2022 tarihinde ...’a müziğin davacıya ait olarak ve “..." isimli eserin 12.11.2001 tarihinde ...’a müziğin ...’ya ait olacak şekilde kayıt olunduğu anlaşılmaktadır. İki eser arasında intihal incelemesi yapılırken; sonraki eser sahibinin eyleminin, sonraki eserin ilk eserden hareketle oluşturulup oluşturulmadığı; eserler arasında benzerlik varsa ilk eser sahibinin hususiyetinin sonraki esere aynen geçirilip geçirilmediği; ve son olarak da tespit edilen benzerliğin FSEK’in 35. maddesinde belirlenen iktibas serbestisi veya esinlenme kapsamında kalıp kalmadığı hususlarının bir bütün olarak araştırılması gerekmektedir (Yavuz, Levent/Alıca, Türkay/Merdivan, Fethi: Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Yorumu C. I, Ankara, 2013, s. 1282). Değerlendirme, eserin türüne, birden fazla eser türünün birlikte var olup olmadığına ve korumaya uygun bölümünün belirlenmesine, sahibinin hususiyetinin yansıdığı bölüm ve yoğunluğuna, dahası benzerliğin anonim ve korunamayacak kısımlar ile sınırlı olup olmadığının belirlenmesine bağlı olarak yapılmalıdır (Yavuz/Alıca/Merdivan, s. 1284). Dava konusunun teknik bir konu olması nedeniyle dosyamız arasına alınan bilirkişi raporunda şarkıların yöresel olarak ve tür olarak benzerlik gösterse de bunun kabul edilebilir bir durum olduğu iki eserin nota ifadeleri ve çarpmaların farklı olduğu eserler arasında bariz benzerlik olmadığı hususu rapor edilmiştir. Tüm açıklamalar doğrultusunda tespit talebinin kabulü ile iki eserin farklı olduklarının tespitine karar verilerek davalı meslek birliğinin pasif husumet yokluğu nedeniyle bu davalı yönünden davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE;
2-Davalılar ... mirasçıları ... yönünden davanın kabulü ile, tarafların eserleri olan "..." ve "..." isimli eserlerin benzer olmadıklarının tespitine,
3-Kararın bir örneğinin ... adlı sosyal medya platformuna tebliğine,
4-... yönünden taraf sıfatı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 732,00 TL karar harcından peşin yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile kalan 462.15 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili yararına hesap olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan toplam 539,70 TL harcın (peşin+başvuru) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen talep yönünden davalı lehine hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan 12.000 TL bilirkişi ücreti, 2.493 TL posta gideri olmak üzere toplam 14.493,00 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 9.662 TL 'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.27/03/2026