Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekilinin 24/01/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi ... ...'ın 25/01/2021 tarihinde evinden hastaneye gitmek için çıktığını ve yaya olarak ... Caddesinde karşıdan karşıya geçmek istediği esnada ... ...'nun kullandığı... plakalı aracın kendisine çarptığını, akabinde ... ...'un kullandığı ... plakalı araç ve ... ...'un kullandığı ... plakalı araçların kendisine çarpması sonucu ölümüne neden olduğunu, davalı sürücülerin hem müteveffaya çarparak üzerinden geçtikleri, hem de müdahalede bulunmayarak hemen olay yerinden ayrıldıklarını, davalı sürücüler hakkında ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/... E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalıların kazada kusurlu olduklarını belirterek, davalı olarak gösterilen sigorta şirketleri dışındaki, davalıların mal kaçırma olasılıkları olduğundan davalı araç sürücüleri ve malikleri ile sınırlı olmak üzere, (davalı sigorta şirketleri hariç) araç, taşınmaz, 3. Şahıslardaki alacaklarına ve banka mevduat hesaplarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekilinin 02/02/2023 tarihli cevap dilekçesinde; davacı tarafın maluliyet sebebiyle uğradığı zararını ispat etmesi gerektiğini, ayrıca müvekkili şirketin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, kabul manasında olmamak üzere kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirket sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, davayı kabul manasında olmamak üzere müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini, davacı tarafından, sigortalılarının kusuru ve kusur ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğu usulen ispat edilmesi gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, haksız eylem sonucu yaralanma ve ölüm sebebiyle maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zarar belirlenerek ona hükmedilmesi gerektiğini, gerçek zararın belirlenebilmesi için, olay sebebiyle elde edilen kazanımlar tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumuna yazı yazılarak, öncelikle söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının, davacı tarafa peşin sermaye değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının, herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulması gerektiğini, ödeme yapılması durumunda ödenen miktarın tazminat bedelinden düşülmesi gerektiğini, uyuşmazlık konusu bedeni zararlara ilişkin tazminat hesaplamaları bakımından poliçe tanzim tarihi itibariyle geçerli güncel mevzuata göre değerlendirme yapılmak suretiyle tazminat hesaplanmasına karar verilmesini talep ettiklerini, kabul manasında olmamak üzere müvekkili şirket yönünden kaza tarihinde temerrüt gerçekleşmiş sayılamayacağından kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, hükmedilecek faiz dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, somut olayda davacının zararın artmasında müterafik kusuru dikkate alınarak kabul manasında olmamak üzere yapılacak hesaplama sonucunda belirlenecek tazminattan indirim yapılması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere hesaplanacak tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılması gerektiğini, bu nedenlerle; davanın sigorta şirketi yönünden usulden ve esastan reddine karar verilerek, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta vekilinin 08/02/2023 tarihli cevap dilekçesinde; Davanın hiçbir şekilde kabulü anlamına gelmemekle birlikte; davacı taraf vefat sebebiyle, davacıların 18 yaşından büyük oldukları göz önüne alınarak uğradığı zararı ispat etmesi gerektiğini, ayrıca müvekkili şirketin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin hem asıl alacak ve hem de dava masrafları açısından poliçe limiti ile sorumlu tutulması gerektiğini, ayrıca kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne sevk edilmesini, davacı vekili tarafından müteveffanın vefat tarihinde SGK kaydı olmaksızın çalıştığı iddia edilmiş ise de resmi belgelerle kanıtlanması gerektiğini, aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini, Trafik kurallarına göre, yayaların karşıdan karşıya geçmesi için yaya alt geçidini kullanması gerektiğini, yaya alt geçidi kullanılması kaza olmasını ve zararı önlemek maksadıyladır ki müteveffa yaya alt geçidi yerine geçişin yasak olduğu yoldan geçtiğini, ayrıca ... Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosuna sunulan ve Trafik kaza bilirkişi uzmanı...tarafından hazırlanan raporda maktule yaya ... ...'un asli kusurlu olduğunun sabit olduğunu, dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde kaza yerinin yaklaşık 100 mt. ilerisinde trafik ışıkları ve yaya alt-üst geçidi bulunduğunu, kabul manasında olmamak üzere hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerlendirme yapılması gerektiğini, bu nedenlerle; davacıların haksız ve hukuka aykırı davasının reddine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekilinin 15/02/2023 tarihli cevap dilekçesinde; Müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı... plakalı aracın karıştığı kazada yaya konumunda olan ... ...'un vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talepleri ile mütevaffanın çocukları davacılar tarafından iş bu davanın ikame edildiğini, dava konusu kazaya karışan... plakalı araç, müvekkili şirket nezdinde, 268021006636 poliçe nolu 08.09.2020 - 08.09.2021 vadeli İhtiyari Mali Mesuliyet teminatlarını havi Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketine başvuru yapılmadığını, dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirket bakımından husumetin dayanağı Kasko Sigorta Poliçesinde yer alan ihtiyari mali sorumluluk sigorta teminatı olduğunu, davacının daha öncesinde müvekkili şirkete başvurusu üzerine 20230015959-1 sayılı hasar dosyası açılmış ancak hasar incelemesinin neticelenmesi için olmazsa olmaz evraklar talep edildiğini, iletilmediğinden hasar incelemesi neticelenememiş ayrıca arabuluculuk müzakeresi de anlaşmazlık ile kapatıldığını, maddi tazminat talepleri bakımından dava konusu talepler bakımından müvekkili şirketin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, müvekkili şirketin nezdindeki poliçeden kaynaklanan sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, toplam poliçe limiti 250.000,00 TL olduğunu, zarar hesabı için aktüer bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, bu nedenlerle; öncelikle dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın reddine, her halükarda haksız ve mesnetsiz ikame edilen davanın reddine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekilinin 16/02/2023 tarihli cevap dilekçesinde; Davacılar, 25.01.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebi ile huzurdaki davayı ikame ettiklerini, davaya konu trafik kazasına karışan ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde 26.11.2020 - 26.11.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Maksimum Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihinde poliçe kapsamında müvekkili şirketin sorumlu olabileceği İhtiyari Mali Sorumluluk Maddi-Bedeni teminat limiti 250.000.-TL olduğunu, davacının maddi tazminat talepleri bakımından müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikle ZMMS poliçe teminat limitlerinin tüketilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunmadığını, Sigorta Bilgi Merkezi'ne müzekkere yazılarak aracın kaza tarihini kapsayan trafik poliçesinin hangi sigorta şirketi tarafından tanzim edildiği bilgisinin dosya kapsamına alınmasını, dosyanın kusur incelemesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesi’ne gönderilmesini. müteveffanın vefatı sebebi ile işbu davada davacı olmadığı halde destekten yoksun kalan kimseler varsa mahkeme tarafından re’ sen tespit edilmesi gerektiğini, bu sebeple müteveffanın kendisinin ve anne ve babasının güncel nüfus kayıtları dosyaya celp edilmesini, hesaplama yapılmasına karar verilmesi halinde, hesap raporundan ilgili pay oranları dikkate alınması gerektiğini, destekten yoksun kalmışlarsa bu zararlar uzman bilirkişilerce ayrı ayrı hesap edilmeli, hesap sonucuna göre karar verilmelidir. Hesaplamada Genel Şartlar dikkate alınarak TRH 2010 yaşam tablosu ve teknik faiz oranı %1,8 olmak üzere hesaplama yapılmasını, defin ve cenaze giderleri yönünden müvekkilin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil şirket nezdinde 187170247 numaralı Maksimum Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçenin 100.000 TL teminat limitli İhtiyari Mali Mesuliyet Teminatı bulunduğunu, ancak ihtiyari mali mesuliyet teminatı içerisinde "manevi tazminat klozu" bulunmadığının tespit edildiğini, bu nedenlerle davanın reddine, davacının manevi tazminat taleplerinin sigorta teminatı kapsamı dışında olması nedeni ile reddine karar verilerek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin 17/02/2023 tarihli cevap dilekçesinde; Olayda vefat eden ... ..., olay günü evinden ... Eğitim Araştırma Hastanesine gitmek için sabah saat 07.00 civarında yola çıktığı iddiasında olduğunu, olay, tarih itibari ile sabah 07.00 - 07.15 arasında; yani gün aydınlanmadığı ve karanlık olan bir saatte yağmur yağdığı esnada vuku bulduğunu, müteveffa, her iki yönde üç şeritli bir yol olan ... Caddesi üzerinde, olay yerinden kısa mesafede ...alt geçidi diğer yönde trafik ışıkları mevcut olan noktaların ortasından karşıdan karşıya geçmek istediği esnada, ... ...'nun kullandığı yüksek dingilli SUV tipi ... Plakalı numaralı araç kendisinden kaçınmak için çaba sarf etse dahi çarptığını, ardından müvekkili ... ... makul ve iddia edilenin aksine yağmurlu ve karanlık havada olabilecek hızda giderken ... ... nun çaba sarf etmesine rağmen çarptığı; yerdeki ... ...'u bir karartı olarak fark ederek azami çabasına rağmen çarptığını, hemen akabinde ise ... ...'un kullandığı ... plakalı müvekkili ile aynı kaderi yaşamış araç müteveffaya çarptığını, meydana gelen trafik kazasında müteveffa ... ...'un olay yerinde vefat ettiğini, davacıların annesi, müteveffa ... ... 74 yaşındadır ve ciddi sağlık sorunları olduğunu,74 yaşında hasta annelerini yağışlı havada, henüz daha gün doğmadan tek başına hastaneye gönderen davacıların manevi tazminat talepleri temelsiz olduğunu, bu sebeplerle öncelik asli kusurlu olan ... ... vefatının hangi araçtan kaynakladığının tespitine ardından; tali kusur atfedilmesi halinde vefat edenin yaşı, sağlık durumu gibi hususlar değerlendirilmesi gerektiğini, iş bu sebeple kusur sorumluluğu bulunmayan müvekkil lehine haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, bu nedenlerle; öncelikle kazaya sebep olan kişilerin tespitinin ardında kusur durumu ve ölüm sebebi ile iliyet bağını gösterir rapor ve görüş alınmasına, müvekkili DR.... ... hakkında davanın husumet yönünden reddi ile haksız ve mesnetsiz davanın tümden reddine karar verilerek, dava masrafları ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin 02/03/2023 tarihli cevap dilekçesinde; Davacıların açmış olduğu davanın belirsiz alacak davası olarak açılması hukuken mümkün olmadığını, zira talep edilen maddi ve manevi tazminatların tamamı belirlenebilir nitelikte olduğunu, manevi tazminat davacılarca önceden belirlenmiş olduğunu, cenaze defin masrafları ise müteveffanın ölüm tarihi üzerinden geçen zaman dikkate alındığında belirlenebilir nitelikte olduğunu, maddi tazminata konu edilen kredi masrafının yargılamaya konu edilmesi hukuken olanaksız olup davacılar lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi de mümkün olmadığını, olay tarihi olan 25.01.2021 saat 07.25 sularında müteveffa ... ..., 3 şeritli bir yoldan, yağmurlu ve kapalı bir havada karşıdan karşıya geçmek istediğini, ... plakalı siyah ... ... ile trafikte seyir halinde olan ... ... her ne kadar müteveffaya çarpmamak için fren ve hamle yapsa da aracının sol ön farı ile müteveffaya çarptığını ve maktule orta şeride doğru düştüğünü, sonrasında arkadan gelen ... plakalı beyaz ... ile seyir halinde olan diğer sanık ... ... yerde yatan müteveffa çarpmamak için hamle yaptığını, ancak çok hafif bir biçimde aracının sol kısmı ile müteveffa sürterek geçtiğini, son olarak da ... plakalı siyah Mercedes aracı kullanan sanık müvekkilim öndeki aracın ani manevrası sonrası kendisi de ani manevra yapmış ancak yerde bulunan tampona temas ettiğini, öncelikle ... 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2021/... Esas sayılı dosyasının kesinleşmesi gerektiğini, bu dosya istinaf aşamasında olup karar kesinleşmeden davalı müvekkilimin kusurlu olup olmadığının tespiti mümkün olmadığını, kaldı ki bu dosyada sanık müvekkilinin beraat etmesi kuvvetle muhtemel olduğunu, zira davalı müvekkilinin söz konusu olayda müteveffaya çarptığı iddia edilen son aracın kullanan şöfor olarak kabul edilmiş ise de buna dair her türlü şüpheden uzak, somut ve net bir delil dosyada yer almadığını, davacılar tarafından talep edilen maddi tazminat talepleri hukuken yerinde olmayıp haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, davacılar tarafından talep edilen tüm maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle; hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar ..., ... ve ... Elektrik ..A.Ş'ye dava dilekçesi ekli usulüne uygun davetiye gönderilmiş, davalılar yasal süresi içerisinde mahkememize cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmalara katılmamıştır.

-... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası aslı,
-İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinin 01/08/2025 Tarih ve ... Sayılı Kusur raporu,
-Aktüerya uzmanı ... tarafından sunulan 11/11/2025 tarihli bilirkişi raporu,
03/07/2023 tarihli celsede davacı tanığı ... beyanında; dava dışı mütevefa komşumuz olur. Davacılar da 35 yıllık çocukluk arkadaşımdır. Davacı ... bekar ve ölen annesi ile yaşıyordu. Davacı ... erkek kuaförüdür. Aylık ne kadar kazandığını bilmiyorum. Mütevefa emekliydi. Aynı zamanda bir fabrikada çalışıyordu. Gelirini bilmiyorum. Davacılar ... ve ... evli idi ve ayrı evde yaşıyorlar. Bildiğim kadarıyla ölen anneleri çocukları için harcamalar yapardı. Hatta ara ara kredi çekip onlara verirdi. Davacı ... ile annesinin oturduğu ev daha önce kendilerinindi. Bir ara satışa çıktı, daha sonra yine kendileri aldılar diye biliyorum. Hatta bu konuda kredi ödemeleri vardı. Davacı ... evlidir ve ev hanımıdır. Davacı ... ise bildiğim kadarıyla son bir senedir hastalığı nedeniyle çalışamamaktadır. Davacı ...'in eşi de çalışmamaktadır. Ölen annesi geçimlerini sağlamaktaydı. Tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi.
03/07/2023 tarihli celsede davacı tanığı... beyanında;Dava dışı mütevefa benim komşum olur. Mütevefa ile oğlu ... birlikte yaşardı. Diğer çocukları ... ve ... evlidir ve ayrı evde yaşamaktadır. Davacı ... erkek kuaförüdür. Gelirini bilmiyorum. Mütevefa da çalışıyordu. Ancak gelirini bilmemekteyim. Davacı ... ile annesi kendi evlerinde oturuyordu. Davacı ... hasta olduğu için çalışamıyordu. Annesi ona maddi destekte bulunuyordu. Hatta ...'in oturduğu ev için çektiği krediyi halen çocukları ödemektedir, davacı ... hastalığı nedeniyle pandemi sürecinde çalışmamıştır. Şuan çalışıp çalışmadığını bilmiyorum. Tanıklık ücreti talebim yoktur.dedi.
23/10/2023 tarihli celsede davacı tanığı ... beyanında; Tarafları tanımam, olay günü ben kendi minibüsüm ile çalışıyordum. Yolcu indirmek için yolun sağında kaldım. Yaklaşık 10 metre ileride bir kadın karşıdan karşıya geçmek üzeriyken benim solumdan geçen bir siyah araç kadına çarptı. Biraz hızı vardı. Kadının bulunduğu yerde yaya geçidi olup olmadığını tam olarak hatırlamıyorum. Kazanın olduğu yerde trafik ışığı ve trafik işareti yoktur. Kazanın olduğu saat sabah 6: 30 - 7: 00 sularıydı hava hafif yağışlı ve karanlıktı. Siyah araç çarptıktan sonra yaklaşık 5 dakika bekledi. Bu araç yaya çarptıktan sonra arkadan gelen beyaz renkli araç yolda yatan kadını görmedi. O da üstünden geçti. Beyaz araç olay yerinde aracının durdurdu. Ben olay mahallinde yaklaşık 15 dakika kaldım. Daha sonra kendi minibüsüme döndüm. Ben olay yerini terk ederken kadın hala yerde yatmaktaydı. Kazaya konu yol 3 şeritlidir. Sadece gidiş yönü vardır. Siyah aracın çarpıp durduğunu gördüm. Kadın orta şeritteydi. Müteveffaya sadece beyaz ve siyah renkli 2 araç çarpmıştır. Beyaz araçtan inen kişiyi görmedim. Çünkü ben o sırada olay yerimi terk etmiştim. Müteveffaya kalp masajı yapılıp yapılmadığını bilmiyorum Tanıklık ücreti talebim yoktur.dedi.

Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava, Dava konusu trafik kazası nedeni ile davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talepleri istemine ilişkindir.
İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinin 01/08/2025 Tarih ve ... sayılı Kusur raporunda özetle; "...1.Durum: Müteveffa yaya ... ...’un % 70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ... ...’nun % 30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu,2.Durum: İlk çarpışma ikinci kazanın oluşumunda % 90 (yüzde doksan) oranında etken olduğu, Sürücü ... ... 'un % 10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu, 3.Durum: İlk çarpışma üçüncü kazanın oluşumunda % 90 (yüzde doksan) oranında etken olduğu, Sürücü ... ... 'un % 10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu,..." kanaatine varılmıştır.
... 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas dosyasında yapılan ceza yargılaması neticesinde; davalılar ..., ... ve ... haklarında tali kusurlu olmaları sebebiyle ceza verilmiş ve işbu ceza dosyasının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Alınan ATK Trafik raporu ile Ceza davasında alınan raporlar birbiriyle uyumlu olması sebebiyle mahkememizce resen seçilen Aktüerya uzmanı ... tarafından hazırlanan 11/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"...25.01.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davalıların müteselsilen %30 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre ... ...'un vefatı nedeniyle; Yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere davacı çocukların 41-49 yaş aralığından olması nedeniyle; Yargıtay kararlarında belirtilen azami destek yaşını oldukça geçmiş bulunmaları, sağlık sorunları olduğuna, kendi başlarına yaşamlarını idame ettiremeyeceğine ve bir başkasının bakım ve yardımına muhtaç olduğuna ilişkin bir belge mevcut olmaması nedeniyle bu konudaki Yargıtay kararlarına göre destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat talep koşulları bulunmayan davacıların destek zararının belirlenemediği, davacılar tarafından yapılmış zorunlu cenaze giderlerini gösterir belge ibraz edilmemiş olunması nedeniyle cenaze gideri zararının belirlenemediği, müteveffanın sağlığında almış olduğu kredi veya başka borçların davalılardan talebin yasal dayanağının bulunmadığı, Zorunlu trafik sigorta poliçesinin manevi tazminat taleplerini kapsamaması, ... Sigorta tarafından keşide edilen kasko sigorta poliçesindeki ihtiyari mali mesuliyet teminatına manevi tazminatın dahil edilmemiş olması, ... sigorta tarafından keşide ilen kasko sigorta poliçesindeki ihtiyari mali mesuliyet teminatına 62.500,00 TL ile sınırlı olarak manevi tazminatı dahil edilmesi nedeniyle; sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminatlardan davalı araç sürücüsü ve işletenlerin ve 62.500,00 TL.sı ile sınırlı olarak davalı ... Sigortanın sorumlu olacağı, davalı ... Sigorta, ... Sigorta ve ... Sigorta'nın işbu dava kapsamında sorumluluklarının belirlenemediği,..." şeklinde belirtilmiştir.
Destekten yoksun kalma tazminatının amacı, desteğini yitiren kimsenin, ölümle sonuçlanan olaydan önceki sosyal-ekonomik yaşam düzeyinin devamını sağlayacak bir paranın ödetilmesidir. Bu hakkın, mirasçılık sıfatı ile ve miras hukuku ile bir ilgisi yoktur. Destek sayılabilmek için, yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterlidir(YHGK. 25.05.1984 T., E.9-301, K.619). Somut olayda, davacı ... Zincirkıran 18.09.1977 doğumlu olup, olay tarihinde 43 yaşında ve evli, davacı ... ... 01.01.1972 doğumlu olup, olay tarihinde 49 yaşında ve sigortalı alarak çalıştığı, davacı ... ... 19.10.1979 doğumlu olup, olay tarihinde 41 yaşında ve sigortalı çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu aşamada davacıların azami destek yaşını oldukça geçmiş bulunmaları, sağlık sorunları olduğuna, kendi başlarına yaşamlarını idame ettiremeyeceğine ve bir başkasının bakım ve yardımına muhtaç olduğuna ilişkin bir belge mevcut olmaması nedeniyle maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalı yakınlarına verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez ve yine 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde gözönünde bulundurulması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların akrabalık durumu, tarafların kusur durumları dikkate alınarak davacılar lehine ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, her ne kadar kısa kararda araç malikleri ... ve ... Elektrik A.Ş sehven yazılmamış ise de; davacı vekilinin 29/04/2026 tarihli beyan dilekçesi dikkate alınarak HMK 305/A maddesi uyarınca hükmün tamamlanması yoluna gidilerek işbu manevi tazminatın davalı sürücüler ..., ..., ..., davalı araç malikleri ... ve ... Elektrik A.Ş ve ... sigorta tarafından keşide ilen kasko sigorta poliçesindeki ihtiyari mali mesuliyet teminatına 62.500,00 TL ile sınırlı olarak aleyhine aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-)Davanın KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile;
a)Davacıların destekten yoksun kalma tazminat talebinin ayrı ayrı reddine,
b)20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 24/01/2023 tarihinden işleyecek avans faizi ile, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... Elektrik... A.Ş yönünden kaza tarihi olan 25/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
c)20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 24/01/2023 tarihinden işleyecek avans faizi ile, davalılar ..., ..., ...,... ve ... Elektrik ..A.Ş yönünden kaza tarihi olan 25/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
d)20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 24/01/2023 tarihinden işleyecek avans faizi ile, davalılar ..., ..., ...,... ve ... Elektrik... A.Ş yönünden kaza tarihi olan 25/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-)Alınması gerekli 4.098,60 TL karar harcından, başlangıçta alınan 1.034,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.063,70 TL karar harcının davalılar ... Sigorta, ... ..., ..., ... ve ... Elektrik A.Ş'den müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-)Davacı ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan maddi tazminat yönünden 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta, ... ..., ..., ... ve ... Elektrik A.Ş'den müteselsilen tahsili ile mezkur davacıya verilmesine,
4-)Davacı ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan maddi tazminat yönünden 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta, ... ..., ..., ... ve ... Elektrik A.Ş'den müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-)Davacı ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan maddi tazminat yönünden 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta, ... ..., ..., ... ve ... Elektrik A.Ş'den müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-)Maddi tazminat yönünden; Davalılar ..., ..., ... Sigorta, ... Sigorta, ... Sigorta, ... Sigorta lehine ayrı ayrı 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile mezkur davalılara verilmesine,
7-)Davacı tarafça yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 1.034,90 TL peşin harç, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 8.250,00 TL toplam ATK Fatura bedeli, tebligat ve posta masrafından oluşan 2.946,00 TL olmak üzere toplam 20.410,80 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 4.082,16 TL'nin davalılar ... Sigorta, ... ..., ..., ... ve ... Elektrik A.Ş'den müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6100 sayılı HMK.nun 326/2 maddesi gereğince bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-)Maddi tazminat yönünden dava şartı olan arabuluculuk ücreti 1.440,00 TLnin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
9-)6100 sayılı HMK.nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.30/03/2026