KARAR NO:...
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ....
VEKİLİ: Av....
TEREKE TEMSİLCİSİ: ... - TCK ...

Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitini, Davalının müvekkil aleyhine açmış olduğu Kayseri 4. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası takibinin iptalini, Haksız ve kötü niyetli olan davalının aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, ekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça açılan kötü niyetli, usul ve yasaya aykırı davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama, giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava ; icra takibinden dolayı menfi tespit talebine ilişkindir.
Davaya konu olan Kayseri 4. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde;. Alacaklı-davalı ... ... tarafından Borçlu-davacı ... ... aleyhine bonolara dayanılarak başlatılan toplam: 754.499,33 TL bedelli takip olduğu ve süresinde mahkememize işbu menfi tespit davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Takip ve davaya konu olanlar kambiyo senedi vasfındaki 01/04/2013 tanzim, 15/02/2016 vade tarihli 100.000,00 TL, 01/04/2013 tanzim, 15/03/2016 vade tarihli 100.000,00 TL, 01/04/2013 tanzim, 15/04/2016 vade tarihli 100.000,00 TL, 01/04/2013 tanzim, 15/05/2016 vade tarihli 100.000,00 TL, 01/04/2013 tanzim, 15/06/2016 vade tarihli 100.000,00 TL, 01/04/2013 tanzim, 15/07/2016 vade tarihli 100.000,00 TL ve 01/04/2013 tanzim, 15/08/2016 vade tarihli 100.000,00 TL, bedelli bonolardır. Bonolarda davacı keşideci/düzenleyen, davalı da lehdar konumundadırlar. Taraflar aynı zamanda karı kocadırlar.
Tarafların delilleri toplanmış, tanıklar da dinlenmiştir. Davacı bonolardaki görünen imzası yönünden imza atıp atmadığını hatırlayamadığını beyan ederek imza inkarında da bulunmuş ve imza incelemesi yapılmasını da istemiştir.Bu nedenle dayanak bonolardaki düzenleyen kısmında davacı adına atılı görünen imzalar yönünden teknik bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Adli belge inceleme uzmanı Dr. Hakan Beyaz Tarafından düzenlenen raporda; "İncelemeye konu, alacaklısı ..., borçlusu ...olan, 01.04.2013 tanzim ve 101/04/2013 tanzim ve 15/02/2016 vade tarihli "100.000" TL, 01/04/2013 tanzim ve 15.03.2016 vade tarihli"100 .000" TL, 01.04.2013 tanzim ve 15.04.2016 vade tarihli "100.000 TL 01.04.2013 tanzim ve 15.05.2016 vade tarihli "100.000" TL, 01.04.2013 tanzim ve 15.06.2016 vade tarihli "100.000 " TL, 01.04.2013 tanzim ve 15.07.2016 vade tarihli "100.000" TL, 01.04.2013 tanzim ve 15.08.2016 vade tarihli "100.000" TL değerindeki senetlerin ön yüzünde atılı bulunan borçlu imzalarının ...L'in elinden çıktığı kanaatine varıldığı" bildirilmiştir. Bu rapor bilimsel,hüküm kurmaya elverişli ve yeterli görülmüştür,Bilirkişinin raporuyla da tespit edildiği üzere takip ve davaya konu bonolardaki keşideci/düzenleyen borçlu imzalarının davacıya ait olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davacının diğer menfi tespit iddialarının incelenmesine geçilmiştir.
Takip ve davaya konu bonoların metninde ihdas nedeni kısmında "Nakten "yazılıdır.Yani nakden düzenlenmiştir.Davalı taraf ise cevap dilekçesinde bu bonoların aslında davacı ile davalının 05.06.2013 tarihinde evlenmeleri nedeniyle davacı tarafından davalıya "mehir" amaçlı olarak verildiğini iddia etmiştir. Davalının bu cevabı ve bonoların metninde ihdas nedeni olarak "nakten" yazılı olması nedeniyle nakden düzenlendiği kabul edilen bonoların ihdas nedenini davalı-alacaklının bu şekilde talil ettiği kabul edilmiştir. Bonoların metninde yazılı nakden şeklindeki ihdas nedenine karşın davalının savunmalarında "mehir" amaçlı verildiğini iddia etmesi nedeniyle ihdas nedenini açıkça talil ettiğinden,talil yoluyla iddia ettiği hususları ve dolayısıyla bu bonolardan dolayı alacaklı olduğunu ispat yükü davalı-lehdar eşe geçmiştir. Gerek toplanan deliller gerekse dinlenen tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı ile birlikte gözetildiğinde de, davalı-leptar eş, talil ettiği ihdas nedeni bakımından üzerine aldığı ispat yükü yönünden ihdas nedenine dair iddiasını ve dolayısıyla takip ve davaya konu bonolardan dolayı davacı-keşideci eşinden alacaklı olduğunu, yazılı yasal ve yeterli kanıtlarla ispat edememiştir. Ancak davalı, delil listesinde açıkça "yemin" deliline de dayanmış olması nedeniyle talil ettiği hususlar ve iddiaları bakımından davacıya karşı yemin teklif hakkının bulunması nedeniyle 01.10.2018 tarihli celsenin ara kararıyla davalı tarafa bu yönden hatırlatma yapılarak kesin süre verilmiş ve sonuçları da açıkça ihtar edilmiştir. Davalı taraf sunduğu yazılı ve sözlü beyanları ile davacıya yemin teklif etmeyeceklerini bildirmiştir. Dolayısıyla davalı taraf, davaya konu icra takibinden ve takibe/davaya konu bonolardan dolayı davacıdan alacaklı olduğunu en son yemin kesin delili ile de ispat edememiştir. Bu nedenlerle davacının davalıya işbu icra takibi ve takibe konu/dayanak bonolardan dolayı borçlu olmadığı anlaşılmıştır.

Davacı taraf her ne kadar kötü niyet tazminatı da istemiş ve davacının davalıya borçlu olmadığına yani davanın kabulüne de karar verilmişse de, tarafların karı koca olmaları ve ayrıca davalının işbu bonolara dayanarak davacı eşi hakkında söz konusu icra takibini başlatırken kötü niyetle hareket ettiğinin yasal ve yeterli kanıtlarla davacı tarafça ispat edilememiş olması nedeniyle yeterli koşulları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.

Mahkememizden verilen 03/12/2018 tarih ve ...sayılı kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 28/12/2021 tarih ... sayılı ilamı ile esastan reddine karar verilmiş, BAM kararı temyiz edilmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/09/2023 tarih ve ...r sayılı ilamıyla bozulmakla, mahkememizin işbu esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Kayseri 2.Aile Mahkemesine müzekkere yazılarak ...sayılı dava dosyasının incelenmek üzere fiziken gönderilmesinin istenilmesine,
Kayseri 3.İcra Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak...esas sayılı dava dosyasının fiziken gönderilmesinin istenilmesine,
Kayseri 7. SHM'ye müzekkere yazılarak...sayılı dosya üzerinden 27/02/2025 tarihinde verilen hükme ilişkin kesinleşme şerhli gerekçeli karar örneğinin gönderilmesinin istenilmesine,

3- Uyulan yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bu ilamda bahsi geçen ve daha önce Kayseri 3. İCra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyasına 09/02/2017 tarihli cevap dilekçesinin ekinde fotokopileri sunulan 01/10/2014 tarihli, 14/11/2016 tarihli ve 07/02/2017 tarihli belge asıllarını mahkememizce yazı ve imza incelemesi yaptırılmak üzere mahkememize sunması için davalı tarafa 3 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı taktirde yukarıda sözü edilen bu belge asıllarını sunmaktan ve bu belgelerin üzerinde yazı ve imza incelemesi konularında bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının huzudaki davalı vekiline ihtarına (ihtar edildi)

4-Davacı vekiline müteveffa ...in 3 nolu ara kararında sözü edilen 01/10/2014 tarihli, 14/11/2016 tarihli ve 07/02/2017 tarihli her bir belgenin düzenlenme tarihine yakın ve tercihen düzenleme tarihlerinden önce yazılarının ve imzalarının bulunduğu ilçe seçim kurulları, bankalar, noterlikler, tapu müdürlükleri, nüfus müdürlükleri, vergi daireleri, belediyeler, elektrik, su, doğalgaz ve telefon şirketleri, meslek odaları gibi kamu ve özel kurum ve kuruluşları, vakıf ve dernek gibi yerleri bildirmesi ve bu yerlerden müteveffa davacının ıslak imza ve yazılarının bulunduğu belge asıllarının celbinin sağlanması için belgenin adı, konusu, düzenleme tarihi, yevmiye numarası, sayısı gibi açıklamaları yapması için 2 haftalık süre verilmesine,

2-Kayseri 7. SHM müzekkere yazılarak... sayılı 27/02/2025 tarihli gerekçeli kararın taraflara tebliğ çıkarılarak istinaf ve temyiz yasa yoluna başvurulmadığı takdir de kesinleştirilerek kesinleşme şerhli gerekçeli karar örneğinin gönderilmesinin, yasa yoluna başvurulması halinde mahkememize bilgi verilmesinin istenilmesine, bir kısım mirasçılar vekili Av. ...'e sulh hukuk mahkemesinin yukarıda anılan kararının kesinleşme ve tebliğ çıkarılma işlemlerinin takip edilmesinin ve gerekli tebligat masraflarının bu dosyaya yatırması için 2 haftalık süre verilmesine,

3-Uyulan yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bu ilamda bahsi geçen ve daha önce kayseri 3. İcra hukuk mahkemesinin... Esas sayılı dava dosyasına 09/02/2017 tarihli cevap dilekçesinin ekinde fotokopileri, sunulan 01/10/2014 tarihli, 14/11/2016 tarihli ve 07/02/2017 Tarihli belge asıllarını mahkememizce yazı ve imza incelemesi yaptırılmak üzere mahkememize sunması için davalı vekiline işbu duruşma tutanağının tebliğ tarihinden itibaren 4 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdir de yukarıda sözü edilen belge asılları sunulmaktan ve bu belge örnekleri üzerinden yazı ve imza incelemesi konularında bilirkişi incelemesi yaptırılma isteminden vazgeçilmiş sayılacaklarının, bu durumda mevcut dosya kapsamına göre değerlendirme yapılarak karar verileceğinin işbu duruşma tutanağının bir suretinin davalı vekiline tebliğ ile ihtar edilmiş sayılmasına

4-Davalı vekilince önceki ara kararında yazılı belge asılları sunulursa tutanakla alınarak belge asıllarının mahkememiz yazı işleri müdürülüğü kasasında saklanmasına,

5-Davacıların murisi müteveffa ...i,n 06/08/2023 vefatından önce özellikle 2014,2016 ve 2017 yıllarında ıslak yazı ve/veya imzaların bulunduğu belge asıllarının bilirkişi incelemesinde kullanılmak üzere istenmesi için Melikgazi Nüfus Müdürlüğüne, Adana Seyhan Belediye Başkanlığına, Yeşilhisar Belediye Başkanlığına ve Adana 2. SHM'nin ...r sayılı dosyasına müzekkerelere yazılmasına,
2-06/06/2025 tarihli duruşmanın 3 nolu ara kararı uyarınca davalı vekiline tebligat çıkmadığından Uyulan yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bu ilamda bahsi geçen ve daha önce kayseri 3. İcra hukuk mahkemesinin ... sayılı dava dosyasına 09/02/2017 tarihli cevap dilekçesinin ekinde fotokopileri, sunulan 01/10/2014 tarihli, 14/11/2016 tarihli ve 07/02/2017 Tarihli belge asıllarını mahkememizce yazı ve imza incelemesi yaptırılmak üzere mahkememize sunması için davalı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdir de yukarıda sözü edilen belge asılları sunulmaktan ve bu belge örnekleri üzerinden yazı ve imza incelemesi konularında bilirkişi incelemesi yaptırılma isteminden vazgeçilmiş sayılacaklarının, bu durumda mevcut dosya kapsamına göre değerlendirme yapılarak karar verileceğinin ihtarına (ihtar edildi)
3- (2) nolu ara karar uyarınca davalı tarafından 01/10/2014 tarihli, 14/11/2016 tarihli ve 07/02/2017 Tarihli belge asılları sunulur ise HMK'nun 266.maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına,
HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının kriminal polis laboratuvarından re'sen seçilecek yazı ve imza incelemesi, sahtecilik konularında uzman bir bilirkişinin görevlendirilmesine,

Dava dosyasının ve tutanakla mahkememiz kasasına alınan dava konusu senet aslı ile tatbike esas belge asıllarının tutanakla bilirkişiye teslimine,
HMK'nun 273. Maddesi gereğince tarafların iddia ve savunmaları doğrultusundaki tatbike imza ve yazı örnekleri ile dava konusu 01/10/2014 tarihli, 14/11/2016 tarihli ve 07/02/2017 Tarihli belgedeki imzanın muris ...'in ithafen atılan imzanın davalı ...'in el ürünü olup olmadığı konusunda incelemenin teknik donanıma sahip laboratuvar ortamı kullanılarak grafolojik ve grafometrik yöntemlerle, incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza, rakam ve yazıların tersim, seyir baskı derecesi, eğim, doğrultusu gibi yönlerde taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması, sonuçta 01/10/2014 tarihli, 14/11/2016 tarihli ve 07/02/2017 Tarihli belgedeki imzanın muris ...'in hangi nedenle atfedilen davalıya ait olup olmadığının dayanakları gösterilmiş, karşılaştırılan imza, rakam ve yazının hangi nedenle aynı veya farklı kişilerin el ürünü olduğunun fotoğraf ve diğer görüntü yöntemleri ile desteklenmiş, tarafların mahkememiz ve üst derece yargı organlarının denetimine elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine,
Tereke Temsilcisi vekilinden soruldu: her ne kadar bozma ilamına uyularaka gereken eksikliklerin giderilmesi için davalı tarafa süre verilmiş olsa da süre içerisinde gereken belgeler sunulmadığından bu delillerden vazgeçmiş sayılırlar, yapılacak başka husus kalmadığından davamızın kabulüne karar verilmesini talep ederiz dedi.

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı eşi tarafından yedi adet senede dayalı takip yapıldığını, senetleri imzalayıp imzalamadığını hatırlamadığını, davalının belge sunduğunu, bu belgelerin incelenmesinde nasıl kandırıldığının ve akla aykırı muvafakatler verdiğinin anlaşılacağını, kabul manasına gelmemek üzere imzanın müvekkiline ait çıkması durumunda 83 yaşında olması bu kadar yüklü borç altına girmesinin olanaksız olduğu, arada hiç bir alacak borç ilişkisi olmadığını, 01.10.2014 tarihli vasiyetnameyi ölünceye kadar bakma sözleşmesi zannedip imzaladığını, vasiyetnameyi imzadan sonra sözde ev sözü verilip (600 bin TL değerli) senetlerin imzalandığı, bu şekilde borçlanma ile tüm mal varlığından vazgeçmesinin olağan olmadığını, senetler davalının iddia ettiği gibi 01.01.2014 tarihinde imzalanıp verilmişse tanzim tarihinin neden önceki tarih olan 01.04.2013 olarak yazıldığını, davalıca nakit karşılığı verilmediği belirtildiğine göre nakten olan senetlerin talil edildiğini, 07.02.2017 tarihli yazıda senetlerle ilgili icraya vermeye muvafakat etmesinin de normal bir durum olmadığını, temel ilişkiyi ortaya koyan bu belgelerin kendi içinde çelişkili olduğunu ileri sürüp, borçlu olmadığının tespitini, davalının müvekkil aleyhine açmış olduğu takibinin iptalini, davalının aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ile 05.06.2013 tarihinde evlendiklerini halen de evli olduklarını dava konusu bonoların mehir olarak verildiğini, 01.03.2013 tarihinde düzenlenip evlenmeden önce verildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkememiz bozma öncesi ''bonoların metninde ihdas nedeni kısmında "nakten "yazılı olduğu, davalının senetlerin 05.06.2013 tarihinde evlenmeleri nedeniyle davacı tarafından davalıya "mehir" amaçlı olarak verildiğini iddia ettiği, Davalının bu cevabı ve bonoların metninde ihdas nedeni olarak "nakten" yazılı olması nedeniyle nakden düzenlendiği kabul edilen bonoların ihdas nedenini davalı-alacaklının bu şekilde talil ettiğinden bonolardan dolayı alacaklı olduğunu ispat yükünün davalı-lehdar eşe geçtiği, ancak yazılı delil sunmadığı gibi davacıya yemin de teklif etmedikleri; tarafların karı koca olmaları ve ayrıca davalının işbu bonolara dayanarak davacı eşi hakkında söz konusu icra takibini başlatırken kötü niyetle hareket ettiğinin yasal ve yeterli kanıtlarla davacı tarafça ispat edilememiş olması nedeniyle yeterli koşulları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminat talebinin ise reddine karar vermek gerektiği belirtilerek davaya konu bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.''
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin... sayılı ilamı ile'' Davacı tarafından sunulan 01.10.2014 tarihli Belgedir başlıklı, davacının isim ve imzasını taşıyan belgede “ben ..., eşim ...l’e kendi isteğim ve arzumla hiç kimsenin baskısı ve tesiri altında kalmadan eşime 600.000,00 TL değerinde ev alacağım ve bu evi onun adına yaptıracağım. Bunu yaptıramazsam bunun karşılığında mal varlığımdan alması için eşime kendi yazıp imzaladığım senetleri veriyorum. Eşim Fatma herhangi bir nedenden dolayı bahsettiğim evi alamazsam senetleri icraya koymakta serbesttir.” yazılıdır. 14.11.2016 tarihli Belgedir başlıklı evrakta da senetlerin veriliş amacı yazılarak, takibe konulabileceği belirtilerek davacı tarafından imzalanmış olduğu görülmektedir. 07.02.2017 tarihli beyanımdır başlıklı belgede ise icra takibine muvafakat edildiğine dair beyan bulunmaktadır. Davacı bu belgeleri dosyaya sunmakla birlikte belgelerin altındaki imzaları kabul etmediğini, belgelerin kendisinin kandırılmak suretiyle imzalatıldığını iddia etmektedir. Bu durumda belgelerin asılları getirtilerek usulüne uygun imza ve yazı incelemesi yapılması ve sonucuna göre belgeler davacı tarafından düzenlenmiş veya imzalar kendisine ait ise bu belgelerdeki davacı beyanları değerlendirilerek dava konusu bonolardaki "nakden" kaydı karşısında bonoların ihdas nedeninin talil edilip edilmediği, her iki tarafın talil edip etmediği ve ispat yükünün kime düştüğü belirlenerek karar verilmesi gerekirken söz konusu belgeler ve belgedeki beyanlar dikkate alınmaksızın sırf davalının cevap dilekçesindeki beyanları dikkate alınarak karar verilmesi doğru olmamış, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı kararın bozulması gerekmiştir. '' gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozma sonrası davacının vefat etmesi sebebi ile davada tereke temsilcisi atanmış ve onun katılımı ile yargılama yapılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin... sayılı ilamı ile, dosyada bulunan ve davacının imzasını taşıdığı iddia edilen belgelerin asıllarının getirtilerek imza incelemesi yapılması, belgelerdeki imzaların davacıya ait çıkması halinde davacının da senet metnini talil etmiş olacağı ve çift taraflı talil kurallarının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama aşamasında, Yargıtay ilamında belirtilen imza ve yazı incelemesinin yapılabilmesi amacıyla, söz konusu belgelerin asıllarını dosyaya ibraz etmesi için davalı tarafa usulüne uygun şekilde kesin süre verilmiş ve gerekli ihtaratlar yapılmıştır. Ancak davalı taraf, verilen kesin süreye rağmen anılan belgelerin asıllarını dosyaya sunmamıştır.
Belge asıllarının ibraz edilmemesi nedeniyle usulüne uygun bir imza incelemesi yapılamamış ve dolayısıyla söz konusu belgelerin davacı tarafından imzalandığı, diğer bir deyişle davacının ev alma vaadi yönünde beyanda bulunarak senet metnini talil ettiği hususu ispatlanamamıştır. Bu nedenle somut olayda çift taraflı talilin varlığından söz etme imkanı ortadan kalkmıştır.
Diğer taraftan, dava konusu senetlerin metninde yer alan ihdas nedeni karşısında, davalı alacaklı cevap dilekçesinde senetlerin evlenmeden önce kendisine "mehir" amacıyla verildiğini açıkça beyan etmiştir. Davalının bu beyanı, senet metninde yer alan ihdas nedeninin bizzat alacaklı tarafından talil edildiğini, yani tek taraflı talili göstermektedir. Senedin düzenlenme nedeninin alacaklı tarafından tek taraflı olarak talil edilmesiyle birlikte ispat yükü yer değiştirmiş ve borçludan (davacıdan) alacaklıya (davalıya) geçmiştir. İspat külfeti üzerine düşen davalı eş, söz konusu senetlerden dolayı alacaklı olduğunu geçerli, yazılı ve kesin delillerle ispat etmek durumundadır. Dosya kapsamı incelendiğinde, davalının alacağını ispatlayacak nitelikte herhangi bir yazılı ve kesin delil sunmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan bu nedenlerle, davalı alacaklının senedi talil etmesi nedeniyle ispat yükünün kendisine geçtiği, ancak alacağını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı anlaşıldığından, davacının borçlu olmadığının tespiti yönündeki davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının kötü niyet tazminatı talebi ise, tarafların eş olmaları ve davalının icra takibini başlatırken kötü niyetli olduğunun yasal ve kesin delillerle kanıtlanamamış olması ve davalının tazminat talebi koşulları bulunmadığından reddedilerek neticeye varılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının davasının kabulü ile, Davacının Kayseri 4. İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası kapsamında ve bu dosyaya konu 01/04/2013 tanzim, 15/02/2016 vade tarihli, 100.000,00 TL, 01/04/2013 tanzim, 15/03/2016 vade tarihli, 100.000,00 TL, 01/04/2013 tanzim, 15/04/2016 vade tarihli, 100.000,00 TL, 01/04/2013 tanzim, 15/05/2016 vade tarihli, 100.000,00 TL, 01/04/2013 tanzim, 15/06/2016 vade tarihli, 100.000,00 TL, 01/04/2013 tanzim, 15/07/2016 vade tarihli, 100.000,00 TL ve 01/04/2013 tanzim, 15/08/2016 vade tarihli, 100.000,00 TL bedelli bonolardan ve ferileri sebebi ile davalıya borçlu olmadığının tespitine,

2-İİK'nun 72/5 maddesi uyarınca muris ...'in mirasçıları yönünden takibin derhal durdurulması amacı ile Kayseri Genel İcra Dairesine müzekkere yazılmasına,

3-Tarafların tazminat taleplerinin koşulları bulunmadığından reddine,

4-Alınması gereken 47.817,00 TL nisbi karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 11.954,25 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 35.862,75 TL ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

5-Davacı tarafça yatırılan 31,40 TL başvurma harcı ve 11.954,35 TL peşin harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6- Davacı tarafça bozma öncesinde yapılan 126,00 TL tebligat gideri, 65,00 TL müzekkere gideri ve 500,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 691,00 TL yargılama gideri ile bozma sonrasında yapılan 67,50 TL KEP ve e-tebligat gideri olmak üzere toplam 758,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7- Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

8-Artan gider avansı olması ve talebi halinde karar kesinleştiğinde ilgili taraflarına iadesine,

9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve taktir olunan 111.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, davalılar tarafından yatırılan delil avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, tereke temsilcisi vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/03/2026