Banka Tarafından Kullandırılan Krediler, Mevduat Hesapları Ve Kredi Kartlarından Kaynaklanan (Menfi Tespit)

Davacılar tarafından davalı aleyhine açılan Banka Tarafından Kullandırılan Krediler, Mevduat Hesapları Ve Kredi Kartlarından Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.

DAVA /
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ...Bankası A.Ş. .... 19. İcra Müdürlüğünün ...numaralı dosyası kapsamında dava dışı ... Ltd. Şti.... Ltd. Şti. ..., ... ile müvekkileri ... ve ... aleyhine ilamsız haciz yoluyla takip yoluna başvurduğunu, anılan takip talebine eklenen ve dava dışı banka tarafından ... 19. Noterliğinden keşide edilen ... tarihli ihtarnamede ise... asıl borçlu müvekkilleri ve takip talebinde diğer borçlular kefil olarak belirtildiğini, davalı dava dışı bankanın alacağını devralan gerçek kişi olduğunu, bu anlamda davalı ile dava dışı banka arasında alacağın devri yapıldığını, ancak alacağın devrinin hüküm ve sonuçları doğurabilmesi için devredilen alacak hakkının mevcut olması gerekir olduğunu, şayet alacak hakkını doğuran hukuki işlem hükümsüz ise alacak doğmamış olur ve alacağın devri işlemi alacağı geçerli hale getirmez olduğunu, dava dışı banka ile ... arasında kredi sözleşmesine dayanan hukuki ilişki bulunduğu ve dava dışı bankanın ...'in kredi borcunu talep ettiği anlaşıldığını, dava dışı bankanın iddiası müvekkillerin müteselsil kefil olarak asıl borçlu ... borcundan sorumlu olduğudur, müvekkillerinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil/ler başlığı altında imzalarının bulunduğu belgenin hangi kredi sözleşmesi ile ilgili olduğunun anlaşılamaması, teminat hukukundaki belirlilik ilkesinin gerçekleşmediğini açıkça ortaya koyduğunu, müvekkillerinin hangi genel kredi sözleşmesinden doğan borca kefil olduğunun iddia edildiğinin tespit edilememesine yol açmakta olduğunu, işbu dilekçenin ekinde sunulan ve müvekkillerinin imzasını taşıyan belgenin kefalet sözleşmesi niteliğinde olmadığı açık olup menfi tespit talebinin haklılığı tek bir sayfadan dahi anlaşılmakta olduğunu, bu itibarla müvekkillerinin haklılığı tama yakın ispatlanmış olduğunu, ihtiyati tedbir kararı için karşı tarafın dinlenmesine dahi gerek olmadığını, müvekkillerinin ... Bankası A.Ş.'ye ve dolayısıyla (alacağı devralan) davalıya borçlu olmadığının tespitine, ... 19. İcra Müdürlüğünün ... numaralı takip dosyasında müvekkillerin aleyhine yapılacak işlemlerin teminat alınmaksızın (veya %15 teminatla) ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA /
Davalı taraf yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamış olup 20/07/2022 tarihli cevap - beyan dilekçesinde özetle; Alacağına yönelik banka ile yapmış olduğu sözleşmede devir (temlik) yaparak bankaya ödeme yaptığını, 8 yıldır devir - temlik alacağını tahsil edemediğini, davacı tarafın iddia ettiği hususların ve Yargıtay kararlarının ticari işletmeleri ilgilendirdiğini, iddia edilen nedenlerin tamamen soyut deliller içerdiğini, ticari işletmelerde yapılan kredi sözleşmesini veya temlik şartlarını karşılamadığını, davacı tarafın süreci uzatarak kendisinin zarara uğramasına sebep olduğunu, 8 yıldır ticari bir işletme için vermiş olduğu parayı alamadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE /
Dava, dava konusu Genel Kredi Sözleşmeleri ve ... 19. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava, 16/06/2022 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemelerine hitaben açılmış, ... 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir.
Taraf delilleri toplanmış, icra dosyası dosyamız arasına alınmış, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Dava konusu ... 19. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Dava dışı alacaklı ...Bankası A.Ş tarafından davacılar ... ve ...'in de aralarında bulunduğu borçlulara karşı cari hesap kredisinden kaynaklı 379.457,65 TL asıl alacak, 6.625,46 TL işlemiş temerrüt faizi, 281,27 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 385.364,38 TL alacak, kredi kartından kaynaklı 15.413,85 TL asıl alacak, 615,07 TL işlemiş faiz, 30,75 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 16.059,67 TL alacak olmak üzere, TOPLAM 401,424,05 TL alacak üzerinden 06/05/2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, 14/08/2015 tarihli temlik sözleşmesi ile dosya alacağının ...Bankası A.Ş tarafından dosyamız davalısı olan ...' ya temlik edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce bankacı bilirkişi ...'dan alınan 03/10/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; Davacı Tarafından Dava Dosyasına Sunulmuş Genel Kredi Sözleşmesinin İmza Sayfasının İncelenmesi; davacı tarafından dava dosyasına gönderilmiş olan Genel Kredi Sözleşmesinin 30. İmza sayfasında; müşteri sıfatıyla dava dışı ... Ltd. Şti.’nin şirket kaşesi ve imzası bulunduğunu, müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla; ..., ..., ... ve ...’in imzaları ile ... Ltd. Şti.’nin şirket kaşesi ve imzası bulunduğunu, bununla birlikte dava dışı ... Bankası A.Ş.’nin ... Şubesinin yetkililerinin de imzasının bulunduğunu, sözleşme tutarı, kefalet tutarı ve tarih bulunmamakla birlikte bu bilgilerin yazılması istenen bir alan bulunmadığını, sadece müşteri ile müşterek borçlu ve müteselsil kefiller için Adı Soyadı/Ünvanı, Adresi ve İmza için satırların bulunduğunu, icra dosyasında bulunan Genel Kredi Sözleşmelerinin İncelenmesi; icra dosyasında birden fazla Genel Kredi Sözleşmesine ait sayfalar bulunmakta olduğunu, birinci sözleşme olarak; 21.04.2009 tarihli, 530136 sözleşme no.lu, 12.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinin kapak sayfası, 1-28-29 ile 30. imza sayfası ve 32. Genel Kredi Sözleşmesinin Limitinin Artırılması sayfasının bulunduğunu, sözleşmenin 30. imza sayfasında dava dışı ... Ltd. Şti. ile dava dışı ...Bankası A.Ş.’nin ... Şubesinin yetkililerinin imzasının bulunduğunu ve dava dışı...’nın müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzasının bulunduğunu, sözleşmenin 32. Limitinin Artırılması sayfasında dava dışı ... Ltd. Şti. ile dava dışı ...Bankası A.Ş.’nin .... Şubesinin yetkililerinin imzasının bulunduğunu ve dava dışı... ile dava dışı ...’nın müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzasının bulunduğunu, Limitinin Artırılması sayfasında Sözleşmenin toplam limitinin 30.000,00 TL daha arttırıldığını, artırım tarihinin 31.08.2009 olduğunu, bu sözleşmenin de 30. imza sayfası ve 32. Genel Kredi Sözleşmesinin Limitinin Artırılması sayfasında, incelemesini yapmış oldukları davacıların dava dosyasına sunmuş olduğunu ve kefalet imzalarının bulunduğu Genel Kredi Sözleşmesinin 30. İmza sayfasındaki gibi kefalet tutarı ve tarih bulunmamakla birlikte bu bilgilerin yazılması istenen bir alan da bulunmadığını, ikinci sözleşme olarak; bu sözleşmenin de 30. imza sayfası ve 32. Genel Kredi Sözleşmesinin Limitinin Artırılması sayfasında, incelemesini yapmış oldukları davacıların dava dosyasına sunmuş olduğu ve kefalet imzalarının bulunduğu Genel Kredi Sözleşmesinin 30. İmza sayfasındaki gibi kefalet tutarı ve tarih bulunmamakla birlikte bu bilgilerin yazılması istenen bir alan da bulunmadığını, üçüncü sözleşme olarak; ... tarihli, ... sözleşme no.lu, 500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinin kapak sayfası, 1. sayfası ile 30. imza sayfası bulunmakta olduğunu, taraflar arasında imzalanmış Genel Kredi Sözleşmesi’nin kapak sayfasında sözleşmenin 17.05.2012 tarih ve 500.000,00 TL tutarlı olduğunun yazılı olduğunu, sözleşmenin 1. sayfasında 1. Maddede özetle; dava dışı ...Bankası A.Ş. adına ... Şubesi ile dava dışı ... İmalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında sözleşmede yazılı ve taraflarca kabul edilen maddeler ve şartlar dairesinde 500.000,00 TL limitli kredi açılması için anlaşmaya varıldığının, belirtilmiş olduğunu, sözleşmenin 30. imza sayfasında dava dışı ... Şti. ile dava dışı ...Bankası A.Ş.’nin ... Şubesinin yetkililerinin imzasının bulunduğu ve davacı ... ve davacı ... ile dava dışı... ve dava dışı ...’nın müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzasının bulunduğunu, ayrıca bu sayfada müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla dava dış ... Ltd. Şti.’nin de şirket kaşesi ve imzası bulunduğunu, bu sözleşmenin de 30. imza sayfasında, yukarıda incelemesini yapmış oldukları davacıların dava dosyasına sunmuş olduğu ve kefalet imzalarının bulunduğu Genel Kredi Sözleşmesinin 30. İmza sayfasındaki gibi kefalet tutarı ve tarih bulunmamakla birlikte bu bilgilerin yazılması istenen bir alan da bulunmadığını, icra dosyasında incelenmiş olan Genel Kredi Sözleşmelerinden; ... Şti. ile dava dışı ...Bankası A.Ş.’nin ...Şubesi ve ... Şubesi aralarında imzalanmış olan beş adet Genel Kredi Sözleşmesinden üçüncü sözleşme olarak incelenen ... tarihli, ... sözleşme no.lu, 500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinin sayfaları ile davacılar tarafından dava dilekçesi ekinde dava dosyasına iddialarına dayanak olarak sunulmuş olan davacı ... ile Davacı ...’in müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu Genel Kredi Sözleşmesinin 30. İmza sayfasının, aynı Genel Kredi Sözleşmesine ait olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde dava dosyasına sunmuş olduğu Genel Kredi Sözleşmesinin 30. imza sayfasında kefalet tutarı ve tarih bulunmamakla birlikte Davacı ... ile davacı ...’in müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzasının bulunduğu Genel Kredi Sözleşmesinin bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 17.05.2012 tarihli ve 500.000,00 TL tutarlı olduğunu, tespit edilmiş olduğunu, bununla birlikte davacı ... ile davacı ...’in müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzasının bulunduğu üçüncü sözleşmede, dava dışı..., dava dışı ...’nın ve dava dışı ... Ltd. Şti.’nin müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzasının bulunduğunu, bu bilgiler kapsamında dava konusu olan davacı ... ile davacı ...’in müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzasının bulunduğunu, davacılar tarafından dava dilekçesi ekinde dava dosyasına, iddialarına dayanak olarak sunulmuş olan Genel Kredi Sözleşmesinin 17.05.2012 tarihinde düzenlenmiş olduğu dikkate alındığında, Genel Kredi Sözleşmesinin 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında düzenlenmiş olduğunun değerlendirilebileceğini, söz konusu 17.05.2012 tarihli ve 500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinin dışında davacıların kefalet imzasının bulunduğu bir başka sözleşme dava dosyasında ve icra dosyasında bulunmamakta olduğunu, 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu öncesi yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanununun 484. Maddesinde “Kefaletin sıhhati, tahriri şekle riayet etmeğe ve kefilin mes'ul olacağı muayyen bir mikdar iraesine mütevakkıftır.” hükmü bulunmakta olduğunu, dava konusu olan davacı ... ile davacı ...’in müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzasının bulunduğunu, 17.05.2012 tarihli ve 500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinin 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında düzenlenmiş olduğu dikkate alındığında yapılabilecek hukuki mülahazaların takdiri mahkemeye ait olduğunu, sözleşme hükümleri gereğince; borçlu cari krediden kaynaklanan alacağın 379.457,65 TL asıl alacak kısmına takip tarihinden itibaren işleyecek %48 temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi, icra harç ve masrafları, birlikte fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak, tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla tahsili, talebi olduğu, avukatlık ücreti ile birlikte tahsili, kredi kartından kaynaklanan alacağın 15.413,85 TL asıl alacak kısmına takip tarihinden itibaren
işleyecek %30,24 temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi, icra harç ve masrafları, birlikte fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak, tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla tahsili, talebi olduğu, avukatlık ücreti ile birlikte tahsili talepleri olduğunun belirtildiğini, icra dosyası içinde bulunan ödeme emri tebliğ mazbatalarından, davacılardan ...’na gönderilen ödeme emri tebligatlarının 08.05.2015,10.11.2015,08.12.2015,14.03.2016,03.05.2016,01.06.2016 ve 12.06.2017 tarihli şerhler ile edildiği davacılardan ...’e gönderilen ödeme emri tebligatlarının 07.05.2015 ve 06.10.2015 tarihli şerhler ile iade edildiğini, ... 19. İcra Müdürlüğünde ...E. sayılı icra dosyası ile başlatılan takiple ilişkili olarak ...’ya karşı, davacılardan ... tarafından ... 8. İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde ... E. Sayılı, İcra Takibine İtiraz (borca itiraz) konulu dava açıldığını, dava ve temyiz süreci sonunda, İstanbul BAM 20. Hukuk Dairesi’nin... – ... Esas ve Karar no.lu kararında; ... 8. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas ... Karar sayılı 29.03.2018 tarihli kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında davacıya ödeme emri tebligatının tebliğ tarihinin 10.08.2017 günü olarak düzeltilmesi, şeklinde karar verilmiş olduğunun görüldüğünü, ... tarihi itibariyle düzenlenen, ... 19. Noterliğinden keşide edilen, ... yevmiye numaralı, kredi kapatma ve borcun ödenmesi ihtarnamesinde özetle; ihtarname ve ekinde, ihtarnamenin tebligatı ile ilgili Noterce yapılmış bir şerh düşümü görünmemekte olduğunu, bunun yanında dava ve icra dosyasında ihtarname tebligatı ile ilgili bir belge görülmemiş olduğunu, İcra Dosyasında Bulunan Temlik Belgesinin İncelenmesi; icra dosyası içinde bulunan ...19. İcra Müdürlüğüne hitaben... E. sayılı icra dosyasına ilişkin olarak 14.08.2015 tarihinde düzenlenmiş temlik belgesi incelendiğinde; dava dışı alacaklı... Bankası A.Ş. tarafından dava dışı ... Şti ve kefillere hitaben yapılan takip konusu alacağın ... 10. İcra Müdürlüğünün ... E. ve ... 3. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyalarından yapılan takipte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı ...’ya temlik edilmiş olduğunu ve bu temlik belgesinin 21.08.2015 tarihinde İcra Müdürlüğüne ibraz edilmiş olduğunun görüldüğünü, bu bilgiler çerçevesinde dava dışı alacaklı ...Bankası A.Ş. tarafından dava konusu krediler kaynaklı alacağının temlik edilmesi sonucu, nihai alacaklısının davalı ... olduğunun anlaşılmakta olduğunu, Ticaret Odası Belgesinde; dava dışı ... Ltd. Şti.’nin Ana sözleşme tescil ve oda kayıt tarihinin 24.07.2009 olduğunu, şirket adresinin dava dışı ... Ltd. Şti. ile aynı adres olduğunu, sermayesinin 1.100.000,00 TL olduğunu ve davacı ... ile davacı ...’in şirketin eski ortaklarından olduğunun görüldüğünü, bu bilgiler kapsamında davacı ... ile davacı ...’in ticari işlemlere yabancı olmadıklarını, kefil olarak imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin kendilerine yüklemiş olduğu sorumluluğun bilincinde olabileceklerinin değerlendirilebileceğini, İcra Dosyasında Bulunan Reddiyat Makbuzunun İncelenmesi; reddiyat makbuzu, 14.04.2019 tarihinde düzenlenmiş olduğunu, 1.718,93 TL tutarın alacaklı vekili ...’in hesabına ödenmiş olduğunu, dava dışı ...Bankası A.Ş. tarafından 13.03.2015 tarihli ihtarnamede 24.02.2015 son ödeme tarihli hesap özetinin 16.271,85 TL olan dönem borcunun esas alınmış olduğunu, icra takibinde ise kredi kartı borcu için 24.02.2015 son ödeme tarihli hesap özetinde bulunan asıl alacak esas alınmış olduğunu, son ödeme tarihi 24.02.2015 olan hesap özetinin 16.271,85 TL olan dönem borcundan 04.05.2015 tarihinde yapılan 858,00 TL tutarlı tahsilat düşülerek, 15.413,85 TL tutarın asıl alacak olarak dikkate alınarak bu tutar üzerinden faiz işletilmiş olduğunu ve talep edilmiş olduğunu, dava dışı ...Bankası A.Ş. tarafından icra takibinde kredi kartı borcu asıl alacak tutarı üzerinden %30,24 oranından temerrüt faizi hesaplandığı ve talep edildiğinin belirtildiğini, görülmekte olduğunu, bu oran o tarihte TCMB tarafından ilan edilmiş geçerli kredi kartlarına uygulanabilecek azami dönem temerrüt faiz oranı ile aynı olduğunu, dava dışı ...Bankası A.Ş. tarafından 13.03.2015 tarihli ihtarnamede ... no.lu borçlu cari kredisi borcu 379.457,65 TL olarak belirtildiğini ve talep edildiğini, bununla birlikte farklı ihtarname ekindeki 13.03.2015 tarihli kredi hesabı ekstresinde, borçlu cari hesabın 31.12.2014 tarihli hareketlerinin işlem kayıtlarının, 365.337,08 TL devir bakiyesi, 15.863,07 TL faiz tahakkuku, 1.922,80 komisyon tahakkuku, 793,15 TL vergi, 96,14 vergi şeklinde gerçekleşmiş olduğunu ve ayrıca kredi hesabı ekstresinin üst tarafında 13.03.2015 tarihi itibariyle, 384.012,24 TL anapara tutarı, 13.333,86 TL faiz, 666,69 TL BSMV tutarı olmak üzere 398.012,79 TL toplam tutarda borç oluştuğunun belirtildiğinin tespit edildiğini, bu hesaplamalara göre dava dışı ...Bankası A.Ş. tarafından, hesap ekstresinde 31.12.2014 tarihi itibariyle ... no.lu borçlu cari kredisinin işleyen devre sonu faiz, komisyon ve vergileri ile toplam borç tutarının 384.012,24 TL olduğu kayıtlı olmasına rağmen ve 13.03.2015 ihtarname tarihi itibariyle de borçlu cari kredisinin işleyen faiz ve vergisi ile toplam borç tutarının 398.012,79 TL olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, 13.03.2015 tarihli ihtarname içeriğinde dava konusu borçlu cari kredisi için talep edilen 379.457,65 TL alacak tutarı çelişkili bir durum oluşturmakta olduğunu, hesap ekstresinde 31.12.2014 tarihli işlemler sonrası 13.03.2015 ihtarname tarihine kadar bir borç veya alacak işlem kaydı bulunmamakta olduğunu, bununla birlikte dava dışı ...Bankası A.Ş. tarafından 06.05.2015 tarihinde, icra takip talebinde borçlu cari kredisi için 379.457,65 TL asıl alacak tutarı üzerinden 5.625,46 TL temerrüt faizi, 281,27 TL vergisi ile birlikte 385.364,38 TL toplam alacak talebinde bulunulmuş olduğunu, bu bilgiler kapsamında dava dışı ...Bankası A.Ş. tarafından borçlulara gönderilmiş olan ihtarnamede hesap ekstresinde kayıtlı tutardan daha düşük tutarda alacak talebinde bulunulduğunu ve talep edilmiş olan 379.457,65 TL alacak tutarının, icra takip talebinde asıl alacak tutarı olarak talep edildiğini ve bu tutar üzerinden faiz ve vergi hesaplanıp toplam talebinde bulunulduğunun değerlendirilebileceğini, dava dışı ...Bankası A.Ş. tarafından hesap ekstresinde kayıtlı tutardan daha düşük tutarda borçlu cari kredisi için alacak talebinde bulunulmasının sebebi tespit edilememiş olduğunu, ancak talep edilen alacak tutarı hesap ekstresinde kayıtlı tutardan daha düşük tutarda olmasını, borçlular lehine olması nedeniyle talebe bağlı kalınarak 13.03.2015 ihtarname tarihi itibariyle borçlu cari kredisi için 379.457,65 TL tutarın, asıl alacak tutarı olarak dikkate alınması gerektiğinin görüşünde olduklarını, borçlu cari kredisi için hesaplamalarımızda 379.457,65 TL tutarı, asıl alacak tutarı olarak esas alınacak olduğunu, ihtarname ekinde sunulan borçlu cari kredisi hesap ekstresinde temerrüt faiz oranı %48 olarak kayıtlı olduğunu, hesaplamamızda bu temerrüt faiz oranı uygulanacak olduğunu, bu faiz hesaplama ile dava dışı ... Ltd. Şti.’ne kullandırılan ...no.lu borçlu cari kredisinden kaynaklı toplam alacağın, 06.05.2015 icra takip tarihi itibariyle, tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla 408.144,65 TL olduğunu, sonucuna varılmakla birlikte dava dışı ... Bankası A.Ş. tarafından icra takip ödeme emrinde talep edilen 5.625,46 TL temerrüt faizi ve 281,27 TL BSMV tutarları, hesaplama sonuçlarından oldukça düşük olduğunun görüldüğünü, bu bilgiler kapsamında dava dışı ... Bankası A.Ş. tarafından borçlu cari kredisinden kaynaklı toplam alacak için talep edilen 5.625,46 TL temerrüt faizi ve 281,27 TL BSMV tutarları, taraflarınca yapılan hesaplamalardan daha düşük tutarda bulunmakta olduğunu, bu durum borçlular lehine olması nedeniyle talebe bağlı kalınarak toplam alacak hesaplamasında dava dışı ...Bankası A.Ş. tarafından icra takibinde talep edilen borçlu cari kredisinden kaynaklı toplam alacak için talep edilen faiz ve BSMV tutarlarının dikkate alınması gerektiğinin görüşünde olduklarını, bu bilgiler kapsamında dava dışı ... Bankası A.Ş. tarafından borçlu cari kredisinden kaynaklı toplam alacak için talep edilen 5.625,46 TL temerrüt faizi ve 281,27 TL BSMV tutarları, taraflarınca yapılan hesaplamalardan daha düşük tutarda bulunmakta olduğunu, bu durum borçlular lehine olması nedeniyle talebe bağlı kalınarak toplam alacak hesaplamasında dava dışı ...Bankası A.Ş. tarafından icra takibinde talep edilen borçlu cari kredisinden kaynaklı toplam alacak için talep edilen faiz ve BSMV tutarlarının dikkate alınması gerektiğinin görüşünde olduklarını, bu görüşleri kapsamında; dava dışı ... Ltd. Şti.’ne kullandırılan ...no.lu borçlu cari kredisinden kaynaklı alacağın, 06.05.2015 icra takip tarihi itibariyle, tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla; toplam alacağın 385.364,38 TL olduğu değerlendirilebileceğini, dava dışı ... Şti.’ne kullandırılan ... no.lu kredi kartından kaynaklı alacağın, 06.05.2015 icra takip tarihi itibariyle, tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla; toplam alacağın 16.134,38 TL olduğunun hesaplandığını, dava dışı ...Bankası A.Ş. Tarafından icra takibinde 15.413,85 TL kredi kartından kaynaklanan asıl alacak tutarı üzerinden 615,07 TL temerrüt faizi ve 30,75 TL BSMV tutarı talep edilmiş olduğunu, bu tutarlar tarafımızca yapılan hesaplamalardan daha düşük tutarda bulunmakta olduğunu, bu durum borçlular lehine olması nedeniyle talebe bağlı kalınarak toplam alacak hesaplamasında dava dışı ...Bankası A.Ş. tarafından icra takibinde talep edilen faiz ve BSMV tutarlarının dikkate alınması gerektiğinin görüşünde olduklarını, görüşleri kapsamında; dava dışı ... Ltd. Şti.’ne kullandırılan... no.lu kredi kartından kaynaklı alacağın, 06.05.2015 icra takip tarihi itibariyle, tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla; toplam alacağın 16.059,67 TL olduğunun değerlendirilebileceğini, yapılan hesaplamalar ile ulaşılan toplam alacak tutarı sonucu, dava dışı ...Bankası A.Ş. tarafından icra takibinde talep edilmiş olan toplam alacak tutarından daha yüksek tutarda bulunmakta olduğunu, dava dışı ... Bankası A.Ş. tarafından icra takibinde talep edilmiş olan toplam alacak tutarının, hesaplamaları sonucu oluşan toplam alacak tutarından daha düşük tutarda olmasının borçlular lehine olması nedeniyle talebe bağlı kalınarak toplam alacak hesaplamasında dava dışı ... Bankası A.Ş. tarafından icra takibinde talep edilen faiz ve BSMV tutarlarının dikkate alınması gerektiğini, görüşleri kapsamında; ... no.lu borçlu cari kredisinden kaynaklanan; toplam alacağın 385.364,38 TL ve ... no.lu kredi kartından kaynaklanan; toplam alacağın 401.424,67 TL olduğunu, İncelenme Sonucu Tespitlerin Değerlendirilmesi; Yapılan genel kredi sözleşmeleri ve diğer belgelerin incelemelerinden yapılan tespitler kapsamında, ... Şti. İle dava dışı ...Bankası A.Ş.’nin ... Şubesi ve ... Şubesi imzalanmış olan beş adet Genel Kredi Sözleşmesinden üçüncü sözleşme olarak incelenen 17.05.2012 tarihli, ... sözleşme no.lu, 500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinin sayfaları ile davacılar tarafından dava dilekçesi ekinde dava dosyasına iddialarına dayanak olarak sunulmuş olan davacı ... ile davacı ...’in müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu Genel Kredi Sözleşmesinin 30. İmza sayfasının, aynı Genel Kredi Sözleşmesine ait olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde dava dosyasına sunmuş olduğu Genel Kredi Sözleşmesinin 30. imza sayfasında kefalet tutarı ve tarih bulunmamakla birlikte davacı ... ile davacı ...’in müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzasının bulunduğu Genel Kredi Sözleşmesinin bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 17.05.2012 tarihli ve 500.000,00 TL tutarlı olduğunu, tespit edildiğini, dava konusu olan davacı ... ile davacı ...’in müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzasının bulunduğunu, davacılar tarafından dava dilekçesi ekinde dava dosyasına iddialarına dayanak olarak sunulmuş olan Genel Kredi Sözleşmesinin 17.05.2012 tarihinde düzenlenmiş olduğu dikkate alındığında, Genel Kredi Sözleşmesinin 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında düzenlenmiş olduğunu, söz konusu 17.05.2012 tarihli ve 500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinin dışında davacıların kefalet imzasının bulunduğu bir başka sözleşmenin dava dosyasında ve icra dosyasında bulunmadığını, dava konusu olan davacı ... ile davacı ...’in müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzasının bulunduğunu, 17.05.2012 tarihinde düzenlenmiş Genel Kredi Sözleşmesinden önce ... Şti. ile dava dışı ...Bankası A.Ş.’nin Şubeleri arasında imzalanmış olan birinci Genel Kredi Sözleşmesinin imza sayfasında, dava dışı...’nın müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzasının bulunduğunu, bu sözleşmenin limit artırılması sayfasında ise dava dışı..., dava dışı ...’nın müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzasının bulunduğunu ve ikinci Genel Kredi Sözleşmesinin imza sayfası ile bu sözleşmenin limit artırılması sayfasında, dava dışı..., dava dışı ...’nın müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzasının bulunduğunun tespit edildiğini, bu iki sözleşmeyle birlikte dava dışı..., dava dışı ... ve dava dışı ... Ltd. Şti. ile davacılarında müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzalarının bulunduğu üçüncü sözleşmenin, imza ve kefalet sayfalarında matbuat olarak sözleşme ve kefalet tutarları ile tarih yazılabilecek bölüm bulunmadığını, sözleşmenin kapak sayfası ve birinci sayfası dışında imza ve kefalet sayfalarında tutar ve tarih yazılması konusunda matbu basım alanı düzenlenmemiş olduğu, dava dışı ... Bankası A.Ş. tarafından Genel Kredi Sözleşmesinin bir bütün olarak değerlendirilmiş olabileceğinin görüldüğünü, Genel Kredi Sözleşmesinin imza ve kefalet sayfalarında matbuat olarak sözleşme ve kefalet tutarları ile tarih yazılabilecek bölümlerin bulunmamasını ve yazılmamış olması durumunda Genel Kredi Sözleşmesinde kefalet imzasının geçersiz olduğu değerlendirilmesi halinde, aynı şekilde kredi kullanan asıl borçlu için de bu şekilde değerlendirilme yapılması yolu açılmış olduğunu, ki bu durumun tamamen ticari bir sözleşme olan Genel Kredi Sözleşmesinin geçersiz olduğunu, sonucunu ortaya çıkardığını, dava dışı banka tarafından söz konusu matbu basılmış Genel Kredi Sözleşmesi bu dava tarafları için özel olarak düzenlenmediğini, o güne kadar ticari kredi kullanan diğer banka müşterileri için de aynı matbu olarak basılmış Genel Kredi Sözleşmesinin kullanılmış olduğu düşünüldüğünde, dava dışı bankanın binlerce ticari kredi müşterisi için böyle bir yasal sorun çıkmasını göze alarak ve kendi aleyhine bu şekilde bir Genel Kredi Sözleşmesi matbuatının bastırmış olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava dışı banka tarafından Genel Kredi Sözleşmesinin bir bütün olarak değerlendirmekte olduğunu, imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin sözleşme içeriğinde bulunan tüm maddelerin hükümlerinin ve tutarının imzacı muhataplar tarafından kabul edildiğini değerlendirmekte olduğunun anlaşıldığını, bankalar, zaman içinde çıkan ihtiyaçlar ve uyuşmazlıkların giderilmesi için çıkarılan yeni yasalar çerçevesinde Genel Kredi Sözleşmelerinde yeni düzenlemeler yapmakta olduğunu, dava konusu 5 sözleşmenin ilk üç sözleşmesinde imza sayfasında matbuat olarak kefalet tutarı ve tarih alanı bulunmamakla birlikte devamında düzenlenen iki Genel Kredi Sözleşmesinin imza ve kefalet sayfalarının yenilenen yasa çerçevesinde matbuat olarak değiştirilmiş olduğunu, icra dosyası içinde bulunan dava dışı ... Ltd. Şti.’nin dava konusu kredilerine kefil olmuşlar arasında bulunan dava dışı ... Ltd. Şti.’nin ticaret odası belgesinin incelenmesinde; dava dışı ... Ltd. Şti.’nin ana sözleşme tescil ve oda kayıt tarihinin 24.07.2009 olduğunu, şirket adresinin dava dışı ... Şti. ile aynı adres olduğunu, sermayesinin, 1.100.000,00 TL olduğunu ve davacı ... ile davacı ...’in şirketin eski ortaklarından olduğunun tespit edildiğini, bu bilgiler kapsamında; dava dışı ... Şti.’nin ticaret odası belgesi dosyada bulunmamakla birlikte dava dışı ... Ltd. ile grup şirketi olabileceğini, davacı ... ile davacı ...’in ticari işlemlere yabancı olmadıklarını, kefil olarak imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin kendilerine yüklemiş olduğu sorumluluğun bilincinde olabileceklerinin değerlendirilmekte olduğunu, dava dışı banka tarafından, imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin bir bütün olarak sözleşme içeriğinde bulunan tüm maddelerin hükümlerinin ve tutarının imzacı muhataplar tarafından kabul edildiğinin değerlendirilmekte olduğunu, anlaşılmakta olduğunu, bu çerçevede söz konusu Genel Kredi Sözleşmesinin düzenlenerek matbu olarak bastırılmış olduğunu, yasal değişiklik kapsamında Genel Kredi Sözleşmesini yeniden düzenlemekte olduğunu, dava dışı banka tarafından dava konusu matbu olarak bastırılmış Genel Kredi Sözleşmesinin o dönem diğer tüm ticari müşterileri ile gerçekleştirilen kredi işlemlerinde kullanıldığı dikkate alındığında, yasal değişiklik olmadan önceki dönem geçerli yasa hükümlerinin aksine bu şekilde yasal sorunlar çıkarabilecek matbu Genel Kredi Sözleşmesinin dava dışı banka tarafından kullanılmış olduğunu düşünmek, hayatın olağan akışına aykırı olduğunun değerlendirilmekte olduğunu, 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu öncesi yürürlükte olan 818 Sayılı Borçlar Kanununun 484. Maddesinde “Kefaletin sıhhati, tahriri şekle riayet etmeğe ve kefilin mes'ul olacağı muayyen bir mikdar iraesine mütevakkıftır.” hükmü bulunmakta olduğunu, dava konusu olan davacı ... ile davacı ...’in müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzasının bulunduğunu, 17.05.2012 tarihli ve 500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinin 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında düzenlenmiş olduğu dikkate alındığında yapılabilecek hukuki mülahazaların takdiri mahkemeye ait olduğunu, Sonuç; Dava dışı ...Bankası A.Ş. ile dava dışı kredi kullanan ... Şti. arasında beş adet Genel Kredi Sözleşmesi’nin karşılıklı olarak imzalandığını, dava konusunu da teşkil eden taraflar arasında imzalanmış ... tarihli, ... sözleşme no.lu, 500.000,00 TL tutarlı üçüncü Genel Kredi Sözleşmesi’nin 30. imza sayfasında; dava dışı ... Şti.’nin müşteri, davacı ..., davacı ... ile dava dışı..., dava dışı ... ve dava dış ... Ltd. Şti.’nin müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzasının bulunduğunu, taraflar arasında imzalanmış dava konusu Genel Kredi Sözleşmesi’nin kapak sayfasında sözleşmenin 17.05.2012 tarih, 500.000,00 TL tutarlı olduğunun yazılı olduğunu, Genel Kredi Sözleşmesinin 1. sayfasında 1. Maddede özetle; dava dışı ...Bankası A.Ş. adına ... Şubesi ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında sözleşmede yazılı ve taraflarca kabul edilen maddeler ve şartlar dairesinde 500.000,00 TL limitli kredi açılması için anlaşmaya varıldığının belirtilmiş olduğunu, taraflar arasında imzalanmış birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci Genel Kredi Sözleşmelerinde davacı ... ve davacı ...’in kefalet imzalarının bulunmadığını taraflar arasında imzalanmış birinci, ikinci ve davacı ... ve davacı ...’in kefalet imzalarının bulunduğu üçüncü Genel Kredi Sözleşmesinin imzalanma tarihleri dikkate alındığında bu üç Genel Kredi Sözleşmesinin 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında düzenlenmiş olduğunun değerlendirilebilineceğini, birinci ve ikinci sözleşmeyle birlikte dava dışı..., dava dışı ... ve dava dışı ... Ltd. Şti. ile davacı ... ve davacı ...’in müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzalarının bulunduğu üçüncü sözleşmenin, imza ve kefalet sayfalarında matbuat olarak sözleşme ve kefalet tutarları ile tarih yazılabilecek bölüm bulunmadığını, sözleşmenin kapak sayfası ve birinci sayfası dışında imza ve kefalet sayfalarında tutar ve tarih yazılması konusunda matbu basım alanı düzenlenmemiş olduğunu, dava dışı ...Bankası A.Ş. tarafından Genel Kredi Sözleşmesinin bir bütün olarak değerlendirilmiş olabileceğini, Genel Kredi Sözleşmesinin imza ve kefalet sayfalarında matbuat olarak sözleşme ve kefalet tutarları ile tarih yazılabilecek bölümlerin bulunmamasını ve yazılmamış olması durumunda Genel Kredi Sözleşmesinde kefalet imzasının geçersiz olduğunun değerlendirilmesi halinde, aynı şekilde kredi kullanan asıl borçlu için de bu şekilde değerlendirilme yapılması yolu açıldığını ki bu durumun tamamen ticari bir sözleşme olan Genel Kredi Sözleşmesinin geçersiz olduğunu, sonucunu ortaya çıkaracağını, dava dışı banka tarafından söz konusu matbu basılmış Genel Kredi Sözleşmesinin bu dava tarafları için özel olarak düzenlenmediğini, o güne kadar ticari kredi kullanan diğer banka müşterileri için de aynı matbu olarak basılmış Genel Kredi Sözleşmesinin kullanılmış olduğu düşünüldüğünde, dava dışı bankanın binlerce ticari kredi müşterisi için böyle bir yasal sorun çıkmasını göze alarak ve kendi aleyhine bu şekilde bir Genel Kredi Sözleşmesi matbuatının bastırmış olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava dışı banka tarafından Genel Kredi Sözleşmesinin bir bütün olarak değerlendirmekte olduğunu, imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin sözleşme içeriğinde bulunan tüm maddelerin hükümlerinin ve tutarının imzacı muhataplar tarafından kabul edildiğini değerlendirmekte olduğunu, dava konusu 5 sözleşmenin ilk üç sözleşmesinde imza sayfasında matbuat olarak kefalet tutarı ve tarih alanı bulunmamakla birlikte devamında düzenlenen iki Genel Kredi Sözleşmesinin imza ve kefalet sayfalarının yenilenen yasa çerçevesinde matbuat olarak değiştirilmiş olduğunu, dava konusu Genel Kredi Sözleşmesini, yeni yasal değişiklik kapsamında yeniden düzenlemiş ve matbu olarak bastırmış olan dava dışı banka tarafından dava konusu matbu olarak bastırılmış Genel Kredi Sözleşmesini o dönem diğer tüm ticari müşterileri ile gerçekleştirilen kredi işlemlerinde kullanıldığını dikkate alındığında, yasal değişiklik olmadan önceki dönem geçerli yasa hükümlerinin aksine bu şekilde yasal sorunlar çıkarabilecek matbu Genel Kredi Sözleşmesini kullanmış olduğunu düşünmenin, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, detaylı inceleme ve açıklamaları kapsamında dava dışı ... İmalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin dava dışı ... Ltd. ile grup şirketi olabileceğini, davacı ... ile davacı ...’in ... Ltd. Şti.’nin eski ortaklarından olduğunun tespit edildiğini, davacı ... ile davacı ...’in ticari işlemlere yabancı olmadıklarını, kefil olarak imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin kendilerine yüklemiş olduğu sorumluluğun bilincinde
Olabileceklerini, 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu öncesi yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanununun 484. Maddesinde “Kefaletin sıhhati, tahriri şekle riayet etmeğe ve kefilin mes'ul olacağı muayyen bir mikdar iraesine mütevakkıftır.” hükmü bulunmakta olduğunu, dava konusu olan davacı ... ile davacı ...’in müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzasının bulunduğunu, 17.05.2012 tarihli ve 500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinin 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında düzenlenmiş olduğu dikkate alındığında yapılabilecek hukuki mülahazaların takdiri mahkemeye ait olduğunu, dava dışı ... Bankası A.Ş. tarafından dava dışı ... İmalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ne kullandırılmış olan dava konusu Borçlu Cari Kredi ve Ticari Kredi Kartından kaynaklanan alacağını, 14.08.2015 tarihinde düzenlenmiş temlik belgesi ile davalı ...’ya temlik edilmiş olduğu ve

dava konusu alacağın nihai alacaklısının davalı ... olduğunu, dava konusu alacağı temlik alan nihai alacaklı davalı ... tarafından; dava konusu... no.lu Borçlu Cari Kredisinden kaynaklı alacağın asıl alacak tutarına dava tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar %48,00 temerrüt faiz oranı üzerinden faiz ve %5 BSMV talep edilebileceğini, dava konusu ... no.lu Kredi Kartından kaynaklı alacağın asıl alacak tutarına dava tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar TCMB tarafından ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ... sayılı kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları hakkında tebliğ kapsamında, aylık ilan edilen gecikme faizi oranı ile ve değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 BSMV talep edebileceğini, görüş ve kanaatinde bulunulmakta olduğunu, nihai takdiri ve tarafların diğer taleplerin değerlendirilmesini mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce bankacı bilirkişi ...'dan alınan 19/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Kolay anlaşılabilmesi için düzenlemiş oldukları Genel Kredi Sözleşmelerinin Bilgileri Tablosunda görüleceği üzere davacı ... ile davacı ...’in müşterek borçlu ve müteselsil kefiller sıfatıyla imzasının bulunduğu tek Genel Kredi Sözleşmesi ... tarihli, ... sözleşme no.lu, 500.000,00 TL tutarlı sözleşme olduğunu, davacıların kefil imzasının bulunduğu... tarihli, ... sözleşme no.lu, 500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinin dava dosyasında bulunan kapak sayfası, 1. sayfası ile 30. imza sayfası incelendiğini, sözleşmelerin diğer sayfaları kök raporu düzenlemeleri sürecinde de ilgili bankadan talep edilmesine rağmen temin edilemediğini, mevcut sayfalardan yapılan tespitler çerçevesinde Genel Kredi Sözleşmesinin 17.05.2012 tarihinde düzenlenmiş olduğu dikkate alındığında, Genel Kredi Sözleşmesinin 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında düzenlenmiş olduğunu, davacı vekili tarafından itiraz dilekçeleri kapsamında yapılmış itirazları konusunda kök raporda sunulmuş olduğu görüşlerinde bir değişiklik yapılmasına gerek olmadığı bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;

Dava konusu ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyası ile; Dava dışı alacaklı ...Bankası A.Ş tarafından davacılar ... ve ...'in de aralarında bulunduğu borçlulara karşı cari hesap kredisinden kaynaklı 379.457,65 TL asıl alacak, 6.625,46 TL işlemiş temerrüt faizi, 281,27 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 385.364,38 TL alacak, kredi kartından kaynaklı 15.413,85 TL asıl alacak, 615,07 TL işlemiş faiz, 30,75 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 16.059,67 TL alacak olmak üzere, TOPLAM 401,424,05 TL alacak üzerinden 06/05/2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, 14/08/2015 tarihli temlik sözleşmesi ile dosya alacağının ...Bankası A.Ş tarafından dosyamız davalısı olan ...' ya temlik edildiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekilince, müvekkillerinin hangi borçlara kefil olduğunun belli olmadığı, müvekkillerinin kefaletinin yasal şartları taşımadığından geçerli olmadığı ileri sürülerek, davacıların dava konusu Genel Kredi Sözleşmeleri ve ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyası nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı tarafça, kefaletlerin geçerli olduğu, alacağı temlik aldığı, sekiz yılı aşkın süredir alacağına kavuşamadığı savunularak davanın reddi talep edilmiştir.

Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, uyuşmazlık teknik çözüm gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin irdelendiği, temerrüt tarihi, akdi ve temerrüt faiz oranlarının, icra takip tarihi ve dava tarihi itibarı ile talep edilebilecek alacak miktarlarının ayrıntılı ve denetime elverişli bir şekilde tespit edildiği anlaşılmakla hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere bilirkişi kök ve ek raporunun dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.

Dava menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davalarında ispat külfeti davalı alacaklı tarafta olup, alacağın varlığı ve miktarı ile davacı tarafların bu alacaktan sorumlu olduğunun ispatlanması gerekmektedir.
Mahkememizce, alacağı temlik eden dava dışı bankaya müzekkere yazılmış, bir kısım belgeler celp edilmiş, dava konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yetkisi verilmiş, bilirkişiye yeni bir belge verilmemiş, alacağı temlik alan alacaklı davalı taraf vekiline de dava ve takip konusu alacağın dayanağı tüm kayıt ve belgeleri sunması bakımından süre ve imkan tanınmış, bankadan başkaca belge tedarik edemedikleri bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamında toplanan delillere göre; Dava dışı ...Bankası A.Ş ile dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti. arasında 21/09/2009, 18/09/2009,17/05/2012, 23/08/2012 ve 11/07/2013 tarihlerinde olmak üzere beş adet Genel Kredi Sözleşmesi ve 23/01/2013 tarihli Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi imzalanmış olduğu; Davacıların 17/05/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde kefaleten imzalarının bulunduğu ancak isim ve imzaları dışında kefalet miktarı ve başka bir ibarenin bulunmadığı, 17/05/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi dışındaki sözleşmelerde kefalete dair herhangi bir imzalarının bulunmadığı, 17/05/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin sadece 1. Sayfası ve kefalete dair imzalarında bulunduğu 30. sayfasının sunulduğu; Davacıların imzasının bulunduğu 17/05/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 818 sayılı Borçlar Kanununun yürürlükte olduğu dönemde imzalandığı, 818 sayılı Borçlar Kanununun 484. Maddesine göre kefaletin geçerliliği için kefil olunan tutarın gösterilmesi gerektiği, 17/05/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde sadece davacı kefillerin imzasının bulunduğu, kefil olunan miktarın gösterilmediği, kefaletlerinin geçersiz olduğu; İcra takip tarihi ve dava tarihi itibarı ile dava ve takip konusu cari hesap kredisi ve kredi kartından dolayı bir kısım alacak tespit edilmiş ise ve kredi kartı borcunun ticari kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklandığı kabul edilse bile, davacıların ticari kredi kartı üyelik sözleşmesinde imzaların bulunmaması, genel kredi sözleşmeleri kapsamında geçerli bir kefaletlerinin bulunmaması, borçların hangi genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığının tespit edilememesi nedenleriyle, davacıların dava konusu genel kredi sözleşmeleri ve ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamındaki borçlardan sorumlu tutulamayacakları anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, davacı tarafların davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılarak, davacı taraflarca açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM / Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-DAVACI TARAFLARCA AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; Dava konusu genel kredi sözleşmeleri ve ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası nedeniyle, davacı tarafların davalı tarafa BORÇLU BULUNMADIĞININ TESPİTİNE,

2-Alınması gereken 27.421,28 TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 6.855,32 TL harcın mahsubu ile eksik kalan ‭‭‭20.565,96 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 6.855,32 TL peşin harç parasının davalıdan alınarak davacılara ÖDENMESİNE,

3-Davacılar tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı parası, 179,00 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 3.259,70 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 64.227,85 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,

5-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,

6-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.31/03/2026