İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; 04.01.2015 günü saat 17: 00 civarında ...Caddesinde ... plakalı davalılardan ...’ün sevk ve idaresindeki diğer davalı ...’e ait ticari minibüsün ters istikamete girerek yaya davacı müvekkilin eşi ...’e çarptığını, kaza nedeniyle müvekkilinin eşi ... 'in vücut fonksiyonlarını kaybettiğini, müvekkili eşine bilinci kapalı vaziyette 6 yıl baktığını, 02.01.2021 tarihinde eşinin vefat ettiğini, eşinin desteğini yitiren müvekkilinin uğradığı destekten yoksun kalma zararının tazmini için huzurdaki davayı açtıklarını, 1950 doğumlu ... 'in elim trafik kazasını geçirmeseydi eşine maddi ve manevi katkıda bulunacağını, davacı müvekkilinin, eşinin ölümü ile onun bakım ve destek sağlama gücünden, bedensel ve düşünsel gücünden, çalışma gücünden yani desteğinden yoksun kaldığını, huzurdaki kaza nedeniyle uğranılan cismani zararların tazmini için davalılara karşı ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosyasından dava açıldığı gibi ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin... E. sayılı dosyasından da ceza davası açıldığını, gerek hukuk davası gerekse ceza davasından alınana bilirkişi raporlarında davalı sürücü ...’ün tam ve asli kusurlu olduğunun, müteveffa yaya ...’in hiç kusurunun bulunmadığının sabit olduğunu, bu nedenle kusura dair kesin delil durumunun mevcut olduğunu, huzurdaki dosyadan kusur incelemesi yapılmasına lüzum olmayıp delillerin toplanmasıyla hesap incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, zira ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. Sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda da müvekkilinin 12 yıl destek süreli tazminata hak kazandığının mütalaa edildiğini ancak hesabının yapılmadığını, bu nedenle huzurdaki dosyadan bilirkişice yapılacak hesap incelemesiyle müvekkilinin tazminat alacağının ortaya çıkacağını, huzurdaki davayı HMK m.107 uyarınca “belirsiz alacak davası” olarak ikame ettiklerini, davaya konu uyuşmazlığın çözümü için 28.09.2023 tarihinde dava şartı olan Arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını bildirerek davacı müvekkili için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının sürücü ve işletenden ölüm tarihi olan 02.01.2021 tarihinden sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren sadece işleten yönünden ticari faiz, diğerleri yönünden de yasal faiziyle beraber müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Sigorta Şirketi vekili sunduğu cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 10/05/2014-2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... no.lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, davacı tarafın desteğinin ölüm tarihi ile davaya konu kaza tarihi arasında 6 yıllık bir süre söz konusu olduğunu, ölüm belgesi ile işbu ölümün kaza ile illiyetli olup olmadığının öncelikli olarak tespitinin gerektiğini, davaya konu kaza sebebiyle bedeni hasara ilişkin maddi tazminat kalem kapsamında, 16.09.2015 tarihinde banka havalesi yolu ile 125.000,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile müvekkilinin sorumluluğu "poliçe kapsamında" sona erdiğinden davanın reddini talep ettiklerini, Yerleşik Yargıtay İçtihatları gereği, ek tazminat talebinin ancak hesaplama yöntemi vb. nedenlerden kaynaklanmayan açık şekilde eksik ödeme bulunduğu durumlarda mümkün olabildiğini, açık şekilde eksik ödeme ise Yargıtay kararlarında, "ödenen tutarın bir tutarı veya ona yakın" bir miktar olarak açıklandığını dolayısıyla müvekkil şirket tarafından yapılan ödeme gereği davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, Müvekkili Şirketin sorumluluğunun poliçedeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu ancak dava konusu kazanın meydana geliş biçimi yönünden, müvekkili sigortalısı araca atfedilen kusurun kabulünün mümkün olmadığını, nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 27.11.2012 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamında, sigorta şirketinin ancak sigortalı araç kusuru oranında zarardan sorumlu olacağının açıkça ifade edildiğini, ancak her halükarda müteveffanın müterafik kusurunun ve varsa hatır taşıması hususlarının değerlendirilmesini talep ettiklerini, müteveffanın destek süresi geçmiş çocukları; evlenmiş çocukları yahut yeniden evlenen eşinin destek hakkının söz konusu olamayacağını, destek iddiasında bulunan kişinin, somut delillerle sürekli ve düzenli bir şekilde destek olgusunu ispatlaması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının, mirastan ayrı ve bağımsız bir hak olduğundan; destek iddialarının kanıtlanması gerektiğini, müteveffanın davacılara sürekli ve düzenli bir şekilde yardım ettiğinin somut delillerle kanıtlanamamış olması karşısında davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davaya konu kaza neticesinde zararın oluşmasında davacı yanın ağır kusurunun bulunduğunu, davacı yayaların geçmemesi gereken noktada bulunarak seyahat ettiğini, bu tutumu neticesinde maluliyetinin ortaya çıktığını, bu hususun zarar ile kaza arasındaki illiyet bağını kopardığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini bildirerek yapılan ödeme dikkate alınarak ibraname imzalandıktan sonra dava açılmasının iki yıllık hak düşürücü süreye bağlı olduğu, KTK m.111 kapsamında ibranamenin geçerliliğinin tartışılması gerektiğinden, hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddine, celp edilmesi gereken delillerinin toplanmasına, Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre hesaplama yapılması gerektiğini, yapılan ödeme yeterli ise davanın geçerli ibraname uyarınca reddine, tarafların kusur oranı ile müteveffanın müterafik kusurunun tespitine, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasına, sigortalı araca atfı kabil kusur bulunmadığından davanın reddine, aktüerya hesabı yapılırken belirtilen hususların dikkate alınarak hesap yapılmak üzere Aktüer Siciline kayıtlı aktüerya uzmanına hesap yaptırılmasına, SGK'ya yazı yazılarak, dava konusu kaza nedeniyle rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığının tespitini; eğer bağlandı ise bu tutarların peşin değerinin hesaplanacak tazminattan indirilmesini, kaza tarihinden faiz talebinin reddine, herhalde haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların arasındaki uyuşmazlık; dava, davacının eşi ve desteği ...'e davalı ...'ün kullandığı davalı ...'ın işlettiği ve davalı ...Sigorta Şirketinin sigorta poliçesini düzenlendiği aracın çarpması ve ölmesi nedeniyle destekten yoksun kalınan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememiz dosyasına kusur bilirkişisi ..., sigortacı bilirkişi... ve aktüerya bilirkişisi ... tarafından sunulan 19.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; Rapor, tazminat talebinin hukuken oluşup oluşmadığına dair bir değerlendirme içermeyip, sadece tazmin hesabına ilişkindir. 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisindedir. 1-Sigorta Yönünden; Elbette davacının desteği eşinin 02/01/2021 tarihinde ölüm nedenin, dava konusu 04/01/2015 tarihli kaza olduğunun Sayın Mahkeme tarafından kabulü durumunda; ZMMS Poliçesi; 04/01/2015 kaza tarihini kapsar, ... plakalı 2008 model davalı ... adına kayıtlı ... marka, ... Çift Lastik tipi, minibüs / ticari kullanımda olan aracın ... vadeli ... numaralı ZMMS poliçesi ile davalı ...Sigorta Şirketi tarafından teminat altında olduğu, Kaza tarihi dikkate alındığında (2015) teminat azami limitinin kişi başı ÖLÜM VE SÜREKLİ SAKATLIK 290.000,00 TL ile sınırlı olduğu, ... E. ...K. 13/01/2023 tarihli ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin (Heyet Dosyası) Gerekçeli kararında; 31/07/2015 tarihinde davalı ...Sigorta Şirketi tarafından davacıya (... “in vefat etmeden önce 10/04/2015 tarihinde adına açılan ve geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, tedavi giderleri ve bakıcı giderleri zararından oluşan maddi ve manevi tazminat talep konulu dava- ... 'in % 100 oranında sürekli malul kaldığının tespiti ile) 125.000,00 TL asıl ödemesi karşılığı olarak (52.708,14 TL 'lik kısmının sürekli maluliyet zararı, 72.291,86 TL bakıcı giderleri / tedavi giderleri zararı olmak üzere toplam 125.000,00 TL) ibraneme imzalandığı, feragatname incelendiğinde, feragat edenin ... 'e vesayetten ... olduğu, ...'in kaza sonrası talepe debileceği geçici- sürekli işgöremezlik, bakıcı giderleri ve tedavi giderleri yönünden alınan asıl alacak 125.000,00 TL ile toplam limitten feragat edildiği, İşbu davada davacı; ... 'in eşi ... 'dir. Eşinin vefatı nedeni ile destek zararı talep edildiği, (yukarıdaki protokolde ...taraf değildir) Bu bağlamda; Poliçede belirtilen 290.000,00 TL teminat limitinden 125.000,00 TL 'nin ...'e sürekli maluliyet ve sürekli bakıcı giderleri olarak ödendiği, kalan 165.000,00 TL teminat limiti ile davalı sigorta şirketinin davacı eş ...’nin destek zararından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketi yönünden 27/12/2023 dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilebileceğinin ve (her ne kadar kazaya neden olan aracın ticari olduğu görülsede talebe bağlılık ilkesi gereği) yasal faiz işletilebileceğinin hukuki takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, 2- Kusur Yönünden; • ... plakalı aracın sürücüsü ...’ ün 100% oranında kusurlu olduğu, • Yaya ...’ in kusursuz olduğu, 3- Talep edebileceği destek zararı yönünden; Müteveffa ...’in 02.01.2021 tarihinde ölümünün bahse konu trafik kazası ile illiyet bağının olduğunun Sayın Mahkeme tarafından kabulü halinde ve o takdirde; 3.1- Davacı eş ...’in müteveffa eşi ...’in vefatı sebebiyle eşinin desteğinden yoksun kalması sebebiyle uğramış olduğu ... zararının 895.162,49.-TL olarak hesaplandığı, 3.2- Davalı Sigorta Şirketi tarafından Müteveffa ...’in dava konusu trafik kazası neticesinde yaralanması sebebiyle imzalamış oldukları poliçenin Sakatlanma ve Ölüm teminatından müteveffanın murislerine 125.000.-TL ödemiş olması sebebiyle kalan teminat limiti ile sınırlı olmak üzere 165.000.-TL ... zararından sorumluluğu bulunduğu, 3.3- Davacı eş ...’in bakiye (895.162,49.-TL toplam zarar– 165.000.-TL sigorta şirketinin sorumlu olduğu azami limit=) 730.162,49.-TL DYK zararı zararından (davalı sigorta şirketi hariç) diğer davalıların müşterek ve müselsilen sorumlu oldukları, Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK ’nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, görüş ve kanaatlerimizi saygılarımızla arz ederiz." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Davacı vekili 02.10.2024 tarihli sunduğu ıslah dilekçesiyle; davacının 895.162,49 TL, zararının (sigorta şirketi 165.000,00 TL. ile teminat limitiyle sınırlı sorumlu) sürücü ve işletenden 02.01.2021 ölüm, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren sadece işleten yönünden TİCARİ FAİZ, diğerleri yönünden yasal faiziyle beraber müştereken ve müteselsilen ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1.Adli Tıp İhtisas Kurulu 'nun 29.05.2025 tarihli İhtisas Kurulu Mütalaasında "04/01/2015 tarihinde araç dışı trafik kazası nedeniyle yaralandığı, 02.01.2021 tarihinde evinde öldüğü bildirilen Gani oğlu 1950 doğumlu ... hakkında düzenlenmiş olan dava dosyasının tetkikinde; 1-Adli dosyada kayıtlı bilgilerde; kişinin 04.01.2015 tarihinde araç dışı trafik kazası nedeniyle yaralanma ifadesi ile götürüldüğü hastanede yapılan muayanesi ve tetkikleri sonrasında, kafatasında kırık, beyin kanaması, kafa içi kanama, beyin doku harabiyeti tanısı ile hastaneye yatırıldığı, ameliyat edildiği, kanamanın boşaltıldığı, takiplerinde genel durumunun kötü seyrettiği, PEG ve trakeostomi açıldığı, oluşan beyin doku harabiyetine bağlı kollarında ve bacaklarında felç oluştuğu, yatalak kaldığı, klinik durumunda iyileşme olmadığı, 02.01.2021 tarihinde evinde öldüğü kayıtlı olduğu dikkate alındığında; Kişinin ölümünün; 04.01.2015 tarihinde araç dışı trafik kazası nedeniyle meydana gelen künt kafa travmasına bağlı kafatasında kırık ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve gelişen komplikasyonları (tetraplejik yatağa bağımlı olarak kalma, trakeostomili, peg li yaşama) ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu, 2-Kişinin 04/01/2015 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazası sonucu yaralanması ile 02.01.2021 tarihinde evinde ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu oy birliği ile mütalaa olunur." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
Mahkememiz dosyasına aktüerya bilirkişi ... tarafından sunulan 02.12.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "a) Kaza tarihinin 04.01.2015, kazazedenin vefat tarihinin ise kaza ile illiyetli olarak 02.01.2021 ve de davacı vekilinin iş bu davaya konu talebinin destekten yoksun kalma tazminatı olduğu dikkate alınarak, vefat tarihinden itibaren Destekten Yoksun Kalma zararı hesaplandığı, b) TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, c) Kaza tarihi itibariyle cari ZMMS Kişi Başı Ölüm ve Sakatlık Teminatının 290.000,00 TL, ... Şirketi tarafından yapılan 52.708,14 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesi sonrası ZMMS Kişi Başı Ölüm ve Sakatlık Teminatının bakiye 237.291,86 TL olduğu, d) Müteveffanın payının hesaplanarak devre dışı bırakıldığı, e) Dava dişi herhangi bir kurum/kuruluş tarafından davacı paydaşlara yapılan rücuya tabi herhangi bir ödemenin olmadığı 237.291,86 TL, Bakiye Teminat Limitini aşan zararının ise 853.156,53 TL olduğu, mütalaa olunmuştur." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.
Davacı vekili 15.01.2026 tarihli sunduğu ıslah dilekçesiyle; davacının 1.090.448,39 TL, zararının (sigorta şirketi 237.291.86 TL. ile teminat limitiyle sınırlı sorumlu) sürücü ve işletenden 02.01.2021 ölüm, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren; sadece işleten yönünden TİCARİ FAİZ, diğerleri yönünden yasal faiziyle beraber müştereken ve müteselsilen ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 04/01/2015 tarihinde davalılardan ...'ün sürücüsü, davalı ...'ün maliki olduğu ... plakalı aracın yaya konumunda olan davacının eşi ve murisi olan ...'e çarpması neticesinde davaya konu kazanın meydana geldiği, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacının eşi ve murisi olan ...'in kaza nedeniyle vefat ettiğinin, davacının, eşinin desteğinden yoksun kaldığının beyan edilerek destekten yoksun kalma tazminatı talepli bu davanın açıldığı, davalı sigorta şirketi ile araç sahibi davalı ... arasında düzenlenmiş kaza tarihini kapsar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğu, davacının murisi ve eşi olan ...'in 02/01/2021 tarihinde vefat ettiği, ... tarafından vefat etmeden önce davamıza konu trafik kazası nedeniyle yaralanması ve maluliyetine ilişkin olarak dosyamız davalılarına karşı ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası ile maddi ve menavi tazminat talepli dava açıldığı, yargılama sırasında ... vefat ettiğinden yargılamaya mirasçıları tarafından devam edildiği, ... vefat etmeden önce sigorta şirketi tarafından 125.000 TL tazminat ödemesi yapılarak poliçedeki teminat türleri ve limitleri yönünden araç maliki ve sürücüsünü de kapsar şekilde ... ile ibraname düzenlendiği, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasında sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin ibranamenin iptalini gerektirecek miktarda olmadığının tespit edilerek maddi tazminat talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve manevi tazminat talebinin kabulüne karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, mahkememizce kusur oranlarının tespiti ve talep edilebilecek tazminat miktarının hesaplanabilmesi için bilirkişi heyetinden 19/09/2024 tarihli raporun alındığı, alınan raporda ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu, yaya ...'in kusursuz olduğunun tespit edilerek tazminat miktarı yönünden hesaplama yapıldığı, kesinleşen ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan raporda da araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu oran üzerinden hesaplama ve değerlendirme yapıldığı, dosya içerisindeki deliller kapsamında kusur oranlarının tespiti yönünden alınan raporun mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, hükme esas alındığı, muris ...'in kaza anında vefat etmediği, kazadan uzun bir süre sonra vefat ettiği, ...'in tedavi evraklarının dosya içerisine alındığı, kaza ile ölümü arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının tespiti yönünden Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1.Adli Tıp İhtisas Kurulu 'nun 29.05.2025 tarihli raporun alındığı, raporda ...'in 04/01/2015 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazası sonucu yaralanması ile 02.01.2021 tarihinde evinde ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunun tespit edildiği, alınan bu raporun mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, alınan bu rapor doğrultusunda davacının destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, ilk heyetten alınan rapora karşı yapılan itirazların değerlendirildiği ve güncel veriler doğrultusunda hesaplamanın yapılması için yeni bir aktüerya hesap bilirkişisinden rapor alındığı, 02/12/2025 tarihli raporda davacının toplamda 1.090.448,39 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceğinin düzenlendiği, yapılan hesaplamalara ilişkin alınan bu raporun mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sunulan cevap dilekçesinde ... tarafından açılan davada ...'e ödeme yapıldığı ve ibraname düzenlendiği, ibraname kapsamında davalının sorumluluğunun kalmadığı beyan edilmiş ise de ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının ... tarafından yaralanma ve maluliyete ilişkin açılmış maddi ve manevi tazminat talepli dava olduğu, ibranamenin ... ile düzenlendiği, bu davada destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmekle dosyamız davacısının ibranamenin tarafı olmadığı bu nedenle Kemal Güvenle düzenlenen ibranamenin destekten yoksun kalma tazminatı talep eden dosyamız davacısı yönünden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı ancak ödenen bedelin teminat limitinden düşürülmesi gerektiği ibraname ile birlikte 125.000 TL ödeme yapıldığı ancak hangi tazminat kalemi yönünden ne kadar ödeme yapıldığının belirtilmediği, kesinleşen ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan raporda oranlama yapılarak 125.000 TL ödemenin 52.708,14 TL'sinin sürekli iş göremezlik-ölüm/sakatlık teminatına ilişkin olduğunun tespit edildiği, ölüm ve sakatlık teminat limitinin 290.000 TL olduğu, davacı vekilince 09/10/2024 ve 15/01/2026 tarihli ıslah dilekçesi olduğu belirtilen dilekçeler ile dava değerinin arttırıldığı, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, belirsiz alacak davalarında bir bedel arttırım ve bir ıslah hakkı bulunduğu, bu nedenle davacı vekilince sunulan dilekçelerinin birincisinin ıslah, ikinci dilekçenin ise bedel arttırım dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği, davacı tarafça sunulan dava dilekçesi ve bu dilekçelere karşı zamanaşımı itirazında bulunulduğu, davaya konu kaza nedeniyle ...'in vefat ettiği tespit edilmiş olmakla 2918 sayılı KTK'nun 109.maddesi ve TCK'nun 66.ve 85.maddesi kapsamında zamanaşımı süresinin 15 yıl olacağı, dava tarihinde ve ıslah dilekçesinin sunulduğu tarihte zamanaşımı süresinin dolmamış olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile; 1.090.448,35 TL tazminatın (Davalı ...Sigorta Şirketi yönünden poliçe yönünden poliçe bakiye limiti olan 237.291,86 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalılar ... ve ... yönünden 02.01.2021 tarihinden itibaren, davalı ... Şirketi yönünden dava tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile; 1.090.448,35 TL tazminatın (Davalı ... Şirketi yönünden poliçe yönünden poliçe bakiye limiti olan 237.291,86 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalılar ... ve ... yönünden 02.01.2021 tarihinden itibaren, davalı ... Şirketi yönünden dava tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 74.488,53 TL karar harcından peşin olarak alınan 269,85 peşin harç, 3.050,60 TL tamamlama harcı ve 667,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.987,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 70.501,08 TL harcın (Davalı ... Şirketi 'nin 12.221,96 TL'den sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 3.050,60 TL tamamlama harcı ve 667,00 TL tamamlama harcından oluşan toplam 4.257,30 harç bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 169.567,25 TL vekalet ücretinin (Davalı ... Şirketi 'nin 45.000 TL'den sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından işbu yargılama sebebiyle yapılan (posta, davetiye, bilirkişi ücretleri giderinden ibaret 20.009,25 TL ile ATK Fatura bedeli 4.650,00 TL ile ATK Fatura bedeli 900,00 TL 'den oluşan) toplam 25.559,25 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 31/03/2026