İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankadan kullandığı kredinin bir kısmını ödeyememesi üzerine hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığını ve müvekkilinin ipotekli evinin davalı banka tarafından satıldığını, daha sonra rehin açığı belgesi alınarak bu defa Antalya 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 64.329,28 TL üzerinden takip başlatıldığını, müvekkilinin dava tarihi itibariyle kalan borcunun 169.907,70 TL olduğunu, alacak miktarına, sözleşme ve ... Sayılı yasa'ya aykırı şekilde yıllık %72 temerrüt faizi işletildiğini, YHGK'nun 02.05.2019 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı içtihadında belirtildiği gibi müvekkilinin kullandığı kredilere uygulanan akdi faiz belirlenerek bunun %50 fazlasının temerrüt faizi olarak uygulanması gerektiğini, sözleşmede genel işlem koşullarının varlığının söz konusu olduğunu, sonuç itibariyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile dava tarihi itibariyle şimdilik 10.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili; davacı tacir olduğu için kredi sözleşmesinde edimler arasında dengesizlik olduğunu iddia edemeyeceğini, temerrüt faiz oranının sözleşmenin 4/2. maddesindeki gibi TCMB'na bildirilen en yüksek faiz oranının iki katı şeklinde yıllık %72 olarak uygulandığını, bunun yanı sıra ... Sayılı kanun hükümlerinin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın dayanak gösterdiği YHGK kararının belirtilenin aksine kendi iddialarını desteklediğini, sözleşmenin asli unsuru olan temerrüt faizine ilişkin maddenin genel işlem koşulu niteliğinde olmadığını savunmuştur.

Mahkemece, "... taraflar arasında 26/01/2015 tarihli 300.000,00 TL limitli çerçeve kredi sözleşmesi düzenlendiği, Beyoğlu 47. Noterliği'nin 10/05/2017 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacının kredi hesabı kat edilerek 09.05.2017 hesap kat tarihi itibariyle borç bakiyesinin 76.688,49 TL olduğuna ilişkin ihtarnamenin borçlunun sözleşmedeki adresine gönderildiği ancak ihtarnamenin tebliğ edilemediği, bu nedenle borçlunun icra takibinden önce 17/05/2017 tarihi itibariyle temerrüdünün gerçekleştiği, taraflar arasında düzenlenen çerçeve kredi sözleşmelerinin 4.2 maddesi uyarınca; davalı alacağına muacceliyet tarihinden temerrüt tarihine kadar aynı tür krediler için TCMB'na bildirilen cari akdi faiz oranı, temerrütten itibaren ise bu oranın %100 fazlası oranında temerrüt faizi uygulanacağının düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili 18/10/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını ıslah etmiştir.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen bedeller esas alınarak, davacının Antalya 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında 27.621,57 TL'lik işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığının tespitine" karar verilmiştir.

Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin 4. maddesinin 2. fıkrasında borcun zamanında ödenmemesi halinde TCMB'ye bildirilen en yüksek faizin %100'ü oranında temerrüt faizi uygulanacağının kararlaştırıldığını, müvekkili bankanın TCMB'ye sunduğu en yüksek faiz oranının davacının temerrüde düştüğü Mayıs 2017 tarihinde %36 olup, %100 fazlası olan %72 oranında faiz uygulanması gerekeceğini, faiz oranının tacir olan davacı açısından genel işlem koşulu olarak değerlendirilemeyeceğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.

Dava, takipten sonra İİK'nun 72. maddesi gereği açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekili mahkemeye sunduğu 18.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava miktarını 17.621,57 TL arttırarak, Antalya 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında 27.621,57 TL işlemiş faiz alacağı yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan 26.01.2015 tarihli 300.000,00 TL limitli çerçeve kredi sözleşmesi kapsamında davacıya ait taşınmaz üzerine ipotek şerhi konulduğu, borcun zamanında ödenmemesi üzerine davalı tarafından başlatılan Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı (Eski Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas) ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte taşınmazın satılarak paraya çevrildiği, ancak satış bedeli dosya borcunu karşılamadığı için bakiye kalan 63.710,00 TL'ye yönelik 09.03.2019 tarihinde Rehin açığı belgesi düzenlendiği, davalı vekili tarafından bu rehin açığı belgesine dayanarak Antalya 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, takipte asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren yılık %72 oranında faiz işletilmesi talep edildiği, taraflar arasında imzalanan 26.01.2015 tarihli sözleşmenin 4.2 maddesinde borcun zamanında ödenmemesi halinde temerrüt faiz oranının, davalı banka tarafından TCMB'na bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranının iki katı hesaplanarak belirleneceğinin kararlaştırıldığı, mahkemece aldırılan 17.10.2022 tarihli bilirkişi raporunun dosya içeriğiyle uyumlu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.886,82 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 472,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.414,82 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,

3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,

5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.31/03/2026
...