Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait ---------- plakalı araç ile davalı adına kayıtlı ---------- plakalı aracın 03.07.2023 tarihinde çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazanın ardından davacıya ait --------- plakalı araçta 466.801,43 TL hasar meydana geldiğini, hasar bedelinin kasko sigortasından karşılandığını, değer kaybının bilirkişi marifetiyle hesaplanmasının talep edildiğini, değer kaybı bedelinin davalıya ait aracın trafik sigorta poliçesini düzenleyen --------- başvuru yapıldığını ve kaza tarihi araç başı maddi teminat limitinin tamamı olan 120.000 TL tahsil edildiğini, davacıya ait aracın onarımının yaklaşık 70 gün sürdüğü ve bu süre içerisinde, hak mahrumiyeti oluştuğunu, bu süre içinde meydana gelen hak mahrumiyeti/kar kaybının şimdilik 500 TL reel değer kaybı tazminatı ile belirsiz alacak olarak ileride artırılmak üzere şimdilik 500 TL araç mahrumiyeti/kar kaybı tazminatı olmak üzere toplam 1.000 TL'nin davalıdan 03.07.2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı --------- vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava konusu --------- plakalı aracın her ne kadar müvekkil adına kayıtlı ise de kaza tarihinden önce 01.09.2021 başlangıç tarihli 36 ay süreli uzun dönem kira sözleşmesi kapsamında ----------Ş.’ye kiralandığını, bu nedenle aracın fiili hakimiyetinin ve ekonomik yararlanmasının kiracı şirkete geçtiğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. ve 85. maddeleri uyarınca işleten sıfatının kiracıda bulunduğunu ve müvekkilinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davanın bu nedenle husumetten reddinin gerektiğini, kazaya ilişkin olarak kaza tespit tutanağındaki kusur dağılımının doğru olduğunu, davacının %100 kusur iddiasının yerinde olmadığını, değer kaybı talebi bakımından sigorta şirketince yapılan 120.000 TL ödemenin mahsubunun gerektiğini ve bakiye zararın bulunmadığını, zarar hesabının Yargıtay kriterlerine göre bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini, araç mahrumiyet bedeli talebinin ise soyut olduğunu, davacıya ikame araç verilmiş olması halinde bu talebin tamamen reddi gerektiğini, ayrıca talep edilen sürenin makul onarım süresiyle sınırlı olması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın hem usulden hem esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı --------Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının talebini somutlaştırmadığını, davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddedilmesinin gerektiğini, davacının tamamen kendi kusurundan dolayı kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkilinin işleteni durumda bulunduğu araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, davacınının aracının kaç gün onarımda kaldığına dair bir belge veya evrak sunmadığını, bu nedenle bu talebin reddinin gerektiğini belirterek önceklikle usulden olmak üzere açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 12/02/2024 tarihli taraf değişikliğine ilişkin dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazasına karışan ve başlangıçta davalı olarak gösterilen aracın, davalı şirket tarafından uzun dönem kiraya verilmiş olması nedeniyle işleten sıfatının gerçekte ---------Ş.’ye ait olduğunu, bu durumun davalı araç malikinin cevap dilekçesi ve ekleri ile öğrenildiğini, bu hususun arabuluculuk aşamasında bildirilmemesi nedeniyle davanın yanlış hasma yöneltildiğini, bu durumun kabul edilebilir bir yanılgı ve maddi hatadan kaynaklandığını belirterek HMK m.124 uyarınca karşı tarafın rızası aranmaksızın iradi taraf değişikliği yapılması gerektiğini, kira sözleşmesi ve faturalarla işletenin kiracı şirket olduğunun anlaşıldığını, bu durumun öğrenilmesiyle davalı -----------Ş. ile arabuluculuk sürecinin tamamlandığını belirterek davalı tarafın çıkarılıp yerine gerçek işleten olan -----------Ş. şirketinin davaya dahil edilmesini, değişikliğin dürüstlük kuralına uygun olması nedeniyle çıkarılan davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, davanın yeni davalı yönünden devamına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava; trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebine ilişkindir.Uyuşmazlık; 03.07.2023 tarihli kaza nedeniyle davacının aracında bakiye değer kaybı oluşup oluşmadığı, aracın kullanamaması nedeniyle araç mahrumiyet bedeli talep edilip edilemeyeceği hususlarında toplanmaktadır.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktalarının tespiti ile tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, bilirkişiden rapor aldırılarak sonuca gidilmiştir.Uyuşmazlık konusu hakkında makine mühendisi bilirkişisinden alınan kök raporda özetle; 03.07.2023 tarihinde-------- iki aracın kavşakta çarpışması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında, her iki sürücünün kavşağa yaklaşırken hızlarını azaltmamak ve gerekli dikkat ve özeni göstermemek suretiyle kusurlu oldukları, sağdan gelen davacının aracına geçiş üstünlüğü tanınması gerektiğinden davalı araç sürücüsünün asli ve %75 oranında, davacı araç sürücüsünün ise tali ve %25 oranında kusurlu olduğu, davalı aracın uzun dönem kiracısı olan şirketin KTK m.85 uyarınca işleten sıfatıyla sürücünün kusuru oranında müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, davacı araca ilişkin hasar incelemesinde sol ön çamurluk, hava yastıkları ve mekanik aksamda ağır hasar bulunduğu, toplam hasar tutarının 466.801,43 TL olduğu, parça ve işçilik bedellerinin kaza tarihi itibariyle piyasa rayicine uygun ve kadri maruf olduğu, değer kaybı yönünden aracın --------- model, düşük kilometreli ve önceki hasarsız durumu, rayiç değeri (yaklaşık 2.728,891 TL), hasarın niteliği ve hasarlı parçalar dikkate alınarak çift yönlü hesaplama yöntemiyle 210.400,00 TL değer kaybı oluştuğu, davalının kusur oranına göre (%75) 157.800 TL değer kaybı tutarından sorumlu olacağı, trafik sigortasından ödenen 120.000,00 TL mahsup edildiğinde davacının bakiye 37.800,00 TL’yi davalıdan talep edilebileceği, hak mahrumiyeti yönünden aracın onarım sürecinin parça temin koşulları gözetilerek makul sürenin 40 gün olduğu, ikame araç teminine dair dosyada belge bulunmadığı, günlük 1.400,00 TL üzerinden toplam 56.000,00 TL kayıp oluştuğu ve davalının kusur oranına göre (%75) 42.000,00 TL'sinden sorumlu olacağı, sonuç olarak davalının 37.800,00 TL değer kaybı ve 42.000,00 TL hak mahrumiyeti olmak üzere 59.800,00 TL’den sorumlu olacağı yönünde rapor tanzim edilmiştir.Tarafların bilirkişi raporuna itirazları üzerine mevcut bilirkişiden ek rapor aldırılmış olup, özetle; Kusur hususunda kök rapordaki görüşün korunduğu, davacının aracının ---------- model olup kaza tarihindeki rayiç değerinin yaklaşık 2.730.000 TL olduğu, emsal hasarsız ve hasarlı araçlar arasındaki piyasa farkı esas alınarak %8 oranında reel değer kaybı hesaplandığında bu miktarın 218.000,00 TL’ye tekabül ettiği, sigorta şirketince yapılan 120.000,00 TL ödeme düşüldüğünde davalının kusuru oranında (%75) 43.500,00 TL değer kaybından sorumlu olacağı, hak mahrumiyeti hesaplaması yönünden de kök rapordaki hesaplamanın değişmediği, sonuç olarak davalının toplamda 85.500,00 TL (değer kaybı + hak mahrumiyeti) zararından sorumlu olacağı yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Davacı vekili bilirkişi ek raporu doğrultusunda, dava değer artırım dilekçesi ibraz ederek, tamamlama harcını yatırmıştır.Tüm dosya kapsamından; Kaza tarihinde davalı --------- şirketinin maliki olduğu --------- plakalı aracın uzun dönem araç kiralama sözleşmesiyle davalı ----------Ş.'ye kiraya verildiği, aracı işleten sıfatının --------Ş. olduğu, uyuşmazlık konusu iş ve işlemlerin fiilen ve hukuken davalı olarak gösterilen --------- tarafından gerçekleştirilmediği, bu haliyle davalı--------- yönünden pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davacının, dava açıldığı tarihte mevcut bilgi ve belgeler çerçevesinde yanılgıya düşerek davayı yanlış hasma yönelttiği, bu yanılgının yargılama sırasında toplanan delillerle giderildiği ve davacının gecikmeksizin taraf değişikliği talebinde bulunduğu anlaşılmakla, davacının taraf değişikliği talebinin 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesi kapsamında dürüstlük kuralına uygun ve kabul edilebilir nitelikte olduğu kanaatine varılarak, mahkememizce taraf değişikliği talebinin kabulü ile davanın davalı ---------yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; ayrıca HMK.'nın 124/4. maddesi uyarınca, davacının taraf değişikliğine sebebiyet veren hatasının kabul edilebilir nitelikte bulunduğu ve kusurunun ağır olmaması karşısında, davalı --------- yönünden yapılan yargılama giderleri ile vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulmamasına dair karar verilmiştir.Davalı ---------Ş. yönünden; 03.07.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumunda davalı ---------Ş.'nin işleteni olduğu --------- plakalı araç sürücüsünün %75 oranında asli kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün %25 oranında tali kusurlu olduğu, davalı ----------Ş.’nin işleten sıfatıyla KTK’nın 85. maddesi uyarınca sürücünün kusuru oranında meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın kazayla uyumlu olduğu ve onarım sonrasında aracın ikinci el piyasa değerinde azalma meydana geldiği, ek raporla emsal piyasa araştırmasına dayalı nispi yöntemle 218.000,00 TL olarak hesaplanan değer kaybının güncel ve piyasa verilerine uygun olarak belirlendiği, bu kapsamda davalının %75 kusuru oranında 163.500,00 TL değer kaybından sorumlu olduğu, sigorta şirketince yapılan 120.000,00 TL ödemenin mahsubu ile davacının davalıdan bakiye 43.500,00 TL değer kaybı alacağının bulunduğu, ayrıca aracın onarım süresinin makul olarak 40 gün olduğu, bu süre zarfında ikame araç temin edilmediğinin sabit olduğu, bu nedenle günlük 1.400,00 TL üzerinden hesaplanan 56.000,00 TL hak mahrumiyeti zararının %75 kusur oranına tekabül eden 42.000,00 TL’lik kısmından davalının sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın davalı ---------Ş. yönünden kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın davalı --------- Şti. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,

2-Davanın davalı ----------Ş. yönünden ARTIRILAN HALİYLE KABULÜ ile;
-43.500,00 TL reel değer kaybı bedelinin 03/07/2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı --------Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
-42.000,00 TL araç mahrumiyet bedelinin 03/07/2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı --------Ş.'den alınarak alınarak davacıya verilmesine,

3-Alınması gerekli 5.840,51 TL harçtan davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 1.713,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.126,66 TL'nin davalı --------Ş.'den tahsili ile hazineye irad kaydına,

4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85 TL. başvurma harcı, 1.713,85 TL peşin harcın toplamı olan 1.983,70 TL'nin davalı ---------Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 6.065,25 TL yargılama giderinin davalı ----------Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalı -----------Ş. tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,

8-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ----------Ş.' alınarak davacıya verilmesine,
9-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ----------Ş.'den tahsili ile hazine adına irad kaydına,

10-Davacının HMK.'nın 124/4. maddesi uyarınca taraf değişikliğine sebebiyet veren hatasının kabul edilebilir nitelikte ve kusurunun ağır olmaması karşısında, davalı --------- lehine yargılama giderleri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
Dair, davacının yüzüne karşı karşı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile---------- Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026