İstirdat

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı banka tarafından müvekkili aleyhine ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasından kambiyo senetlerine özgü icra takibine başlandığını, müvekkilinin davalıya böyle bir borcu bulunmamasına rağmen haciz baskısı altında dosya borcunu ödemek zorunda kaldığını, keşidecisi olarak davacı müvekkilinin gözüktüğü 30.11.2017 tanzim 05.02.2020 vade tarihli 50.000 TL bedelli senetin dava dışı... tarafından kullanıldığını, krediye teminat olarak davalı bankaya ciro edildiğini, akabinde borcun ödenmemesi üzerine banka tarafından icra takibine konu edildiğini, ödeme emrinin tebliği ile takipten haberdar olan müvekkilin derhal davalı banka ile irtibata geçtiğini, böyle bir senetin düzenlenmediğini, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiğini ancak olumsuz yanıt aldığını, bunun üzerine ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz ederek takibin durdurulması ve iptalini talep ettiğini, yapılan yargılama neticesinde mahkemenin 26.05.2021 tarih ... Esas ...Karar sayılı ilamı ile senetteki imzanın müvekkile ait olduğunun ispat edilememesi sebebi ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu kararın Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin ...Esas... Karar sayılı istinaf ilamı ile onanarak kesinleştiğini, böylece davacı müvekkilinin bu takip dosyasına dayanak senedin keşidece olmadığı senetten kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığının mahkeme kararı ile tespit edildiğini, müvekkiline ait ... plakalı traktörün tam da tarım takviminin yoğun olduğu yaz sezonunda haczedilerek yediemin otoparkına çekildiğini, haciz işlemleri sebebiyle müvekkil dosya borcunu ödemek zorunda bırakıldığını, bu haksız takip sebebiyle müvekkilinin ... Tic. A.Ş. nezdindeki alacağı olan 26.003,71 TL 20.04.2020 tarihinde davalı tarafından haczedilerek haksız bir şekilde tahsil edildiğini, yine haciz işlemleri nedeniyle iş yapamaz hale gelen müvekkilinin 06.11.2020 tarihinde haciz baskısı altında 40.948,73 TL ödemek zorunda kaldığını, icra dosyasına yatan bu paralar haricinde 17.07.2020 tarihinde dosya borcuna binaen banka vekiline elden 500 TL ödendiğini, müvekkilinin borçlu olmadığı halde haksız icra takibi ve haciz baskısı ile toplam 67.452,44 TL ödemek zorunda bırakıldığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile haksız olarak ödenen 67.452,44 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle beraber davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili banka ile dava konusu icra takibi borçlularından... arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi'ne istinaden...'ya yüklü miktarda kredi kullandırıldığını, söz konusu krediye ilişkin olarak 27/11/2017 tarihinde; yine usulüne uygun düzenlenmiş, bizzat davacı ...'nin kendi el yazısı ile doldurulmuş ve imzalanmış Kefalet Sözleşmesi düzenlendiği, yine aynı tarihte davacının eşi ...'nin kefalet sözleşmesi yapılmasına muvafakat ettiğini bildirir muvafakatnameyi imza altına aldığını, ayrıca davacı ... ve... tarafından dava konusu 30/11/2017 tanzim tarihli, 05/02/2020 vade tarihli, 50.000,00 TL bedelli senet tanzim edilerek müvekkili bankaya teslim edildiğini, müvekkili bankaya olan borcun ödememesi üzerine davacıya... 48.Noterliğinin ... Tarih, ... Yevmiye No'lu ihtarnamesi gerekse ödememe protestosu gönderilmiş olmasına rağmen davacı tarafından hiçbir itirazda bulunulmadığını, ardından ... 12. İcra Dairesi ...E. Sayılı dosyası ile 19/02/2020 tarihinde icra takibi başlatılmış devamında davacı-borçlu tarafından uzun bir süre sonra 06/11/2020 tarihinde dosya borcu ödenerek dosya kapatıldığını, Davacı tarafın talepleri icra dosyasına yapmış olduğu ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsilini yönünde olsa da dava dilekçesinin içeriğinden anlaşılacağı üzere davacının talebi doğrudan ... 12. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası üzerinden tahsil edilen tutarlara ilişkin olup icra tehdidi altında bu ödemeleri yaptığından bahisle davacının talepleri doğrudan istirdat davasının konusunu oluşturmakta olduğunu, davanın istirdat davası olduğu düşünüldüğünde öncelikle istirdat davasında yetkili mahkeme icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi olduğunu, dava yetkili mahkemede açılmadığı gibi istirdat davaları İİK gereğince 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, davacı tarafından 1 yıllık yasal süre içerisinde dava açılmadığı için iş bu davanın öncelikle süresinde açılmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmesini beyanla; haksız ve dayanaksız davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, İİK 72.maddesine göre icra takibinden sonra ödenen paranın istirdatı istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davaya konu senetteki keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 25/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;mukayese imzalarının kendi içinde son derece polimorfik olduğu ve aynı sayfadaki iki imzanın bile birbirinden farklı olduğu görülmektedir. Münker imza ile mukayese örnekleri arasında grafolojik tanı unsurları bakımından farklar olduğu gibi münker imzanın tek bir harften ibaret son derece primitif ve taklidi kolay bir imza olduğu da görüldüğünden münker imzanın aidiyetinin grafolojik olarak söylenmesinin sakıncalı olduğu kanaatine varılmıştır.

Mahkememizce verilen ara karar gereğince ATK raporu alınmasına karar verilmiş olup 04/06/2025 tarihli ATK raporunda özetle;İnceleme konusu senette ... adına atılı borçlu imzası ile ...'nin mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'nin eli ürünü olduğu hususlarını bildirir kanaat raporudur.
İİK 72/7. Maddesi uyarınca açılan istirdat davası olup sözkonusu madde; "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir." hükümlerini içermektedir.

Mahkememizce verilen ara karar gereğince 2. ATK raporu alınmasına karar verilmiş olup 19/12/2025 tarihli 2. ATK raporunda özetle; İnceleme konusu senette ... adına atılı imza ile ...'nin mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'nin eli ürünü olduğu hususlarını bildirir kanaat raporudur.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, İİK 72.maddesine göre icra takibinden sonra ödenen paranın istirdatı istemine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın ise, davaya konu senetteki keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığı noktasında toplandığı, davacının dosyaya ibraz ettiği ... 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna alacaklı tarafından itiraz edilmediğinden istinaf merci tarafından da inceleme yapılmadığı, bu açıdan mahkememiz dosyası yönünden kesin bir delil olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle imza itirazı doğrultusunda yeniden inceleme yapılması gerektiği anlaşılmakla imza incelemesine yönelik ATK'dan rapor aldırıldığı, ATK ve ATK genişletilmiş kuruldan alınan raporlarda "İnceleme konusu senette ... adına atılı imza ile ...'nin mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'nin eli ürünü olduğu hususlarını bildirir kanaat raporudur." şeklinde imzanın davacıya ait olduğunun istikrarlı olarak tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan inceleme, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında yapıldığından mahkememizce benimsenerek hükme esas alındığı, takip dayanağı kambiyo senetteki imzanın davacının el ürünü olduğu anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

1-DAVANIN REDDİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 1.151,92 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 419,92 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,

4-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

5-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan 5.900,00 TL (ATK raporu) yargılama giderlerinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,

6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde mahkememize verilecek veya gönderilecek dilekçe İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026