İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ----- arasında 05.09.2016 tarihinde acentelik sözleşmesi akdedildiğini, davacının ------ uzun yıllardır sigorta aracılık hizmeti verdiğini, sözleşme süresince kesilen kasko ve diğer poliçelerden davalıya gelir sağlandığını, davacının da prim geliri elde ettiğini, davacının tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve yaklaşık altı yıl boyunca davalının menfaatlerine uygun hareket ettiğini, davalı tarafından portföy dağılımının gerçekleştirilmediği gerekçesiyle önce ihtarname gönderildiğini akabinde 17.02.2022 tarihli ihtarname ile acentelik sözleşmesinin tek taraflı feshedildiğini, bu feshin kötü niyetli ve haksız fesih olduğu iddia edildiğini, davacının sözleşme süresince yaklaşık 6.500.000,00 TL üretim yaptığını, davalı şirket nezdindeki tüm iş ve işlemler ile e-posta yazışmalarının celbini, feshin haksız olduğunun tespiti ile TTK.nun 122. Maddesi uyarınca denkleştirme (portföy) tazminatı talep edildiğini, HMK.nun 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 1.000,00 TL'nin ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, tüm bu nedenlerle; feshin haksızlığının tespiti ile denkleştirme tazminatının (portföy kaybı tazminatı) HMK.nun 107. Maddesi gereği fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 1.000,00 TL'nin ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsilini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Dava Değeri Artırım Dilekçesi: Davacı vekili 19.01.2026 tarihli dilekçesi ile HMK M.107 uyarınca anılan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava değerinin artırımı yoluna gidilerek dava dilekçesinde 1.000,00 TL üzerinden ikame edilen tutarın 100.514,98 TL artırımı yapılarak toplamda 101.514,98 TL'nin fesih tarihi olan 17.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temrrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının haksız olduğunu, acentelik sözleşmesinin TTK m.121/1 “olağan fesih” hükümleri çerçevesinde haklı nedenle ve usulüne uygun feshedildiğini ayrıca usule ilişkin olarak, HMK.nun 121. Maddesi uyarınca davacı tarafça dilekçeyle birlikte belgelerin tebliğ edilmediğini, bu nedenle deliller tebliğ edilene kadar cevap ve delil bildirme haklarının saklı tutulmasını, taraflar arasında 02.09.2016 tarihli Yetkili Acentelik Sözleşmesi bulunduğunu, ---- Noterliğinin 05.09.2016 tarih, ------- numaralı vekaletnamesi ile davacı acentenin sigorta sözleşmesi yapma ve prim tahsiline yetkili kılındığını, davacı acentenin üretiminin şirket ortalamasının altında kaldığını, bu kapsamda 29.06.2021 tarih ---- sayılı yazı ile portföy dağılımının ve üretim hedeflerinin (örn. 2021 Ağustos-Eylül dönemi için Kasko (Filo dahil) 32.000,00 TL, Trafik 49.680,00 TL - 90.470,00 TL, Yangın (KOBİ*Kurumsal) 1.500,00 TL, Konut 1.600,00 TL, Sağlık 6.310,00 TL - 5.710,00 TL, Ferdi Kaza 550,00 TL - 700,00 TL, Nakliyat 700,00 TL, Diğer Kaza (Sorumluluk) 110,00 TL - 660,00 TL, ---- 480,00 TL; toplam 92.930,00 TL - 133.821,00 TL) davacıya ulaşmaması halinde sözleşmenin feshedilebileceğinin bildirildiğini, bu ihtarı takiben, ----Noterliği'nin 09.10.2022 tarih, ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile üç aylık ihbar süresi sonunda fesih bildirildiğini, ----. Noterliği'nin 17.02.2022 tarih, ----- yevmiye numaralı fesihnamesi ile sözleşmenin TTK m.121 uyarınca feshedildiğini ayrıca sözleşmenin 22. maddesi (süre/süresiz-fesih bildirimi), 23. maddesi (haklı nedenle fesih) ve 24. maddesi (diğer fesih nedenleri; üretim/TÜFE artış şartı, teknik sonuçlar ve bildirimle fesih) hükümlerine atıf yapılarak fesih dayanaklarının açıklandığını, Sigortacılık Kanunu m.23/16 hükmünün aktarıldığını, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın fesih yapması veya kendi kusuruyla feshin gerçekleşmesi halinde denkleştirme talep hakkının bulunmadığının belirtildiğini, TTK m.122 yönünden denkleştirme talebinin şartlarının somut olayda oluşmadığını, davacının müvekkiline önemli ve kârlı bir portföy kazandırmadığını, üretim performansının düşük olduğunu ve bu nedenle müvekkili lehine önemli bir menfaatin devamından söz edilemeyeceğini ayrıca davacının haksız fesih nedeniyle zarara uğradığı iddiasını ticari defterleriyle ispat etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, denkleştirme talebinin değerlendirileceği varsayımında, hesaplamada yalnız fesih sonrası müvekkili nezdinde devam eden poliçelerin dikkate alınması gerektiğini, Kanunen zorunlu trafik poliçelerinin ayrıştırılması ayrıca ileride yaşanacak müşteri kaybının da gözetilmesi ve tutarın hakkaniyete uygun belirlenmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
acentelik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı tazminat davasıdır. Taraflar arasında 02/09/2016 tarihinde belirsiz süreli acentalık sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin tek taraflı olarak davalı tarafından feshedildiği anlaşılmıştır.
Acentelik sözleşmelerinin sona ermesi ile acenteler tarafından talep edilebilecek denkleştirme tazminatının koşulları TTK'nın 122. maddesinin birinci fıkrasında; "müvekkilin acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesi, acentenin, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybetmesi, somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, tazminat ödenmesinin hakkaniyete uygun düşmesi şeklinde" düzenlenmiş, aynı maddenin son fıkrasında ise, denkleştirme tazminatının hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sözleşme ilişkilerinin sona ermesi halinde de uygulanacağı kabul edilmiştir. Belirli süreli acentelik sözleşmesinin süresinin sona ermesi veya belirsiz süreli acentelik sözleşmesinin, taraflardan birinin üç aylık ihbar süresine riayet ederek sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle sonlanması halinde acentenin denkleştirme tazminatı talep hakkı düşmemekte ancak müvekkil haklı nedenle sözleşmeyi feshetmiş ve haklı neden teşkil eden durum acentenin kusurundan kaynaklanmış ise, acentenin tazminat talep hakkı düşmektedir.--- Noterliği'nin 09.11.2021 tarih, ---- yevmiye numarası ile düzenlenen fesih ihbarı/azil bildiriminde; davacı ile imzalanan yetkili acentelik sözleşmesinin, 29.06.2021 tarihli ihtar yazısında belirtilen hedeflerin ve portföy dağılımının davacı tarafından gerçekleştirilemediğinin tespit edildiği gerekçesiyle taraflar arasındaki sözleşmenin 22. ve 24. maddeleri ile Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca feshedilmesine karar verildiği, sözleşmenin sona erdirilmesine yönelik işlemlerin başlatıldığı,--- Noterliği'nce 05.09.2016 tarihinde tasdikli ----- yevmiye numaralı acentelik vekaletnamesinin de feshedileceğinin bildirildiği fesih ihbarı içeriğinde yer almaktadır.
---- Noterliği'nin 17.02.2022 tarih, ----- yevmiyeli fesihname/azilnamesinin düzenlendiği, davacı ile 05.09.2016 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesinin, ----- yevmiye nolu acentelik vekaletnamesine ve ----. Noterliği'nce 09.11.2021tarihinde düzenlenen ----- yevmiye nolu fesih ihbarı/azil yazısına istinaden davalı tarafından tek taraflı olarak feshedildiği görülmüştür.
Ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemede; davacının 2017-2021 döneminde davalı şirket adına üretmiş olduğu toplam brüt primin 5.233.051,46 TL, net primin 4.741.811,99 TL ve komisyon tutarının 507.574,91 TL olduğu, buna göre yıllık ortalama komisyon tutarının 101.514,98 TL olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın sözleşmeyi feshetmesine dayanak haklı sebep sunamadığı, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmediği, davacının kusurundan kaynaklı sebep bulunmadığı, buna göre davacının tazminat talebinde haklı olduğu, itibar edilen bilirkişi raporuna göre davacının talep edebileceği tazminat tutarının 101.514,98 TL olduğu anlaşılmış olup davacı tarafça sunulan dava değer artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Davanın kabulüne; 101.514,98 TL'nin 17.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 6.934,49 TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harçtan ve 1.717,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 5.037,59 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.896,90 TL peşin ve tamamlama harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 179,90 TL başvurma harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 19.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.249,00 TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 21.454,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından 25,60 TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.