İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirket paslanmaz, demir çelik ürünleri işleme ve ticareti işi yapmakta olduğunu, piyasada tanınan ve saygınlığı olan bir firma olduğunu, müvekkil firma ile davalı taraf arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin faturadan kaynaklı davalıdan 14.400,00 TL. alacaklı olduğunu, haksız olan itirazının iptali ile takibin devamına 14.400,00 TL miktarlı alacağın takip fatura tanzim tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte borçludan tahsilini, haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine %20’ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, masraflar ve ücreti vekaletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın dayanağı, davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine başlatılan -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. Sayılı dosyası olduğunu, anılan icra dosyası incelendiğinde davacının; 14.400,00 TL alacak talep ettiği, bu talebin dayanağı olarak taraflar arasındaki sözleşme, fatura ve cari hesap kayıtları gösterilmiş fakat davacıya hesap kayıtlarında bahsi geçen ve bakiye olan bedel ödendiğini, bu sebeple davacının iddia ettiği şekilde bir alacağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, nitekim taraflar arasındaki ticari defterler ve cari hesap kayıtlarının incelenmesi neticesinde de müvekkilin, davacıya bir borcu bulunmadığını, davacının, müvekkilden bir alacağı olmadığının sabit olduğundan müvekkil hakkında açtığı işbu davanın haksız ve mesnetsiz olduğu sabit olduğunu, davanın reddine, açılan icra takibinin iptaline ve haksız ve kötü niyetli takip yapan davacı hakkında takip konusu alacağın %20 sinden az “olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.

Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.--------- İcra Müdürlüğünün --------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 12/11/2024 tarihinde asıl alacak ve faiz toplamı 17.746,81 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 18/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; davacı -------- Şti.'nin 2024 yılına ait ticari defterlerinin Vergi Usul Kanunu ve ilgili tebliğler uyarınca usulüne uygun tutulduğu, e-defter beratlarının süresinde alındığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı tespit edildiğini, davalı ---------- Şti. yönünden 2024 yılı defterlerinin usule uygun olduğu, ancak 2025 yılı Ocak dönemi e-defter beratlarının süresinde alınmadığı, 2025 yılı Aralık dönemine ait beratların ise süresinde olduğu görüldüğünü, davacı kayıtlarına göre cari hesap bakiyesi: davacı şirketin --------- numaralı cari hesabı esas alındığında; 2023 yılından 1.502,00 TL borç bakiyesinin devrettiği, 2024 yılı içinde düzenlenen faturalarla birlikte davalıya ait toplam satış tutarının 23.880,00 TL olduğu, aynı yıl içinde 10.920,00 TL tutarında ödeme kaydedildiği, 27.05.2024 tarihli 14.400,00 TL tutarındaki fatura sonrası davalı şirketin davacı nezdindeki borç bakiyesinin 14.462,00 TL olduğu tespit edildiğini, davalı kayıtlarına göre cari hesap bakiyesi: davalı şirket defterlerinde, 2023 yılından devreden herhangi bir bakiye bulunmadığı, 2024 yılı içerisinde davacı tarafından düzenlenen faturaların tamamının (toplam 23.880,00 TL) cari hesaba alacak olarak işlendiği, inceleme döneminde bu faturalara karşılık herhangi bir ödeme kaydının yapılmadığı, 2024 yıl sonu itibarıyla davacı lehine 23.880,00 TL tutarında alacak bakiyesinin bulunduğu, bu bakiyenin takip tarihi olan 13.11.2024 ve dava tarihi olan 28.12.2024 itibarıyla da değişmediği tespit edildiğini, taraf kayıtlarının karşılaştırılması: 2024 yılına ait faturalar bakımından taraf defterlerinde yer alan tarihler, numaralar ve tutarların birbirini doğruladığı, bu itibarla 23.880,00 TL'lik fatura toplamı yönünden taraf ticari defterlerinin uyumlu olduğu; buna karşılık, davacı defterlerinde görülen 1.502,00 TL devreden bakiye ile 10.920,00 TL ödeme kaydının, davalı defterlerinde karşılığının bulunmadığı, dolayısıyla bu kalemler bakımından taraf kayıtlarında farklılık bulunduğu tespit edildiğini, dava ve takibe konu edilen 14.400,00 TL asıl alacak: Davacı tarafından icra takibine ve eldeki davaya konu edilen 14.400,00 TL tutarındaki asıl alacağın, davacı defterlerindeki 27.05.2024 - tarihli ---------- numaralı faturaya tekabül ettiği, bu fatura ile cari hesap bakiyesinin 14.462,00 TL olduğu, bakiye içinde yer alan 62,00 TL'nin önceki dönemden gelen küçük bakiye farkı niteliğinde olduğu, icra takibinde yalnızca 14.400,00 TL'lik kısmın talep edildiği, bu itibarla davacının talep ettiği asıl alacak tutarının, cari hesap kayıtlarında yer alan söz konusu fatura tutarı ile muhasebe tekniği bakımından uyumlu olduğu tespit ettiğini, Faiz hesabı hakkında: Dava konusu alacağın doğumuna esas alınan 27.05.2024 tarihli tutarındaki fatura üzerinden; 27.05.2024 - 01.07.2024 tarihleri arasındaki 35 günlük dönem %44,25,01.07.2024-12.11.2024 tarihleri arasındaki 134 günlük dönem için %51,75 yıllık faiz oranı esas alınarak yapılan hesaplamada toplam 3.346,81 TL faiz tahakkuk ettiği, bu tutarın, icra takibinde talep edilen 611,01 TL + 2.735,80 TL işlemiş faiz toplamıyla örtüştüğü belirlendiğini beyan etmiştir. Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m: 6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m: 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m: 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m: 222/4)." hükümlerine amirdir.
Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, davada sadece asıl alacak miktarı üzerinden talepte bulunulduğu, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 14.462,00 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinde davacının düzenlediği tüm faturaların kaydedildiği, davacıya takip tarihi itibariyle 23.880,00 TL borçlu olduğu, davacı defterlerinde görülen 1.502,00 TL devreden bakiye ile 10.920,00 TL ödeme kaydının, davalı defterlerinde karşılığının bulunmadığı, dolayısıyla bu kalemler bakımından taraf kayıtlarında farklılık bulunduğu tespit edildiği, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 14.462,00 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davacının davasının kabulü ile: davalının --------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı takibe itirazın iptali ile, takibin 14.400,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek sureti ile devamına
Hükmolunan asıl alacağın %20si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine.

2-Alınması gerekli karar harcı 983,66 TL’den peşin olarak yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile 556,06 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 7.000,00 TL bilirkişi, 111,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 7.599,40 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 14.400,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

8-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026