Tazminat

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Davacı vekili; dava dışı sigortalı ... AŞ'nin 21/03/2014 - ... Sigorta poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, sigortalının müvekkil şirkete yapmış olduğu ihbar neticesinde yapılan incelemede, sigortalının fuar stand malzemelerini taşıması için anlaştığı davalının, sigortalı firmanın Afyon'daki tesislerine stand malzemelerini teslim ettiğini, teslimat sırasında nakliye aracının üzerindeki malzemelerin içinde bulunduğu demir karkastan yapılan dışı ahşap kaplı kutulardan 1 tanesinin tamamen kırıldığını ve 2.kutunun da ağır hasarlanıp kullanılmaz hale geldiğini, dijital baskıların bulunduğu paletin zarar gördüğünün ve hasarlandığının tespit edildiğini, yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde 9.007,75 Euro hasar belirlendiğini, ve bu tutarın sigortalıya 09/3/2015 tarihinde hasar tazminatı ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 9.007,75 Euro tazminatın ödeme tarihi olan 09/03/2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dava hakkının mevcudiyetinin sigortalısına geçerli bir ödeme yapmış olması halinde mümkün olduğunu, sigortalıya yapılan ödemenin ... ödeme olduğunu, bu nedenle davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, taşımaya ... hükümlerinin uygulanması gerektiğini, hasarın taşıma sırasında meydana gelmediğini, kendilerine usulüne uygun bir hasar ihbarı yapılmadığını, sorumlu oldukları kabul edilse bile sorumluluklarının ...'nin 23. maddesi kapsamında sınırlı olduğunu, kendilerinden istenilecek faizin de yıllık %5 olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece 17/11/2016 tarihli (2016/244-824 sayılı) kararla; davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısı ... AŞ'nin 21/03/2014 başlangıç, 21/03/2015 bitiş tarihli elektronik cihaz sigorta poliçesi ile sigortalandığı, dava konusu emtiaların hasarlanmasında ... AŞ'nin tam sorumlu olup, dava konusu hasar bedelinin 9.007,75 Euro olduğu, davacının davalıya rücu hakkı bulunduğu, ... m.17/1 hükmü uyarınca taşıma esnasında hasarlanan mallardan ... AŞ'nin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı istinaf başvurusu üzerine Dairemiz'in 12/04/2018 tarihli (2017/696 E. 2018/409 K. Sayılı) ilamı ile "...Taşınan emtianın taşıyıcıya hasarsız teslim edildiği de sabittir. ... 17/1 hükmüne göre taşıyıcı emtiayı teslim aldığı andan teslim edeceği ana kadar meydana gelen hasarlardan sorumludur. Emtianın taşıma esnasında farklı tırlara aktarıldığı anlaşılmaktadır. Davalı taşıyıcıya ... 30 kapsamında ihbarın ne zaman yapıldığı dosyadan anlaşılamamaktadır. Taşıma 03/11/2014 tarihinde yapılmış, ürünler teslim alındıktan sonra 05/11/2014 tarihinde tutanak tutulduğu ve fotoğraf çekildiği anlaşılmaktadır. (emtiayı teslim alanların kendi aralarında tuttukları ve çektikleri) Dosyada bulunan fotoğraflardan bir kısmının üzerinde 16/01/2015, bir kısmının üzerinde 23/09/2014 tarihi yazılıdır. Bazı fotoğraflarda ise tarih yoktur. Dosyada yer alan bir kısım fotokopilerin taşıma evrakları olduğu tahmin edilmekte ise de evraklar okunamamaktadır. Bu nitelikteki okunamaz fotokopilerden yola çıkarak davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise sorumluluğunun niteliği anlaşılamamaktadır. Taşıma belgelerinin okunaklı suretleri taraflardan ve taşıma yurt dışından Türkiye'ye yapıldığından ilgili gümrük idaresinden istenerek, davaya yol açan hasarın mahiyeti, hasara yol açan olayın kimin sorumluluğu tahtında nasıl ve surette gerçekleştiği tereddüte mahal vermeyecek tarzda belirlenmelidir. Okunamayan taşıma belgelerinden yola çıkılarak düzenlenen bilirkişi raporunun da denetlenebilir olduğunu kabul etmek mümkün değildir.Bu hususları karşılamayan okunamayan belgeler kapsamında yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş olması, delillerin toplanmadan ya da gereği gibi değerlendirilmeden hüküm kurulması anlamındadır..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece; 09/03/2015 tarihli ibraname mübrez olup, sigortalının ödeme nedeniyle hasardan kaynaklı rücu hakkını kayıtsız ve şartsız olarak davacıya temlik ettiği, davacının bu temlik nedeniyle aktif husumetinin bulunduğu, bilirkişi raporunda ve ekspertiz raporunda da tespit edildiği üzere hasarın sigortalı tarafından yükün kapalı kasa kamyondan açık kasa araca yüklenmesi talimatı sebebiyle forklifle yapılan kaba elleçleme, istifleme hatası ve bu nedenle bozulan ambalajlardan meydana geldiği, davalının kurtuluş beyinnesi getirdiği kural olarak taşıma sırasında meydana gelen hasarlardan sorumlu ise de hasarın meydana geliş şekli açık olup, ... 17/2 ve 17/4 uyarınca sorumluktan kurtulduğu, bilirkişi tarafından davalının nezaret görevi kapsamında bu hasarın meydana gelebileceğini basit bir değerlendirme ile önceden fark edebilmesinin teknik olarak ve fiilen mümkün olmadığının ve davalının müterafik kusuru bulunmadığının tespit edildiği, davacı tarafça ek rapora itiraz edilmeyerek davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili; taşıyıcının yol ve iklim şartları, ulaşım güzergahı ve ulaşım süresini en iyi bilen kişi konumunda olduğundan, göndereni bilgilendirme, istif ve ambalajın emtiayı yerine sağlam olarak ulaştırma mükellefiyeti nedeniyle doğru yapılıp yapılmadığını kontrol etme ve gözetme, yanlış istif ve ambalaj olması halinde bunu göndericiye bildirmekle yükümlü olduğunu, bu yükümlülüğüne aykırı davranışı sebebiyle meydana gelecek zarardan taşıyıcının doğrudan ve kusursuz olarak sorumlu olduğunu, taşıyıcının yükü teslim aldığı sırada yükün ve ambalajın görünürdeki durumunu kontrol yükümlülüğü bulunduğunu, taşıyıcının taşıma konusu eşyanın teslim tutanağına çekince koymaması halinde yükün ve ambalajın görünüş itibarıyla iyi durumda olduğunun varsayılacağını, ayrıca taşıyıcının gönderen tarafından yapılan yüklemenin aracın işletme gerekleri bakımından uygun olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğün de bulunduğunu, bu nedenle mahkemenin gerekçesine katılmanın imkansız olduğunu, davalı taşıyıcının eşyanın kendisine teslim edildiği andan, gönderilene teslim edilene kadar geçen süre içinde meydana gelen zıya ve hasardan sorumlu olduğunu, aksinin ispatının davalı üzerinde olduğunu, davalı tarafından kendisini sorumluluktan kurtaran hallerin ispat edilemediğini, bilirkişi raporunun davayı takip etmeyen diğer vekile tebliğ edildiğinden kazanılmış hak koşullarının oluşmadığını, her ne kadar bilirkişi raporunda davalının nezaret görevi kapsamında bu hasarın meydana gelebileceği basit bir değerlendirme ile önceden fark edilebilmesinin mümkün olmadığı ifade edilmiş ise de mahkemece müterafik kusura yönelik re'sen inceleme yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Dava, davacı tarafından sigortalanan emtianın davalı taşıyıcı tarafından taşınması sırasında hasara uğraması nedeniyle, sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığın ... Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususlarında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.
Sigortalıya ait stand malzemelerinin Berlin'den Afyon'a fuar dönüşü taşıması davalı tarafından üslenilmiş, emtiaların alıcıya tesliminde hasarlı olduğu tespit edilmiştir. ...'nin 17/1. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğranılan ziya, gecikme ve hasardan sorumludur. ...'nin 17/2 maddesi uyarınca, eğer kayıp, hasar ya da gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz. ...’nin 18/2. maddesi uyarınca, kayıp, hasar ve gecikmenin 17/2. maddede öngörülen nedenlerden birinden doğduğunu kanıtlamak taşımacıya aittir. Yine ...'nin 30. maddesi gereğince, hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden itibaren yedi gün içinde ziya veya hasarın taşıyıcıya ihbar edilmemesi halinde, taşıyıcının emtiayı sağlam olarak teslim ettiği hususunda karine oluşacaktır. ...'nin 17/2 maddesinde, yükün ambalajının kifayetsiz ya da ambalajsız olmasından veya araca hatalı istiflenip, sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından dolayı vuku bulan hasarlardan taşıyıcı sorumlu tutulamayacağı öngörülmüş olmakla birlikte, ambalaj, yükleme, boşaltma ve istifleme gönderici ve alıcıya ait olsa bile taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranarak nezaret görevi ve sorumluluğunun bulunduğu yerleşik yargı uygulamasıdır. Taşınacak emtianın ambalajsız veya ambalajının kifayetsiz olması ya da araca ve güzergaha uygun olmayan şekilde sabitlenmesi halinde taşıyıcı göndereni uyarmadan ve ...'nin 8 ve 9. maddelerine uygun olarak taşıma senedine çekince koymadan yükü teslim alır ve yükte bu sebepten hasar meydana gelirse, öncelikle zarara sebep olan hatayı taşıyıcının nezaret borcu esnasında kendi bilgisiyle fark edip edemeyeceğinin tespiti gerekecektir. Fark edebileceği durumlarda, hasar kifayetsiz ambalaj veya istif hatasından ya da yükün usulüne uygun bir şekilde sabitlenmemesinden kaynaklansa da zararın taşıyan ve gönderen arasında paylaştırılması ve taşıyıcıya müterafik kusur atfı gerekmektedir. Yükleme ve istif hatasının açıkça göründüğü hallerde, kusurun ağırlıklı bölümü gönderenin üzerinde bırakılır.
16/02/2015 tarihli ekspertiz raporunda "...Fuar bitiminde stand malzemelerinin ... firması tarafından söküldüğü ve aynı koliler içinde ambalajlandığı, ambalajlı ürünlerin ... firması tarafından Türkiye'ye nakledilmek üzere tıra tüklendiği, sigortalı yetkilileri beyanına göre stand malzemelerinin kapalı kasa tıra yüklendiğinin bildirilmesi üzerine, sigortalı firma yetkililerinin Türkiye'de depolarında tahliyeye uygun forkliftlerinin olmadığını, vinç ile indirme yapacaklarından dolayı bunu kabul etmediklerini ve açık kasa araca yüklenmesini istedikleri, muhtemelen bu sırada kapalı kasa araca yüklenen kolilerin alınarak açık kasa araca yüklendiği, bu aktarma sırasında ve nakliye süresince bazı ürünlerin kolilerinin, ambalajlarının bozulduğu, dağıldığı ve ürünlerin kolilerden taşarak kırıldığı, hasarlı parçaların nakliye içi yükleme sırasında veya seyir halinde iken hasarlandığı..." yönünde tespitte bulunulmuştur. Bilirkişi raporunda da hasarın, yükleme/aktarma sırasında forkliftle yapılan kaba elleçlemeden veya yükün açık araca güzergaha uygun bir şekilde istiflenip sabitlenmemesi nedeniyle nakliye sırasında ambalajlarının bozulması sonucunda oluştuğu tespit edilmiştir. Dosyadaki bilgilere göre fuar bitiminde stand malzemelerinin gönderen adına ... isimli firma tarafından ambalajlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı taşıyanın yetersiz ambalajlama ve sabitlemeden vuku bulan hasardan dolayı sorumluluğu bulunmamakla birlikte basiretli tacir gibi davranarak nezaret görevini gereği gibi yerine getirip getirmediğinin incelenmesi gerekmektedir.
Taşımaya konu stand malzemeleri, demir profilden yapılmış, etrafı ve üzeri ahşap malzeme ile kaplanmış büyük kutular içinde taşımaya verilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından gönderenin yaptığı ambalajlamanın sevkıyat sürecinde farklı oranlarda ortaya çıkacak salınımlara mukavemet edemeyeceği, ancak yükün dıştan muntazam göründen demir karkaslı ahşap kaplı kutular içinde taşınması nedeniyle davalı taşıyanın nezaret görevi kapsamında bu hasarın meydana gelebileceğini basit bir değerlendirme ile önceden fark edebilmesinin teknik ve fiilen mümkün olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bu durumda taşımaya demir karkaslı ahşap kaplamalı büyük kutu içinde verilen emtiaların, seyir esnasında salınımlar sonucunda ahşap sandık içerisinde hareket ederek birbirlerine çarpması ve içinde bulunduğu kutunun ahşap yüzeylerini de kırması sonucunda hasara uğradığı anlaşılmakla davalı taşıyanın istife nezarete ilişkin görevini ihlalden kaynaklanan müterafik kusurunun bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile kalan 651,30 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.01/04/2026