Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden

Kaynaklanan)

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların davalının maliki olduğu eczaneyi davacıya devretme konusunda anlaşmaya vardıkla rını, 08.11.2021 tarihinde mutabakat sözleşmesi yapıldığını, 50.000 TL kapora ödendiğini, 17.11.2021 tarihinde..... onaylı eczane devir tutanağının imzalandığı, devrin "...” adı altında demirbaşlarla birlikte ilaçsız olarak devredileceğinin düzenlendiğini, ödemelerin davalının banka hesabına yapıldığını, Sağlık Müdürlüğünün 21.12.2021 tarihli dilekçeye verdiği cevabi yazıda eczane hakkında muva-zaalı işlem yapıldığı yönünde kanaate varıldığının bildirildiğini, bu nedenle devir işleminin yapılamadığını, davalının devir işlemlerin de hileli davranışta bulunarak kendisine maddi ve manevi menfaat sağlarken müvekkilinin zararına hareket ettiğini, müvekkilinin devralamadığı eczane için aylık 30.000 TL kira ödediğini, davalının eylemlerinin TBK 112. madde kapsamında olduğunu beyan ederek taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshi ile ödenen paranın şimdilik 1.100 TL'sinin faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile ... Eczanesinin devri hususunda anlaştıklarını, davacının 325.000 TL ödediğini, 17.11.2021 tarihinde İlçe Sağlık Müdürlüğü ve Eczacılar Odası yetkililerinin katılımı ile eczane devir tutanağının imzalandığını, eczanenin devri sırasında davacıdan gizlenen bir durumun olmadığını, sözleşme devir tarihinde yasal, geçerli ve devre yetkili olduğunu, devirden önce devre konu eczanede tüm yasal zorunlulukları yerine getirerek faaliyet yürüttüğünü, mevzuat gereğin ce eczanenin kamu kurum ve kuruluşları için düzenlenen reçeteleri yapması için devir öncesinde tüm prosedürlerin yerine getirildiği ni ve kamu kurum reçetelerinin yapıldığını, ayrıca diyaliz ve kan ürünlerinin satışı sıra dahilinde yapılmakta olup Eczacılar Odası taraf-ından ... Eczanesinin bu sıraya alındığını, davacının devraldığı eczaneyi açmaması, ruhsat almaması ve kredi borçlarını ödeyememe sinden kendisinin sorumlu olamayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi 11/07/2023 tarih ve 2022/247 Esas- 2023/597 Karar sayılı kararında;"....Tüm dosya kapsamına göre davanın, taraflar arasındaki eczane devir sözleşmesi öncesi görüşmelerde davalının sorumluluğunun bulunduğu iddiasına dayalı eczane devir sözleşmesinin feshi ve ödenen paranın iadesi istemine ilişkin olduğu, uyuşmazlığa konu sözleşmeye ve davaya konu eczanenin gelir durumuna göre davanın ticari dava olup, Mahkememizin görevli olduğu, taraflar arasında 08.11.2021 tarihli adi yazılı belgenin bulunduğu, bu belgede davacının davalıdan dava konusu eczaneyi 325.000 TL karşıldığında devraldığının, peşinat olarak 50.000 TL'nin davalıya elden ödendiğinin belirtilerek belgenin taraflarca imzalandığı, taraflar ile İlçe Sağlık Müdürlüğü ve Eczacılar Odası temsilcisi eşliğinde 17.11.2021 tarihinde yapılmış eczane devir sözleşmesinde ise devir bedelinin 25.000 TL olarak gösteril -diği, dosyaya sunulan dekontlara göre davacı tarafından davalıya devir bedeli olarak toplamda 325.000 TL ödendiği, bu hususların uyuşmazlık konusu olmadığı, eczane devrine yönelik sözleşmenin yapılmasının ardından, davacı tarafça devir işlemlerinin tamam-lanması için mevzuatın öngördüğü işlemlerin yapılmasına başlandığı, taraflar arasındaki devri işleminin 13.12.2021 tarihli yazı ile muvazaa kanaati ile İl Sağlık Müdürlüğüne gönderildiği, 18.03.2022 tarihinde gerçekleşen İl Sağlık Müdürlüğü Muvazaa Değerlendir me Komisyonu Toplantısında dosyanın görüşüldüğü, taraflar arasındaki adi yazılı ve yetkililer eşliğinde yapılmış devir sözleşmeler -inin hiçbirinde fesih koşullarının düzenlenmediği, başka ifade ile fesih hakkının kullanılmasının sözleşmesel koşula bağlanmadığı, bu çerçevede feshin haklı ve geçerli olup olmadığının genel hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, Eczacılar Odası tarafından devre olumsuz görüş verilmesi nedeniyle davacı tarafından, Eczanelerin devir edilmesinde işlemleri, Eczaneler ve Eczane Hizmetleri Hakkında Yönetmelik hükümlerinde düzenlenen sürecin işletilmesinin gerektiği, bu sürecin ne kadar zamanda tamam-lanacağının açık olmadığı, sürecin sonunda devre onay verilip verilmeyeceğinin de belirsiz olduğu, davacının bu süre içerisinde eczaneyi işletemeyeceğinin açık olduğu, TBK'nun 32 maddesinde düzenlenen saik hatasının esaslı hata (temel hatası sayılabilme si) için taraflardan birinin sözleşme yapma arzusunun oluşmasına etki eden bir hususta yanılmış olması, hataya düşülen bu husu sun sözleşmenin yapılması için hataya düşen bakımından olmazsa olmaz niteliği haiz olması, iş hayatındaki dürüstlük kurallarının da hataya düşülen hususun sözleşmenin geçerliliğine etki etmesini haklı göstermesi gerektiği, somut olayda devir ve ruhsat işlem lerinin uzamasına sebep olan, dava konusu eczanenin açıldığı tarih ve öncesinden itibaren muvazaalı olduğu şüphesini içerir rapor lar ve denetimler, bu durum nedeniyle uzayan süreç, bu sürecin ne kadar zamanda tamamlanacağı, sürecin sonunda devre onay verilip verilmeyeceği konularındaki belirsizlik nedeniyle davacının işletip işletemeyeceğini bilmediği bir eczaneyi devralmak isteme-yeceğinin kabul edilmesinin gerektiği, buna göre davacının sözleşme yapılırken temel hatasına düştüğü, iradesinin sakatlandığı, davacının .......Noterliği'nin 28/12/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı fesih ihbarı ile bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iptal hakkını kullandığı, sözleşmenin feshine (iptal hakkının kullanıldığına) yönelik irade açıklaması tek taraflı, varması gerekli, bozucu yenilik doğuran hakkın kullanılması mahiyetinde olduğu, sözleşmenin feshine yönelik bu beyan davalıya vardığı anda devir sözleşmesini kurulduğu andan itibaren kesin hükümsüz hale getireceği ve artık tarafların aldıklarını iade borcu altına girecekleri, izah edilen gerekçeler ile davalının, aldığı ve ıslah dilekçesi ile talep edilen devir bedeli olan 225.000 TL ödemeyi davacıya iade borcu altında olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur . .."gerekçesi ile,
''1-Davanın KABULÜ ile, 225.000,00 TL'nin dava tarihi olan 05/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davalı istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporunun, eksik ve hatalı değerlendirmeler içermekte olduğunu eczacılık mesleğini icra eden sayın bilirkişi, eczacılar odasının süreçteki hata-usulsüz uygulamalarını halen eczacılık faaliyetini yürütmeye devam etmesi sebebiyle görmezden geldiğini, meslek hayatı boyunca 7 sene işlettiği .... ve 10 sene işlettiği .... için devir işlemi yaptığını, devir ettiği eczacılar muvazaalı olmadıkları için hemen eczanelerini açtıklarını ve çalıştıklarını, meslek hayatı boyunca 3 kere denetim geçirdiğini ve hiçbir ihtar veya ceza almadığını, davacı, ...'de merkezi yerde, hemen çalıştırmaya müsait, müşterisi hazır, cirosu yüksek ...Eezane sini elektronik demirbaş ve dolapları ile ve eczacılık prosedürüne göre ....'de eczane açma hakkının resmi kurumlar önünde devral dığını, davacı Eczacı ..., eczacı olduğu için eczane açma prosedürünü bilmesi gereken basiretli bir tacir olarak kabul edilmesi gerek tiğini, belirtilen konularda kusurunun olmadığı halde, eczanenin yasal bir engeli varmış ve bunu gizlemiş gibi konu ile alakası olma yan asılsız suçlama ile karşı karşıya kalmış bulunduğunu, davacının, zararın muhatabı konusunda hataya düştüğünü, davacı eğer bir zarara uğramış ise; bu talebin muhatabının o olmadığını, sonradan asılsız, gerçek dışı olduğu tespit edilen muvazaa iddiasını ileri süren, süreci haksız olarak uzatan kişi ve kurumlar olması gerektiğini, Kadıköy ... Eczanesini, 13.04.2021 tarihinde İl Sağlık Müdürlü ğü ve İstanbul Eczacı Odası Eczacılarının oy birliği izni ile alındığını ve 7 ay işletmiş bulunduğunu, bu süre içinde eczane yasal olma sa eczanesinde denetim yapılacağı, ve eczanenin kapatılacağını, İstanbul Eczacı Odası, davacı/cczacı ...'nin kendisi hakkında muva zaa kanaati nedeniyle ... Eczanesini işletme hakkını vermediğini, bu durumda davacının yapması gercken kendi hakkını aramak iken, onu hedef aldığını, şikayet ederek dava açtığını, soruşturma geçirmesine sebep olduğunu, soruşturmada kusursuz olduğunun Sağlık Bakanlığı tarafından da tespit edildiğini, bu davanın dayanağı, ... Eczanesinin muvaazalı olarak işletilmesi ise Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihazlar Kurumu Muvaaza Değerlendirme Komisyonu'nda Sağlık Bakanlığı Eczacıları ve Türk Eczacılar Birliğinin Eczacıları tarafından yapılan inceleme sonunda 28.12.2022 tarih ve ..... sayılı karar ile ... Eczanesinin muvaazalı olmadığının tespit edildiği halde neden davanın kabulüne karar verildiğini, muvazanın söz konusu olmadığı resmi yazı ile mahkemeye bildirildiğini, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dayanaksız ve yanlış olduğunu, davacı çok uygun fiyatla aldığı ... Eczanesine ait elektronik demirbaş ve dolapları işletme hakkını alamadığından bahisle 100.000 TL gibi düşük bedelle sattığını ileri sürdüğünü, bilirkişinin de bu iddianın davacının beyanının tartışılmaz bir gerçekmiş gibi bedelden mahsup edildiğini, bizzat davacı tarafından kendisine teslim ettiği eşyaların listelendiğini, bu liste üzerinden mahkemece rayiç değer incelemesi yapılmadan, belirtilen eşyaların değerlerinin tespiti bakımından hiçbir uzmanlığı bulunmayan cezacı bilirkişinin keyfi kıymet takdirine mahkemenin itibar etmesinin yanlış olduğu nu, davacı tanığının ifadesinde eşyaların 105.000 TL'ye satıldığını beyan ettiğini, davacı/eczacı ..., 01.12.2021 tarihinde teslim ettiği eczanedeki bütün elektronik demirbaş ve dolapları eczane demirbaş listesi yapıp fotoğrafları ile birlikte internet ortamında 110.000 TL'ye satışa koyduğunu, bilgilerin mahkeme dosyasında olduğunu, bu beyan ve hususların bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçe sinde değerlendirilmediğini, dolayısıyla mahsup edilmesi gereken tutarın tespitinin de hatalı ve usulsüz olduğunu, Mahkemece hatalı hukuki değerlendirme yapıldığını; mahkeme gerekçesinde; ''Yönetmelik hükümleri gereğince sorunun halledilmesi için buşvuru sürecinin, davacı tarafından işletilmesinin gerektiği...” ifade edildiği halde süreci işletmeyen davacının değil de onun bir kusuru varmış gibi sonuca ulaşarak çelişkili bir durum yarattığını, Yerel mahkemenin, davacının dayanmadığı olgu ve hukuki sebep leri gerekçe göstererek hatalı olarak saik yanılması sebebiyle davanın kabulüne karar verdiğini, hukuki kavramları birbirine karıştırdı ğını, en önemli ayrıntıyı gözden kaçırdığını, Mahkemenin, "eczanenin devredildiği tarihte ve öncesinde hakkımda başlatılmış, yürütül-mekte olan bir muvazaa soruşturması varmış da davacı bunu bilmediği yahut benim tarafımdan bu durum gizlendiği için sözleşmeyi imzalamış ve böylece davacı bakımından saikte hata (yanılma) oluşmuş" gibi bir sonuca ulaştığını, sözleşme öncesinde ve sırasın da kesinlikle böyle bir ihtilaf olmadığı halde mahkeme, “varlığı-yokluğu sözkonusu bile olmayan bir konuda davacının hataya düştü ğü" sonucuna ulaştığını, zira daha önceki dilekçelerinde belirttiği gibi, muvazaa olgusu devir sonrasında T.Eczacılar Odası tarafından gündeme getirildiğini, yargılama sürecinde de bunun varit olmadığı kesin bir şekilde yetkili merci (Sağlık Bakanlığı) tarafından belir-lendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedilen eczanenin devri sözleşmesinden davacı tarafından dönülmesi sebebiyle ödenen bedelin davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucun da davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 5/1 ve 5/2 maddesi "Serbest eczaneler, eczacılık yapma hakkını haiz bir eczacının sahip ve mesul müdürlüğünde yönetmelikte belirlenen belgelerle il sağlık müdürlüğünce düzenlenmiş ve valilikçe onaylanmış bir ruhsatname ile açılır. Ruhsatname konusunda meydana gelecek sorunların çözüm yeri Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumudur. Eczane açmak, devretmek veya başka bir yere nakletmek isteyen eczacılar, bulunduğu ilin sağlık müdürlüğüne dilekçe ile başvurur. Eczane açmak isteyenlerin belgelerinin tam olması hâlinde ruhsatname düzenlenir. Düzenlenen ruhsatnameler Sağlık Bakanlığına, Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumuna ve Türk Eczacıları Birliğine bildirilir. Eczaneler için belediyeden ayrıca bir iş yeri ruhsatı alınması ve belediyeye harç ödenmesi gerekmez. (Ek cümle: 2/1/2014-6514/35 md.) Eczaneler için ayrıca başka herhangi bir kurum veya kuruluştan kayıt veya onay belgesi aranmaz." hükmünü içermektedir. 12/04/2014 tarih ve 28970 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik'in "Eczanenin Devri" başlıklı 18. Maddesi "(1) Bir eczanenin başka bir eczacıya devri işlemleri, il sağlık müdürlüğünce görevlendirilen bir yetkili ile eczacı odası yetkilisi huzurunda tanzim olunacak bir tutanak ile yapılır." hükmünü, "Eczane açılması için gerekli belgeler" başlıklı 10. Maddesi " (Değişik: RG-28/3/2016-29667) Yerleştirme neticesine göre eczane açabilecek eczacılar, ilân tarihinden itibar en en geç doksan gün içerisinde, ilk başvuruda elektronik olarak girilen belgelerin asılları ile aşağıdaki belgelerle ilgili il veya ilçe sağlık müdürlüğüne başvuruda bulunur: a) Eczacı odası kayıt belgesi, b) Eczane olarak kullanılacak yerin mimar veya mühendis tarafından hazırlanmış krokisi ile eczacılık ile ilgili kanunlara uygunluğu hususunda bölge eczacı odasının hazırlayacağı rapora istinaden il sağlık müdürlüğünce yerinde kontrol edilerek tasdik edilmiş rapor, c) Yapı ruhsatı belgesi veya yapı kullanım izin belgesinin onaylı sureti ya da bağlı bulunduğu belediye tarafından dükkân veya işyeri olarak kullanılabileceğine dair resmî belge. (2) Mücbir sebep olmaksızın süresinde başvuruda bulunmayan veya eksik evrak teslim eden eczacı, yerleştirmeden doğan eczane açma hakkını kaybeder ve bir sonraki Kurum ilânında yerleştirme başvurusunda bulunamaz. (3) Başvurunun il sağlık müdürlüğü tarafından bölge eczacı odasına bildirilmesinden sonra açılması düşünülen eczane ve eczacı ile ilgili olarak bölge eczacı odası taraf ından 11 inci madde hükümlerine göre muvazaa değerlendirmesi yapılır. (4) Kanunun geçici 3 üncü maddesi gereğince herhangi bir kritere tâbi olmaksızın eczane açma, nakletme ve devretme hakkını hâiz eczacılar ile eczane devir alacak olan eczacıların, bu haklar -ını kullanırken Kurum tarafından eczane açılabilecek yerlerin ilânını beklemesi gerekmez. Bu eczacılar, Kurum tarafından yapılan ilânlardan etkilenmeden eczanenin açılması için gerekli belgeleri, eczanenin açılacağı yerin il veya ilçe sağlık müdürlüğüne teslim ederler. Eczacının Kanunun geçici 3 üncü maddesi gereğince eczane açma, nakletme ve devretme hakkının olup olmadığı Kuruma ait sistemden doğrulanır." hükmünü, yine "Muvazaa değerlendirmesi" başlıklı "11. Maddesi (Değişik: RG-14/3/2023-32132)(1) Eczacının eczane açılış ve nakil başvurusunun il sağlık müdürlüğünce ilgili eczacı odasına tebliğinden itibaren on beş iş günü içeri-sinde bölge eczacı odası yetkililerince hazırlanan muvazaa değerlendirme raporu, somut bilgi ve belgelerle birlikte il sağlık müdürlü -ğüne verilir. İl sağlık müdürlüğü yetkililerince muvazaa konusunda bölge eczacı odası raporunun verildiği veya belirtilen sürenin dol-duğu tarihten itibaren on beş iş günü içerisinde karar verilir. İl sağlık müdürlüğü veya bölge eczacı odasından herhangi biri muvazaa iddiasında bulunduğu takdirde muvazaa konusu, il sağlık müdürünün ya da uygun göreceği müdürlük yetkilisinin başkanlığında, il sağlık müdürlüğü ve bölge eczacı odası tarafından görevlendirilen yetkililerden oluşan Muvazaa Değerlendirme Komisyonu tarafın dan değerlendirilir ve muvazaa konusunda karar verilir. Komisyonun teşekkülü ile çalışma usûl ve esasları Kurum tarafından belir lenir. (2) Faaliyette olan eczanelerle ilgili muvazaa şüphesinin bulunması durumunda muvazaa değerlendirmesi birinci fıkra doğrul -tusunda Muvazaa Değerlendirme Komisyonu tarafından gerçekleştirilir. Kurumca belirlenecek usûl ve esaslar doğrultusunda, dos -yanın Kuruma gönderilmesine Komisyonca karar verilmesi halinde, dosya belgeleriyle birlikte Kuruma gönderilir. Kurumca, müfettiş marifetiyle yapılacak inceleme ve denetim sonucunda düzenlenen raporun neticesi uygulanmak üzere il sağlık müdürlüğüne bildirilir." Ruhsatname düzenlenmesi" başlıklı 12. Maddesi İl sağlık müdürlüğü tarafından Kurumca ilân edilen yerleştirme neticesi ne göre yapılan başvurular incelendikten ve değerlendirmeler yapıldıktan sonra gerekli harçların ilgili tarafından yatırılmasını takiben eczane ruhsatnamesi düzenlenir ve valilikçe onaylandıktan sonra eczacıya verilir. Düzenlenen ruhsatnameler her ayın sonunda düz-enli olarak Kuruma ve Türk Eczacıları Birliğine bildirilir. (2) Düzenlenen ruhsatnameler en geç otuz gün içerisinde eczacılar tarafından mücbir sebepler haricinde teslim alınmadığı takdirde iptal edilir.(3) Ruhsatname konusunda meydana gelecek sorunlar Kurum tarafından çözümlenir." hükmünü içermektedir. Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri ışığında somut olaya dönüldüğünde, tarafların eczacı olduğu, davalı tarafından işletilen ... Eczanesinin davacıya 325.000,00 TL bedel karşılığında ilaçsız olarak ekli fatura daki demirbaşlar ile birlikte davacıya devri hususunda anlaşıldığı, devir bedelinin davalıya ödendiği, dava konusu eczanenin "Eczane Devir Tutanağı" ile davalı tarafından davacıya devredildiği, devir tutanağında tarafların, İlçe Sağlık Müdürlüğü yetkililerinin, Eczacı Oda sı Temsilcilerinin imzalarının ve Kadıköy Sağlık Müdürünün kaşe ve imzasının bulunduğu, bu haliyle devir sözleşmesinin yönetmeli -ğe uygun olduğu, eczanenin fiilen de davacıya teslim edildiği, davacı tarafından eczanenin devir alınmasına ilişkin dilekçenin İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'ne ibraz edilmesi üzerine İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından davacıya vermiş olduğu cevabi yazıda, "TEB 1. Bölge Müdürlüğü İstanbul Eczacı Odası'nın 13/12/2021 tarih ve 8450 sayılı yazısı ile muvazaa kanaati bildirilmiş olması ve söz konusu yazıda faaliyette olan ... Eczanesi'nin de muvazaalı olduğu yönünde iddiaların yer alması sebebiyle Muvazaa Değerlendir-me Komisyon'larının Teşekkülü ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönergesi'nin 7. Madde 13. Fıkra "Eczanenin nakli ve devrine ilişkin başvurularda, devir ya da nakil edilmek istenen faaliyetteki eczaneye ilişkin muvazaa şüphesi varsa öncelikle bu şüphenin bu Yönerge kapsamında muvazaa yönünde değerlendirme ve incelemesinin yapılması gerekmektedir.” hükmü gereğince Ecz....'nin sahip ve mesul müdürlüğünde bulunan ... Eczanesi hakkında, Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik'in 11. Maddesi ve 14.03.2016 tarih ve .... sayılı Muvazaa Değerlendirme Komisyonlarının Teşekkülü İle Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönergesi doğrultusunda muvazaa incelemesi başlatılmıştır. Eczane devir alma talebiniz ... Eczanesi hakkındaki muvazaa incelemesinin sonlanmasının ardından değerlendirilecektir." şeklinde cevap verildiği, bu yazıya istinaden davacı tarafından davalıya gönderilen ...... Noterliği'nin 28/12/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalının eczane ile ilgili muvazaalı işlemler yaptığı gerekçesiyle sözleşmenin feshedilerek ödenen bedelin talep edildiği, muvazaa incelemesi sonucunda Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun 28/12/2022 tarihli kararı ile dava konusu eczanenin faaliyetine ilişkin muvazaalı olmadığı yönünden karar alındığı anlaşılmıştır. Yukarıdaki yasal mevzuatta açıkça görüleceği üzere eczane açılışı, devir ve naklinde eczanenin faaliyete başlaması ve ruhsat verilmesi için muvazaa değerlendirilmesi yapılmasının zorunlu yasal şartlardan biri olduğu, dava konusu eczane için de bu değerlemenin yasal prosedür gereğince ve ayrıca bu hususta iddia bulunduğu belirtilerek yapıldığı, ancak iddiaya ilişkin somut bir delil sunulmadığı gibi değerleme sonucuna muvazaalı olmadığına dair karar verildiği, daha önce davalının eczaneleri hakkında açılış, devir, nakil veya iddia üzerine yapılan muvazaa değerlendirmelerin hepsinde dosyaların kaldırılmasına ve eczanenin faaliyete geçmesine karar verildiği, önceki muvazaa değerlemelerine ve somut olaya ilişkin eczanenin muvazaalı olduğuna ve bu hususun davalı tarafından davacıdan saklandığına ve davacının aldatıldığına ilişkin somut bir delil sunulmadığı, davalı tarafından eczanenin hukuken ve fiilen davalıya devredilmek suretiyle ediminin ifa edildiği, eczane devrinden sonraki prosedürün eczanenin faaliyete başlaması için davacı tarafından yasal mevzuat gereği yapılması gereken prosedür olduğu, davacının bir eczacı olarak bu yasal prosedürü bilmemesinin kabulünün mümkün olmadığı ve bu hususu bilerek/bilmesi gerekerek eczaneyi devir aldığı, bu durumda davacı tarafından ancak söz konusu yasal prosedürler tamamlandıktan sonra işletme izni verilmemesi sebebiyle eczanenin fiilen işletilmesinin mümkün olmaması halinde bu husus haklı sebep gösterilmek suretiyle sözleşmenin feshedilebileceği, buna rağmen davacı tarafından yasal prosedürler yerine getirilmeden ve süreç beklenmeden eczanenin muvazaalı işlem yaptığı gerekçesiyle sözleşmeden dönmesinin haklı sebebe dayanmadığı gibi muvazaaya dair somut bir delil ve karar olmadığından aldatma halinin de söz konusu olmadığı, bunun yanında davalı tarafından kendi ediminin ifa edilmesi sebebiyle borçlunun temerrütü halinde uygulana -cak sözleşmeden dönülerek ödenen bedelin iadesinin talep edilmesinin de yasal olarak mümkün olmadığı anlaşılmakla Mahkeme -ce bu hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken somut olaya uygulanması gereken yasal mevzuat hükümleri değerlendirilmeksizin ve davacı tarafından ileri sürülmemesine ve somut uyuşmazlıkta uygulama yeri olmamasına rağmen hata hükümlerine dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Sonuç olarak, davalının istinaf başvuru-sunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK' nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurul-masına karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,
İstanbul . .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../07/2023 tarih ve 2022/.... Esas-2023/. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,

2-Davanın REDDİNE,

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:

3-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın, davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 3.284,00 TL ıslah harcı toplamı olan 3.364,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.632,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

7-Bakiye gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN:

8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

9-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,

10-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri 400,00 TL toplamı 1.138,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

11-Bakiye gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine,

12-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay' da temyiz yolu açık olmak üzere 02/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.