.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

İDDİALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında temel kazımı ve bina yıkımı konusunda anlaşılmış olup; icra takip dosyasına konu ve dava dilekçesine Ekli faturalar tahsil edilemeyince; müvekkili şirket adına .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını ve borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini, davalı tarafından yapılan itiraz ile ilgili olarak dava açmadan önce Ticaret Kanunu'ndan doğan zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu neden ile davalının haksız ve kötüniyetli itirazının iptali gerektiğini, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında, davalı şirketin 19.470,00.TL müvekkili şirkete borçlu olduğunun anlaşılmış olduğunu; icra takibi öncesi ve sonrasında davalı borçlunun borcunu ödememekte ısrar ettiği beyanları ile.... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptalini ile takibin devamını, itiraz haksız olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalı ile davacının sadece bir kez iş yaptığını, ... tarihli fatura bedelinin ödendiğini, ayrıca faturaların hepsi kapalı fatura olduğunu, faturaların alt kısımları alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafça kaşelenip, kaşe üzerleri imzalandığını ve kapatıldığını, bu faturalardan müvekkilin haberi olmamakla birlikte kendisine bunca yıldır hiçbir şekilde tebliğ edilmediğini, davacı tarafın maddi olarak sıkıştıkça bir çok kişiye aynı şekilde uydurma faturalar düzenleyip alacağı olduğunu iddia ederek para kazanmaya çalıştığını, açıklanan nedenlerle öncelikle borçlu olmadığının tespiti ile davanın reddini, davanın zamanaşımı yönünden reddini, haksız ve mesnetsiz yasal ve somut dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; celp edilen icra dosyası ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde takip dayanağı faturaların tamamının kapalı fatura olduğunu, kapalı faturanın ticari teamüllere göre bedelinin ödendiğinin kabulü gerektiğini, davacı tarafından, davalı adına tanzim edilmiş ... tarih ve ... seri numaralı, ... tarih ve ... seri numaralı toplam 12.980,00.TL tutarındaki faturaların davalı ticari defter kayıtlarında yer almadığı ancak kapalı faturalar olması nedeniyle bedelinin ödenmediğini kanıtlama yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, ... tarih ve ... seri numaralı 7.080,00.TL tutarlı kapalı faturanın ise peşin ödeme kayıtlı olarak kayıtlarda mevcut olduğu, davalı ticari kayıtlarına göre davalının davacıya borcunun bulunmadığını, davacının ticari defter kayıtlarında da tüm faturaların kapalı olup, bedelinin peşin olarak tahsil edildiğine dair kayıtların yer aldığını, bu itibarla takibin haksız olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf talebi ile; ... tarihli raporun 2 numaralı kısmında HMK md. 279/4 kapsamında kendi yetki ve uzmanlık alanının sınırlarını aşarak hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunduğunu, ispat yükünün hangi taraf üzerinde olduğunun takdiri bilirkişinin değil mahkemenin görevi olduğunu, raporda müvekkili tarafından takibe konu edilen 3 adet faturanın kapalı fatura olarak tanzim edildiği ifade edilmiş olsa da müvekkili şirketin muhasebecisi tarafından "sehven" kapalı fatura biçiminde düzenlendiğini, bilirkişi raporunun 4. kısmında takibe konu edilen 3 adet faturadan doğan toplam borcunun olduğunun ifade edildiğini, müvekkili şirkete ödenmesi gereken hizmet bedeline dair herhangi bir ödeme yapılmamasından bahsedilmediğini, bilirkişi raporunda ifade edilen bedellerin nakit olarak ödenmesinin mümkün olmadığını, davalı bile cevap dilekçesinde müvekkili şirkete olan borcun bir kısmının hurda ve demirlerle ödendiğini iddia etmesine rağmen bilirkişi raporunda borcun tamamının nakit olarak ödendiğini söylemesinin ve tespitinin hatalı olduğunu, davalının borcunu hurda ve demirlerle ödediğini beyan etmek suretiyle artık ispat yükünün davalı tarafa geçtiğini, bu nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulü ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ve ... tarihli davanın reddine dair kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talep doğrultusunda davanın tümden kabulüne karar verilmesini, bu mümkün değilse “İlk derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak, dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, ayrıca inceleme neticesine kadar icranın geri bırakılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, faturadan kaynaklanan borcun tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; takibe dayanak teşkil eden faturaların kapalı fatura olup olmadığı ve bu çerçevede faturaya konu mal bedellerinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
HMK’nun 190. maddesinde,“İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” hükmü yer almaktadır.
Takibe dayanak teşkil eden faturanın altının, faturayı tanzim eden tarafından kaşe vurularak imzalanması, o faturanın kapalı fatura olduğuna ve fatura bedelinin ödendiğine karine teşkil eder.Somut olayda, takibe dayanak 3 adet faturanın alt kısmı faturayı düzenleyen davacı tarafından imzalanmıştır.Bu sebeple faturaların kapalı fatura olduğu anlaşılmaktaktadır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, dava konusu faturaların kapalı fatura niteliğinde olduğu, bu niteliği itibariyle, bedelinin ödendiğine karine teşkil ettiği ve davalı tarafça da fatura borcunun ödendiği savunulduğundan aksinin, yani borcun ödenmediğinin faturayı düzenleyen davacı alacaklı tarafından ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafın incelenen ticari defterlerine göre faturaların kapalı fatura olarak kaydedildiği, tahsilatların yapıldığı ve davalıdan bir alacağının olmadığının görüldüğü, incelenen davalı ticari defterlerine göre davacıya borcunun bulunmadığının görüldüğü, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça karinenin aksinin ispatlanamadığı bu sebeple ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunarak davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere:
1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 651,30.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 06/04/2026 tarihinde karar verildi.