ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalının davacıdan herhangi bir alacağı olmadığı halde 77.000,00.TL alacağı olduğu iddiasıyla .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından haksız ve dayanaksız icra takibi başlatıldığını, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sırasında dava olduğunu, takibe dayanak olarak gösterilen senede konu herhangi bir alacak söz konusu olmadığını, davacının ... yıllarında davalının işyerinde kumar ve yasadışı bahis oynadığını ve parası kalmadığı için işyeri sahibi ve ortağı ... ve ... den kendisine fazi ile 7.000,00.TL verdiğini, bu faiz parasına karşılık kendisine boş senet muzayaka halinde kalması nedeni ile imzalattırıldığını, bu borcu defalarca ödemesine rağmen senedin kendisine verilmeyerek bekletildiğini, ardından sahte senet düzenlendiğini, kambiyo senedinin vade tarihinden itibaren 3 yıllık zamanaşımının dolmasına 6 ay kala haksız ve kötüniyetle takibe başlandığını, haksız kazanç elde etmek gayesiyle senedi düzenleyen davalının kötü niyetli olduğunu, alacaklının tefecilik yapmak suretiyle boş senetleri işleme koyup haksız kazanç elde ettiğini bu hususta tefecilik suçundan suç duyurusunda bulunacağını, davacının borcu ödediğine ve senedini alacaklıdan istediğine ve daha sonra senedin sözde alacaklı tarafından yırtılıp atıldığına, borcun tamamen kapandığına dair 3 tanıklarının olduğunu, davalı tarafa borçlarının olmadığından davanın kabulüne karar verilmesini, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davalıya 77.000,00.TL borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; taraflar arasındaki borçlanma işlemi konut satımına dayandığını, davacı taraf dilekçesinde de belirtmiş olduğu üzere inşaat taşeronluğu yaptığını, davacı ...’ye kendisinin yapmış olduğu inşaat işinden bir dairenin müvekkiline satışının teklif edildiğini, davalı ile davacı daire satışı konusunda sözlü olarak anlaştıktan sonra peşinat olarak 77.000,00.TL bedel üzerinde anlaştıklarını, davalının 77.000,00.TL bedeli parça parça ödediğini, ancak inşaat bittikten sonra tapunun kendi üzerine yapılmasını beklerken davacı ...'ın, satışında anlaşılan ve ödemesi yapılan dairenin tapusunu bir başka şahıs adına yaptığını, aradan geçen yıllarda davalı tarafın davacı taraftan en azından senet vermesini talep ettiği ve davacı ...'ın ... senesi içerisinde 77.000,00.TL bedelli ilgili senedi doldurduğunu ve davalıya teslim ettiğini, davacı tarafın tefecilik ve boş senet imzalatıldığı iddialarının mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz yasal ve somut dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; davacı tarafça davalı ile aralarında borç ilişkisi olmadığını, takibe dayanak senedin bedelsiz olduğu iddia edilmiş olup, menfi tespit talebinde bulunulduğunu, hal böyle olunca davacı tarafın senetten kaynaklı menfi tespit davasında senet miktarı uyarınca borç ilişkisi bulunmadığını ve iş bu bedelsizlik iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğinin anlaşıldığıını, davacı tarafça delil olarak ileri sürülen ... Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Uyuşturucu Ticareti ve Teknik Takipli Suçlar Soruşturma Bürosu'nun ... soruşturma sayılı dosyası ile davalı aleyhine şikayette bulunulmuş ise de savcılık tarafından yapılan soruşturma neticesinde takipsizlik kararı verildiği ve kesinleştiğini, davacı tarafça imzanın inkarı ileri sürülmeyip salt soyut borç inkarında bulunulduğu, davacının dosyaya iddiasını ispata yarar herhangi bir yazılı belge sunamadığını, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla, tüm bu nedenlerle ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf talebi ile; davanın menfi tespit davası olduğunu, kanun koyucunun menfi tespit davasını mevzuata koymasının sebebi kötüniyetli kişilerin hukuksal koruma şemsiyesini suistimal etmesini önlemek ve gerçekleri ortaya çıkarmak olduğunu, İcra Hukuk Mahkemesi dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiği, menfi tespit davası hususunda Mahkeme Genel yetkili ve işin özünü borcun kaynağını incelemeye yetkili olduğunu, davalı tarafın ısrarla borcun kaynağından konuyu uzaklaştırmak olduğunu, mahkeme genel yetkili olmasına ve delillerin takdirinde ve incelenmesinde geniş yetkiler haiz olmasına rağmen hiçbir delil ve iddia üzerinde esaslı bir inceleme yapmadığını sadece dosyaların getirtilmesi ve incelenmesi ara kararları kurduğunu, borcun kaynağı hususunda davalının bir ev alım satımından bahsettiğini ancak olayı müşahhas hale getirememekte nerede bu ev, alım satıma ilişkin ortada bir önsözleşme olmadığını, davalının afaki ve soyut beyanlarına itibar edildiğini, davacı borçlu dava konusu borcun mevcut olmadığını iddia ettiğini ve mahkemeden böyle bir alacağın mevcut olmadığının tespitini isterse, bu halde davalı alacaklı alacağın varlığını ispatla yükümlü olduğunu, bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararın kaldırılarak tekrar incelenmek üzere mahkemesine gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise dosyanın mahkemece yapılacak inceleme sonucu yerel mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılarak davanın kabulune karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, bonodan kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden davalıda olmakla beraber alacağın kaynağı kambiyo senedi ise bu kez ispat yükü yer değiştirir ve borçlu olmadığını davacının ispat etmesi gerekmektedir.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, takibe ve davaya konu 1 adet bononun, 6102 sayılı TTK.'nın 776.maddesinde belirtilen yasal unsurları taşıdığı ve temel ilişkiden mücerret borç ikrarını içerdiği, davacı tarafından bonodaki imzaya itiraz edilmediği, davalının tefecilik yaptığı, borca karşılık bono tanzim edildiği, borcun ödendiği, buna rağmen davalı tarafından senedin geri verilmeyerek takibe konu edildiğinin iddia edildiği, davada ispat yükünün davacıda olduğu, davacı tarafından bu hususta yazılı bir delil gösterilmediği, davacı tarafından yapılan şikayet sonucu davalı hakkında tefecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından takipsizlik kararı verildiği ve kararın kesinleştiği yine davacı tarafından senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası ile açtığı ....İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dava dosyasında davanın reddine dair karar verildiği, kararın istinaf incelemesi sonucu Adana BAM 10.H.D ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile esastan ret kararı verildiği ve kararın kesinleştiği sonuç olarak ispat yükü altındaki davacının davaya konu senet sebebiyle davalıya borçlu olmadığını ispatlayamadığı, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere:
1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 651,30.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 06/04/2026 tarihinde karar verildi.