İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.05.2023 tarih 2021/746 Esas 2023/381 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı .... Şti. vekili, davalı.... Şti. vekili ve davalılar.... Şti. ve ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

DAVA: Davacı vekili, müvekkili .... Şti.'nin keşidecisi olduğu 11.08.2021 keşide tarihli 85.000,00 TL meblağlı çekin müvekkili ...’e, hatır çeki olarak verildiğini, bedelsiz olduğunu, bu çekin İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2021/11920 E. Sayılı dosyasında takibe konulduğunu, ayrıca takip konusu olmayan 22.08.2021 keşide tarihli 70.000,00 TL meblağlı, çekin de hatır çeki olarak davacı ...'e keşide edilerek verildiğini, bu çekin de bankaya ibraz edildiğini ancak zayi nedeniyle çek iptali davasının İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/447 E. sayılı dosyasına ibraz edilmediğini, davacı ...'e konsinye mal tedariki için teminat olarak keşide edilen çeklerin, müvekkili ...'ün elinden rızası dışında çıktığını, çekin ciro silsilesinde davacı ...’den sonra sırasıyla davalı ..., dava dışı.... Şti., dava dışı ... Şti., davalı ...'nin göründüğünü; 17.08.20121 tarihinde davalı ...'nin çeki bankaya ibraz ettiğini, banka tarafından İzmir 7. ATM'nin 2021/447 E. sayılı dosyasında verilen ödemeden men yasağı kararı nedeniyle çekin davalı ...'ye iade edildiğini, ancak icra takibinde ve eldeki dosyaya sunulan çek suretinde davalı ...'ye “çek aslını elden teslim aldım” beyanı ve imzasının çek görüntüsünden çıkarıldığını, davalı ... ..'nin ibraz için alınan imzasının ise sanki ciro gibi gösterildiğini, bu kaşeden önceki keşideci ve lehtar ... haricindeki tüm ciroların iptal edildiğini, TTK'nın 683/1 maddesi hilafına çek ile hiçbir maddi ve hukuki bağı olmayan ve ibrazdan sonra alacaklı ...'nin ibraz imzasını sanki kendisine ciro edilmiş görünümü vererek eklenen alonjla davalı ... cirosu ve sonrasında davalı ... Şti.'ne geçmiş göründüğünü, bu şirketin tek yetkilisi ve ortağının da davalı ... olduğunu, takip konusu çek için alacaklı görünen davalı .... Şti. ve kendisine ciro eden şirketin yetkilisi ve tek ortağı ...’a bankaya ibraz öncesinde yapılmış bir ciro bulunmadığını, kaldı ki ibrazdan önceki tüm ciroların iptal edildiğinden ciro silsilesinin de kopmuş olduğunu, alacaklı ... Şti.'nin çeke TTK 687/2 maddesi gereği ibrazdan sonra kendisine alacağın temliki niteliğinde, ibrazdan önceki hiçbir cirantanın cirosu olmaksızın elinde bulundurduğundan kendisine karşı şahsi defiler dahil tüm itirazlarda bulunulabileceğini, ibrazdan sonra cirosuz çeki elinde bulunduran alacaklının da davacılar ile hukuki ve ticari bir ilişkisinin bulunmadığını, her iki davacı açısından da çekin bedelsiz olduğunu, çekin rıza hilafına davacı ...'ün elinden çıktığını bilen alacaklının kötüniyetli olduğunu iddia ederek, İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2021/11920 E. sayılı dosyasında her iki davacı yönünden takibin iptaline ve çekin istirdatına, takip konusu yapılmayan çek için müvekkillerin sorumlu olmadıklarının tespitine, alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .... Şti. vekili, müvekkilinin davacı ve davalı taraflardan hiçbirini tanımadığını ve hiçbiri ile ticari bir ilişkisinin olmadığını, dava konusu icra takibi ile ilgili müvekkili şirkete herhangi bir tebligat yapılmadığını, müvekkilinin borçlu ya da alacaklı sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin cirantalar arasında yer almadığını, müvekkilinin davacılardan ve davalılardan çek almadığını, çek cirolamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 11.08.2021 keşide yer ve tarihli 85.000,00 TL bedelli çek aslı ile 22.08.2021 keşide yer ve tarihli 70.000,00 TL bedelli, lehtarı ..., keşidecisi davacı ... Şti. olan çek asıllarının arka yüzlerinde bulunan “...” adına atılı 1. ciro imzalarının ve ciro yazılarının davacı ...’ün eli ürünü olmadığı yönünde görüş bildirildiği, dava konusu 11.08.2021 keşide tarihli 85.000,00 TL bedelli davacı ... Şti. olan çek ile 22.08.2021 keşide tarihli 70.000,00 TL bedelli, keşidecisi davacı ... Şti. olan çeklerde lehtar ... adına atılı olan imzaların eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davacıların ciro silsilesinde kopukluk olduğu iddiasını ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu İzmir 5. İcra Dairesinin 2021/11920 Esas sayılı dosyasına konu 11.08.2021 keşide tarihli 85.000,00 TL bedelli 5426670 seri numaralı çekin istirdatına, 22.08.2021 keşide tarihli 70.000,00 TL bedelli 5426669 seri numaralı çek yönünden davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı .... Şti. vekili, davalı... Şti. vekili ve davalılar ...Şti. ve ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davalı .... Şti. vekili, müvekkilinin dava konusu çekler ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, icra dosyasından müvekkili şirkete herhangi bir tebligat yapılmadığını, çekte müvekkili şirketin cirosunun olduğunu dava dilekçesinin tebliği ile öğrendiklerini, ancak dava konusu çeklerden 85.000,00 bedelli çekte müvekkili şirketin ciranta olarak yer almadığı halde dava bedelinin tamamı yönünden müvekkili şirkete dava açıldığını, ilk derece mahkemesince dava konusu bedelin tamamı üzerinden müvekkiline karşı da davanın kabulüne karar verildiğini ve vekalet ücreti ve yargı giderlerine mahkum edildiğini, 70.000,00 TL bedelli olan çekin cirosunda müvekkili şirket yetkilisinin imzasının olduğu belirtilmiş ise de, çekin arka yüzündeki ciro silsilesinde İPTAL ibaresi yazdığını, ayrıca kaşe üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı.... Şti. vekili, mahkemece müvekkili firmanın 85.000,00 TL değerindeki çeki bankaya sunup sunmadığı konusunda eksik inceleme yapıldığını, çek bir ödeme aracı olduğundan hatır çekinin söz konusu olamayacağını, davanın öncelikle menfi tespit davası olarak açıldığını, daha sonra 85.000,00 TL bedelli çekin tahsil edildiği iddia edilerek istirdat davasına dönüştürüldüğünü, hangi çek için hangi dava açıldığının belli olmadığını, davacı ...'ün iddialarının imzaya yönelik olduğunu, mahkeme sadece imza incelemesi yapıldığını, davacı ...'ten sonraki ciranta ile ticari ilişkisinin incelenmediğini, tarafların ticari defterlerinin her iki çek yönünden de ayrı ayrı incelenmek üzere bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin 22.08.2021 keşide tarihli 70.000,00 TL tutarlı çekte muntazam ciro silsilesi ile en son ciranta olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkili şirketin iptal cirosunu kanuna uygun yaptığının tespit edildiğini, 70.000,00 TL tutarlı çekin ödeme tarihi olan 22.08.2021 tarihinde ödeme konusunda sorun olunca, çekin üzerinden de görüldüğü gibi müvekkilinden önceki ciranta .... Şti. olduğunu, müvekkilinin onlarla iletişime geçerek, çekin üzerindeki cirosuna ''iptal cirosu '' ibaresi yazılarak iade edildiğini, çeki ticari ilişkide ödeme vasıtası olarak veren ....Şti. ile müvekkili şirket arasında doğan ticari ilişkiden dolayı müvekkili şirketin alacağını davalı .... Şti.'den tahsil ettiğini, müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin çek iadesinden sonra 70.000,00 TL tutarlı çekin akıbetinden haberinin bulunmadığını, müvekkilinin davacıların kendi aralarındaki kanuna aykırı işlemlerinden haberinin olmadığını, müvekkilinin cirosunun bulunmadığı 85.000,00 TL tutarındaki çekten hukuki olarak sorumlu tutulamayacağını istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... Şti. ve ... vekili, müvekkili şirketin muntazam ciro silsilesi ile meşru hamil olduğunu, müvekkili şirketin açık ve ağır bir kusur ile bile bile davacılar-borçlular-keşideci zararına hareket etmiş olmadığını, müvekkili şirketin meşru hamili olduğu senetleri davacıya karşı hiçbir kast ve kötü niyeti olmadan kanuna dayalı hakkını kullanarak icra takibine konu ettiğini, müvekkili şirketin keşideci-borçlu aleyhine hiçbir hareketi ve kusurunun bulunmadığını, davacı ...'ün iddialarının yalnızca imzaya yönelik olduğunu, davanın öncelikle menfi tespit davası şeklinde açıldığını, daha sonra 85.000,00 TL bedelli çekin tahsil edildiğinin iddia edildiğini, istirdat davasına dönüştürüldüğünü, hangi çek için hangi davanın açıldığının belirsiz olduğunu, davacı tarafın icraya konu senetler yönünden borçlu olmadıkları beyanının "çekte bedelsizlik" iddiası olduğunu, davacı ....'in, mevcut çeklerin keşidecisi olması sebebiyle iddiasının "keşidecinin bedelsizlik iddiası" niteliğinde olduğunu, bedelsizlik iddiasının TTK 687. maddesi anlamında bir “doğrudan doğruya defi” kişisel defi olduğunu, kambiyo senedinden doğan kambiyo ilişkisi dışındaki nedenlere, temel borç ilişkisine dayanıldığını, kambiyo ilişkisinin tarafları arasında ileri sürülebileceğini, bedelsizlik, bir kişisel defi olduğundan keşideci tarafından kural olarak ancak çek lehtarına karşı ileri sürülebileceğini, çekin bedelsiz olduğu vakıasını ileri sürdüğüne göre bunu ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, kambiyo senedinin varlığının bir temel ilişkinin varlığına karine olduğunu, ciro silsilesi düzgün olmakla birlikte müvekkillerinin de iyi niyetli olduğunu, çeklerin hukuka uygun bir şekilde müvekkiline geçmesi ve takip konusu yapılmasına yapılan bu itirazların davanın hukuki dayanağının olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, çekleri imzalayan kişinin davacı ...'ün yakın akrabası olan .... olduğunu, davacı ...'ün müvekkili aleyhine açtığı diğer bir dava olan İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesi'ne vermiş olduğu beyanda söz konusu çekteki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle itirazda bulunduğu göz önüne alındığında ....'in, ...'ün rızası olmaksızın ... yerine imza attığının anlaşıldığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, davacıların keşidecisi ve lehtarı olduğu çekler nedeniyle menfi tespit, icra takibinin iptali ve çek istirdat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince, üç adli tıp uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten alınan 29.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda 11.08.2021 keşide tarihli 85.000,00 TL bedelli ve 22.08.2021 keşide tarihli, 70.000,00 TL bedelli çeklerin arka yüzlerinde bulunan lehtar davacı ... adına atılı ciro imzalarının mukayese imzalarına atfen davacı ...’ün eli ürünü olmadığı tespit edilmiş olmakla ilk derece mahkemesince lehtarın imzası taklit edilerek sahte imza ile ciro edilen 11.08.2021 keşide tarihli 85.000,00 TL bedelli çeke dayalı takip nedeniyle ve henüz takibe konulmayan 22.08.2021 keşide tarihli 70.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacı lehtar ...'ün ve davacı keşideci şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

İstinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalıların vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Davalı ....Şti. vekili, davalı ... Şti. vekili ve davalılar .... Şti. ve ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı .... Şti. yönünden istinaf karar harcı olan 10.588,05 TL'den peşin alınan 2.647,12 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.940,93 TL harcın davalı .... Şti.'den alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davalı ... Şti. yönünden istinaf karar harcı olan 10.588,05 TL'den peşin alınan 2.647,01 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.941,04 TL harcın davalı .... Şti.'den alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Davalı .... Şti. yönünden istinaf karar harcı olan 10.588,05 TL'den peşin alınan 2.648,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.940,05 TL harcın davalı .... Şti.'den alınarak hazineye gelir kaydına,

5-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 10.588,05 TL'den peşin alınan 2.648,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.940,05 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,

6-İstinaf başvurusu nedeniyle davalıların yaptıkları giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.