Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

sonra ...'ın belirlediği saatler dahilinde trafikteki araç sayımını ve aynı zamanda bazı kavşaklar üzerinde yaya sayımını gerçekleştirdiğini, bunların etüt çalışmaları yapıldıktan sonra excel dosyaları içerisinde e-posta yolu ile davalı ...'a gönderildiğini ve görüntülerin de dava dışı ... beye elden teslim edildiğini, söz konusu proje kapsamındaki çalışmanın 2022 yılına kadar sürdüğünü, ...'a mail olarak hak ediş listesi yollandığın, hakediş faturalarının davalıya sunularak onay alındığını, Müvekkili ile davalı ... aralarında imzalanan sözleşme kapsamında müvekkili tarafından sözleşmenin gereği yükümlülüğünün ifa edildiğini, gerekli sayımların yapıldığını, görüntülerin ve excel dosyalarının da davalı ...'a sunulduğunu, söz konusu bu sözleşme ile 200 adet kavşak adetindeki iş tanımının yapıldığını, fakat müvekkiline sözleşme kapsamında olmayan 59 adet daha kavşak işi verildiğini, bu ilgili kavşakların sayım işi için herhangi bir sözleşme yapılmadığını, söz konusu sayım için ilgili davalı firmanın defalarca ek bir sözleşmenin yapılacağını ve buna dayalı olarak ek bir ödeme olacağını beyan ettiğini, fakat davalı firmanın ne bir ödeme yaptığını, ne de bir sözleşme yapma yoluna gittiğini, 02-09-2020 tarihinde davalının müvekkilinden 200 adet trafik sayım hizmeti istediğini ve ilgili işi teslim ettiğini, akabinde müvekkilinden herhangi bir sözleşme yada anlaşmaya dayalı olmadan 59 adet daha iş yapılmasını talep ettiğini, bu hususta herhangi bir anlaşma yada sözleşmenin mevcut olmadığını, Müvekkili firmanın defalarca oyalandığını, sözleşme yapılacağının ve ödeme yapılacağının beyanı olmasına rağmen davalı tarafın müvekkilini oyaladığını, Müvekkili ile konuşulan herhangi bir bedel mevcut olmayıp,sürekli oyalandığını, Müvekkilinin mağdur edildiğini ve söz konusu zarara uğradığını, Müvekkilinin söz konusu tüm işlemleri 23 Eylül 2021 de tüm teslimleri yapmış olup ve söz konusu verilen ek işleri de o tarihte sonlandırdığını, sonrasında ödemesini defalarca istemesine rağmen davalı müvekkilini oyaladığı için yargı yoluna gidemediğini beyan ederek; öncelikle ülkedeki ekonomik koşulların dikkate alınarak 23 Eylül 2021 den itibaren enflasyon farkı gözetilerek tahsiline mahkeme aksi kanaatte ise 23 Eylül 2021 den itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsili ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava dilekçesi incelendiğinde, bir işin tesliminin yapıldığı iddia edilmekle birlikte, yargılama neticesinde, neyin tespit edilmesinin istendiği, alacak talebinin ne olduğu, ne kadar bir bedelin alınması konusunda anlaşıldığı, bu talebinin sözleşme ve/veya faturadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususlarında, herhangi bir beyanın bulunulmadığının görüldüğünü, davacının talebinin, iddia edilen iş teslimi için fatura düzenlenmemiş olduğundan faturadan kaynaklı alacak, bu konuda herhangi bir sözleşme de bulunmadığından sözleşmeye dayalı alacak, olamayacağını belirtmekle, davacı taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Davacının varlığını iddia ettiği gibi bir ek anlaşma ve bu anlaşmaya istinaden yapılan iş teslimi bulunmadığını, Davacıbıb 200 adet kavşak için sözleşme imzalandığını, bu işin yapıldığı, ödemesinin alındığını beyan ettiğini, bu beyanları takiben davacının sözleşme ile üstlenilen yükümlülükler kapsamında olmamasına rağmen, 59 adet kavşak için ek talepte bulunulduğunu, bunun ek ücret karşılığında yapılacağı konusunda anlaşıldığını ve buna istinaden ana sözleşmeye ek olarak bu iş tesliminin yapıldığını iddia ettiğini, Davacının öncelikle, daha önce akdedildiğini iddia ettiği sözleşme konusu işlere ek olarak 59 adet daha kavşak işi yaptığını ispat etmesi gerektiğini, davacının iddiasının gerçek dışı olduğunu, iddia edildiği nitelikte bir iş ifa edilmediğini beyan ederek; davanın reddine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dosyanın rapor alınmak üzere mali müşavir ve sektör bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve düzenlenen 09/12/2024 tarihli raporda özetle; Dosya kapsamındaki bilgilerden, sözleşmeye konu olan sayımlar ile ek olarak yapıldığı iddia
edilen sayımların, hem davacı firma hem de idare tarafından tutulan kayıtlara dayanarak tespitini sağlayacak herhangi bir bilgi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Konuya ilişkin sunulan kayıtlar ve belgeler, sayım görüntüleri ve bunlara ait raporlarla sınırlıdır. Ancak, bu raporlar ve görüntüler üzerinden ek iş olarak yapıldığı iddia edilen sayımların hangileri olduğu net bir şekilde anlaşılamamaktadır. Dolayısıyla, hangi sayımların 200 kavşak için geçerli olan ana
sözleşme kapsamında yer aldığı ve varsa, hangi sayımların sözleşme dışı 59 kavşağa ilişkin olduğu hususunun detaylı tespiti mümkün görünmediği, raporda açıklanan görüşler ışığında ek olarak yapıldığı iddia edilen sayımlarla ilgili olarak, 1 ve 2 nolu hakedişler haricinde düzenlenen 3-10 numaralı hakedişlere göre toplam 189 adet kavşağın sayımının yapıldığı ve bu konuyla ilgili tarafların mutabık olunduğuna dair emaillerin bulunduğu, ... Planı isimli ... Dosyası göz önüne alındığında, 5.10.2020 ile 27.09.2021 arasında toplam 235 adet noktada trafik sayımı işi yapılmış olabileceği fakat belgenin hukuki niteliği konusunda bir değerlendirme yapılamadığı, İş kapsamında hangi sayımların 200 kavşak için geçerli olan ana sözleşme kapsamında yer aldığı ve varsa, hangi sayımların sözleşme dışı 59 kavşağa ilişkin olduğu hususunun detaylı tespitinin sunulan verilerle mümkün olmadığı, hukuki konularla ilgili değerlendirmelerin ve takdirin Yüce Mahkeme’de olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosyanın davacı vekilince dosyaya sunulan USB içerisindeki belgelerin çözümü için bilişim uzmanı bilirkişiye tevdi edildiği ve düzenlenen 20/11/2025 tarihli raporda özetle; Dava konusu olayın; Davacının ... ait bir kurum olan Davalı ... ile aralarındaki anlaşma uyarınca vermiş olduğu, kavşaklar üzerindeki araç istatistiklerini gösteren trafik ve yaya sayımı ek hizmetine ilişkin olarak ödenmediği iddia edilen 59 adet kavşak sayım işinin ücretinin tahsilinin talebinden ibaret olduğu, verildiği iddia edilen hizmete ilişkin olarak taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmenin dosyada mevcut bulunmadığı, aynı zamanda dava ile talep edilen 59 adet kavşak sayım hizmetinin net olarak hangi kavşaklara verilen hizmetlerin karşılığı olduğuna dair bilginin de dosyada mevcut bulunmadığı, davacı tarafından verildiği iddia edilen hizmetin hak ediş bedellerine ilişkin sürecin; Davacı tarafından yapılan kavşaklar üzerindeki trafik ve yaya sayımı raporlarının mail olarak Davalı tarafa gönderilmesi ve işlemi gerçekleştirilen kavşak numaralarının ayrıca toplu bir şekilde yine mail olarak iletilerek Davalı taraftan fatura onayı alınması suretiyle tamamlandığı belirtildiği, Hard disk içerisinde yer alan sayım raporları, kavşak video görüntüleri ve mail kayıtlarının incelenmesi sonucunda Davacı tarafından Davalıya trafik ve yaya sayım hizmeti verilmiş olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar hangi kavşak numarasının hangi hizmet kapsamında değerlendirildiği anlaşılamamış olsa da gerek Davacı tarafından ücreti alındığı iddia edilen 200 kavşak için gerekse işbu dava dosyası kapsamında verildiği iddia edilen 59 kavşak için trafik veya yaya sayım hizmetinin verilmiş olduğu sonucuna ulaşılabildiği, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosyanın ek rapor alınmak üzere mali müşavir, sektör ve bilişim uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve düzenlenen 18/02/2026 tarihli ek raporda özetle; Heyetimizin teknik bilirkişisi Bilgisayar Müh. ... tarafından 20.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda; “Dava konusu olayın; Davacının ... ait bir kurum olan Davalı ... ile aralarındaki anlaşma uyarınca vermiş olduğu, kavşaklar üzerindeki araç istatistiklerini gösteren trafik ve yaya sayımı ek hizmetine ilişkin olarak ödenmediği iddia edilen 59 adet kavşak sayım işinin ücretinin tahsilinin talebinden ibaret olduğu, verildiği iddia edilen hizmete ilişkin olarak taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmenin dosyada mevcut bulunmadığı, aynı zamanda dava ile talep edilen 59 adet kavşak sayım hizmetinin net olarak hangi kavşaklara verilen hizmetlerin karşılığı olduğuna dair bilginin de dosyada mevcut bulunmadığı” belirtilmiştir. Dosya kapsamındaki mevcut bilirkişi raporu ve ek rapor incelendiğinde; her ne kadar davacı tarafından davalıya çeşitli dönemlerde trafik ve yaya sayım hizmetleri verildiğine dair genel bir kanaate ulaşılmış ise de, dava konusu edilen 59 adet ek kavşağın; hangileri olduğu, hangi tarihlerde ve ne süreyle sayım yapıldığı, bu çalışmaların ana sözleşme kapsamındaki 200 kavşaktan nasıl ayrıştırıldığı ve hangi talimata, hangi hukuki ilişkiye ve hangi bedel esasına dayandığı somut, denetlenebilir ve çelişkisiz biçimde ortaya konulamamıştır. Teknik bilirkişi raporunda da açıkça ifade edildiği üzere, dava konusu 59 kavşağın hangi kavşaklara tekabül ettiğinin ve sözleşme kapsamından ayrıştırılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Bir alacak talebinin kabulü için; hizmetin konusu, kapsamı, miktarı ve bedelinin açık ve somut şekilde ispatlanması gerekir. Bu durumda, dava konusu edilen hizmetin kapsamı belirlenemediğinden, bu hizmetin gerçekten ve ayrı bir “59 kavşaklık ek iş” olarak verildiğinin kabulü teknik olarak mümkün değildir. Ancak, Sayın mahkeme davacı tarafın 59 kavşak için trafik ve yaya sayım hizmeti verildiğini benimserse davacının, davalıdan; 59 Kavşak x 1.400,00 = 82.400,00 TL alacaklı olabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davanın; davacı şirketin davalı şirkete sözleşme dışı yaptığını iddia ettiği 59 adet kavşak bedelinin ödenmediği iddiasıyla açılan alacak davası olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından; davacının ... ait bir kurum olan davalı ... ile müvekkilinin 2020-2022 tarihleri arasında sözleşme çerçevesinde ortak bir proje yürüttüğü, dava dilekçesi ekinde 02/09/2020 tarihli sipariş mektubunun sunulduğu, bu kapsamda davacı tarafından davalıya 200 adet trafik sayım hizmeti verildiği, hizmet bedelinin KDV dahil 330.400,00 TL olduğu ve işin bu kısmı ile ilgili herhangi bir ihtilaf bulunmadığı anlaşılmıştır.

Dava konusu alacağın ise asıl sözleşmeye ek olarak yapıldığı iddia edilen 59 adet kavşak bedeli olduğu ve taraflar arasında yapılan anlaşma kapsamında talep edildiği, ancak buna ilişkin olarak dosyaya herhangi bir sözleşme, sipariş mektubu ve başkaca yazılı bir delil sunulmadığı, aynı zamanda dava ile talep edilen 59 adet kavşak sayım hizmetinin net olarak hangi kavşaklara verilen hizmetlerin karşılığı olduğuna dair bilgi ve belge de sunulmadığı, her ne kadar davacı vekili tarafından 12/10/2023 tarihinde sunulan dilekçe ile birlikte hard disk sunulmuş ise de, söz konusu video görüntülerinin; davaya konu olan trafik sayım hizmetine ait görüntüler olduğu, dolayısı ile davacının yapmış olduğu işleri göstermediği anlaşılmıştır.
Davalı taraf davacı ile yazılı veya sözlü bir anlaşmalarının olmadığını, kendilerine böyle bir hizmet verilmediğini beyanla davayı inkar etmiştir.
Dosyada alınan bilirkişi raporları, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; her ne kadar davacı taraf asıl sözleşmeye ek olarak yaptığı 59 adet kavşak bedelinin tespiti ile davalıdan tahsilini talep etmiş ise de; davacı tarafça verildiği iddia edilen hizmete ilişkin olarak taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme, sipariş mektubu veya başkaca yazılı bir delil sunulmadığı, talep edilen 59 adet kavşak sayım hizmetinin net olarak hangi kavşaklara verilen hizmetlerin karşılığı olduğuna dair bilginin de dosyada mevcut olamadığı, her ne kadar davacı tarafından davalıya çeşitli dönemlerde trafik ve yaya sayım hizmetleri verildiği tespit edilmiş ise de, dava konusu edilen 59 adet ek kavşağın hangileri olduğu, hangi tarihlerde ve ne süreyle sayım yapıldığı, bu çalışmaların ana sözleşme kapsamındaki 200 kavşaktan nasıl ayrıştırıldığı ve hangi talimata, hangi hukuki ilişkiye ve hangi bedel esasına dayandığı somut, denetlenebilir ve çelişkisiz biçimde ortaya konulamadığı, teknik bilirkişi raporunda da açıkça ifade edildiği üzere, dava konusu 59 kavşağın hangi kavşaklara tekabül ettiğinin ve sözleşme kapsamından ayrıştırılmasının mümkün olmadığı, dolayısı ile iddiasını ispat etmekle yükümlü olan davacının iddiasını ispat edemediği, yine davacının davasını da ıslah edeceğine ilişkin beyanı olmadığından dava dilekçesinde talep edilen alacak miktarı üzerinden ispatlanamayan davanın reddine miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;

1-İspatlanamayan davanın REDDİNE,

2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 462,15 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,

6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı şirket yetkilisinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 07/04/2026