(İnceleme aşamasında / Duruşmasız)
(Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

İSTEM;
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirket ile davalı şirket arasında, davalı uhdesinde bulunan Manavgat Ceza İnfaz Kurumu tüm binaların PVC kapı, pencere imalatlarının (kör kasa hariç) montaj dahil müvekkili davacı şirket tarafından yapılması konulu 30.07.2018 tarihli ''Anahtar Teslim Yapım İşlerine Ait Tip Altyüklenici Sözleşmesi'' yapıldığını, davalı şirketin, davaya ve icra takibine konu sözleşme ile cari hesap olarak en son tarihli 01.10.2019 tarih, 012043 no.lu, 91.259,77 TL tutarlı, 6 nolu hakediş bedeli faturasından bakiye borcu olan 22.197,61 TL'yi müvekkili davacı şirkete ödemediğini, davalı şirketin, sözleşme, cari hesap ve 01.10.2019 tarih, 012043 no.lu fatura bedelinden bakiye 22.197,62 TL borcunu ödemeyince, davalı hakkında Alanya İcra Dairesinin 2020/13907 Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, davalı şirketin yetkiye ve borca itirazı üzerine, icra takibinin Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2020/8485 Esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, borçlu davalı şirketin itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu, davalı tarafça icra takibine yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu ve icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, davalı şirketin itiraz dilekçesinde ''Böyle bir borcumuz bulunmamaktadır. Borca ve borç miktarına itiraz ediyoruz, olmayan borç için ve temerrüt olmadan işletilen faiz haksız olup faize ve faiz oranına itiraz ediyoruz..'' şeklinde beyanda bulunduğunu, davalı şirketin icra takibine itirazında, takibe konu faturaya ve faturanın içeriğine itiraz etmediğini, ayrıca takibe ve davaya konu faturanın, davalı şirketin defterlerine de işlendiğini, davalı şirketçe davaya ve icra takibine konu borcun ödenmediğini, taraflar arasında sözleşmeden doğan takibe konu fatura ve cari hesap bakiyesi olan 22.197,61 TL'nin ödendiğininin davalı şirket tarafından yazılı ve kesin deliller ile ispatlaması gerektiğini, davalı şirketin Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2020/8485 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 20.849,00 TL asıl alacak ve ticari reeskont faizi üzerinden iptali ile takibin devamına, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle 20.849,00 TL asıl alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesi talep etmiştir.

YANIT:
Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekilinin cevap dilekçesinde müvekkili davalı şirket ile davacı şirket arasında Manavgat Ceza İnfaz Kurumu tüm binalarının PVC kapı, pencere imalatlarının montaj dahil davacı şirket tarafından yapılması konusunda 30.07.2018 tarihli ''Anahtar Teslim Yapım İşlerine Ait Alt Yüklenici sözleşmesi'' yapıldığını, ancak davacının sözleşme şartlarına uygun davranmadığını, edimini tam ve eksiksiz ifa etmediğini, dolayısıyla davacının, şartları oluşmamış bir borç bedelini tahsil etmeye çalıştığını, davacının talebinin haksız ve dayanaksız olduğunu, davacı tarafın yüklendiği işi eksik ve kusurlu yapıp, davalı şirketi zarara uğrattığını, 24.06.2020 tarihli ve şantiye şefi tarafından imzalanan tutanakta davacının eksik imalatlarının gerekçesiyle gösterildiğini, bu iddiaların davacı tarafa iletildiğini, ancak davacı şirketin eksiklikleri gidermediğini, 29.06.2020 tarihli Ankara 58. Noterliği'nin 16225 yevmiye numaralı eksikliklere ilişkin noter ihtarının davacıya ulaştığını, ancak davacıdan bu hususta bir geri dönüş olmadığını. 16.07.2020 tarihli ve şantiye şefi tarafından imzalanan tutanakta davacının eksik imalatlarının gerekçesiyle gösterildiğini, bu iddiaların davacı tarafa iletildiğini, ancak davacı şirketin eksiklikleri gidermediğini, tüm bu eksik ve kusurlu işlerin davacıya iletilmesine rağmen eksikliklerini gidermeyen ve müvekkili davalı firmayı zarara uğratan davacının kusurlu olduğunu, davacı tarafın işin geçici kabulünü yapmadan müvekkili davalı aleyhine icra takibi başlatmasının açıkça kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacının dava dilekçesinde borca konu faturaya itiraz edilmediği değerlendirmesine de katılmadıklarını, itiraz dilekçelerinde de açıkça davaya konu faturaya dair bir borç bulunmadığının ifade edildiğini, davacının, müvekkili davalı şirketten alacaklı olduğunu yazılı ve kesin deliller ile ispat etmek zorunda olduğu için haksız davanın reddine, davacı aleyhine %20’den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2023 tarihli ve 2021/356 Esas ve 2023/547 Karar sayılı kararında özetle; davacı tarafça taraflar arasındaki 30.07.2018 tarihli Manavgat Ceza İnfaz Kurumu tüm binaların PVC kapı, pencere imalatlarının montajının davacı şirket tarafından üstlenildiği, davacının edimlerini yerine getirmesine rağmen ödenmeyen fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali, davalı tarafça davanın reddi talep edilmiş olup;
Taraflar arasındaki 30.07.2018 tarihli sözleşme ile davacının Manavgat Ceza İnfaz Kurumu tüm binaların PVC kapı, pencere imalatlarının montajının üstlenildiği, sözleşmenin 12. Maddesinde; "Hakedişler % 95 oranında ödenir. Her hakedişten sonra %5 oranında yapılan kesinti tutarlarının yarısı, iş sözleşmesine uygun olarak tamamlandıktan sonra idarenin yaptığı geçici kabul onay tarihinden itibaren idarenin yükleniciye ödemesini yapmasını müteakip en geç 45 gün içinde alt yükleniciye ödenir. Kalan yarısı ise kesin kabul onayı ile ödenir." hükmünün yer aldığı, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtları uyarınca icra takibine konu ödenmeyen bakiye fatura tutarının taraflar arasındaki sözleşmenin 12. maddesinde düzenlenilen %5 teminat kesintisine ilişkin olduğu, Adalet Bakanlığı tarafından gönderilen kabul tutanaklarında, 08.02.2022 ve 11.02.2022 tarihleri arasında geçici kabul için yapılan incelemelerde inşaat imalatlarından 90 kalem eksiklik tespit edildiği, bunların tamamlanması için dava dışı firmaya ek süre verildiği, geçici kabulde belirtilen eksikliklerin yapılan incelemeler sonucu müteahhit tarafından giderildiğinin kontrol mühendislerince 11.03.2022 tarihli tutanakta belirtildiği, geçici kabulde belirlenen bu eksikliklerin kimin tarafından tamamlanmış olduğunun, başkasına davacı namına ifa ettirildiğinin davalı tarafça ispat edilemediği, bu kapsamda davacı defter ve kayıtları uyarınca davacının bakiye 20.849,69 TL alacaklı olduğu, idarece düzenlenilen geçici kabul tutanağının ise 08.04.2022 tarihinde onaylandığı, icra takip tarihi olan 07/08/2020 tarihi ve dava tarihi 16.06.2021 olduğu, geçici kabulün onaylanma tarihinin ise 08.04.2022 olduğu dikkate alındığında, takip ve dava tarihi itibariyle geçici kabulün henüz yapılmamış ve onaylanmamış olduğu, sözleşmedeki teminatın iadesine ilişkin düzenleme (... %5 oranında yapılan kesinti tutarlarının yarısı, iş sözleşmesine uygun olarak tamamlandıktan sonra idarenin yaptığı geçici kabul onay tarihinden itibaren idarenin yükleniciye ödemesini yapmasını müteakip en geç 45 gün içinde altyükleniciye ödenir.) nedeniyle davacının kesintilerin iadesine henüz hak kazanamadığı, taraflar arasındaki sözleşme, Adalet Bakanlığınca gönderilen hakediş belgeleri, bilirkişi raporu, icra dosyası ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla davacının davasının reddine, şartları oluşmayan icra inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin de reddine dair karar verildiği görülmüştür.

Davacı vekili tarafından verilen 17/10/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi ...'nun 17.05.2022 tarihli raporunda taraflar arasında alt yüklenici sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmeye uygun olarak işlerin yapıldığı, hizmetin verildiği, yapılan iş ve verilen hizmet karşılığında faturaların düzenlendiği, davalıya gönderildiği, davalının faturalara itiraz etmediği ve resmi defterlerine kaydını yaptığı, faturalara itiraz edilmemesi ve resmi deftere kaydının yapılması, fatura ve içeriğinin kabul edilmesi karinesi oluşturduğu, faturaların hakediş bedeline göre ödemelerin yapıldığı, düzenlenen faturalar ve yapılan ödemeler sonucu, davacının, davalıdan 20.849,69 TL alacaklı olduğunun belirtildiğini, davalı şirketin, davaya konu faturayı iade etmediğini, benimseyerek ihtirazı kayıtsız ticari defterine kaydettiğini, müvekkili davacı şirketin faturada belirtilen işi yaptığını ve bedelini hakettiğini ispatladığını, bilirkişi ... ve arkadaşlarının 26.12.2022 tarihli raporunda da taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden davacı ve davalı şirketlerin defterleri incelendiğinde, davalı şirketin defter kayıtlarında davacı müvekkili şirkete 38.692,16 TL borçlu olduğunun tespit edildiğinin belirtildiğini, dosya kapsamında aldırılan raporlarda davacı müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunun tespit edilmiş olmasına rağmen, davanın reddine karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu alacağın, icra takibine konu faturadan kaynaklandığını, müvekkili şirketin, sözleşmede belirtilen işleri, sözleşme şartlarına uygun olarak yaptığını ve davalı şirkete teslim ettiğini, müvekkili şirket tarafından düzenlenen, 91.259.97 TL bedelli, 01.10.2019 tarihli, 012043 nolu faturanın davalı şirketin ticari defterlerine işlendiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmeye konu işin, fatura tarihi olan 01.10.2019 tarihi itibariyle davalı şirkete hukuken ve fiilen teslim edildiğini, davalı şirketin, ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin faturayı defterlerine işlediğini ve kısmi ödeme yaptığını, davalı şirketin faturalara itiraz etmeyerek ve davaya konu faturayı defterlerine de işleyerek faturayı ve içeriğini kabul ettiğini, Türk Ticaret Kanunun 21/2 maddesinde “Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa içeriğini kabul etmiş sayılır.” hükmünün yer aldığını, davalı şirketin, icra takibine ve davaya konu faturadan dolayı işbu davada talep edilen 20.849,00 TL'nin davacı şirkete ödendiğini yazılı ve kesin delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, davalı şirketin, davaya konu faturayı iade etmediğini, benimseyerek defterine kaydettiğini, müvekkili davacı şirketin, faturada belirtilen işi yaptığını ve bedelini hakettiğini ispatladığını, Yargıtay kararına göre, müvekkili şirketin, sözleşmeye konu işi, en geç takibe konu fatura tarihi olan 01.10.2019 tarihinde teslim ettiğinin kabulünün zorunlu olduğunu, davacı müvekkili şirketin, sözleşme kapsamında üzerine düşen her türlü edimi ifa ettiğini ve sözlemeye konu işi, icra takibi tarihinden çok önce davalı şirkete teslim ettiğini, geçici kabulün dava tarihinden sonra yapılmasının, müvekkili şirketin yaptığı işlerde eksik olduğu için değil, davalı şirketin yapması gereken işleri, gidermesi gereken ayıpları gidermediği için olduğunu, davalı şirketin kusurundan dolayı geçici kabulün geç yapılmasından, müvekkili davacı şirketin sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin, sözleşmede belirtilen işleri geçici kabul ve icra takibi tarihinden çok önce tamamlamış ve davalı şirkete teslim ettiğini, dosyada mevcut, tarihi yazılı olmayan 1009 No'lu Mal Teslim Formunda, Manavgat Cezaevi VAT 2 binanın, 21.08.2019 tarihli Mal Teslim Formunda Manavgat Cezaevi VAT 3 binanın, 30.08.2029 tarihli Mal Teslim Formu, Manavgat Cezaevi VAT -5-6-7 Binanın, 31.08.2023 tarihli Mal Teslim Formunda, Wat 4 ve 8 binanın, 07.09.2019 tarihli Mal Teslim Formunda VAT 9 binanın; kapı ve pencere ayarlarının yapıldığı, binanın iç silikonlarının çekildiği, doğramaların bantlarının temizlendiği, doğramaların iç silikonlarının çekildiğinin belirtildiğini, mal Teslim Formlarında belirtilen tek eksik olan BP 1 ve BK1 pozlarındaki doğramaların açık kalan yerlerine çıta konulmasından müvekkili şirketin sorumlu olmadığının 06.07.2023 tarihli ek raporda davalı tarafından ihtara konu olan kör kasaların 40x40 profil yerine 20x40 profil yapılması nedeniyle dıştan içe su sızmalarının olduğunun anlaşılmakta olup bu hususta 40x40 körkasa yerine 20x40 körkasa kullanılması nedeniyle duvar ve doğramalar arasında doğramaların her tarafında 2 cm boşluk oluşması nedeniyle davacının sorumluluğunun bulunmayacağını, ancak eksik fitiller, doğrama ayarları konusunun davacının sorumluluğunda olacağının değerlendirildiğini, mal teslim formlarında, ek raporda, geçici kabul tutanağında dava ile ilgili eksiklikler olarak belirtilen eksikliklerin belirtilmediğini, geçici kabul tutanağında eksiklik olarak belirtilen doğrama ayarlarının yapıldığını, mal teslim formlarında "Kapı ve Pencere ayarları yapıldı" olarak belirtildiğini, davalı şirketin teknikeri olarak kontrol ve teslim işlerini takip eden ...'in imzası bulunan mal teslim formlarında belirtilen tek eksiklik olan "Tüm Kapı ve pencerelerin duvar ile birleşim yerleri kasa ile birleşim yerlerinde bulunan açıklıkların uygun malzeme ile dolgu yapılarak kapatılmasından davacı şirketin sorumlu olmadığınının dosya kapsamında aldırılan raporlarda çok net olarak belirtildiğini, mal teslim formlarına göre, müvekkili şirketin, sözleşmeye konu işleri, icra takibinden önce davalı şirkete teslim ettiğinin sabit olduğunu, ek raporda, dava tarihi itibariyle geçici kabul yapılmadığı için, davacının davaya konu alacağı talep edemeyeceği değerlendirmesinin, dosya kapsamına ve hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin teminat bedellerini iade etmeyebileceği durumların 28.07.2018 tarihli sözleşmenin 25. maddesinde belirtildiğini, davacı müvekkili şirketin işleri eksik yapmış olduğu varsayımında hayatın olağan akışına göre, davalı şirketin sözleşmeyi feshetmesi ve teminatları gelir kaydetmesi gerektiğini, davalı şirketin sözleşmeyi ayakta tutarak, davacı müvekkili şirketin sözleşmeye konu işleri eksiksiz teslim ettiğini zımnen kabul ettiğini, bilirkişi ... ve arkadaşlarının 26.12.2022 tarihli raporunda davalı tarafın, davacının eksik ve kusurlu bıraktığı işlerin kendileri tarafından tamamlanarak giderildiğinin beyan edildiğinin belirtildiğini, müvekkili şirketin, eksik ve kusurlu iş bıraktığı savunmasını kabul etmemekle birlikte, davalı şirketin kendisi tarafından tamamlandığını iddia ettiği eksik ve kusurlu işlerin bedelinin tahsili için dava açmadığını, bu nedenle işbu davada davalının, eksik ve kusurlu işler nedeniyle davaya konu alacağın ödenmediğini, savunmasının hukuki bir dayanağının olmadığını, dosyaya sunulan mal teslim formlarında müvekkili şirketin, sözleşmeye konu işleri, icra takibinden önce davalı şirkete teslim ettiğinin sabit olduğunu, davalı şirketin teknikeri olarak kontrol ve teslim işlerini takip eden ...'in imzası bulunan Mal Teslim Formlarında belirtilen tek eksiklik olan "Tüm Kapı ve pencerelerin duvar ile birleşim yerleri kasa ile birleşim yerlerinde bulunan açıklıklar uygun malzeme ile dolgu yapılarak kapatılması"ndan davacı şirketin sorumlu olmadığı ek raporda çok net olarak belirtildiğini, dosyaya sunulan mal teslim formları değerlendirilmeksizin hüküm kurulması usule ve yasaya aykırı olduğunu, İlk derece mahkemesince, davalı lehine fazla vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedildiğini, ilk derece mahkemesi kararının bu yönüyle de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, istinaf başvurularının kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılarak, davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava, taraflar arasındaki 30/07/2018 tarihli konusu, "Manavgat Ceza İnfaz Kurumu tüm binalarının PVC kapı, pencere imalatlarının kör kasa hariç montaj dahil yapılması olan" eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir. Davacı vekili müvekkilinin sözleşme kapsamında edimini usulüne uygun yerine getirerek davalıya teslim ettiğini ancak, hakedişlerinden yapılan nakit teminat kesintilerinin müvekkiline ödenmediğini, bu alacağın tahsili için davalı hakkında düzenlenen faturaya dayalı olarak davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, ancak davalının bu takibe haksız yere itiraz ederek, takibi durdurduğunu belirterek, davalının hakkında yapılan icra takibinin 20.849,00 TL'lik asıl alacak kısmına yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktar alacak yönünden devamına ve davalının icra takibinin % 20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı yukarıda belirtilen gerekçeler ile, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiş,
Mahkemece yapılan yargılama toplanan deliller ile taraf ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu aldırılan bilirkişi raporları sonrasında taraflar arasındaki eser sözleşmesi nedeni ile, düzenlenen faturanın, yapılan iş nedeni ile davacı hakedişlerinden % 5 oranında kesilen nakit teminat kesintilerine ilişkin olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme hükmüne göre yapılan kesinti tutarlarının yarısının işin tesliminden sonra idarenin yaptığı geçici kabul onay tarihinden itibaren idarenin yükleniciye ödemesini yapmasına müteakip en geç 45 gün içinde alt yükleniciye ödeneceği, kalan yarısının ise kesin kabul onayı ile ödeneceği hükmünün yer aldığı, dava dışı bakanlık tarafından gönderilen tutanaklardan işin geçici kabulünün 08/02/2022 ve 11/02/2022 tarihleri arasında yapıldığı ve geçici kabulde tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için ek süre verildiği ve kontrol mühendislerince 01/03/2022 tarihinde tutulan tutanakta bu eksikliklerin giderildiğinin tespit edilmiş olduğu, ancak eksikliklerin kimin tarafından giderildiğinin davalı tarafça ispat edilemese de geçici kabul tutanağının icra takip tarihi olan 07/08/2020 tarihinden sonra 08/04/2022 tarihinde onaylandığı, takip ve dava tarihi itibari ile geçici kabulün henüz yapılmamış ve onaylanmamış olması sebebiyle davacının takip tarihi itibari ile % 5'lik teminat kesinti tutarlarını içeren fatura bedelinin davalıdan tahsiline henüz hak kazanmadığı kabul edilerek, davanın ve davacının icra inkar tazminatı talebi ile davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili yukarıda belirtilen gerekçeler ile istinaf yoluna başvurmuştur.
Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2023 tarihli 2021/356 Esas 2023/547 Karar sayılı kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davacıdan alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile kalan 462,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.