İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle;"Davalı, davacı şirketin yıllardır müşterisi olup, satılan ürünlerin bedelleri ödenmemiş ve aralarındaki uzun süreli ticari ilişkiye dayanarak davalı tarafından herhangi bir gerekçeye dayanmadan, stok fazlası olarak iade edileceği bildirilen bazı ürünler ticari ilişkideki güven nedeni ile kabul edilmiştir. Ancak müvekkilin satış fiyatı ile uyuşmayan faturalar düzenlenmiş ve müvekkil bu nedenle iade faturası düzenlemek zorunda kalmıştır. Davalı tarafından iade faturalarına ... 13. Noterliği ... tarihli ... ve ... yevmiye numaralı ihtarnameleri gönderilmiştir. Bu ihtarnamelere karşı tarafımızdan ... tarihli ... 22. Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilmiş olup, bakiye alacağın tahsili amacıyla ... 14. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Davalı icra takibine 23.11.2022 tarihinde itiraz etmiş ve takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş ancak taraflar arabuluculuk ile anlaşamamışlardır. Yukarıda açıklanan nedenlerle işbu davayı açma mecburiyeti doğmuştur. ... 14. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına/kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine ve müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;
"Davalı tarafından 25.11.2020 tarihinde Davacı Şirket'ten 950 adet ... kodlu adaptör satın alınmıştır. Bu adaptörler daha sonra Müvekkil Şirket tarafından kendi müşterisi olan başka bir şirkete satılmış olup, adaptörleri Müvekkil Şirket'ten alan dava dışı şirket 08.04.2022 tarihinde adaptörlerin arızalı olduğunu Müvekkil Şirket'e bildirmiştir. Adaptörlerdeki bu ayıp, kullanım ile ortaya çıkan ve ilk bakışta üründen anlaşılmayan gizli ayıp niteliğindedir. Bunun üzerine, Müvekkil Şirket tarafından bu arızalar Davacı Şirket'e bildirilmiştir ve Davacı Şirket 11.04.2022 ve 15.04.2022 tarihlerinde incelemek üzere bozuk adaptörlerden 2 tane teslim almıştır. 21.04.2022 tarihinde Müvekkil Şirket'e durumun Davalı Şirket tarafından araştırıldığı bilgisi verilmiştir. 11.05.2022 tarihinde ise Davacı Şirket tarafından incelenmek üzere 5 ürün daha talep edilmiştir ve bu 5 ürünü de Müvekkil Şirket, Davacı Şirket'e teslim etmiştir. 31.05.2022 tarihinde Müvekkil Şirket, Davacı Şirket ve Müvekkil Şirket'in ürünleri satmış olduğu şirketin dahil olduğu üçlü toplantıda; Davacı Şirket'in çalışanı ürünlerdeki gizli ayıbı ikrar edecek şekilde "Tüm adaptörler bozulacak" bilgisini vermiştir ve adaptörlerin değişimi önerilmiştir. 14.06.2022 tarihinde Davacı Şirket tarafından değişimi önerilen MT100-12 8,3 A adaptörlerinin tedariğine başlanmıştır. Müvekkil Şirket'in müşterisi olan dava dışı şirketin proje alanında Müvekkil Şirket'in 2 çalışanı ile arızalı adaptörlerin değişimi işlemlerine başlanmıştır. Müvekkil Şirket, Davacı Şirket'ten satın olmuş olduğu ürünlerin gizli ayıplı olması nedeniyle seçimlik hakkını kullanarak satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini talep etmiştir. Bahsi geçen süreç ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; Davacı Şirket'in Müvekkil Şirket'e satmış olduğu gizli ayıplı ürünler nedeniyle mağdur olan ve bu ürünlerin ayıpsız benzerleriyle değiştirilmesi yönündeki hakkını kullanan Müvekkil Şirket'e karşı sürekli olarak mesnetsiz faturalar düzenlenmiştir ve icra takibi başlatılmıştır.
Davacı Şirket tarafından ikame edilen itirazın iptali davasına dayanak olan icra takibinde talep edilen bedelin neye ilişkin olduğu da hiçbir şekilde anlaşılamamaktadır. Davacı Şirket cari hesap alacağı olduğunu iddia etmiş ancak cari hesap dökümünü delil olarak dosyaya sunmamıştır. Kaldı ki, Müvekkil Şirket tarafından kesilen iade faturalarının Davacı Şirketçe kendi ticari kayıtlarına işlenmediği çok açıktır.
Ürünlerde gizli ayıp olduğuna ilişkin ayıp ihbarının yapıldığı Müvekkil Şirket ile Davacı Şirket arasındaki yazışmalar ve tanık beyanları ile ispat edilecektir. Tanık isimleri ve yazışmalar dosyaya bilahare sunulacaktır.
Esas hakkında öne sürdüğümüz hususlar dikkate alınarak haksız ve yersiz olarak müvekkilimiz aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini..."savunmuştur.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
... 14.İcra Dairesi'ne ait ...E.sayılı dosyasının iki hafta içinde uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Taraf vekillerine dava dilekçe ekinde yer almayan delillerini ve tanıklarını bildirmek için iki hafta kesin süre verilmesine karar verilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına, bilirkişi ismi üzerinde uzlaşma olmadığı takdirde bir SMMM ile bir borçlar hukukçusunun atanmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler tarafından alınan 30/04/2024 tarihli raporlarında özetle; "Taraflar arasında mevcut ticari İlişki kapsamında, davacı şirket vekilince, 15.11.2022 tarihinde, ... 14.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine; cari hesap ve müstenit fatura alacağı sebebiyle: 144.095,70 TL lik ilamsız takip başlatıldığı, Usulüne uygun tutulan davacı şirket defterlerine göre; 15.11.2022 takip tarihi itibariyle davalı şirketin 144.095,70 TL borç bakiyesinin bulunduğu, Usulüne uygun tutulan davalı şirket defterlerine göre ise; 15.11.2022 takip tarihi itibariyle davacı şirketin 62.550,82 TL alacak bakiyesinin bulunduğu, Takip ve dava konusu 144.095,69 TL cari hesap bakiyesinin, 62.550,82 TL lık kısmı ile ilgili taraflar arasında bakiyede mutabakat bulunduğunun görüldüğü, İhtilaf konusu 81.544,89 TL bakiyenin ise; davacı şirket tarafından düzenlenen 15.09.2022 tarihli, 7534 no.lu 10.598,76 TL tutarındaki fiyat farkı ve 15.09.2022 tarihli 7535 nolu 70.946,13 TL tutarındaki iade faturalarından kaynaklandığı, Söz konusu fiyat farkı faturasının, ayıplı olduğu ileri sürülen Ürünlerin satış faturasındaki birim fiyatı ile, davalı şirket tarafından düzenlenen iade faturalarındaki birim fiyatının farklı olması sebebiyle, iade faturasının ise; davalı şirket tarafından düzenlenen iade faturasının mükemer olması sebebiyle düzenlendiğinin ileri sürüldüğü, davalı şirket tarafından düzenlenen 23.06.2022 tarihli, 1622 no.lu,18.846,96 TL tutarlı ve 09.09.2022 tarihli, ... nolu 70.946,13 TL tutarlı iade faturalarının incelenmesinde; faturaların, alış faturalarındaki birim fiyatları ile değil, davacı sirketçe ayıplı ürünlerin yerine alınması tavsiye edilen ürünl. im fiyatlarıyla düzenlendiğinin anlaşıldığı, söz konusu hususun izaha muhtaç görüldüğü, ancak 70.946,13 TL tutarlı iade faturasının, mükerrer düzenlenmiş fatura sebebiyle düzenlendiğine yönelik herhangi bir tespitte de bulunulmadığı..." rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin tanık dinletme talebinin dava konusu olayın ve miktarının tanıkla ispat sınırının üstünde olması ve kesin delil ile ispatı gerektiği anlaşılmakla tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir.
Tarafların itirazları dilekçeleri ve dosya kapsamı incelenmek suretiyle dava dosyasının aynı bilirkişiye tevdii edilerek tarafların itirazları tek tek irdelenmek ve cevaplandırılmak kaydı ile ek rapor tanziminin istenmesine karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talebinin celse arasında değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizin 09/07/2024 tarihli alınan ara kararı ile; İhtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Bilirkişilerden alınan 29/09/2024 tarihli ek raporlarında özetle; "Davacı şirket itiraz dilekçesinde yer alan, “dava konusu fatura içeriği ürünlerin ayıplı olmadığı, 100-12 kodlu ürünün 60-12 kodlu ürünün muadili de olmadığı, iki İni birbirinden farklı özelliklere sahip olduğu” yönündeki beyanların teknik değerlendirmeyi gerektirdiği, Davalı şirket tarafından verilen itiraz dilekçesinde, “değişim yolu ile temin edilen Ürünlerin şirketlerine ulaştırılmasının, ürünlerdeki gizli ayıp sebebiyle, davacının yükümlülüğünde olan bir durum olup, davacı şirketin Ürünler arasındaki fiyat farkına katlanması gerektiği yönünde" beyanda bulunulduğunun ilgi, belirtilen hususun, raporda mevcut; iade faturalarındaki birim fiyat ile alış faturalarındaki birim fiyat farklılığına dikkat çeken mali değerlendirmelerle uyumlu olduğu sonucuna varıldığı, ayrıca kök rapordaki; davalı şirket tarafından düzenlenen 70.946,13 TL tutarlı iade faturasının, mükerrer düzenlenmiş fatura sebebiyle düzenlendiğine yönelik herhangi bir tespitte bulunulmadığı yönündeki değerlendirmenin değişmesini gerektirecek herhangi bir belge ve bilgi ibraz edilmediği..." rapor edilmiştir.
Ayıbın varlığı her türlü delille bu arada tanık delili ile de kanıtlanabileceğinden (bkz. Yargıtay HGK., ... E., ... K.), geçen celse 1 nolu ara karardan rücu edilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin 27/02/2024 tarihli tanık listesindeki tanıklarına tebligat yapılmasına karar verilmiştir.
Davalı vekilinin 27/02/2024 tarihli tanık listesindeki tanığının dinlenmesi için adresine göre talimat müzekkeresi yazılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Tüm tanıklar dinlendikten ve beyanlarına karşı itiraz dilekçeleri sunulduktan sonra dosyanın raporunu sunan bilirkişi heyeti ile yeni bir elektrik mühendisi bilirkişiye tevdii ile, ayıp iddia ve savunmaları, rapora itiraz dilekçeleri doğrultusunda tanık beyanları da gözetilerek ek rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Sözleşmenin feshine dair ek rapor sunulduktan sonra davacı vekilinin itirazlarına dair ara karar kurulmasına karar verilmiştir.
Davalı tanığı ...'in mernis adresine tebligat yapılmasına karar verilmiştir.
Tüm tanıklar dinlendikten sonra taraflara beyanda bulunmak için süre verilmesine karar verilmiştir.
Tanık beyanlarına karşı beyanda bulunmak üzere taraf vekillerine iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde beyanda bulunamayacaklarının ihtarına karar verilmiştir.
Tanık beyanlarına karşı itiraz dilekçeleri sunulduktan sonra dosyanın raporunu sunan bilirkişi heyeti ile yeni bir elektrik mühendisi bilirkişiye tevdii ile, ayıp iddia ve savunmaları, rapora itiraz dilekçeleri doğrultusunda tanık beyanları da gözetilerek ek rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Sözleşmenin feshine dair ek rapor sunulduktan sonra davacı vekilinin itirazlarına dair ara karar kurulmasına karar verilmiştir.
Bilirkişilerden alınan 17/11/2025 tarihli raporlarında özetle; "Dosya kapsamında söz konusu ürünlerin ayıplı olduğu hususunda düzenlenmiş tespit raporu, test analiz sonucu vb. teknik bilgi içeren evrak görülmediği, dosya kapsamında bulunan faturalardaki 100-12 ve 60-12 kodlu ürünler incelendiğinde; 60-12 kodlu ürünün 60 watt gücünde 12 volt AC/DC Adaptör 100-12 kodlu ürünün 100 watt gücünde 12 volt AC/DC Adaptör olduğunun görüldüğü, 100-12 Kodu — adaptörün, 60-12 kodlu — adaptörün birebir. muadili olmadığı, düzenlenen kök raporda, davalı şirket tarafından düzenlenen iade faturasındaki ürün birim fiyatının, satış faturasındaki ürün birim fiyatından yüksek olduğu tespit edilmiş olup; ürünlerin ayıplı olduğuna yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, ancak, davalı şirket cevap dilekçesindeki beyan dikkate alınarak; “ayıplı olduğu ileri sürülen" ifadesinin kullanıldığı, Kök raporda da belirtildiği üzere; davacı şirket tarafından düzenlenen 15.09.2022 tarihli, ... no.lu 70.946,13 TL tutarındaki iade faturası açıklamasında, davalı şirket 09.09.2022 tarihli, 70.946,13 TL lık faturasına ilişkin, “2316 no.lu mükerrer faturaya istinaden" ibaresinin yer aldığı, ancak davalı şirketin söz konusu iade faturasının mükerrer olarak düzenlenmiş olduğuna yönelik kayıtlarda herhangi bir tespit yapılmadığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin iddiaların teknik delille ispatlanamadığı, taraflar arasındaki cari hesaba konu iade işlemlerinde birim fiyat farkının oluştuğunun mali kayıtlarla sabit olduğu, ancak davalının ileri sürdüğü mükerrer fatura ve ayıp kaynaklı muadil ürün gönderimi iddialarının dosyadaki mevcut delil yapısı itibarıyla ispatlanamadığı..." rapor edilmiştir.
Mahkememizin 09/12/2025 tarihli alınan ara kararı ile; Bilirkişi raporuna itirazların rapora itiraz edilen hususlar hukuki değerlendirme gerektirdiğinden takdiren reddine karar verilmiştir.
Davacı vekiline ... 22. Noterliği’nin ...tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya tebliğine dair mazbatanın bir örneğini mahkememize sunmak için iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.
Davalı vekiline ... 23. Noterliğinin ... tarihli ... ve ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin ve ... 1. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davacıya tebliğine dair mazbataların bir örneğini mahkememize sunmak için iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.
(2) S ö z l ü D e l i l l e r ;
Mahkememizin 13/05/2025 tarihli celsesinde davacı tanığı ... (T.C....): Ben davacı şirkette 2001 yılından beri çalışmaktayım, satış ve ithalat işleriyle ilgileniyorum, dava konusu olan ürünler ...,projesi mutfak aydınlatma için satın alınmış ürünlerdir. Biz davalı firma ile uzun yıllardır çok iş yaptığımız için ürünlerin hangi iş için alındığını bilmeyiz. Sattığımız ürünler iç mekan değil dış mekan ürünleridir. Ayrıca yaptığımız tespitte bağlanması gereken yükün üzerinde yük bağlanmıştır. Yani kapasitesinin üzerinden kullanılmıştır. Uygun yük değerinin altında ürün bağlanmış. Bu iki durum da yanlış ürünün sipariş verildiğini göstermektedir. Projedeki evler teslim edilmeye başlandıktan sonra zamanla aydınlatmanın arıza verdiğine ilişkin geri dönüş yapılınca davalı şirket bizimle iletişime geçti. Firmayla yapılan görüşmeler sonucunda ürünleri değiştirme yoluna gittik. Firmanın talepleri mantıksız ve gerçek dışıydı. Ambalajsız ürünleri geri gönderdiler. Bize kalan borçlarını ödemediler, ayrıca geri gönderilen ürünler için gerçekdışı fiyat talep ettiler. Biz ürünler ambalajsız olduğu için piyasada düşük bedel karşılığı satmak zorunda kaldık, sattığımız iade edilen ürünler ile ilgili olumsuz dönüş olmadı..." yönünde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 13/05/2025 tarihli celsesinde davacı tanığı ... (T.C....): 2013 yılından beri davacı şirkette muhasebe ve finans bölümünde çalışmaktayım, davalıya malzeme verdik ancak karşılığını alamadık. Ürünleri iade ettiler ancak ürünleri aldığı fiyata değil farklı bir fiyattan fatura ettiler..." yönünde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 13/05/2025 tarihli celsesinde davacı tanığı ... (T.C....): Ben davacı şirkette 2008-2022/2023 yılına kadar satış departmanında çalıştım. Emekli olduğum için işten ayrıldım. Malzemeyi aldıktan sonra üründe sorun olduğunu söylediler. Ürünün amper olarak düşük voltajda kullanıldığını tespit ettik. Ürünün arızalı olduğunu söylediler ancak üründe arıza yoktu. O ürünleri sonradan sattık. Sattığımız kişilerden arızalı olduğuna dair bir dönüş olmadı. Ürünlerin faturalandırılması ile ilgili bir bilgim yoktur..." yönünde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 24/06/2025 tarihli celsesinde davalı tanığı ... (T.C....): Ben ... Tic. A.ş.'de çalışmaktayım. ... projesinin mutfak dolaplarını yapıyoruz. Dolapların altında led aydınlatma ışıklarını çalıştırmak için 220voltluk elektriği 12volta düşüren trafoların kullanılması gerekmektedir. Bizde bu trafolar için davalı ... aksesuar ile anlaştık. Montajı tamamladık. Müşterilere teslim ettik. Müşterilerden olumsuz geri dönüş aldık ledler yanmıyor veya yanıp sönüyor diye şikayet geldi. Trafoları düzelttiğimizde sorunun çözüldüğünü gördük. Biz bunu ...'ya ilettik. Tempo bize talebimiz doğrultusunda 100 trafo verdi. Bizde bunları şantiyeye verdik. Onlar da müşterilere ulaşıp düzeltmiş, Tekrardan arızalı diye değişen trafolardan yeniden şikayet geldi. ... aksesuar ile toplantı yaptık. Bu trafonun dış mekan trafosu olduğu, ısındığı için kısa zaman içinde arıza yaptığı anlaşıldı. Onlar bize soğutma sistemli metal iç mekan trafosu önerdiler. Biz şantiyeden de onay alarak yeniden doğru trafoları taktık. Biz sorunla ilgili .... ile konuştuğumuzda Tempo bize bizim onlara gönderdiğimiz projeyi Mervesan'a verdiklerini, Mervesan'ın onlara bu trafoları tedarik ettiğini söyledi. En son iç mekan trafolarının değiştirilmesi sürecinde ...'dan trafolarla birlikte iki kişi geldi. Trafolar bize verilmeden Mervesan çalışanları bizim refakatimizde trafoları değiştirdi. İş uzamasın diye bu şekilde yapıldı. Zira trafolar bekledikçe arızalanma ihtimali vardır..." yönünde beyanda bulunmuştur.
Dava; ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibine vakii itirazın İİK.m.67 hükmü doğrultusunda iptali istemine ilişkindir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ... 14. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 144.095,70 TL asıl alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davanın İİK'nın 67. maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde, 144.095,70 TL asıl alacak yönünden açıldığı tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
6102 sayılı TTK'nun 18/3 maddesi uyarınca; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.
İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamında değinildiği üzere ".... ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır...".
Bursa BAM 7. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "Tarafların ticari defter kayıtları ve cari hesap ekstrelerine göre 31/12/2016 tarihinde bakiye alacak miktarında mutabık kaldıkları, davacı tarafından düzenlenen faturalara davalı tarafından itiraz edilmeyerek ticari defterlerine işlendiği, kesin kabulün yapılıp işin teslim alındığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça işin yapılmadığına ilişkin bir iddiada bulunulmamış, hak edişlerin usulüne uygun düzenlenmediği, fazla düzenlendiğine ilişkin davacı tarafa ihtarda bulunup işin yapımı ile ilgisi bulunmayan bağımsız denetçi firmadan alınan rapor gönderilmiş olup, denetçi firmadan alınan raporun davacı tarafı bağlayıcılığı bulunmamamaktadır. Davalının ticari defterlerindeki aleyhine olan kayıtlar kendisini bağlayacağından icra takibinden sonra düzenlenen ve yargılama sırasında 25/11/2018 tarihinde ticari defterlerine kaydedilen iade faturasına dayalı olarak usulüne uygun hak ediş düzenlenmediği yönünde davalı tarafın iddiası yerinde görülmemiştir.".
Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 14. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası celp edilmiş; akabinde dosya tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda rapor düzenlemek üzere bir SMMM, bir nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti, 30/04/2024 tarihli raporunda usulüne uygun tutulan davacı şirket defterlerine göre; 15.11.2022 takip tarihi itibariyle davalı şirketin 144.095,70 TL borç bakiyesinin bulunduğu, usulüne uygun tutulan davalı şirket defterlerine göre ise; 15.11.2022 takip tarihi itibariyle davacı şirketin 62.550,82 TL alacak bakiyesinin bulunduğu, takip ve dava konusu 144.095,69 TL cari hesap bakiyesinin, 62.550,82 TL lık kısmı ile ilgili taraflar arasında bakiyede mutabakat bulunduğunun görüldüğü, ihtilaf konusu 81.544,89 TL bakiyenin ise; davacı şirket tarafından düzenlenen 15.09.2022 tarihli, 7534 no.lu 10.598,76 TL tutarındaki fiyat farkı ve 15.09.2022 tarihli 7535 nolu 70.946,13 TL tutarındaki iade faturalarından kaynaklandığı, söz konusu fiyat farkı faturasının, ayıplı olduğu ileri sürülen ürünlerin satış faturasındaki birim fiyatı ile, davalı şirket tarafından düzenlenen iade faturalarındaki birim fiyatının farklı olması sebebiyle, iade faturasının ise; davalı şirket tarafından düzenlenen iade faturasının mükerrer olması sebebiyle düzenlendiğinin ileri sürüldüğü, davalı şirket tarafından düzenlenen faturaların incelenmesinde; faturaların, alış faturalarındaki birim fiyatları ile değil, davacı sirketçe ayıplı ürünlerin yerine alınması tavsiye edilen ürünlerin fiyatlarıyla düzenlendiğinin anlaşıldığı, söz konusu hususun izaha muhtaç görüldüğü, ancak 70.946,13 TL tutarlı iade faturasının, mükerrer düzenlenmiş fatura sebebiyle düzenlendiğine yönelik herhangi bir tespitte de bulunulmadığı tespit edilmiştir. Taraflarca itiraz dilekçesi sunulması üzerine dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş; bilirkişilerce 29/09/2024 tarihli ek raporda kök rapordaki kanaat tekrar edilmiştir.
Mahkememizce tarafların tanıkları dinlenilmiş; akabinde dosya ayıp iddia ve savunmaları, rapora itiraz dilekçeleri doğrultusunda tanık beyanları da gözetilerek ek rapor hazırlamak üzere raporunu sunan bilirkişi heyeti ile yeni bir elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti, 17/11/2025 tarihli raporlarında dosya kapsamında söz konusu ürünlerin ayıplı olduğu hususunda düzenlenmiş tespit raporu, test analiz sonucu vb. teknik bilgi içeren evrak görülmediği, dosya kapsamında bulunan faturalardaki 100-12 ve 60-12 kodlu ürünler incelendiğinde; 60-12 kodlu ürünün 60 watt gücünde 12 volt AC/DC Adaptör 100-12 kodlu ürünün 100 watt gücünde 12 volt AC/DC Adaptör olduğunun görüldüğü, 100-12 Kodu — adaptörün, 60-12 kodlu — adaptörün birebir muadili olmadığı, düzenlenen kök raporda, davalı şirket tarafından düzenlenen iade faturasındaki ürün birim fiyatının, satış faturasındaki ürün birim fiyatından yüksek olduğu tespit edilmiş olup; ürünlerin ayıplı olduğuna yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, ancak, davalı şirket cevap dilekçesindeki beyan dikkate alınarak; “ayıplı olduğu ileri sürülen" ifadesinin kullanıldığı, kök raporda da belirtildiği üzere; davacı şirket tarafından düzenlenen 15.09.2022 tarihli, 7535 no.lu 70.946,13 TL tutarındaki iade faturası açıklamasında, davalı şirket 09.09.2022 tarihli, 70.946,13 TL lık faturasına ilişkin, “2316 no.lu mükerrer faturaya istinaden" ibaresinin yer aldığı, ancak davalı şirketin söz konusu iade faturasının mükerrer olarak düzenlenmiş olduğuna yönelik kayıtlarda herhangi bir tespit yapılmadığı, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin iddiaların teknik delille ispatlanamadığı, taraflar arasındaki cari hesaba konu iade işlemlerinde birim fiyat farkının oluştuğunun mali kayıtlarla sabit olduğu, ancak davalının ileri sürdüğü mükerrer fatura ve ayıp kaynaklı muadil ürün gönderimi iddialarının dosyadaki mevcut delil yapısı itibarıyla ispatlanamadığı kanaati bildirilmiştir. Mahkememizce işbu ek rapor hükme esas alınmıştır.
Dosya incelendiğinde; davaya konu uyuşmazlığın cari hesaplar arası uyuşmazlıktan kaynaklandığı; davacı tarafından icra takibi ile toplam 144.095,70 TL alacak isteminde bulunduğu, mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı, usulüne uygun tutulan davacı şirket defterlerine göre; 15.11.2022 takip tarihi itibariyle davalı şirketin 144.095,70 TL borç bakiyesinin bulunduğu, buna karşılık usulüne uygun tutulan davalı şirket defterlerine göre ise; 15.11.2022 takip tarihi itibariyle davacı şirketin 62.550,82 TL alacak bakiyesinin bulunduğu, bu suretle dava konusu alacağın 62.550,82 TL'lik kısmı yönünden bakiyede mutabakat bulunduğu; kalan 81.544,89 TL'lik istem yönünden ise; bu bedelin davacı tarafından düzenlenen fiyat farkı ve iade faturalarından kaynaklandığı, bu faturalardan fiyat farkı faturasının, ayıplı olduğu ileri sürülen ürünlerin satış faturasındaki birim fiyatı ile davalı şirket tarafından düzenlenen iade faturalarındaki birim fiyatının birbiriyle uyumlu olmaması sebebiyle, iade faturasının ise; davalı şirket tarafından düzenlenen faturanın mükerrer olması sebebiyle düzenlendiği; davalı şirket tarafından düzenlenen 23.06.2022 tarihli, ... no.lu, 18.846,96 TL tutarlı ve 09.09.2022 tarihli, 2316 nolu 70.94613 TL tutarlı iade faturalarının incelenmesinde; faturaların, ürün alış faturalarındaki birim fiyatları ile değil, davacı şirketçe ayıplı ürünlerin yerine alınması tavsiye edilen ürünlerin birim fiyatlarıyla düzenlendiği tespit edilmiştir.
Davalı tarafın ayıp savunması nedeniyle tarafların ticari defterleri arasında uyuşmazlığa neden olan faturaların düzenlendiği anlaşıldığından; mahkememizce taraf tanıkları dinlenilmiştir. Davacı tanıkları; dava konusu ürünlerin mutfak aydınlatması için satın alındığı, oysa davalı tarafından satın alınan ürünlerin dış mekan ürünleri olduğunu, bağlanması gereken yükün üzerinde yükün bağlandığını, davalı tarafça yanlış ürün sipariş verildiğini, ürünlerde arıza olmadığını beyan etmişlerdir. Davalı tanığı ise davacıdan alınan aydınlatma ürünlerinin montajı yapıldıktan sonra şikayet geldiğini, trafonun dış mekan trafosu olduğu ve ısındığı için kısa zaman içinde arıza yaptığı, kendilerine soğutma sistemli metal iç mekan trafosu önerildiği, ürünlerin değiştirildiğini beyan etmiştir. Tanık beyanları üzerine dosya elektrik mühendisi bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; elektrik mühendisi bilirkişinin raporda tespit ettiği üzere dosya kapsamında söz konusu ürünlerin ayıplı olduğu hususunda düzenlenmiş tespit raporu, test analiz sonucu vb. teknik bilgi içeren evrak bulunmadığı, dosya kapsamında bulunan faturalardaki 100-12 ve 60-12 kodlu ürünler incelendiğinde; bu adaptörlerin muadil olmadıkları, bu suretle ürünlerin ayıplı olmadığı, davalı tarafından davacıdan yanlış ürün satın alındığı; davalının ayıp savunmasının yerinde olmadığı, davalının ileri sürdüğü mükerrer fatura ve ayıp kaynaklı muadil ürün gönderimi iddialarının da kanıtlanamadığı anlaşılmakla; asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiş; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu, reeskont avans faizi diye bir faiz türü olmadığından takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerektiği (örneğin bkz. İstanbul BAM 12. HD, E...., K. ..., T. 12/01/2026) gözetilerek icra takibinin asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin icra inkar tazminatı istemi yönünden; dosya kapsamında yapılan incelemede davacı tarafça başlatılan ... 14. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından itiraz edildiği, alacak likit olup itiraz haksız olduğundan, takip tarihi itibariyle 2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne; 144.095,70 TL'nin %20’si oranındaki 28.819,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmetmek gerekmiş ve aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; ... 14. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, icra takibinin asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek DEVAMINA,
2-2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin KABULÜNE; asıl alacak olan 144.095,70 TL'nin %20’si oranındaki 28.819,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.843,17 TL harçtan peşin alınan 1.740,32 TL'nin mahsup edilerek bakiye 8.102,85 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan; 269,85 TL Başvuru Harcı, 1.740,32 TL Peşin/nisbi Harcı olmak üzere toplam 2.010,17 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 19.437,00 TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 19.437,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 144.095,70 TL üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
9-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 07/04/2026