Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülen Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 27.02.2023 tarihli .... Noterliği tarafından tasdiklenen Uçak İşletme Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalının uçak işletme hizmetleri alacağı bunun karşılığında müvekkili şirkete ödeme yapılacağının yer aldığını, müvekkili ile davalı arasında iş ilişkisi kurulduğunu, müvekkil şirkete sözleşme kapsamında hizmetlerini sunduğunu ve bu hizmetlere karşılık olarak 9 adet faturayı kestiğini, davalının fatura bedellerini ödemediğini, fatura bedellerinin tahsili amacıyla .... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı dosyasından toplam 325.790,80 TL üzerinden icra takibine geçildiğini, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; davanın kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanca müvekkili şirket aleyhine gerçeği yansıtmayan, davacı tarafından müvekkili şirkete hiçbir surette sunulmamış mal ve hizmet alımına dayanan kesilmiş faturalar dayanak gösterilerek başlatılan ....Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı dosyasındaki takibin müvekkili şirketin itirazı üzerine durdurulduğunu, müvekkili ile davalı arasında 12.01.2023 tarihinde Uçak İşletme Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 27.02.2023 tarihinde ....Noterliği'nde ... yevmiye sayılı işlemle tasdiklendiğini, fakat sözleşmesinin eki niteliğinde olduğun iddia edilen ekler hakkında müvekkili şirketin ilgisinin bulunmadığını, davacı tarafından sunulan belgelerin incelendiğinde sözleşmelerin uçak sahibi olarak ... ... Turizm San.Tic.Ltd.Şti. adında başka bir şirket adına imzalanan başka bir sözleşme olduğunun açık biçimde görüldüğünü, sözleşmenin eki niteliğindeki 3 sözleşmede müvekkili şirketinin adının geçmediğini, davacı şirketin taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini, davacı şirketin düzenlediği faturalardaki mal ve hizmet alımının gerçekleştiğini kanıtlamakla yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin faturalara süresinde itiraz etmemesi, mal ve hizmet alımının gerçekleştiğini, iş veya hizmetin de yapılmış olduğunu kanıtlamayacağını belirterek; davanın reddine, % 20’den aşağı olmamak üzere belirlenecek kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur.

Ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
... . İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 25.07.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 24.07.2023 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 03.10.2023 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlık; taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi gereğince, davacı tarafça hizmetin gerçekleştirilmesi iddiasıyla davalının hizmet bedelini ödemediğine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Fatura ve teyit mektubu başlıklı 21. maddesi "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir."; "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır."; "Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır." hükmünü içermektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222/1. maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir." hükmünü, 222/2. maddesi "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." hükmünü, 222/3. maddesi "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünü, 222/4. maddesi "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." hükmünü içermektedir.
Taraf ticari defterlerindeki mutabakatsızlık, davalı tarafından davacının takibe konu faturaları ticari defterlerine kaydettikten sonra aynı miktarda iade faturası düzenlemesinden ve bu iade faturalarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır.
Fatura düzenlenmesi için taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunması gereklidir. Fatura düzenlenmesi ve ticari defterlere kaydedilmesi sözleşme ilişkisini ispat etmek için yeterli olmamaktadır. Sözleşme ilişkisinin ispat edilmesi için fatura düzenleyenin düzenlenmiş olan faturada yazılı olan malı teslim etmiş olduğunu işi yerine getirmiş olduğunu ve faturanın da buna yönelik olarak düzenlenmiş olduğunu ispat etmesi gerekmektedir.
Davalı, adına fatura düzenlenen faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder. Bu durumda davalı, davacının faturalarını benimseyerek ticari defterine kaydettiğine göre, kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerekir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olayda; taraflar arasında hizmet sözleşmesi nedeniyle ticari ilişki bulunduğu, sözleşmenin kapsamının "Uçak İşletme Sözleşmesi" olduğu, işletme ruhsatının alınmasının bir süreç olduğu ve teknik raporda bunun aylarca sürebileceğinin belirtildiği, davalı tarafça ödeme yapılmaması nedeniyle sürecin ilerlemesinin mümkün olamayacağı, davacı tarafın da bu noktada beyanda bulunarak; işletme ruhsatının Sivil ... Genel Müdürlüğüne tescili için gerekli ödemeler yapılmadığından tamamlanamadığını belirttiği, davacı tarafından yüklenen hizmetin fiziksel bir bakım işleminden ziyade yönetimsel ve dökümantasyon analizine bağlı bir iş olduğu, davacı tarafından düzenlenen davaya ve takibe konu faturanın davalının ticari defterlerine usulüne uygun şekilde kayıt edildiği, davalı taraça iade faturalarına dayanılmış ise de bu faturaların, davalının ticari defterlerindeki kayıtla çelişmeyecek şekilde haklı bir nedenle kesildiğine ilişkin dosyada herhangi bir belgenin mevcut olmadığı, davalının vergi dairesi nezdinde BA (Alış Formu) olarak beyanda bulunduğu, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan iade faturasının dayanağının usulüne uygun olduğunun ispatlanması gerekli olup, iade faturası düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olması tek başına davalının savunmalarını ispata elverişli olmayıp, tarafların defter kayıtlarında yer alan hususların aksinin davalı tarafça senet veya diğer kesin delille ispat edilemediği anlaşılmakla USD cinsinden alacağın Türk Lirası cinsinden talep edilmesi nedeniyle kur farkından kaynaklı farklılığın bu şekilde açıklanabileceği belirtilmekle, asıl alacak yönünden itirazın iptaline, temerrüt söz konusu olmadığından işlemiş faize ilişkin itirazın iptali isteminin reddine ve de alacak likit olduğundan davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; davalının ....İcra Müdürlüğü 2023/.... Sayılı dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 314.384,80 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

İtirazın iptaline karar verilen asıl alacak tutarı 314.384,80 TL bedelin %20 oranına isabet eden 62.876,96 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 21.475,63 TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 6.852,56 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.623,07 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 3.010,18 TL'sinin davalıdan kalan 109,82 TL'sinin ise davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,

Davacı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 50.301,57 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davalı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 11.406,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan peşin harç ve başvuru harcı olmak üzere toplam 7.122,41 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından 12.168,00 TL bilirkişi, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere yapılan yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak 11.739,69 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,

Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/04/2026