İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Dava: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketlere karşı başlatılan icra takibine dayanak olarak gösterilen ...Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... günlü ... Seri Numaralı keşide yeri İstanbul olan 750.000,00 TL bedelli çeke ilişkin olarak müvekkil şirketlerin, alacaklı sıfatıyla takibi başlatan firmaya karşı yükümlü olduğu bir borcunun bulunmadığını, çekin müvekkili .... A.Ş tarafından müvekkili şirket ... Tic. Ltd. Şti.'ne keşide edildiğini, daha sonrasında müvekkili şirket ...Ltd. Şti. tarafından ciro edilerek ... A.Ş.'ye verildiğini, bu ciro işleminin akabinde tahsilat makbuzu karşılığında çekleri teslim alan ...A.Ş. çalışanı ...'nın, şirketlerinin ...'daki fabrikasına gönderilmek üzere 19/11/2022 tarihinde kargoya verildiğini, fakat kargonun taşınması aşamasında çeklerin çalındığını, çekleri çalan kişilerce paravan şirketler aracılığıyla mesnetsiz ve göstermelik cirolar yapılmış ve bu yolla sakat bir ciro zinciriyle ...isimli firmanın çeklerin meşru olmayan hamili durumuna geldiğini, şahısların çekleri vadesi geldiğinde ibraz ettiklerini, çeklere ilişkin olarak alınmış ödeme yasağı gereğince banka tarafından ödeme yapılmayınca ilgili icra takibini başlattıklarını, ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin çalınan çekin yerine ...Tic. A.Ş'den 09.02.2023 tarih ... çek nolu 750.000,00 TL değerindeki çeki alarak ve ciro ederek son yetkili ve meşru hamil ... Şirketi isimli firmaya karşı borcunu ödediğini, müvekkillerinin iyi niyetli ve meşru olmayan hamil ... Sistemleriyle aralarında herhangi bir borç ilişkisinin bulunmadığını, ... Şirketi çeklerin çalınması olayına ilişkin olarak şikayetçi olmuş ve buna ilişkin olarak üç ayrı dosyada soruşturmaların devam ettiğini,... A.Ş. çalınan çeklere ilişkin olarak ... Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... E. Sayılı dosyasıyla çek iptal davası açıldığını bu dava kapsamında ödeme yasağı tedbiri verildiğini, çekin iptaline kararı verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, davalı şirketin 09.02.2023 tarihinde çeki bankaya ibraz ettiği, hakkında ödeme yasağı alındığına dair çeke ibare vurulmasından itibaren yani 09.02.2023 tarihi itibariyle çek hakkında iptal davası açıldığını ve ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...E. sayılı iptal davası kapsamında çek hakkında ödemeden men yasağı tedbirinin konduğunun öğrenildiğini, davalı şirketin, çek hakkında ödemeden men yasağı kararının bulunduğu ve çek hakkında iptal kararı alındığını bilmesine karşın kötü niyetli olarak müvekkilleri şirket aleyhine haksız icra takibi başlatıldığını, şikayet konusu çeke dair açılan iptal davasında mahkemece usulüne uygun olarak 3 aydan az süre vermemek üzere 3 defa ilan yaptırılmış ve şikayet konusu çeki elinde bulunduran şahısların işbu durumu mahkemeye bildirmesi ihtar edilmiş, ancak davalı şirket, hem yapılan ilana hem de ibraz tarihinde öğrenmiş olduğu ödemeden men yasağına karşın ilgili çeke dair açılan iptal davası dosyasına herhangi bir bildirimde bulunmadığını belirterek ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı kambiyo takibinde icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkilinin...Bankası A.Ş. ...Şubesine ait ... seri numaralı, 09/02/2023 keşide tarihli, 750.000,00 TL bedelli çeki ticari faaliyetleri neticesinde mal ve hizmet satımı sonucu iktisap etmiş olup söz konusu çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, davacılar tarafından dava konusu çekin davacı keşideci ...firması tarafından diğer davacı ... firmasına keşide edildiğini, lehtar ... firması tarafından da dava dışı ...Şirketine cirolandığını ve akabinde çekin kargo aşamasındayken çalındığını iddia ettiğini, diğer bir ifadeyle davacıların çek üzerindeki kaşe ve imzaları ile aralarındaki borç ilişkisini inkar etmediklerini, çek bedeline ya da çek üzerinde herhangi bir tahrifat yapıldığına yönelik de herhangi bir iddianın bulunmadığını bununla birlikte çek üzerindeki kaşe ve imzalarını kabul eden davacıların çek hamili müvekkiline karşı kambiyo sorumluluğu altında bulunduğu noktasında herhangi bir tartışma bulunmadığını, davacıların, dava konusu çekin çalındığını iddia etse de iyiniyetli 3. kişi olan çek hamili müvekkilinin davacı tarafın bu iddiasından haberdar olma ihtimalinin bulunmadığını, TTK 790. maddesinde, meşru hamilin teselsül eden cirolardan anlaşılacağının belirtildiği, ciro silsilesinin muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemek yeterli olup, sair diğer iddialar ciro zincirini etkileyeceğini, müvekkilince dava konusu çekin tam ve düzgün ciro silsilesi ile iktisap edildiğine göre müvekkilinin TTK'nun 790. maddesine göre yetkili ve meşru hamil olduğunu, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle müvekkilinin çekin çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin, çekte ödeme yasağı bulunduğunu ancak çeki bankaya ibraz anında öğrendiğini, bu nedenle iyiniyetli olduğunu, davacı tarafların dava konusu çekin kargodan çalındığı yönündeki soyut iddialarının müvekkili tarafından bilinme ihtimali bulunmadığı gibi iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olan çek hamili müvekkilini de bağlamadığını, davacı tarafın, dava konusu çekin müvekkili şirket tarafından kötüniyetli olarak ele geçirildiğini gerektiğini iddia etmiş ise de müvekkili şirket tarafından dava konusu çekin tahsili amacıyla gerçekleştirilen tüm işlemlerin yasaların tanıdığı hak ve yetkiler kapsamında gerçekleştirilmiş olup söz konusu işlemlere dayanılarak müvekkili şirketi kötüniyetli olmak ile itham etmenin mümkün olamayacağını, öyle ki sürekli ticari faaliyeti bulunan bir firmanın çek bedelini tahsil etmek için yasal yollara sahip olmasına rağmen ilgili yasal yolları kullanmaması akla ve mantığa olduğu kadar ticari hayatın işleyişine de aykırılık teşkil edecek olup nitekim müvekkilinin de ticari faaliyetinin devamı için nakit paraya ihtiyaç duyan tüm firmaların yapacağı şekilde çekin yasal yollardan tahsili yoluna gittiğini, iyiniyetli üçüncü kişi olan davalı müvekkilinin dava konusu çekin sıhhatli biçimde birbirini takip eden ciro zinciri içerisinde bulunan yetkili ve meşru hamili olduğunu, müvekkilinin, dava konusu çeki aralarındaki ticari ilişkiye istinaden ... Anonim Şirketinden aldığını, çekte ödeme yasağı bulunması nedeniyle çek bedelini tahsil edememiş ve bu nedenle de büyük bir mağduriyet yaşadığını, hatta çeki kendisine veren ... şirketi ve yetkilisi hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda dahi bulunmuş olup soruşturmanın devam ettiğini, yani müvekkilin somut olayda hiçbir kötüniyeti bulunmayıp bizzat suçun mağduru olduğunu, müvekkilinin, çeki iktisap anında çekin çalıntı olup olmadığına dair bir bilgisinin bulunmadığını, davacıların da müvekkilinin kötüniyetini ortaya koyan somut bir delil ibraz edemediklerini bu nedenle TTK ilgili hükümlerinde aranan şartların somut olayda gerçekleşmemiş olup davanın reddine karar verilmesini gerektiğini belirterek davacı taraflarca haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen işbu davanın reddine, davacılar aleyhine alacağın %20 oranından az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
... 33. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma Numaralı dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...Soruşturma Numaralı dosyası,...Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dava dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma dosyası celp edilmiş, incelenmiştir.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası celp edilip incelendiğinde; takip alacaklısının davalı ... A.Ş., takip borçlularının davacılar ...A.Ş. ile ...Ltd. Şti. ve dava dışı ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti., ... A.Ş., olduğu, takip alacaklısının 750.000 TL çek bedeli, 2.250 TL Komisyon, 75.000 TL Karşılıksız Çek Tazminatı, 10.381,85 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 837.631,85 TL alacak üzerinden davacılar (ve dava dışı) takip borçluları hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde bulunduğu, borcun sebebi olarak kambiyo evrakı olan çeke dayanıldığı görülmüştür.
İcra takibine temel teşkil eden dava konusu çek incelendiğinde;...Bankası A.Ş. ... Şubesine ait ... seri numaralı 09/02/2023 keşide tarihli ve 750.000 TL bedelli olduğu, çekin yasal unsurlarının tamam olduğu, keşidecisinin davacı Yemekhane Yiyecek ... A.Ş., lehtar ve ilk cirantanın ...Ltd. Şti., ikinci cirantanın ... Ltd. Şti., üçüncü cirantanın ...Şti., dördüncü cirantanın ... A.Ş., son olarak hamilin ... A.Ş. olduğu, çekin 09/02/2023 tarihinde muhatap bankaya ibraz edildiği, ancak ...Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosyasında verilen ödemeden men yasağı ihtiyati tedbir kararı sebebiyle çek bedelinin davalı hamile ödenmediği anlaşılmış, ayrıca davalı ...A.Ş.nin çekteki şeklen düzgün ciro silsilesine göre meşru hamil olduğu belirlenmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, dava konusu çekte ciro silsilesi düzgündür ve kopukluk yoktur.
Davacılar keşideci ve lehtar olup, davalı ise hamildir.
Öte yandan, her iki davacı/lar, çekteki imzasını da inkar etmemektedir.
Bununla birlikte, davacılar, çek sebebiyle davalıya borçlu olmadıklarını ileri sürmektedir.
Davacılar vakıa olarak; çekin kargoda çalındığını, ciro silsilesinde yer alan şahısları tanımadığını, ticari ilişkisinin bulunmadığını, davalı hamilin çek iptal davası açıldıktan ve çek hakkında ödemeden men yasağı kararı bulunduğu bildiği halde icra takibinde bulunduğu için kötü niyetli olduğuna dayanmıştır.
Davalı, çekteki imzaların davacılara at olduğunu, imza inkarında bulunulmadığını, ciro silsilesinin düzgün olduğunu, iyi niyetli ve meşru hamil olduğunu, çek iptali davasında verilen ödemeden men yasağı kararının çekin icra takibine konu edilmesine engel olmadığını, çekin kargoda çalındığını bilmediğini, kötü niyetli iktisabın davacılar tarafından ispat edilmesi gerektiğini savunmuştur.
Keşideci ve lehtar olarak çekte imzası bulunan davacılar, çek bedelinden sorumludur.
Ancak, davacılar, davalı hamilin çekin iktisabında kötü niyetli ya da ağır kusurlu olduğunu (davalının çekin kargoda çalındığını bildiği halde iktisap ettiğini) ispatlaması halinde çek bedelinden sorumlu olmayacaktır.
Bu noktada, ispat külfeti kuşkusuz davacılar üzerindedir.
Bilindiği üzere, çeki elinde bulunduran hamilin çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır. Aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldıracaktır. Bu itibarla, şeklen düzgün ciro silsilesine göre çeki elinde bulunduran iyi niyetli hamile karşı taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, hatta bu noktada ticari defterlerin incelenmesi gerektiği iddiası dahi ileri sürülemez / dinlenmez. (İSTANBUL BAM 43. H.D. ... E., ...K.).
Yerleşik Yargıtay içtihatlarında vurgulandığı üzere, TTK 790. madde hükmüne göre keşidecinin ve lehtarın / davacıların, davalı iyi niyetli hamil ile ticari ilişkisinin bulunmaması kötü niyetin veya ağır kusurun ispatı için yeterli değildir. (YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ ... E....K.)
Diğer taraftan, dava konusu çek, keşideci ve lehtar olan davacılar tarafından ciro edildikten sonra dava dışı ... A.Ş. çalışanına teslim edildiği, bu kişi tarafından çeklerin kargoya verildiği, çeklerin kargoda çalındığının ileri sürüldüğü, dava dışı ...A.Ş. tarafından hasımsız kıymetli evrakın iptali davası açıldığı, ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında dava konusu çek hakkında ödemeden men yasağı kararı verildiği, bu ihtiyati tedbir kararı sebebiyle çek bedelinin hamile ödenmediği görülmekle birlikte, bilindiği üzere çek iptal davasının hasımsız bir dava olduğu, iptal davasında çek hakkında verilen ödemeden men yasağı kararının hamilin çekin iktisabında kötü niyetli ya da ağır kusurlu olduğunu ispatlamayacağı, ödemeden men yasağı kararı sebebiyle çek bedelini tahsil edemeyen davalı hamilin elbette icra takibinde bulunabileceği açıktır. Hasımsız olarak görülen çek iptal davasında verilen ödemeden men yasağı kararı, 6102 s. TTK m.790, m.792 ile maddi hukuk çerçevesinde davalı hamilin çekin iktisabında kötü niyetli olduğunu ispatlamaz.
Davacılar, dava konusu çekin kargoda çalınması sebebiyle ciro silsilesindeki şahıslar hakkında suç duyuruları üzerine üç adet dosyada soruşturma olduğunu bildirmiş, ... CBS ..., ... CBS ...ve ... CBS ... Sr. dosyalarını delil olarak göstermiştir. Öncelikli olarak soruşturma dosyaları bekletici mesele yapılmış, soruşturmalar sonuçlanıp kesinleştikten sonra ise mahkememizce celp edilmiştir. ... CBS.nin ... s. soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir. ... CBS.nin ... soruşturma dosyasında yetkisizlik kararı verilmiştir. ... CBS ...s. soruşturma dosyasında yetkisizlik kararı verilmiş, ... CBS ...Sr.numarası almış, bu dosya mevcut soruşturma dosyası ile birlikte... Sr. ile birleştirilmiş, ...s. Sr dosyasında yetkisizlik kararı verilmiş, ... CBS ... Sr.numarasını almış, ... CBS ... s.Sr.dosyasında karşı yetkisizlik kararı vermiş, iki yer savcılık makamları arasında karşılıklı verilen yetkisizlik kararları sebebiyle dosya merci tayini için ... ACM.ye gönderilmiş, ... 10.ACM. ... CBS.nin yetkili olduğuna karar vererek soruşturma dosyasını yeniden ... CBS.ye göndermiş, dosya ... s.Sr. numarası almış, nihayetinde ... CBS.nin... s. Sr. dosyasında da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir. Hasılı, soruşturma dosyalarında, davalı hamil ile ciro silsilesinde yer alan diğer şahıslar hakkında Savcılık Makamı tarafından kovuşturmaya yer olmadığı kararları verilmiştir. Bu suretle, KYOK kararları sebebiyle davalı hamilin çekin iktisabında ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğu ispat edilememiştir.
Mahkememizin 08/04/2026 tarihli 5.celsesinde, eksik tahkikat bırakılmaması adına davalı hamilin çekin iktisabında kötü niyetli ya da ağır kusurlu oluğu noktasında toplanmasını talep ettikleri başkaca bir delilin olup olmadığı her iki davacı vekiline ayrı ayrı sorulmuş, davacı vekilleri müşterek beyanlarında toplanmasını talep ettikleri başkaca bir delillerinin olmadığını beyan etmişlerdir.
Bu çerçevede, davalı hamilin, dava konusu çekin kargoda çalındığı bildiği (kötü niyetli) yahut hal ve şartlara göre bu durumu bilmesi gerektiği (ağır kusur) halde hırsızlığa konu çeki bilerek iktisap ettiği, diğer söyleyişle çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ederek ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğu davacılar tarafından ispat edilememiştir. Dosyada bu yönde ispata elverişli herhangi bir bilgi, belge, delil de bulunmamaktadır. O halde, dava konusu çek üzerindeki keşideci ve lehtar imzası davacılara ait olduğundan, davacıların davalı hamile karşı çek bedelinden sorumlu oldukları sonucuna varılmıştır.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, davacılar dava dilekçesinde ... tarihli ... seri numaralı ve 750.000 TL bedelli başka bir çek ile hamil olduğu belirtilen ...A.Ş.ye borcun ödendiğini ifade etmişlerdir. Hukuki mahiyeti itibariyle bu vakıa, bedelsizlik defiidir. Önemle vurgulamak gerekir ki, bedelsizlik defi, şahsi bir defi olup kural olarak davalı hamile karşı ileri sürülemez. Ancak, davalı hamilin çekin iktisabında bilerek borçlunun zararına hareket ettiği ispatlandığı takdirde bedelsizlik şahsi defi hamile karşı ileri sürülebilir. Dava konusu çek bedelinin başka bir çek tanzim edilerek dava dışı şahsa verilmesinin - ödenmesinin hukuki mahiyeti itibariyle (bedelsizlik) şahsi defi olduğu, davacıların kural olarak şahsi defiyi hamile karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığı, yalnızca davalı hamilin bilerek borçlunun zararına hareket edildiğinin (kötü niyetli olduğunun) ispatlanması halinde şahsi defiyi hamile karşı ileri sürebileceği, ancak davalı hamilin çekin iktisabında kötü niyetli olduğun davacılar tarafından ispatlanamadığı, bu nedenle davacıların dava dışı şahsa yaptığı ödemenin davalı hamil bakımından şahsi defi hükmünde olması, şahsi definin hamile karşı ileri sürülmesi ve bu suretle borcunun sona ermesi - mümkün olmadığından bu yönden de menfi tespit isteminin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle,
Dava konusu çekte keşideci olan davacı ... A.Ş., yönünden ispatlanamayan menfi tespit davasının tümden reddine karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu çekte lehtar / ilk ciranta olan davacı ... Ltd. Şti.nin imzası sebebiyle kambiyo evrakı olan dava konusu çek bedelinden (750.000 TL) ve komisyon tutarından sorumlu olmakla birlikte, diğer davacı olan keşideciden farklı olarak davacı lehtar / ilk ciranta ... Ltd. Şti.nin icra takibinde yer alan Karşılıksız Çek Tazminatı (75.000 TL) ile bunun İşlemiş Faizinden (10.381,85 TL) sorumlu olmadığı, nitekim karşılıksız çek tazminatı ile işlemiş faizinden yalnızca çekin keşidecisi olan diğer davacının sorumlu olması sebebiyle davacı ...Ltd. Şti. yönünden menfi tespit davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. (Dava konu çek için birebir aynı yönde yapılan değerlendirme ve verilen karar için bakınız. İSTANBUL BAM 20. HD. ...E.... K.)
Menfi tespit davası alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez (İİK m.72/4). Mahkememizce davacılar lehine ihtiyati tedbir kararı verildiği, davacılar tarafından ihtiyati tedbir kararında belirtilen teminatın yatırıldığı, İcra Müdürlüğü tarafından 02/06/2023 tarihinde ihtiyati tedbir kararının uygulandığı, bu suretle İİK m.72/4.de yer alan yasal koşullar oluştuğundan davalı lehine tazminata hükmedilmiştir. (aynı yönde bkz. İSTANBUL BAM 44. HD. ...E....K). Davacıların tazminat talebinin ise İİK m.72/5.deki yasal koşullar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Yapılan açıklamalar karşısında, davacı ... A.Ş. tarafından davalı aleyhinde açılan menfi tespit davasının tümden reddine, davacı ... Ltd. Şti. tarafından davalı aleyhinde açılan menfi tespit davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davacının ... 33. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibinde yer alan 75.000 TL Karşılıksız Çek Tazminatı ve 10.381,85 TL İşlemiş Faizi olmak üzere toplam 85.381,85 TL için davalıya borçlu olmadığının tespitine - bu davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacıların tazminat talebinin İİK m.72/5.deki yasal koşullar oluşmadığından reddine, davalının tazminat talebinin İİK m.72/4. uyarınca yasal koşulları oluştuğundan icra takibine esas alacağın %20'si oranındaki 167.526,37 TL tazminatın davacılardan (davacı ... Ltd. Şti. bu tutarın 150.450,00 TL.sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davalıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davacı ... A.Ş. tarafından davalı aleyhinde açılan menfi tespit davasının tümden REDDİNE,
2-Davacı ... Ltd. Şti. tarafından davalı aleyhinde açılan menfi tespit davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davacının ... 33. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibinde yer alan 75.000 TL Karşılıksız Çek Tazminatı ve 10.381,85 TL İşlemiş Faizi olmak üzere toplam 85.381,85 TL için davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
3-Davacıların tazminat talebinin İİK m.72/5. uyarınca yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE,
4-Davalının tazminat talebinin İİK m.72/4. uyarınca yasal koşulları oluştuğundan icra takibine esas alacağın %20'si oranındaki 167.526,37 TL tazminatın davacılardan (davacı ... Ltd. Şti. bu tutarın 150.450,00 TL.sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 5.832,43 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 14.304,67 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 8.472,24 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacılara İADESİNE,
6-Davacılar tarafından yargılama nedeniyle yapılan 5.832,43 TL peşin harç, 249,00 TL posta ücreti olmak üzere toplam 6.081,43 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 619,89 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davacı ... Ltd. Şti. yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ... Ltd. Şti.ye VERİLMESİNE,
8-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının ve varsa teminatın karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı ...ve davacı .... vekillerinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.08/04/2026