İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
Dava Dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... tescil no.lu “...”, ... tescil no.lu “...”, ... tescil no.lu “...” markalarının sahibi olduğunu, davalının “... ” isimli bir restoran açmasının tespiti üzerine marka hakkı ihlalinin sonlandırılması için ihtar çekildiğini, akabinde ... 4 FSHHM ... D.iş sayılı dosyası kapsamında tespit işlemi ile marka hakkı ihlalinin tespit edildiğini, davalının eylemlerinin SMK gereğince marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, davalının bu eylemlerden hukuki ve cezai sorumluluğunun bulunduğunu belirterek davalı kullanımlarının müvekkilinin marka haklarına tecavüz niteliğinde olduğunun tespiti, markaya tecavüzün durdurulması, önlenmesi, el konulan emtianın müvekkiline teslimi ya da imhası ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminata hükmolunarak hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Cevap Dilekçesi: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... markasının davalı şirket yetkilisi ... tarafından geliştirildiğini, söz konusu marka logosunun da yine ... tarafından tasarlattırıldığını, dava konusu adreste davacı ile birlikte ortak markayı kullanmaya başladıklarını, söz konusu markanın tescili için 2014 senesinde TPMK’ya başvuru yaptığını bu başvurunun reddedildiğini, bu başvurudan sonra davacı tarafından başvuru yapıldığını ve başvurunun kabul edildiğini, söz konusu markanın bu süreçte ... Gıda A.Ş. tarafından aktif olarak kullanıldığını, markanın asıl kullanıcısının ...Gıda A.Ş. firması olduğunu, davacı müvekkilin markayı haksız olarak kendi adına tescil ettirdiğini, müvekkilin 2021 yılında ... A.Ş. firmasındaki hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığını, davacının markanın kullanılmasına muvafakat ettiğini, bu süreçte ...’nın ... işletmesini kısa süreliğini 3. kişiye devrettiğini, söz konusu işletmeyi başka bir isim ve marka adı altında işletmek üzere yeniden devraldığını bu devir işlemi sonrasında davacı tarafından dava sürecinin başlatıldığını, davalının önceye dayalı kullanım hakkı olduğunu ancak amacının markayı kullanmak olmadığından bu hakkını kullanmadığını, şu an dava konusu adreste... markası ile hizmet verdiğini beyanla davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
Cevaba Cevap Dilekçesi: davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne dair karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Dosya Dava Dilekçesi: Esas ve birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, yiyecek içecek sağlanması ve geçici konaklama hizmetleri verilmesi alanlarında faaliyet gösteren ... A.Ş. ve ... A.Ş.'nin yetkilisi olduğunu, müvekkilinin "...", "..." ve "..." markalarının tescilli sahibi olduğunu, davalının tescili müvekkiline ait "..." markasını birebir haksız ve hukuka aykırı şekilde kullandığını, bu hususun müvekkili tarafınca öğrenildikten sonra ... 4. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, işbu dosya ile alınan rapor ile karşı tarafın müvekkiline ait marka hakkına tecavüz ettiğinin tespit edildiği ve talepleri doğrultusunda marka hakkına iltibas yaratan ürünlerin toplatılmasına karar verildiğini, mezkûr karara istinaden ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile karşı tarafın adresinde müvekkiline ait marka hakkına iltibas yaratan ürünlerin toplatılmaya gidildiğini, bu işlem esnasında taraflarınca çeşitli zorunlu masraflar yapıldığını, bu masrafların tahsili maksadıyla ... 28. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ... 28. Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasıyla başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı/borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan, borçlunun takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama harç, giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Dosya Cevap Dilekçesi: Esas ve birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... markasının, ilk olarak müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından geliştirildiğini, söz konusu marka logosunun da yine müvekkili şirketin yetkilisi ... tarafından tasarlattırıldığını, ...'nın, önceki işletme firması olan ... A.Ş. yetkilisi iken 2013 yılında söz konusu marka ve logoyu tasarladığını, dava konusu adreste davacı ile birlikte söz konusu markayı ortak olarak kullanmaya başladığını, yine müvekkili şirket yetkilisi ...'nın ilk olarak 2014 yılında (yani dava konusu marka tescilinin yapılmasından 2 yıl kadar önce) dava konusu ... markasının tescili için ... başvuru numarası ile TPMK'ya başvurduğunu ancak, 3. bir kişi adına tescilli benzer bir marka isminin varlığı nedeni ile söz konusu başvurunun reddine karar verildiğini, bu başvurudan 2 yıl kadar sonra, aynı zamanda müvekkili şirket yetkilisi ...'nın o tarihteki ortağı olan davacı ... tarafından dava konusu marka başvurusu yapıldığını ve tescil edildiğini, bu süreçte söz konusu markanın müvekkili şirket yetkilisi ... ve davacı ...'nın ortak olduğu ... A.Ş. tarafından aktif olarak kullanıldığını, yani markanın asıl sahibi ve kullanıcısının ... A.Ş. olduğunu, ancak firmanın ortağı olan davacı ...'nın, dava konusu ... markasını, kötü niyetli olarak sadece kendi adına tescil ettirdiğini, dava konusu markayı ilk olarak kullanan ... A.Ş. ortaklarından olan ...'nın, 2021 yılında söz konusu firmadaki hisselerini, müvekkili şirket yetkilisi ...'ya devrederek ortaklıktan ayrıldığını, ancak ortaklıktan ayrıldıktan sonra dava konusu adreste dava konusu markanın aktif olarak kullanılmasına muvafakat ettiğini, o tarihten beri dava konusu adreste, dava konusu ... markasının aktif olarak, aralıksız şekilde kullanılmaya devam edildiğini, dava konusu adresteki ... işletmesini kısa bir süreliğine 3. bir kişiye devreden müvekkili şirket yetkilisi ...'nın, söz konusu işletmeyi başka bir isim ve marka adı altında işletmek üzere yeniden devraldığını, 3. bir kişi tarafından ... markası altında işletme devam ederken dahi marka kullanımına herhangi bir itirazı olmayan davacı ...'nın, müvekkili tarafından yeniden devralma işlemi yapılmasının akabinde, bu dava gibi birçok haksız dava ikame ettiğinden, davalı müvekkili aleyhine muaccel hale gelmiş bir borcun bulunmaması sebebi ile davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
... 3.FSHHM'nin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda 18/04/2025 tarihinde verilen birleştirme kararı ile dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Birleştirme kararı üzerine yargılamaya mahkememizin ... Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmuştur.
- ... 33. İcra dairesinin ... sayılı icra dosyasının UYAP üzerinden celbedilerek dosyamız arasına alındığı anlaşılmıştır.
- Türk Patent ve Marka Kurumuna yazılan müzekkereye cevap verildiği ve "İstenilen davacı ... adına tescilli ... tescil numaralı markalara ilişkin, kullandıkları ürün ve hizmet listelerini, tescil tarihlerini, koruma sürelerini, renkli ibarelerini ve tescil/başvuru belgelerindeki bilgilerin aynısını içerir onaylı renkli sicil kayıtlarının yazı ekinde gönderildiğini, markaların halen geçerliliğini koruduğunu, söz konusu markalar üzerinde herhangi bir devir ya da lisans kaydına rastlanılmadığını, davalı ... Şirketi adına kayıtlı ... ve ... ibareli herhangi bir marka kaydına rastlanmadığını, davalı adına kayıtlı halen başvurunun muhtelif aşamalarında oldukları tespit edilen... sayılı marka başvurularına ilişkin başvuru kayıtlarının yazı ekinde gönderildiğini, söz konusu markalar üzerinde herhangi bir devir ya da lisans kaydına rastlanılamadığı"na dair yazı cevabı gönderilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır.
- ... 4 FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyasının fiziken gönderildiği ve dosyamız arasına alındığı, değişik iş dosyasında alınan 13.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Tespit talep edilen ... adreste tespit taleplerine konu markayı ihtiva eder kullanımlara rastlanıldığı, İlgili kullanımlar ile tespit talep eden yana ait markaların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğu, Mahalde bulunan vergi levhasından görüldüğü üzere mahalde ... Vergi Kimlik Numara ve ... unvanlı Şirketin varlığının tespit edildiği" anlaşılmıştır.
Bilirkişi Raporu: Mahkememizce alınan 15/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalının fiili kullanımına dayanak olacak şekilde Türkiye’de tescilli bir markasının bulunmadığı,
Davalının kullanımının markasal nitelik arz ettiği,
Davalının kullanımının davacının tescil kapsamına giren hizmet sınıfında olduğu,
Davalının kullanımının davacı marka sahibinin herhangi bir iznine dayanmadığı,
Kelime unsurunun davalı markasında da benzer şekilde yer almakta olduğu aynı zamanda sunum şekli itibariyle de davalının markasal kullanımlarının davacı markasına yanaşma iradesi gösterdiği,
Davalının tespit edilen kullanımlarının, davacı markalarıyla görsel, işitsel ve anlamsal açıdan ve bir bütün olarak değerlendirildiğinde benzerlik teşkil eder şekilde olduğu ve davacı markasından ayrışmadığı, bu nedenle tüketici zihninde yarattığı imaj nedeniyle taraf markaları arasında kavramsal bağlantı kurulabileceği,
Tarafların faaliyet gösterdikleri alan dikkate alındığında, tarafların benzer tarzda hizmet sundukları, dolayısıyla aynı/benzer müşteri kitlesini hedef aldıkları, Müşteri kitlesinin dikkat seviyesinin ortalama düzeyde olacağı ve işletmeler arasında bir bağlantı olduğunu düşünebileceği, Markalar arasındaki farklılığın, malın/hizmetin yöneldiği tüketici kesimince hemen fark edilip algılanabilecek nitelikte olmadığı, bu açılardan markaların karıştırılabileceği,
Davalının, markanın kapsadığı mala/hizmete yönelik kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali doğuracağı, Karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek tecavüzün varlığı için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerektiğinden, belirtilen nedenlerle SMK anlamında tecavüz şartlarının mevcut olduğu, Davalı her ne kadar “önceye dayalı hak sahibi” olduğunu belirterek mevcut kullanımın
markaya tecavüz teşkil etmediğini savunma olarak ileri sürmekte ise de, Tarafların dava dışı ... firmasında ortaklıkları bulunmakla birlikte,... başvuru no.lu “...” markasının ... Sınıf kapsamındaki tescil başvurusundan kısmi
yayın kararı ile ilgili ... sınıfın çıkarılmış olduğu, marka başvurusunun ... Sınıfta tescil edilebileceğine karar verildiği görülmekle birlikte marka tescilinin de gerçekleşmediği ve tarafların ortak şekilde hak sahibi olduğu bir markanın mevcut olmadığı,
Davalı tarafça sunulan hisse devir sözleşmesinin 4.1 maddesinde “.... tescil no.lu “...” markası ile türevlerinin sahibinin Davacı ... olduğunun ve tarafların bu hususu ihtilafsız kabul ettiğinin belirtildiği ve sözleşmede Davalının belirttiği garantör olarak yer alan ... firması ile ...’nın taraf olarak imzalarının yer aldığı, Davalı tarafça sunulan hisse devir sözleşmesinin 4.2 maddesinde, dava konusu adres belirtilerek, bu adreste yer alan “... ” restoranının 4.3 maddeye uygun olarak işletilmesi kapsamında kullanması için dava dışı ... firması ile dava dışı ...’ya “ ...” markasına ilişkin sadece kullanım hakkını içeren, devir edilemez, alt lisanslanamaz, münhasır olmayan basit lisans şeklinde süresiz lisans hakkı verildiği ve bunun franchise sözleşmesi olarak yorumlanamayacağı, sadece marka kullanımına ilişkin olduğu, Davalı tarafça sunulan hisse devir sözleşmesinin 4.5 maddesinde “...” markasının 4.2 maddesi uyarınca kullanım hakkının “...” firmasına ve “...’nın şahsına” ve yalnızca dava konusu adresteki restoranda kullanılmak üzere verildiği, başka bir adreste kullanılmayacağı, bu hakkın kendisine başka herhangi bir yerde ister kendisi tek başına ister 3. Kişilerle doğrudan veya dolaylı olarak (gizli ortak olsa dahi) “...” veya “...” adını veya türevlerini içeren herhangi bir ad altında herhangi bir restoran, kafe vb işletme açma hakkı vermediğini ve aksi durumda işbu sözleşmenin derhal tek taraflı bildirimsiz feshedilmiş sayılacağını, marka kullanım hakkının derhal sona ereceğinin peşinen kabul ve taahhüt edilmiş olduğu, İhtarın çekildiği 10/07/2023 tarihi ve ... 4 FSHHM ... D.İş sayılı dosyası kapsamında yapılan 13/09/2023 tespit tarihi itibariyle, dava konusu adreste yer alan restoranda faaliyette bulunan firmanın Davalı firma olduğunun tespit edildiği, Dosya kapsamında yer alan ... sicil kayıtlarına göre Davalı “...” firmasının, 28/04/2023 tarihinde, değişik iş tutanağında da ismi ve imzası yer alan “...” tarafından kurulduğu, 18/10/2023 tarihli pay devir işlemi ile birlikte şirketin tek ortağı ve yetkilisinin ... olduğu, Tespit edilmektedir.
Dolayısıyla işbu tespitler doğrultusunda davalı kullanımlarının SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığına ilişkin nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkememize ait" olduğuna dair kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi Raporu: Mahkememizce alınan 03/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dosya mübrez belgeler ve davalıya ait Davacı tarafın ihtarname düzenlendiği 10.07.2023 tarihinden dava tarihi 26.09.2023 tarihine kadar ticari defter ve belgeleri üzerinden yapılan mali inceleme sonucu davalının toplam 2.742.245,45 TL gelir kaydettiği tespit edilmiştir.
Ancak davacı tarafça tazminat hesaplaması için seçilen ‘’ SMK nın 151/2/c fıkrası (Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli) ile ilgili bir lisans sözleşmesinin dosyaya sunulmamış olması ayrıca İstanbul ticaret odasından da bir lisans oranı dosya muhteviyatında olmaması üzerine tazminat hesaplaması yapılamamıştır.
Davacı tarafın davalıya keşide edilen ihtarname masrafı, dava öncesi yaptırılan delil tespit dosyasına ve el konulan emtialar la ilgili icra dosyasına ilişkin masrafları ile ilgili toplam yaşanan fiili kaybı için 6.315,03 TL talebi mevcuttur" şeklinde kanaatlerini bildirmiştir.
Bilirkişi Ek Raporu: Mahkememizce alınan 08/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Kök rapor çalışmasında tespit edilen davalı şirketin restoran faaliyetinden başka bir faaliyeti olmadığı yönündeki tespitimizi değiştirecek bir belge itiraz dilekçesi ekine sunulmamış olduğundan, kök raporda 10.07.2023-26.09.2023 tarih aralığı restoran işinden elde edilen gelir üzerinden SMK 151 2/C bendine göre, 274.224,55 TL tazminat hesaplanmıştır .Ayrıca toplam yaşanan fiili kayıp için davacı tarafın davalı taraftan 6.315,03 TL talebi mevcuttur" şeklinde kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi Ek Raporu: Mahkememizce alınan 08/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Yukarıda incelendiği üzere, taraf marka kullanımlarında mal / hizmet arasında ayniyet söz konusu olup davalı marka kullanımlarının davacı marka şekli ile yüksek derecede benzer şekilde kullanılmış olduğu görülmekle aynı / benzer işaretin aynı hizmet grubunda kullanılması söz konusudur. Markalar arası karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu 2 şerit arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurmasıdır. Buna göre, marka sahibi ile işareti kullanan işletmenin aynı olduğu veya aynı işaretler veya işletmeler grubuna ait olduğu yönündeki bağlantı ihtimali ya da tescilli marka ile işaret arasındaki çeşitli yönlerden benzerlik sebebiyle bağlantı ihtimali iltibas teşkil edecektir. Bu bakımdan ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D. İş dosyasından Bilirkişi aracılığıyla tespit edilmiş olan davalı fiili marka kullanımlarının SMK m. 7/2-b kapsamında ortalama seviyedeki tüketiciler nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali yaratabileceği ve bu kapsamda karşı taraf kullanımlarının SMK Madde 7/2-b uyarınca marka ihlalini oluşturacağı, SMK madde 29 kapsamında marka tecavüzü yönünden nihai değerlendirmenin ise mahkemeye ait olduğu, Sektörel inceleme ve değerlendirme neticesinde; Yiyecek-içecek işletmelerinde marka/lisans bedelleri çoğunlukla brüt ciro üzerinden yüzdesel
royalty (çoğunlukla %5–8 bandı, güçlü markalarda üst banda yaklaşır), bazen de asgari garanti + ciro yüzdesi şeklindedir.
Bu dosyadaki sözleşme sabit (enflasyona endeksli) aylık modelde kurgulanmış. Bu model, yüksek sezon aylarında işletmenin cirosuna oranla genellikle %5–7 bandına denk geldiğinden piyasa koşullarına uygundur, fahiş değildir. Ancak düşük sezonda ciro düşerse, sabit bedel göreli olarak ağırlaşabilir; bu risk, sektörün “asgari garanti + % ciro (hangisi yüksekse)” yaklaşımıyla genelde dengelenir. Düşük sezonda (kış ayları) aynı sabit bedelin oranı yükselir; bu, sabit bedelli sözleşmelerin bilinen yan etkisidir. “Fahişlik” iddiası ancak aylarca düşük ciro + bedelin cirolara kalıcı biçimde çift haneli oranlarda (örn. %12–15+) yük bindirmesi halinde gündeme gelir.
Mevcut rakam, yüksek sezonda bu eşiği tipik olarak aşmaz.
Mali İnceleme ve değerlendirme neticesinde; Önceki heyetin yaptığı hesaplamada iadelerin düşülmemiş olduğu ve davalının marka ihlalinin başlangıcının d.iş dosya bilirkişi raporundaki tespitler ışığında ve davalının markadan kuruluş
tarihinde haberdar olduğu halde kullandığı yönündeki deliller dikkate alınarak 28.04.2023 tarihinin alınması gerekir iken ihtarname tarihinin baz alındığı, bu sebeple hesaplama revize edildiğinden İTO müzekkere cevaplarını baz alır isek SMK 151-2c tazminatın revize hesaplama ile 236.156,87 TL olabileceği, Ancak emsal sözleşmenin dosyada mevcut olduğu ve kanaatimizin tazminatın da işbu sözleşmeye göre hesaplanması gerektiği, bu minvalde yapılan hesaplamada
detayları yukarda arz edildiği üzere SMK 151-2c tazminat bedelinin 311.103,40 TL hesap edildiği, Davacının Birleşen dosya kapsamında talep ettiği fiili kayıp nedeni ile 6.315,03 TL ye ilişkin ilgili dekontların dosyada mevcut olduğu, muhasip bilirkişi marifetiyle hesaplanacak bir durum bulunmadığı, İşbu talebin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu"na dair kanaatlerini bildirmişlerdir.
Dava ve Uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava; Davanın Markaya Tecavüzün Tespiti, Meni, Refi, Maddi ve Manevi Tazminata ilişkin olduğu, birleşen davada; ... 4. FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyasında yapılan masraflar nedeniyle davalı aleyhine ... 28. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı, takibe itiraz nedeniyle bu davanın açıldığı, Mahkememizin 2023/202 E. sayılı davasında ise ... 4. FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyasındaki tespitlere dayanılarak Markaya Tecavüzün Tespiti, Meni, Refi, Maddi ve Manevi Tazminat talep edildiği, Mahkememizin 2023/202 E. sayılı davasında verilecek kararın, bu davada verilecek kararı etkileyeceği anlaşıldığından, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek kararın diğer davayı etkileyecek olması nedeni ile HMK 166/1 maddesi gereğince her iki davanın birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmakla Mahkememiz dosyasında yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak ele alındığında; esas dava bakımından yapılan incelemede TPMK nezdinde ... tescil numaralı "..." ibareli markanın davacı ... adına tescil ediliği ayrıca " ...", "..." ibareli markalarında davacı adına tescil edildiği, TPMK kayıtlarına göre ... tescil numaralı "..." ibareli marka başvurusunun ... adına tescili için başvuruda bulunulduğu ancak tescil başvurusunun geçersiz olduğu anlaşılmıştır. Değişik iş dosyası ve dosyamızda yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davalının herhangi bir tescilli markasının bulunmadığı, davalının dava konusu adreste işletme adı olarak kullandığı ve değişik iş dosyasında yapılan tespit sırasında "...", "...", " ..." şeklindeki kullanımlarının markasal nitelikte olduğu, davacı markası ile davalı kullanımlarının benzer mahiyette olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde dava dışı ... firmasının 12/03/2013 tarihinde kurulduğu, ortaklarının ..., ..., ... ve ... olduğu, davalı ... firmasının ise 28/04/2023 tarihinde kurulduğu, 18/10/2023 tarihinde ...'ya devredildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça dosyaya ibraz edilen 05/11/2021 tarihli hisse devir sözleşmesi incelendiğinde ..., ..., ..., ... A.Ş. İle ... firması arasında sözleşme imzalandığı, sözleşme gereğince TPMK nezdinde davacı ... adına tescilli bulunan ... tescil numaralı "..." ibareli markanın kullanılması için ... Firması ile ...'ya hak verildiği, verilen hakkın marka kullanımına ilişkin olduğu, madde gereğince marka hak sahibi davacı ... tarafından...otelinin en üst katında yer alan yerde faaliyette bulunması için ...'ya hak tanındığı, davalının bu haliyle kullanımlarının sözleşmeden kaynaklandığı, her ne kadar davalı önceye dayalı hak sahipliği iddiasında bulunmuş ise de bu hususun ispatlanamadığı, ancak taraflar arasında imzalanan 05/11/2021 tarihli sözleşme gereğince marka kullanım hakkının davacıya verildiği anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava yönünden yapılan incelemede ise davacının talebinin ... 4. FSHHM'nin ... D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit sonucu, değişil iş dosyasında yapılan masrafların tahsiline ilişkin açılan itirazın iptali davası olduğu, değişik iş dosyasında yapılan giderlerin yargılama gideri niteliğinde olduğu ve esas dosyada verilecek hükümle beraber mahkeme tarafından yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, ayrı bir dava konusu edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla birleşen dava yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine dair karar vermek gerekmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda esas davada davalının taraflar arasındaki sözleşme gereğince markayı kullanma hakkının bulunduğu, bu nedenle davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz niteliğinde olmadığı, birleşen dosya yönünden ise değişik iş dosyasının esas dosyanın eki olduğu anlaşılmakla açılan davada hukuki yararın bulunmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Esas dava bakımından açılan davanın REDDİNE,
a)-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile kalan 462,15 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
b)-Maddi tazminat davası yönünden; A.A.Ü.T.'sine göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c)-Manevi tazminat davası yönünden; A.A.Ü.T.'sine göre hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d)-Marka hakkına tecavüz davası yönünden; A.A.Ü.T.'sine göre hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
2- Birleşen dosyada açılan davanın hukuki yarar yokluğundan REDDİNE,
a)-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar harcından, peşin yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile kalan 462,15 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
b) Reddedilen dava yönünden; A.A.Ü.T.'sine göre hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk sırasında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
8-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.08/04/2026