İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Sözleşmenin İptali
Mahkememizde görülen Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalılar müvekkilim şirketle sözleşme yapmadan önce müvekkil şirkete sözleşme konusu işi ----- Devleti'nden kendilerinin aldıklarını, Üstlenilen işin 10.000 adet Sosyal Konut Yapım İnşaatı projesi olduğu, işin süresinin 5 yıl olduğu, sözleşme imza tarihinin 18.08.2012 tarihi olduğu, Çalıştırılması planlanan işçi sayısının 300 kişi olduğunu gösteren T.C. ---- Büyükelçiliği'mizden alınma 19.08.2012 tarihli İş Alındı Belgesi Başlıklı belgeyi ve bunu destekleyen bir takım bilgi ve belgelerin örneklerini de müvekkil şirkete teslim etmişlerdir. Müvekkilim şirket de davalılar---- arasında davalılardan ----- Devleti ve Devlete Bağlı Kuruluş ve Şirketlerden almış olduğu beyan ettiği 10.000 prefabrik konuttan 2.000 adet prefabrik konut işinin her biri 175 m2 lik 500 adetinin imalat, montaj ve ince yapı işlerinin 47.500.000 USD (KDV Hariç) bedelle yapılması hususunda 21.05.2015 tarihli “ORTAK GİRİŞİM ANLAŞMASI SÖZLEŞMESİ” başlıklı bir sözleşme imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme gereğince söz konusu prefabrik yapı işinin ilk etabı olan her biri 175 m2 lik 500 adet prefabrik yapıyı müvekkilim şirket imalat, montaj ve ince yapı işlerini yapmayı üstlenmiş. Davalılar ---- asıl işveren olan ----- sözleşme konusu İŞ karşılığında 47.500.000,00(Kırkyedimilyonbeşyüzbin) USD para alacaklarını, bu paradan işin yapılması için gereken maliyetler düşüldükten sonra karın %30'unun ---, %10'ının --- ve %60'ının da müvekkilim şirkete ait olacağını kararlaştırmışlardır. Söz konusu sözleşmede İşe Başlama süresi olarak mahalli idare ile sorun olmaz ise 90 gün içerisinde işe başlanacağı belirtilmiştir. Taraflar sözleşmede gecikme olması halinde sözleşme bedelinin %0,01(onbindebiri) oranında günlük gecikme cezası uygulanacağı belirtilmiştir. İş sonunda geçici kabul yapılacağı, geçici kabulden 6 ay sonra da Kesin kabul yapılacağı, Garanti süresinin de 6 ay olacağı belirtilmiş. Davalılardan ---- %30 'a kadar işi eksiltme ve arttırma imkanı verilmiştir. Taraflar arasında çıkabilecek uyuşmazlıklarda -- ve Türk Hukukunun uygulanacağı, yetkili mahkeme olarak da ---- veya -- Mahkemeleri yetkili kılınmıştır. Gerek Davalılardan ---- ticari merkezi ve gerekse müvekkilim şirketin ticari merkezi ----- Adliyesi yetki alanında bulunduğu için davamızı burada açmış bulunmaktayız. Davalılardan --- müvekkilim şirkete işi vermeden önce ---- başkenti ----- kurulmak üzere yolladığını beyan ettiği 20 adet konutun montajının da müvekkilim şirket tarafından yapılacağını, bu konutlarla ilgili olarak da davalılardan ---- daha önce yapmış olduğu masraflara binaen 100.000(Yüzbin) USD 'nın söz konusu sözleşmenin akdinden 2 gün içerisinde 50.000 (Ellibin) USD'nın geriye kalan meblağın da en geç 01/06/2015 tarihine kadar davalılardan ---- ödemesi gerektiği ve yapılan ödemelerin de o günkü ---- Bankası döviz Kurundan hesaplanacağı kararlaştırılmıştır. Müvekkilim şirket tarafından davalılara aşağıdaki ödemeler yapılmıştır; 22.05.2015 tarih ve ---- nolu fatura karşılığında 22.05.2015 tarih ve ----- nolu 150.000 TL lık çekle davalı ...'a ödeme yapılmış, --- bu çeki ---- isimli şahsa ciro etmiş ve ---- söz konusu çeki tahsil etmiştir. Yine müvekkilim şirket ---- Şb.ndeki hesabından 10.08.2015 tarihinde ----nolu Fatura Bedeli açıklaması ile diğer davalı ---- nolu IBAN hesabına 67.248 TL EFT yolu ile ödeme yapmıştır. Taraflar arasında 07.08.2015 tarihinde 21.05.2015 tarihli Asıl Sözleşmeye ek olarak ek bir sözleşme daha yapılmış ve bu ek sözleşmede de “Sözleşmeyi taraflardan bir tanesinin fesih etmesi halinde ana sözleşmenin şartı olarak nakit ödenen 75.000 USD nın geri ödenmemesi durumunda 7.8.2015 tarihli 75.000 USD lık teminat senedi yasal masrafları ile birlikte tahsil edilecektir” hususu kararlaştırılmıştır. Davalılar sözleşme gereğince taahhüt ettikleri işleri müvekkilim şirkete vermedikleri yetmezmiş gibi müvekkilim şirketten tahsil ettikleri toplam 75.000 USD'ını da bu güne kadar iade etmemişlerdir. Müvekkilim şirket davalı şirketlerin kötü niyetli olduklarını ve adeta kendisini dolandırdıklarını düşünerek; Davalılardan ---- müvekkilim şirketten tahsil ettiği 50.000 USD-*KDV karşılığında --- nolu madde avansı” açıklaması ile kestiği 22.05.2015 tarih ve ---nolu faturanın müvekkilim şirket tarafından ---- nolu madde avansı için kesilen 22.05.2015 tarih ve ---- nolu faturanın iade faturası, sözleşme fesh bedeli ” açıklaması ile 150.000 TL lık 10.09.2015 tarih ve ----- nolu fatura ile iade faturası kesmiştir. Bu fatura yasal 8 günlük iade süresi geçtikten sonra kesilse de davalı ...'ın müvekkilim şirkete her hangi bir iş ve hizmet vermeden taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden ve karşılıklı güven ilişkisine dayanarak muhasebesine İşlenen faturaların iadesini yapmaya yasal olarak hakkı bulunmaktadır. Yine davalılardan --- müvekkilim şirketten tahsil ettiği 25.000 USD--KDV karşılığınd--- nolu madde avansı” açıklaması ile kestiği 07.08.2015 tarih ve-----nolu faturanın müvekkilim şirket tarafından -- nolu madde avansına karşılık sözleşme fesh bedeli,---- nolu 07.08.2015 tarihli faturanın iade faturasıdır” açıklaması ile 67.248 TL lık 10.09.2015 tarih ve ----- nolu iade faturası kesilmiştir. Bu fatura yasal 8 günlük iade süresi geçtikten sonra kesilse de davalı---- müvekkilim şirkete her hangi bir iş ve hizmet vermeden taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden ve karşılıklı güven ilişkisine dayanarak muhasebesine işlenen faturaların iadesini yapmaya yasal olarak hakkı bulunmaktadır. Öte yandan müvekkilim şirket davalılar ile yaptığı sözleşme gereğince sözleşme konusu işin sonunda tüm masraflar düşüldükten sonra elde edilecek gelirden 4660 oranında pay alacakken müvekkilim şirket bu kardan da mahrum bırakıldığını, müvekkilimin bu işten elde edebileceği kazanç kaybının bilirkişi marifeti ile belirlenerek müvekkilime ödenmesine karar verilmesi gerektiğini iddia ile taraflar arasında akdedilen 21.05.2015 tarihli Ortak Girişim Anlaşması Sözleşmesi'nin ve bu sözleşmeye ek olarak imzalanan 07.08.2015 tarihli Ek Sözleşme'nin feshine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik müvekkili şirketin davalılara ödediği 75.000 USD nın karar tarihindeki TL. Karşılığının tahsiline ayrıca müvekkili şirketin uğradığı Kazanç Kaybı için şimdilik 1.000 TL.nın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ---. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sözleşmesel edilmelerini yerine getirdiğini, buna mukabil davacının esaslı edimlerini yerine getirmediğininin tespit edilebilmesi için ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesini, taraflarına tebliğ edilen bilirkişi raporundaki eksikliğin de ikmalinin sağlanmasını, pandemi sebebiyle bu aşamada sunmaları mümkün olamayan delillerini sunma haklarını saklı tuttuklarını, Sayın Mahkemece bu konuda taraflarına makul bir süre verilmesini; söz konusu taleplerinin reddi halinde, davacının akit öncesi hileli davranışları ve sözleşmesel edimlerini yerine getirmemesi sonucu müvekkiline verdiği zararlar sebebiyle tazminat ve her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetle açılan işbu davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalıya TK'nun 35.mad.göre usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen duruşmaya katılmadığı gibi herhangi bir cevap dilekçeside vermemiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu.
Dava, taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesinin feshi ile sözleşme gereği ödenen paranın iadesi ve uğranılan kazanç kaybının tahsiline ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, taraflar arasında imzalanan 21/05/2015 tarihinde sözleşme ve ek olarak imzalanan sözleşme gereği yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmemesinden kaynaklı sözleşmenin feshinin geçerli olup olmadığı, davalıların davacıdan tahsil ettiği 75.000 USD 'nin karar tarihindeki TL karşılığı işleyecek ve reeskont faizi ile birlikte ve kazanç kaybından fazlaya ilişkin hak saklı kalarak şimdilik 1.000 TL 'sinin tahsil edilip edilmeyeceğine yönelik olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin ----- Esas ve ---- Kararı ile; Davanın sözleşmenin feshi talebi yönünden KABULÜ ile, Taraflar arasındaki 21/05/2015 tarihli "Ortak Girişim Anlaşması" isimli sözleşme ile 07/08/2015 tarihli "Ek Sözleşme" isimli sözleşmelerin FESHİNE, Davacının alacak/tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ ile,75.000 USD'nin karar tarihindeki TL karşılığına karar tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Kazanç kaybına ilişkin fazlaya dair talebin REDDİNE karar verilmiştir.
Mahkememizin 02/02/2022 tarih, --- Esas ve ----Karar sayılı ilamının, ----- Bölge Adliye Mahkemesi --- Hukuk Dairesinin 11/05/2023 Tarih, -----Karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı görülmüştür.
---- Bölge Adliye Mahkemesi ---. Hukuk Dairesinin 11/05/2023 Tarih, --- Esas, ----- Karar sayılı ilamı ile özetle; "..Dosya kapsamından, taraflar arasında yapılan sözleşmenin adi ortaklık niteliğinde olduğu tartışmasızdır. Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir (TBK. 620/1 md.).Adi ortaklığın sona erme sebeplerini düzenleyen TBK'nın 639 uncu maddesinin yedinci bendinde ise, "Haklı sebeplerin bulunması halinde, her zaman başkaca koşul aranmaksızın, fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla" ortaklığın sona ereceği belirtilmiştir. Adi ortaklık sözleşmesinin haklı sebeple feshi için ortaklık süresinin önemi bulunmamaktadır. Haklı sebeple fesih hakkı; mutlak ortaksal bir hak olup, bu hakkın ortaklık sözleşmesiyle sınırlandırılması veya tamamen ortadan kaldırılması olanaksızdır. Gerçekten ortaklar arasındaki ilişkinin devam etmesini haklı göstermeyecek bazı durumlar ortaya çıkarsa, bu durumda ortakların ortaklığın feshini mahkemeden istemesi mümkündür. Hatta belirli süreli ortaklıklarda da sözleşmede belirtilen ortaklık süresinin bitmesinden önce haklı sebeple sözleşmenin feshi davası açmak olanaklıdır ( -----). Ortak tarafından ileri sürülen sebebin, ortaklığın sona erdirilmesine olanak sağlayacak derecede haklı olup olmadığının belirlenmesi mahkemenin takdirindedir. Ayrıca fesih talebinin mutlaka fesih istenmesi şeklinde açıkça olması zorunluluğu yoktur. Örneğin ortağın, ortaklığa getirdiği sermayenin iadesini istemesi, ortaklığın feshi ve tasfiyesi istemini de kapsamaktadır. Adi ortaklığın sona ermesi ile birlikte ortaklık tasfiye aşamasına girer. Ortaklar arasındaki hukuki bağ, tasfiye tamamlanmadan ortadan kalkmış kabul edilemez. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür. Tasfiye ile artık ortaklık malvarlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, sermaye değerleri ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kar ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır. Adi ortaklığın tasfiyesi ya tarafların anlaşması suretiyle ya da bizzat mahkemece yapılır. Taraflar tasfiye konusunda anlaşmadığı takdirde ortaklığın tasfiyesinin mahkemece TBK’nın 642 vd. madde hükümlerine uygun olarak yapılması gerekir. Öte yandan; adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, ortaklardan biri tarafından ortaklığa karşı açılacak davaların ortakların tamamına karşı açılması, tüm ortakların davaya dahil edilmesi gerekmektedir. Somut olayda; eldeki davanın davacı ortağın ortaklığa avans ödemesi olarak sermaye bedelinin tahsili istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, sermaye bedelinin iadesi isteminin adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi talebini de kapsadığı, taraflar arasında kurulan adi ortaklık ilişkisinin sona ermediği, ancak ortaklık ilişkisinin devamının artık mümkün olmadığı, ortaklığın tasfiyesi kapsamında hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir..." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 08/11/2023 tarihli duruşması ile; Tasfiye sürecinin başlatılmasına, ...'nun adi ortaklık tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuru tarafından TBK 634 ve devamı maddeleri gereğince yasal ilanlarla alacaklılara ve borçlulara ilan yapılıp, tasfiyenin sağlanıp davacının tasfiye kaydının belirlenmesine, tasfiye payı sonucunda davacıya verilecek miktar üzerinden dosyanın karara bağlanmasına karar verilmiştir.
Tasfiye memuru tarafından sunulan raporda özetle; Sayın mahkemenin vermiş olduğu, taraflar arasında geçerli adi ortaklığın tasfiyesinin
6098 sayılı TBK’nın 642. - 644. maddelerindeki tasfiye usulüne göre yürütülmesi neticesinde; Taraflar arasında geçerli olan adi ortaklık sözleşmesi kapsamında oluşan inşaat maliyetinin aynı
zamanda ortaklık zararı olduğu, bu zararın tamamını ödeyen konumundaki davacı ... şirketinin
hissesi olan %60’lık kısmına katlanması ile 75.000 usd alacağından bu zararın hissesine düşen 45.000 usd kısmının tenzili ile kalan 30.000 USD’yi davalılardan talep edebileceği, bu tutarın 7.500 USD’sinin
%10 hissedar olan Davalılardan ----, 22.500 USD’sinin %30 hissedar olan davalılardan -----
şirketi tarafından davacıya ödenmesi gerektiği mütalaa edilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; eldeki davanın davacı ortağın ortaklığa avans ödemesi olarak sermaye bedelinin tahsili istemiyle açıldığı, sermaye bedelinin iadesi isteminin adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi talebini de kapsadığı, taraflar arasında kurulan adi ortaklık ilişkisinin sona ermediği, ancak ortaklık ilişkisinin devamının artık mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Dosyaya tasfiye memuru atanmış, hazırlanan raporda davacı şirketin
hissesi olan %60’lık kısmına katlanması ile 75.000 usd alacağından bu zararın hissesine düşen 45.000 usd kısmının tenzili ile kalan 30.000 USD’yi davalılardan talep edebileceği, bu tutarın 7.500 USD’sinin
%10 hissedar olan davalılardan ----, 22.500 USD’sinin %30 hissedar olan davalılardan -----
şirketi tarafından davacıya ödenmesi gerektiği tespit edilmiş olup hazırlanan raporun hüküm ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından mahkememizce hükme esas alınmış her ne kadar USD üzerinden rapor hesaplanmış ise de davacının dava dilekçesi ile seçimlik hakkını TL üzerinden kullandığı anlaşıldığından yabancı paranın dava tarihindeki --- Bankası Efektif Satış Kuru (4.4799) dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; taraflar arasındaki Adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, Tasfiye payı alacağı olarak 33.599,25 TL’nin davalılardan ...den, 100.797,75 TL’nin davalılardan ...’nden dava tarihi olan 21/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 9.180,00 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 3.727,14 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.452,86 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı ...nin 1.817,62 TL'den sorumlu tutulması kaydı ile) hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ile 3.727,14 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.763,04 TL'nin davalılardan müştereken ve mütelselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan bozma öncesi 15.000,00 TL(tasfiye memuru gideri) bozma öncesi 2.400,00 TL bilirkişi gideri ile 1.207,30 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 18.607,30 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 11.458,35 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteslesilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ... ---. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar yönünden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi halinde ilgili tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.