İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekilinin mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine müvekkili şirkete olan borcun ödenmediğinden İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin borca itiraz etmesi sebebi ile takibin durdurulduğunu, taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşmanın sağlanılmadığını, davalı şirketin icra dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu ve itirazın iptalinin gerektiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında, ...İşletmesi projesi için 2 adet asansörün müvekkil şirket tarafından temin, montaj ve teslimi hususunda 2014 yürürlük tarihli Satış Sözleşmesi imzalandığını, müvekkil şirketin sözleşmedeki hususları yerine getirerek asansörleri davalı tarafa teslim ettiğini, davalı tarafın bu sözleşmeden kaynaklanan 17.719,57-EUR bakiye borcunu ödemediğini, davalının yaptığı itirazın iptalini ve takip talebindeki şartlarla devamını, davalı aleyhine %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında müvekkil şirket Çayırova İşletmesinde 2 adet asansör yapımı, teslimi ve montajını kapsayan 61.500,00 Euro bedelli 25.03.2014 yürürlük tarihli sözleşme her iki şirket yetkililerince imza altına alındığını, 16.03.2015 ve 28.04.2015 tarihli temel bakım sözleşmesi yapıldığını, davacının sözleşme imza tarihinden yaklaşık 1,5 yıl sonra 16.11.2015 tarihinde asansörlerin montajını bitirdiğini, idari bina B asansörünün devreye alım işlemini gerçekleştirmişse de; sözleşme şartları gereği, bir takım yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu hususun her iki şirket yetkilisince karşılıklı imza ile tutanak altına alındığını, davacının alamadığını iddia ettiği tutarın bu sebeple davacı yana ödenmediğini, davacı tarafça tutanakta belirtilen eksikliklerin yüklenici tarafından giderildiği iddiasının ispat edilemediğini, müvekkilin asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklı ödenmediği iddia olunan alacak hakkında zamanaşımı definin bulunduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımından reddini, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir bakiye borcunun bulunmadığından davanını esastan reddini, yargılama gerektirdiğinden icra inkar tazminatının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini arz ve talep etmiştir.
İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 17.719,56 Euro = 519.537,49 TL asıl alacak olmak üzere 519.537,49 TL borcun ödenmesi amacıyla 16/10/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlunun tarihinde 23/10/2023 icra takibine itiraz ettiği, 24/10/2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Bilirkişiler...,...,...ve ...'nin 15/01/2025 tarihli heyet raporunda özetle; davalıya teslim edilen asansörlerin fen ve tekniğe uygun olarak imalatının yapılıp teslim edildiği, A sınıfı akredite kurum olan... isimli muayene kuruluşu tarafından da en son 01/04/2024 tarihinde kontrolü yapılan asansörlerin kullanım açısından herhangi bir risk taşımadığı ve güvenli olduğu, can ve mal güvenliği açısından herhangi bir risk taşımayan asansörler yönetmeliklere uygun bulunarak 01/04/2025 tarihine kadar geçerli Yeşil Etiket verildiği, her iki asansörde kabin içi yatay kumanda panelinin, panel içerisindeki kabloların yaptığı baskı nedeniyle yerine sabitlenememesi nedeniyle panelin üsten delinerek yerine sabitlenmesi ayrıca asansör kapılarında ve kabin içerilerinde paslanmaz panellerde var olan çizilmelerin ve ezilmelerin ayıp teşkil ettiği, kabin içerisinde her iki tarafa küpeşte konulacağına dair gerek sözleşmede gerekse de yönetmeliklerde bir hüküm bulunmadığı, geçici tespit tutanağındaki bilgilerden her iki asansörün ayıplı olarak teslim edildiğinin anlaşıldığı, tespiti yapılan ayıpların açık ayıp niteliğinde olduğu, 16.11.2015 tarihli geçici tespit (kabul) tutanağının, TBK.nun 474.maddesi anlamında davacı yükleniciye açık ayıpların bildirimi niteliğinde kabul edilebileceği, ayıp nedeniyle davalı tarafın seçimlik haklarından olan bedelden indirim hakkını kullanması halinde ödemediği miktarları asansörlerdeki ayıpların asansörlerde meydana getirdiği değer düşüklüğü ile orantılı olmadığı, asansörlerdeki ayıplar nedeniyle meydana gelecek değer düşüklüğünün, sözleşme bedeli olan 61.500 €‘dan % 15 karşılığı 9.225 € olacağı kanaatine varıldığı, davacı tarafından talep edilen tazminat hususundaki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu ve davacı tarafın takip tarihinden tahsil tarihine kadar alacağına değişen oranlarda faiz talep edebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişiler ...,...,...ve ...'nin 25/08/2025 tarihli ek heyet raporunda özetle; mali yönden yanların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; davacının takibe konu ettiği 17.719,56 Euro tutarlı fatura ve ödemelerin aynı tutar olarak davalının da defterlerinde aynı tutarlar olarak kayıtlı olduğu, bu noktada çekişmenin teknik yönde nihayete ereceği kanaatine varıldığı, yanlar arasındaki sözleşme konusu asansörler içerisindeki uyarı ve ikaz sistemi, asansörlerin kartlı yönetilebilmesi, otomasyon sistemi gibi elektrik mühendisliğine ilişkin hususlarda kök raporumuzdaki tespit ve değerlendirmeleri değiştirecek yeni bir hususun tespit edilememiş olması nedeniyle kök rapordaki görüş ve kanaatin aynen korunduğu, heyetimizce kök rapor ve işbu ek rapor için yerinde yapılan keşif ve inceleme neticesinde belirlenen eksik ve ayıpların, işletme ruhsatı verilmesine ve muayene kuruluşundan yeşil etiket alınmasına engel olmadığına, yanlar arasındaki sözleşme konusu eserin / asansörlerin 16.11.2015 tarihli geçici tespit (kabul) tutanağına göre, davacı yüklenici tarafından asansörlerin alımı / montajına ilişkin eserin yapılması edimini tamamladığı, davalı işsahibi tarafından eserin teslim alındığı, teslim edilen eserdeki ayıpların açık ayıp niteliğinde olduğu, gizli ayıp niteliğinde ayıplı halin söz konusu olmadığı, yanların birlikte düzenledikleri ve kabullerinde bulunan 16.11.2015 tarihli geçici tespit (kabul) tutanağının TBK.nun 474.maddesinde öngörülen ayıp bildirimi niteliğinde olacağı, tespit olunan açık ayıpların, asansörlerin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacak ölçüde olmadığı, ancak kullanım açısından sadece göz zevkine hitap eden ayıp olarak değerlendirilebileceği, davalı işsahibi ve davacı yüklenici tarafından sözleşmenin feshi yoluna gidilmediği, yanlar arasındaki sözleşmenin sürdürüldüğü, davalı işsahibinin sözleşme bedelinden bakiye ödemesi gereken ödemeyi yapmamakta direnmesinin TBKnun 475/2.maddesi hükmü kapsamında değerlendirilebileceği, keşif sırasında tespit edilen eserin açık ayıplı olarak teslim edilmesi nedeniyle yapılan piyasa araştırmaları neticesinde asansörlerde işbu açık ayıplar nedeniyle toplam sözleşme bedeli üzerinden bu açık ayıpların karşılığının giderilebilmesi için, sözleşmeye göre; gereken nefaset bedeline ait, teslim tarihli döviz kur bedeli üzerinden, "%15 değer kaybı (düşüklüğüne ilişkin); asansörlerdeki ayıplar nedeniyle meydana gelecek değer kaybının & düşüklüğünün, sözleşme bedeli olan 61.500 € tutar üzerinden, 61.500 €‘nun, %15 karşılığı ile, nefaset farkının: 9.225 € olacağı kanaatine varıldığı, heyetimizin görüşüne dayalı, davalı yanın işbu açık ayıp zararının belirtilen tutarda olacağı, buna göre, sözleşme bedeli olan 61.500 € ‘dan nefaset farkı olarak değerlendirilen 9.225 €’nun düşülmesi ile davacı yükleniciye ödenmesi gerekecek eser bedelinin (61.500 – 9.225=) 52.275 € olarak hesaplanabileceği, teknik inceleme ve değerlendirme neticesinde kabul olunan 9.225 € nefaset farkının düşülmesinden sonra ödenmesi gerekecek eser bedeli olan 52.275 €’dan, davalı işsahibinin yaptığı ödeme olan 43.780,43 €’nun düşülmesi ile davacı yüklenicinin eser bedelinden bakiye alacağının (52.275 € - 43.780,43 € =) 8.494,57 € olarak hesaplanabileceği, dolayısıyla dava konusu İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında, davacı yüklenici tarafından talep ve takip konusu yapılabilecek alacağın 8.494,57 € olarak hesaplanabileceği, takip konusu edilebilecek 8.494,57 € asıl alacağa 3095 sayılı Yasanın 4/a.maddesi gereğince, Devlet Bankalarının € ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanabileceği, kök rapor ile işbu ek raporumuzda, sözleşme konusu eserin / asansörlerin, 16.11.2015 tarihli geçici tespit (kabul) tutanağı tarihinde teslim edildiğinin değerlendirildiği, 12/12/2023 tarihinde açılmış olan işbu dava yönünden yanlar arasındaki zamanaşımına yönelik ihtilafın takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağı,
ek rapor için atanmış makine mühendisince yerinde inceleme tarihli olarak, mesleki görüşe dayanıp belirtilen teknik eksik, ayıplara ait görüşler ve yanların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılmış incelemeye ilişkin tespit ve görüşüne varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişiler...'nin 25/02/2026 tarihli ek raporunda özetle; Sonuç 1; mahkemece tarafların cari hesaplarında mutabık oldukları ve 17.719,56 Euro alacağın kabul edilmesi halinde, davacının davalıdan takip tarihi olan 16.10.2023 tarihi itibariyle 17.719,56 Euro alacaklı olacağı ve iş bu alacağın muhterem Mahkemece kabul edilmesi halinde, takip tarihinden tahsil tarihine kadar, davacının talebi ile bağlı olarak, Kamu Bankalarınca Euro için bir yıllık mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile ödenmesi gerekeceği,

Sonuç 2; Mahkemece tarafların cari hesaplarında mutabık oldukları ve 17.719,56 Euro alacağın kabul edilmesi halinde, ancak, bu tutardan Teknik bilirkişilerin ortaya koyduğu değer düşüklüğü olarak belirtilen 9.225,00 Euronun takipteki tutardan düşülmesi gerektiği yönünde muhterem Mahkemenin karar buyurması halinde ise, davacının davalıdan takip tarihi olan 16.10.2023 tarihi itibariyle 17.719,56 Euro – 9.225,00 Euro değer düşüklüğü = 8.494,56 Euro alacaklı olacağı ve iş bu alacağın yine muhterem Mahkemece kabul edilmesi halinde ise, takip tarihinden tahsil tarihine kadar, Davacının talebi ile bağlı olarak, Kamu Bankalarınca Euro için bir yıllık mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile ödemesi gerekeceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

-İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası,
-Bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu,
-Tarafların beyan ve dilekçeleri,
-Tüm dosya kapsamı,

Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 25.03.2014 tarihli sözleşme ile davacı yüklenicinin, davalı iş sahibine ait ...Çayırova İşletmesinde kullanılmak üzere iki adet asansörün imalatı, montajı ve teslimini üstlendiği, sözleşme bedelinin 61.500 EUR olarak kararlaştırıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

davacının sözleşme konusu edimini gereği gibi yerine getirip getirmediği, teslim edilen asansörlerde ayıp bulunup bulunmadığı, varsa ayıpların bedelde ne ölçüde indirime sebep olacağı, davacının bakiye alacak miktarı, zamanaşımı savunmasının yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dosya kapsamındaki 16.11.2015 tarihli geçici kabul tutanağı, taraf ticari defter ve kayıtları, icra dosyası, bilirkişi raporları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Makine mühendisi, elektrik mühendisi ve mali müşavir bilirkişilerden oluşan heyet tarafından düzenlenen 15.01.2025 tarihli kök rapor, 25.08.2025 tarihli ek rapor ve 25.02.2026 tarihli mali ek raporda özetle; dava konusu asansörlerin kullanım açısından güvenli olduğu, akredite muayene kuruluşunca yeşil etiket verilerek kullanımına izin verildiği, mevcut eksikliklerin kullanım ve işletmeye engel teşkil etmediği, ancak paslanmaz yüzeylerde çizik ve ezikler ile kumanda paneline ilişkin imalat kusurlarının açık ayıp niteliğinde bulunduğu tespit edilmiştir.
TBK’nın 474. maddesi uyarınca iş sahibinin açık ayıpları uygun süre içinde yükleniciye bildirme yükümlülüğü bulunduğu, somut olayda 16.11.2015 tarihli geçici kabul tutanağının açık ayıpların ihbarı niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Davalının sözleşmeyi feshetmeyip asansörleri kullanmaya devam ettiği dikkate alındığında, TBK m.475/2 kapsamında bedelden indirim seçimlik hakkını kullandığının kabulü gerekmektedir. Teknik bilirkişi heyeti tarafından açık ayıpların eser bedelinde %15 oranında değer kaybına neden olduğu, buna göre 61.500 EUR sözleşme bedeli üzerinden 9.225 EUR nefaset indirimi yapılmasının uygun olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce söz konusu hesaplama, teknik verilere dayalı, ölçülü ve denetlenebilir bulunmuş, bilirkişi raporlarının yerinde keşif ve fiili incelemeye dayanması, taraf ticari defterleri ile teknik bulgular arasında uyum bulunması, akredite muayene kuruluşu raporlarının değerlendirilmiş olması, tarafların itirazlarını karşılayacak nitelikte teknik açıklamalar içermesi, ayıp ve değer kaybı arasında somut oranlama yapılması ve raporlar arasında çelişki bulunmaması nedeniyle hükme esas alınmasına karar verilmiştir.

Taraf ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde, davacının takip konusu yaptığı 17.719,56 EUR bakiye alacağın her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Ancak davalının TBK m.475 kapsamında bedelden indirim hakkı bulunduğundan, takip konusu alacaktan ayıpların bedelde 9.225 EUR indirimi düşüldüğünde davacının bakiye alacağının 8.494,56 EUR olduğu anlaşılmıştır.
Davalının zamanaşımı defi yönünden yapılan değerlendirmede; her ne kadar eser sözleşmelerinden doğan yüklenici alacakları TBK m.147/6 uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabi ise de, dava konusu alacağın taraf ticari defterlerinde karşılıklı olarak kayıtlı bulunduğu, davalı defterlerinde borç bakiyesinin muhafaza edildiği, bu suretle borcun ikrar edilmiş sayılması gerektiği, TBK m.154 kapsamında zamanaşımının kesildiği kanaatine varılmıştır. Bu nedenle zamanaşımı definin yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu kapsamda İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 8.494,56 EUR asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, sözleşmeden kaynaklanan alacağın belirlenebilir ve likit nitelikte bulunması nedeniyle İİK m.67/2 koşulları oluştuğu değerlendirilerek istemin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;

1- Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 8.494,56 EUR cari hesap alacağı (1 EUR = 29,32 TL karşılığı 249.060,49 TL'dir.) üzerinden devamına, fazlaya ilişkin isteminin reddine,

2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatı 1.698,91 EUR, (1 EUR = 29,32 TL karşılığı 49.812,04 TL'dir.) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 17.013,32 TL harçtan, peşin alınan 6.891,40 TL harç mahsup edilerek kalan 10.121,92 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 6.891,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 7.161,25 TL'nin davalı tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 49.059,99 TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan 33.758,75 TL yargılama giderinin kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 15.130,81 TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

8-Davalı tarafından yapılan 150,00 TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 82,77 TL'lik kısmının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine; arda kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
9-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00 TL'nin kabul-red oranına göre 1.398,40 TL'nin davalıdan, 1.721,60 TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,

10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.08/04/2026