Ticari Şirket (Fesih İstemli)

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Şirketinin 6 ortaktan oluştuğunu, şirket ortaklarından davacı müvekkili ... ile ... kardeş olup diğer tüm ortakların amcaları olduğunu, diğer tüm ortakların kardeş olduğunu, dolayısıyla davalı şirket bir aile şirketi olduğunu, müvekkili ..., ... ve ... ... ise davalı şirketin Yönetim Kurulu üyeleri olduğunu, davalı şirketin 2021 yılından bu yana kuruluş amacı olan mermercilik faaliyetlerini yürütemediğini, şirketin bozulan ekonomik yapısı bilançolara da yansımış ve şirket son iki faaliyet yılında ciddi oranda zarar ettiğini, zira şirkete ait banka hesabında da yakın zamanda bir asgari ücrete dahi denk gelmeyecek miktarda para kaldığını, davalı şirketin sermayesi toplamı ...-TL olup önceki dönem zararı -...-TL, 2022 yılı dönem zararı ise -...-TL olduğunu, SGK kayıtlarında şirketin 1 sigortalı işçisi göründüğünü ancak fabrikada 15 kişinin çalıştığını, şirketin herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını, ... Belediyesi ve ... Belediyesinden şirkete birçok ceza kesildiğini, şirket gürültüyü önlemek adına faaliyet gösterdiği iki parselden, doğu tarafında kalan parselin sonuna 12 metre yüksekliğinde, maddi maliyeti son derece yüksek bir duvar ördürmüş, ancak bu duvar da şikayetleri sonlandırmadığını, duvarın yapıldığı konu parselin yarısından fazlası bu nedenle uzun senelerdir kullanılamamakta olup atıl vaziyette olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, HMK m. 389 uyarınca davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına, bu talebin reddi halinde davalı şirkete denetim kayyımı atanmasına, TTK m.531 uyarınca davalı şirketin feshine, şirketin feshi talebi kabul görmezse davacı müvekkile paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin tespit edilip bu bedelin davacı pay sahibine ödenerek müvekkilinin şirketten çıkarılmasına, bu talep de kabul görmezse duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüm bulunmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, davalı şirketin ilk kurulduğu ... yılından itibaren şirketin ortağı ve Yönetim kurulu üyesi, 25 yıldır ve halen de şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olarak, şirketi temsil ve ilzama tek başına yetkili olduğunu Mahkemeden gizleyerek bir çok kez kasten gerçek dışı iddialar ileri sürüp, maddi gerçekleri gizleme yolunu seçerek dürüst davranma kuralına açıkça aykırı davrandığını, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı “Ticaret Sicil Tasdiknamesi” ile Antalya ...Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye nolu “İmza Sirküleri” nde görüleceği üzere ... tarihine kadar ... A.Ş.'nin Yönetim Kurulu Başkanı olan davacının “münferiden” temsil etmeye ve ilzama yetkili olduğu gibi organ boşluğunun da bulunmadığı sabit olduğunu, davacı tarafın davayı kazanmak için HMK 29.maddesine aykırı bu tutumları sadece bu dava ile sınırlı olmayıp, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayısında kayıtlı şirketin "Ticari defterlerin zayi" davasının dava dilekçesinde görüleceği üzere, şirkete ait ticari defter ve belgelerin Yön.Kr.Bşk.Yrd. ... ...'da olduğunu dava tarihinden evvel bildikleri sabit iken, kendi lehine bu dava için delil oluşturmak amacıyla sanki defterler çalınmış gibi bu durumu gizleyerek zayii belgesi almaya çalışmışlar, hatta karakola gidip şikayetçi olduğunu, şirketin %58'ine sahip diğer şirket ortakları hakkındaki "Hırsızlık, Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma" suçundan şikayeti hakkında, Antalya C.Başsavcılığının ... tarihli ve .../... Sorusturma,.../... Karar sayılı "Kovusturmaya Yer Olmadıgına" dair karar verildiğini, şirkette 1 işçi değil 5 işçinin çalıştığını, gürültüden dolayı birçok ... verildiğinin kısmen doğru olsa bile hem ... Belediyesinin hem de ... Belediyesinin idari yaptırım kararlarının tamamı açılan iptal davası sonucu iptal edildiğini, haksız ve mesnetsiz, usul ve yasaya aykırı ikame edilen davanın usul ve esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve cevap vermiştir.
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; davacının ..., davalının ... Şirketi, davanın ... tarihli alacak davası olduğu görülmüştür.
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; davacının ... ..., davalının ... Şirketi, davanın ... tarihli Elatmanın Önlenmesi davası olduğu görülmüştür.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; davacının ..., davalının ... Şirketi, davanın ... tarihli Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali) davası olduğu görülmüştür.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; davacının ... Şirketi, davalının ..., davanın ... tarihli Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali davası olduğu görülmüştür.
Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; müştekinin ... ..., şüphelinin ..., suçun ... tarihli mala zarar verme suçu olduğu görülmüştür.
Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; müştekinin ... ..., şüphelinin ... ..., suçun ... tarihli hakaret suçu olduğu, yapılan yargılama sonucunda ... tarihinde düşme kararı verildiği görülmüştür.
Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; müştekinin ... ..., şüphelinin ... ..., suçun ... tarihli Sesli Yazılı veya Görüntülü Bir İleti İle Alenen Hakaret olduğu, yapılan yargılama sonucunda ... tarihinde düşme kararı verildiği görülmüştür.
Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; müştekinin ... Şirketi, şüphelinin ..., suçun ... tarihli Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma olduğu görülmüştür.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; müştekinin ... Şirketi, şüphelinin ..., suçun ... tarihli Kişisel Verileri, Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirmek veya Yaymak, 5411 Sayılı Yasaya Muhalefet olduğu, yapılan soruşturma sonucunda ... tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; müştekinin ..., şüphelilerin ... ..., ..., ..., ... suçun ... tarihli Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma olduğu, yapılan soruşturma sonucunda ... tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; müştekinin ..., şüphelinin ... suçun ... tarihli Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma olduğu, yapılan soruşturma sonucunda ... tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; müştekinin ..., şüphelinin ... suçun ... tarihli Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma olduğu, yapılan soruşturma sonucunda ... tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; müştekinin ..., şüphelilerin ... ... suçun Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs, ... ... suçun Görevi Kötüye Kullanma olduğu, yapılan soruşturma sonucunda ... tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyasının uyaptan incelenmesinde; müştekinin ... Şirketi, şüphelilerin ... ..., ... suçun Mala Zarar Verme, Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme olduğu, yapılan soruşturma sonucunda ... tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.
Mali müşavir bilirkişisinin ... tarihli raporunda özetle; İşletmenin ... tarihi itibariyle enflasyon düzeltmesine sonrası ...-TL. ödenmiş sermayesinin olduğu, 2021 yılı Aralık ayında çalışan sayısı ...-... iken, 2022 yılı Aralık ayında bu sayının ...-...'ye düştüğü, 2023 yılında ise ...-... çalışana düştüğü, şirketin 2021-2022 ve 2023 yıllarında zarar açıkladığı, bu dönemlerde davacının yönetim kurulu başkanının olduğu (... tarihine kadar) şirketin kötü yönetilip yönetilmediğinin tespiti için ... tarihli olağan üstü genel kurul ile seçilen yeni yönetime belirli bir süre verilmesi gerektiğini, Yapılan incelemede şirketin aktif büyüklüğü ...-TL olduğu dikkate alındığında bu büyüklükteki bir şirketin sosyal ve ekonomik bir çok yararının bulunduğu, şirketin feshi durumunda şirket çalışanları, şirketten alacaklı olanlar olumsuz yönde etkilenebileceği, davacının talepleri arasında fesih verilmemesi durumunda davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacıların şirketten çıkartılmasını talep ettiği, kaydi kayıtlar üzerinden yapılan değerlemede işletmenin borca batık olmadığı, kaydi şirket değerinin ...-TL olduğu, kaydi değerler üzerinden şirket ortaklarının payının aşağıdaki gibi olacağı rapor edilmiştir.
Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla alının ... tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Gerek Davacının talep ve dava konusu arasında, gerekse davalı şirketin cevap ve beyanları arasında, banka hesaplarına ilişkin ihtilaflı bir durumdan söz edilmemesi, ayrıca, önceki bilirkişi raporunda da banka hesaplarına ilişkin, tarafların talep ve beyanlarından kaynaklanan bir hususun bulunmaması nedeniyle, banka hesapları hakkında bir görüş ve kanaat belirtilmediğinden, banka hesapları üzerinde ayrıntılı incelemeler yapılmış, hesap hareketlerinin yukarıda arz edildiği şekilde oluştuğu görülmüş ancak herhangi bir kanaat ve görüş belirtilecek bir durumun olmadığı, dava dilekçesinde belirtilen ve mermer fabrikasının çalıştırıldığı sırada oluştuğu beyan edilen, gürültü, toz ve çamursal atıkla ilgili olarak, meskun mahal içerisinde bulunan fabrikada, söz konusu şartlar altında çalışma yapılmasının, toplum ve çevre sağlığı açısından mümkün olamayacağı, dava dilekçesinde belirtilen ... ... pazarının ihracat potansiyelinin, herhangi bir olumsuzluğunun bulunmadığı, ... ada ... parsel, ... m? yüzölçümlü arsa vasıflı konu taşınmazın değeri (... ...) itibariyle; ... TL TÜİK Yİ-ÜFE kullanılarak; taşınmazın dava tarihi (...) itibariyle; ... TL, ... A.Ş.nin 2022-2023 (Enflasyon Düzeltme Sonrası Cari Dönem) karşılaştırmalı Bilançosuna göre, ... itibariyle; ... TL olarak hesap ve takdir edildiğini, ... tarihli ... Firmasına ait 2024 Ekspertiz Raporunun “4.2. Gayrimenkulün Yapısal ve Teknik Özellikler ... ada ... parselin ... parsel ile birlikte kullanılmakta olup sınırının dört cephesinden tel örgü ile belirlenmiştir. Parselin girişi ... parsel üzerinden sağlanmaktadır...” şeklinde ifade edilmiştir. ... ada ... parsel üzerinde yapı ile ilgili dosyada herhangi bir belge bulunmadığı anlaşıldığından bina değeri ayrıca hesaplanamadığı, dosyada mevcut ... tarihli ve ... yev nolu Tapu Senedinde; ... İli ... İlçesi ... köyü ... parsel adına kayıtlı iken hissesinin tamamı ... A.Ş. satış yapıldığı anlaşıldığı, Parsel Sorgulamada; ... parsel; ... ada ... parsele (Arsa vasıflı ve ... m?) ve ... ada ... parsele (Arsa vasıflı ve ... m?) dönüşmüş olduğunu, İmar Planı, Plan Fonsiyonunda; ... Alanı (... alanı) olarak gözüktüğünden taşınmazın değeri hesaplanamadığı, dosya içeriğinde fabrikada mevcut olduğu iddia edilen makinaların envanter kayıtlarına rastlanılmamış olup, makinalar ile ilgili değerlemeye esas hiçbir teknik bilgi, model, özellik vs gibi bilgiler mevcut olmadığı, bu sebeple makinalar ile ilgili herhangi bir değerleme yapılamadığı, davacının şirketin feshi kabul görmezse davacıya ait payın karar tarihine en yakın olacak şekilde tespiti ile bu bedelin davacıya ödenerek şirketten çıkarılmasına karar verilmesi talebine yönelik olarak ise yine şirketin feshi talebinde haklı sebepler olup olmadığı hususunun tespitinin önem arz ettiği rapor edilmiştir.
Mahkememizce ... tarihinde keşif yapıldığı, keşif sonrası gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişisi ... tarihli raporunda özetle; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel numaralı ... m2 yüzölçümlü arsa nitelikli taşınmazın ve üzerine inşa edilen muhtesatı ile birlikte; ... Dava Tarihi İtibariyle Muhtesat değeri ... ve Arsa Değeri ...-TL olmak üzere toplam ...-TL, ... Güncel İtibariyle Muhtesat değeri ... ve Arsa Değeri ... TL olmak üzere toplam ...-TL, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada ... parsel numaralı ... m2 yüzölçümlü arsa nitelikli taşınmazın ve üzerine inşa edilen muhtesatı ile birlikte; ... Dava Tarihi İtibariyle Muhtesat değeri ... ve Arsa Değeri ... TL olmak üzere toplam ...-TL, ... Güncel İtibariyle Muhtesat değeri ... ve Arsa Değeri ... TL olmak üzere toplam ...-TL olduğu rapor edilmiştir.
Makina mühendisi bilirkişisinin ... tarihli raporunda özetle; Yapılan piyasa araştırması neticesinde Fabrikada mevcut olan makinaların piyasa raiç bedelleri toplamının ... TL olduğu rapor edilmiştir.
Bilirkişi heyetinin ... tarihli ek raporlarında özetle; Yapılan piyasa araştırması neticesinde Fabrikada mevcut olan makinaların piyasa raiç bedelleri toplamının ... TL olduğu rapor edilmiştir.
Mali müşavir bilirkişisinin ... tarihli ek raporunda özetle; ... A.Ş.'nin toplam işletme sermayesinin ...-TL tutarında olabileceği, işletme sermayesinin %40'u üzerinden davacı ...'ın ...-TL katkı alacağı olabileceği rapor edilmiştir.

Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... A.Ş.'nin TTK'nın 531. Md. Gereği haklı sebebe dayalı olarak davalı şirketin feshi istemine; terditli talebin ise anonim şirket ortaklığından çıkma ve TTK nın 641. Md. gereği açılan ayrılma akçesi tahsili istemli davadır.
Davacı dava tarihi itibariyle şirketin yönetim kurulu başkanı olup, dava açıldıktan sonra yönetim kurulu başkanlığından azledilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 531. maddesi uyarınca; "(1) Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 531. maddede düzenlenen haklı sebeple fesih davası esasen iki şartın birlikte gerçekleşmesini aramaktadır. Bunlardan ilki haklı bir sebebin varlığı, diğeri ise davayı açacak pay sahibi veya sahiplerinin sermayenin en az onda birine sahip olmalarıdır.
Haklı sebebin varlığı davanın diğer şartıdır. Haklı sebep yoksa Hakim haklı sebeple şirketin feshine karar veremeyeceği gibi maddede öngörülen duruma uygun çözümlerden birisine de karar veremez. O nedenle haklı bir sebebin bulunup bulunmadığının araştırılması gerekir. Haklı sebeple fesih davası esas itibarıyla azlığı, çoğunluğun gücünü kötüye kullanımından korumaya yönelik bir önlem olarak düşünülmüştür. Haklı sebep kanunda tanımlanmamış, örnek olarak da gösterilmemiş, bu kavramın niteliklerinin gösterilmesi ve tanımlanması yargı kararlarıyla öğretiye bırakılmıştır. Bu durumda mehaz ... doktrini ve yargı kararlarında haklı sehep olarak sayılan hususlara bakmakta fayda vardır. Genel kurulun çok defa kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların sistematik ve devamlı ihlali, özellikle pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kar payının düzenli azalması veya uzun süre kar payı dağıtılmaması, şirketin çoğunluk pay sahipleri tarafından kötü idaresi nedeniyle krize sürüklenmesi, şirketin amacına ulaşılmasının engellenmesi, organların bloke edilmesi ve şirketin amacı dışında işler yapılması haklı sebeplerden sayılmıştır. Buna karşılık varsayımlar ve olumsuz beklentiler haklı sebep kabul edilmemektedir (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 04/05/2023 tarih 2020/942E. 2023/691K. sayılı kararı).
Anonim şirketler yönünden kanun koyucu hangi hallerin haklı nedenle fesih sebebi sayılacağını ne tadadi ne de örnek olarak saymıştır.
Madde gerekçesinde öğreti ve uygulamaya bırakıldığı açıklanarak ... Mahkemesinin, genel kurulun bir çok kez kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılması, azınlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlali, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kârın düzenli olarak azalması hallerini haklı sebep olarak saydığı belirtilmiştir. ... hukukunda; "Şirket sözleşmesinin yapıldığı sırada mevcut olan kişisel veya objektif nitelikteki esas şartlar, şirketin amacına ulaşılmasını imkânsız hale getirecek veya önemli ölçüde zorlaştıracak yahut tehlikeye düşürecek şekilde ortadan kalkmış ve şirketin devamı ortak için çekilmez hale gelmiş ise, şirketin feshi için haklı sebep vardır" (İlbaşmış Hızlısoy, Özlem; Anonim Şirketin Haklı Nedenle Feshi, Doktora Tezi, Ankara 2015, s.51-52).
Türk yargı kararlarında ise; Haklı sebep objektif veya sübjektif olabilir. Ana öge ortaya çıkan sebebin ortaklığın yaşamasını imkânsız hale getirmesidir. Her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddianın haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, gibi hususlar haklı neden olarak kabul edilebilir.
Doktrinde haklı sebeple fesih için; "şirketin kötü yönetilmesi, pay sahipleri arasında anlaşma ve uzlaşma imkanının kalmaması, pay sahiplerinin haksız ve keyfi olarak farklı muameleye tabi tutulmaları, şirketin amacına hizmet etmemesi, kar dağıtmayarak ortakları açlığa mahkum etmek, şirket imkanlarının çoğunluk pay sahiplerine tahsisi, çoğunluğun hakim olduğu diğer şirketlere şirket imkanlarının kaydırılması, şirket imkanlarının yanlış kullanılması ve israfı, genel kurul ve yönetim kurulunun kilitlenmesi sürekli olarak gereksiz yere toplantıya çağrılması, azlığa karşı manevi güç ve baskı uygulamak, azlığın meşru taleplerinin sürekli ret edilmesi, pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetlerinin ortadan kalması" şeklinde örneklemeler yapıldığı görülmektedir (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 18/05/2022 tarih 2021/876E. 2022/661K. sayılı kararı).
Doktrinde haklı sebeplerin görünüm biçimlerini "çoğunluk gücünün kötüye kullanılmasına ilişkin sebepler", "kişisel sebepler" ve "ortaklığa ilişkin sebepler" olarak üç büyük gruba ayırdıkları ve örneğin eşitlik veya hakların sakınılarak kullanılması gibi azınlığın korunmasına ilişkin temel ilkelerin ihlalini, pay sahiplerinin mali nitelikteki ve/veya yönetime katılma haklarını ihlal eden uygulamaları, pay sahibinin kişisel uyuşmazlık çıkarmasını veya bazen onun kişiliğinde diyelim iflas, ölüm, kısıtlanma gibi gerçekleşen bazı nedenleri, ortaksal yükümlülüklerin ihlalini, pay sahiplerinin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranılmasını, taraflar arasında imzalanmış bulunan pay sahipleri sözleşmesinin ihlalini, nihayet şirketin kötü yönetilmesini, amacını elde etmesinin olanaksızlaşmasını ve/veya organlarının karar alma yeteneğini yitirmesini haklı sebebe örnek olarak verdikleri gözlemlenmektedir (Teoman, Ömer; Yaşayan Ticaret Hukuki Mütalaalar 15. Kitap 2012-2013, s. 294).
Haklı sebep için istenilen devamlılık unsurunun bazı durumlarda gerekli değildir, tek bir sebebin bile bazen haklı sebep olarak kabul edilebilelir «yöneticiler tarafından yapılan bir gümrük yolsuzluğu, milletlerarası terör listesindeki bir kişi ya da kuruluşla işbirliği veya gıda üretimi yapan bir firmanın bilinçli olarak halk sağlığına aykırı ürünler imal ettiğinin saptanması» gibi. İletişim kopukluğu, güven ortamını zedeleyen olgular, şiddetli geçimsizlik, ihanet gibi kişi ortaklıklarına özgü nedenlerin az ortaklı kapalı anonim şirketler açısından haklı sebep olarak değerlendirilebilir. (Çamoğlu, Ersin; Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshinde Hakimin Takdir Yetkisi, Batider, Yıl: 2015, C.XXXI, S: 1, s. 7).
Azınlığın haklarının devamlılık arz edecek şekilde çoğunluk tarafından ihlal edilmesi bu suretle ortaklık ilişkisinin çekilmez hale getirilmesi yanında sahtecilik gibi, yöneticilerin suça bulaşarak ortaklığın ceza kovuşturması ile karşı karşıya bırakılması veya kayıtlarda yapılan usulsüzlüklerle vergi veya ceza kovuşturmasına uğramak gibi nedenler de ortaklığın feshi için tek başına sebep oluşturabilir (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 26/10/2022 tarih 2022/883E. 2022/1310K. Sayılı kararı).

Anonim ortaklık bir sermaye ortaklığı olduğundan kural olarak pay sahiplerinin kişisel özelliklerinin ortaklığın işleyişinde rol oynamayacağı kabul edilmiştir. Bu yüzden, çok sayıda pay sahibinin bulunduğu büyük çaplı anonim ortaklıklarda kişisel sebepler tek başına haklı sebep teşkil etmez. Ancak aile şirketlerinde ve küçük ortaklıklarda kişi ortaklıklarıyla önemli benzerlik söz konusudur. Bu bakımdan somut olayın ve şirket tipinin özelliklerine göre, bir sermaye ortaklığı olan anonim ortaklıkta dahi, istinaden kişisel sebeplerin de haklı sebep sayılarak ortaklığın feshine, davacı pay sahiplerinin ortaklıktan çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verileceği kabul edilmelidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/06/2014 tarih 2014/3669E. 2014/10238K. sayılı kararı; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/02/2021 tarih 2019/2942E. 2021/1647K. sayılı kararı).
Kusurlu olan ortak fesih ve tasfiye istemesi mümkün değildir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17/02/2009 tarih 2007/7073E. 2009/1889K. sayılı kararı).
Haklı nedenlerin varlığı halinde mahkemece TTK'nın 531. maddesi kapsamında şirketin feshine karar verilebileceği gibi, fesih yerine davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerin ödenip, davacı pay sahiplerinin şirketten çıkmalarına veya duruma uygun düşen veya kabul edilebilir diğer bir çözüme de karar verilebilir. Ancak, pay değerinin ödenmesi ve diğer alternatif çözümlerin uygulanabilmesi için öncelikle fesih için haklı nedenlerin varlığının kanıtlanmış olması gerekir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 09/02/2023 tarih 2020/605E. 2023/168K. sayılı kararı; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 06/07/2023 tarih 2023/52E. 2023/1113K. sayılı kararı). Haklı nedenle şirketin feshi istemli davada fesih yerine ortağın çıkarılmasına karar verilebilmesi için çıkma payı için depo kararı verilmesine gerek yoktur (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 29/03/2023 tarih 2021/770E. 2023/726K. sayılı kararı).
Davacı taraf dava dilekçesinde tanık deliline dayanmış olup, tanık dinlemesi yönünde ara karar kurulmuşsa da davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile tanıkların dinlenmesinden vazgeçildiği mahkememize bildirmiş, davalı vekili tarafından sunulan ... tarihli dilekçesi ile tanık dinlenilmesinden vazgeçme talebine muvafakat ettiğinden dolayı tanıklar dinlenmemiştir.
Anonim ortaklık bir sermaye ortaklığı olduğundan, kural olarak pay sahipleri arasındaki anlaşmazlıklar ortaklığın işleyişinde rol oynamaz. Şirketin kendi içerisinde kötü yönetilmesi, faaliyetlerinin durması, çoğunluk pay sahiplerinin azınlık haklarını yoğun şekilde engellenmesi, azınlık pay sahibinin başka bir seçeneğinin kalmaması haklı neden olarak değerlendirilir. Ancak somut olaydaki gibi küçük ve aile tipi anonim ortaklıklarda, şahıs şirketleri ile önemli benzerlik söz konusudur ve bu nedenle ortaklar arası kişisel sebepler haklı neden sayılabilir. Bununla birlikte haklı nedenlerin ortaya çıkmasında davacı ortağın kendi eylem ve işlemlerinin katkısının bulunmaması, diğer bir anlatımla feshe dayanak gösterilen haklı nedenlerin diğer ortaklardan kaynaklandığının kanıtlanması gerekir. Hiç kimsenin kendi eylem ve işlemlerine dayanarak kendisi lehine sonuç çıkaramayacağı ilkesi de bunu gerektirmektedir (Emsal nitelikte içtihat için bknz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28/03/2019 tarih ve 2017/3460 Esas - 2019/2407 Karar, 13/11/2018 tarih ve 2016/14541 Esas - 2018/6990 Karar sayılı ilamları).

Tüm dosya kapsamı ile yukarıda zikredilen TTK hükümleri ve yargı kararları birlikte incelendiğinde; Davacının dava tarihi itibari ile şirkette yönetici olduğu, şirketin kar dağıtmadığı, şirketin kötü yönetildiği gibi davalı anonim şirketin fesih ve tasfiyesi için ileri sürdüğü iddialar ve olaylar davacının şirket yönetim kurulu başkanı olduğu döneme ait bulunduğu, davacının savcılık şikayetlerine dair dosyaların incelenmesinde ise söz konusu şikayetlerin dava açıldıktan sonraki döneme ait olup, yapılan soruşturma sonucunda KYOK verilmesi nedeni ile iddiadan öteye geçmediği, bunun yanında davacı hakkında Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası ile şirkete ait paranın uhdesinde bulundurması nedeni ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı, davacının tanık delilinden vazgeçmiş olması nedeniyle tanıklar dinlemememiş ve talimat ile ifadesi alınan tanığın beyanının da bu bağlamda vazgeçme nedeni ile hükme esas alınamayacağı davacının feshe dayanak gösterilen haklı nedenlerin diğer ortaklardan kaynaklandığının kanıtlanamadığı anlaşılmakla şirketin feshi nedenlerinin oluşmadığı, pay değerinin ödenmesi ve diğer alternatif çözümlerin uygulanabilmesi için öncelikle fesih için haklı nedenlerin varlığının kanıtlanmış olması gerekli olmakla davacının bu talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davanın REDDİNE;

2-Alınması gerekli ...-TL karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davacıdan TAHSİLİ ile Hazineye gelir KAYDINA,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE,

5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/04/2026