İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.05.2023 tarih 2018/1149 E. - 2023/381 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi tereke tasfiye memuru tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

Davalı vekili, müvekkilinin emes hastası olup evden dışarı çıkamadığını, İzmir 2 İcra Müdürlüğünün 2018/9731 E sayılı dosyasına dayanak kredi sözleşmelerinde imzası bulunmadığını, imzası olsa dahi kefalet sözleşmesinin hukuken geçersiz olduğunu, sözleşmede imzası varsa dahi eşinin muvafakati olmadığı için yasal şartlar oluşmadığından kefil olarak sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı müteveffanın tacir olup sorumluluk şartlarının oluşup oluşmadığını, uygulanacak akdi faiz oranlarını ve sorumlu olacağı miktarları belirleyebilecek durumda olduğundan alacağın likit olduğu, davacı tarafça 06/02/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile 27.200,00 TL çek sorumluluk bedeli gayrinakdi alacak olarak talep edilmiş ve itirazın gayrinakdi alacak yönünden de iptali istenmiş ise de, bilindiği üzere itirazın iptali davaları 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olup hak düşürücü sürenin mahkeme tarafından resen gözetilmesi gerektiği, hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren başlamakta olup, icra dosyası kapsamında itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir kayıt yer almıyor ise de yerleşik yargısal içtihatlara göre itirazın iptali davasının açıldığı tarihte itirazın tüm sonuçlarıyla birlikte alacaklı tarafça öğrenildiği kabul edildiğinden itirazın iptali davasının açıldığı tarih itirazın tebliğ tarihi sayıldığı, somut uyuşmazlıkta davacı tarafça görülmekte olan itirazın iptali davası 02/10/2018 tarihinde açılmış olup, ıslah tarihi 06/02/2020 itibariyle 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiği ve ıslah ile talep edilen takip konusu alacaklar yönünden hak düşürücü sürenin sona erdiği gözetilerek ıslahla artırılan kısım yönünden hak düşürücü süre nedeniyle usulden ret kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı müteveffanın İzmir 2.İcra Dairesi'nin 2018/9731 E sayılı takip dosyasına yaptığı itirazlarının kısmen iptali ile, takibin 267.699,01 TL asıl alacak, 5.513,95 TL işlemiş akdi faiz, 275,70 TL faizin %5 gider vergisi ve 840,48 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 274.299,14 TL nakdi alacak üzerinden devamına, fazlasına dair nakdi alacak isteminin reddine, gayri nakdi çek risk bedelinin depo edilmesine yönelik talep yönünden ıslah tarihi itibariyle İİK 67.maddesinde gösterilen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiği anlaşıldığından bu yöndeki talebin hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine, alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değerinin %20'si oranında hesaplanan 54.859,83 TL icra inkar tazminatının davalı murisin terekesinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı tereke tasfiye memuru tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Tereke tasfiye memuru, takip dayanağı kredi sözleşmesinde murisin imzasının bulunmadığını, kefalet sözleşmesinin murisin evli olduğu dönemde imzalanmış olup, eşinin muvafakati bulunmadığından murisin kefaletinin geçersiz olduğunu belirtmiştir.

Dava, genel kredi sözleşmesi nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK'nun 67. Maddesi gereğince iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, davacı tarafça, davalının ortağı olduğu .... Şirketi ile davacı banka arasında genel kredi ve teminat sözleşmeleri imzalandığını, davalı şirket ortağının müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla kredi borçlarından dolayı sorumlu olduğunu, başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek İİK'nun 67.maddesi gereğince itirazın iptalini istemiştir.
Mahkemece grofoloji uzmanı bilirkişiden alınan 15/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda; genel kredi ve teminat sözleşmesi, kefalete ilişkin ek protokol, dış ticaret kredileri hizmet komisyonları ve ticari kredi komisyonlarında müşteri şirket temsilcilerinden ve müteselsil kefillerden .... adına atılan itiraz edilen imzaların, davalı ... eli mahsulü olduğunun tespit edildiği, davalının aynı zamanda şirket ortağı olduğundan TBK'nun 584/3. Maddesi gereğince kefalet için eş rızasının aranmayacağından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Toplanan tüm delillere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Tereke tasfiye memuru ...'ın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Tasfiye memuru yönünden istinaf karar harcı olan 18.737,37 TL'den peşin alınan 4.684,34 TL'nin mahsubu ile bakiye 14.053,03 TL harcın tasfiye memurundan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf başvurusu nedeniyle tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 08.040.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.