İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
NUMARAS: 2022/907 Esas - 2023/304 Karar
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/04/2023 tarih 2022/907 Esas 2023/304 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
DAVA: Davacı vekili, ....'a ait .... plaka numaralı araç, 11.04.2022 tarihinde.... İlçesi ... Mahallesi .. içinde Belediyeye ait ... plakalı araca çarptığını, Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre ... plaka numaralı araç sürücüsü ... ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1-C maddesini ihlal ettiğinin kanaat edildiğini, .... plaka numaralı aracımızda oluşan hasarın onarımı işi, Belediyeye bağlı Makine İkmal Bakım Onarım Dairesi Başkanlığı Otomotiv Şube Müdürlüğü tarafından Kamu İhale Kanunu'na göre ihale usulü ile .... firmasına bırakıldığını; yüklenici şirket tarafından düzenlenen fatura ve hakedişe göre hasar bedeli olan 62.858,6 TL yüklenici şirkete ödendiğini, 62.858,6 TL hasar bedelinin tarafımıza ödenmesi amacıyla .... plakalı aracın trafik sigortası olan ... A.Ş.'ye 16.07.2022 tarihinde ödeme yazısı yazıldığını, yapılan görüşmeler neticesinde 10.10.2022 tarihinde .... A.Ş. tarafından Belediye hesabına 16.681,79 TL tutarında kısmi ödeme yapıldığını ancak söz konusu kazadan kaynaklanan hasar bedelinin tamamı karşılanmayarak 46.176,81 TL bakiye borç kaldığını, aynı şekilde 24.08.2022 tarihinde araç sürücüsü olan ... .'a söz konusu hasar bedelinin ödenmesi talepli mektup gönderildiğini, ilgili kişi tebligatı almasına rağmen bugüne kadar herhangi bir ödeme yapmadığını, haksız fiilden kaynaklanan ticari uyuşmazlığın 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıkların da Arabuluculuk Kanunu kapsamında barışçıl olarak arabuluculuk yoluyla çözülebilmesi için arabuluculuk kanun yoluna başvurulmuş ancak davalılar ile anlaşma sağlanamadığından işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak; davanın kabulü ile, ödenmeyen 46.176,81 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..... A.Ş. vekili; 11.04.2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını belirttiği.... plakalı araç 07.03.2022 başlangıç - 07.03.2023 bitim tarihli ve 4102200087897 numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile .... adına maddi hasarda araç başına kaza tarihi itibarıyla 50.000 TL’sine kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkili şirkete sigorta ettirildiğini, söz konusu maddi teminat miktarı davalı müvekkil sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, davacının, dava dilekçesinde söz konusu kaza sebebiyle .... .plakalı müvekkilinin aracında 11.04.2022 tarihli kaza nedeniyle maddi zararın meydana geldiğini bu kaza sebebiyle 62.858,60 TL zarar meydana geldiği, davalı sigorta şirketince 16.681,79 TL kısmı ödeme yapıldığı, karşılanmayan 46.176,81 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiğini, huzurdaki davadaya konu araç hasarı talebi için davacı vekilin müvekkili şirkete başvurusu üzerine 4100890787/1 nolu hasar dosyası açıldığını, şirketimize yapılan yazılı başvuru ve siyah beyaz fotoğraflar üzerinden kısıtlı imkanlar çerçevesinde eksper raporu aldırıldığını ve bu rapora göre davacıya kuruma ait araçta toplam 22.242,39 TL hasar olduğu tespit edildiğini, Sigortalı araç sürücüsünün %75 kusur oranı nispetinde 10.10.2022 tarihinde 16.681.79 TL davacı kuruma ödendiğini, yapılan ödeme sonrasına müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle bakiye teminat limiti 33.318,21 TL olup davayı kabul etmemek kaydı ile; davacının zararının tespit edilmesi ve müvekkili şirket aleyhine tazminat hükmedilmesi durumunda azami bakiye teminat limiti olan 33.318,21 TL'ye kadar sorumlu olacağını, her ne kadar davacı tarafından fatura sunulmuşsa da, araç fiziki olarak gösterilmediğinden faturadaki parçaların orijinal alınıp araca montajının yapıldığının yapılıp yapılmadığı tespit edilemediğini, davacı vekilinin müvekkiline ait araçta meydana gelen talepler bakımından kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için müvekkili sigorta şirketinin dava konusu talep ile sorumlu olduğunu düşünsek bile; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi işletenin ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğunun düzenlendiğini, müvekkili sigorta şirketi; işletenin ilgili kanun gereğince sorumlu olduğu hallerde sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkili şirket meydana gelen zarardan yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi sonrasında da davacıya ait araçta meydana gelen zararların tespiti gerektiğini, davayı kabul etmemek kaydı ile; davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, faize hükmedilmesi kabul anlamana gelmemek kaydıyla; faize hükmedilmesi durumunda ise; uygulanacak faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi ve konuyu değerlendirmek için öncelikle motorlu araç işleteninin üçüncü kişilere karşı mali sorumluluğunu yüklenen sigortacının, rizikonun gerçekleşmesi halinde ne zaman temerrüde düşeceğinin, önem kazandığını, trafik kazaları esas niteliği itibariyle haksız eylemden sayılan hallerden olduğu halde, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün olmadığını, zira, sigortacının zarar giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu’nun 98/1 ve 99/1 maddeleri hükümlerinde sigortacının gerek bedensel, gerekse eşyaya gelen zararları ödeme yükümlülüğünün durumunun sigortacıya ihbarından itibaren sekiz iş gününde ödenmesi gerektiği hükme bağlandığını, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce bir başvurulmuşsa, bu bildirimin davalı sigorta şirketine tebliğ tarihi tespit edilerek, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Diğer bir deyişle, davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde muaccel hale geldiğini, müvekkili şirket tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ödeme yapılması sebebiyle temerrüde düşülmediğini, her halde faize hükmedilecek ise müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek, araç hasarının müvekkili şirket sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ödeme yapılmış olması sebebiyle davanın reddine, aksi halde kusur tespiti ile davacıya ait araçta fiziki olarak keşif yapılmak suretiyle için dosyanın bilirkişiye sevkine, diğer beyanlarımızın da göz önünde tutularak karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Davacı...... adına kayıtlı..... plakalı araç ile kaza tarihi itibari ile davalı ....adına kayıtlı, davalı sigorta şirketinin ZMM Sigortacısı olan ..... plakalı aracın karıştığı 11.04.2022 tarihli trafik kazasından kaynaklı yapılan ödemenin yerindeliği ve tarafların kusur durumlarının tespitine yönelik tevdi neticesi kazandırılan Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor ve trafik polisi tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve taraflarca sunulan deliller kapsamında davacıya ait araç sürücüsünün % 15 oranında, davalı ....'un ise %85 oranında kusurlu olduğu, ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor, polis memurları tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile uyumlu ve denetime elverişli olduğundan ATK raporunda belirlenen kusur oranlarına mahkemece itibar edilmekle dava konusu araçta malzeme ve işçilik olmak üzere KDV dahil 62.858,60 TL hasar meydana geldiği, davalılar kusuruna denk gelen sorumluluk miktarının 53.429,81 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından hasar nedeniyle davacıya 16.681,79 TL ödeme yapılmakla davacının karşılanmamış bakiye 36.748,02 TL tazminat talep hakkının olduğu, davalı sigorta şirketinin yapılan ödeme karşısında bakiye 33.318,21 TL limit ile sorumlu olduğundan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili, mahkemenin kararının kabul edilmesinin mümkün olmadığı, hükme esas alınan Trafik İhtisas Dairesi raporuna yapılan itirazların değerlendirilmemesinin yerinde olmadığı, diğer davalı .....'un geçiş hakkı kuralının dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ihlal ettiğinden tüm kusurun kendine yükletilmemesinin yerinde olmadığı, davalı sigorta yönünden ticari iş niteliğinde olduğundan avans faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken yasal faiz üzerinden yapılan değerlendirmenin doğru olmadığı hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle meydana gelen bakiye hasar bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 22.2.2012 tarih ve 2011/17-787 E. - 2012/92 K., Yargıtay 17. HD'nın 20/05/2013 tairh ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan zarardan davalı sigorta şirketi, araç maliki ve sürücü, sigortalı araç sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.
Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır.(Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K. sayılı ilamı).
Yapılan bu açıklama karşısında dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, raporun denetime ve hükme esas alınmasında bir isabetsizlik olmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, davacı yanın yaptığı ödemenin yerinde bir ödeme olduğunun ve yapılan ödeme göz önüne alındığında davacının karşılanmamış araç hasar talebinin bulunduğunun ve davalıların karşılanmayan zarardan sorumlu olduğunun tespitinin yerinde olmasına, davalı sigortanın sorumluluğunun bakiye poliçe limiti ile sınırlı olarak tespit edilmesine, her ne kadar aksi iddia edilmekle birlikte davacının ticari işinin olmadığı benimsenerek araç hasar talebi bakımından davacı zararına yasal faiz işletilmesinin yerinde olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davacı yan istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 08/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.