İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: -- Dairesi'nin --- Esas sayılı dosyasıyla davalı (borçlu) aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını, icra takibine davalının itiraz ettiğini, takibin konusu ----İcra Dairesinin ----) Esas sayılı dosyası ile müvekkili tarafından yapılan ödemelere rağmen icra takibi yapılarak, ikinci kez haksız tahsil edilen bedelin tahsilini talep ettiklerini, Davalının 09/12/2014 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle müvekkile borç ödeme yazısı gönderdiğini, gönderilen borç ödeme yazısına istinaden müvekkili tarafından davalının bildirmiş olduğu hesaba ödeme yapıldığını, buna ilişkin olarak ulaşılabilen dekontların sunulduğunu, Ancak davalının, yapılan ödemeye rağmen 07/11/2016 tarihinde müvekkil aleyhine ---.İcra Dairesi'nin -----) sayılı dosyasıyla icra takibi ve haciz işlemleri başlattığını, bu işlemlerden müvekkilinin aracını yaparken noterde haberdar olduğunu, satış işlemini yapılabilmek için 02/12/2021 tarihinde 12.707,93 TL tekrar ödeme yapmak zorunda kaldığını, bundan dolayı haksız ve ikinci kez tahsil edilen bedelin tahsili amacıyla davalı aleyhine ----.İcra Dairesi ----sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının, icrayı kaldırmayarak müvekkilini zor durumda bırakmış olmasına ve ikinci kez tahsilat yapmasına rağmen bu takibe itiraz ettiğini, davalının, icra takibine hukuka aykırı, dayanaksız, soyut sebeplere istinaden müvekkili alacağından mahrum etme amacıyla itiraz ettiği, müvekkilin oldukça uzun süredir mağdur edildiği ve ikinci kez haksız yere tahsil edilen likit nitelikte bir alacak olduğu gözetildiğinde müvekkil lehine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının her ne kadar müvekkil şirket tarafından rücu sebebiyle açılan ----.İcra Dairesinin -----. sayılı icra takibinden ön ödemeleri gerçekleştirdiğini ve icra takibi sonucunda haksız tahsil gerçekleştiğini iddia etse de kabulünün mümkün olmadığını, dava dosyasına sunulan dekontlar incelendiğinde dekontların okunaklı olmadığı ve yapılan ödemelerin söz konusu rücu dosyasına istinaden yapılıp yapılmadığının tespitinin mümkün olmadığını, sunulan dekontların içerisinde davacı yanın kendi hesabına ödemeler gerçekleştirdiği görüldüğü, bu ödemelerin müvekkil şirket hesabına söz konusu rücu dosyasına ilişkin olarak gerçekleştirdiğini iddia ederek --- İcra Dairesi ---- esaslı ilamsız icra takibi başlatmasının kötü niyetli ve haksız kazanç elde etme saikiyle gerçekleştirdiği, davacı yanın açmış olduğu dava nitelik itibarı ile istirdat davası olmakla birlikte, zamanaşımı sürelerinin dikkate alınması gerektiği, ----.İcra Dairesinin --- -) Esas sayılı dosyasına haksız olarak yapıldığını iddia ettiği ödemelerin 02/12/2021 tarihinde gerçekleştirmiş olduğu, 28.12.2022 tarihinde haksız icra takibine geçtiğini, söz konusu davanın da 10.05.2023 tarihinde açıldığı dikkate alındığında herhalde 1 yıllık hak düşürücü sürenin aşıldığı, Ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre aşılmış olduğundan İİK. Madde 72 uyarınca davanın usulden reddinin gerektiği, Türk Medeni Kanunu 2. Maddesi gereği; " Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. " amir hükmü açık olup, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı icra dosyasına ödeme yapmadan önce şayet ödemenin takipten önce olduğunu, icra dosyasının haksız yere açıldığını düşünüyor olsaydı icra mahkemesinde icranın geri bırakılmasını talep edebileceğini, bu yollardan hiçbirine başvurmayıp icra dosyasına ödeme yaptıktan sonra 28.12.2022 tarihinde ilamsız takibe geçmesi ve bu davayı açmasının kesinlikle davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, bu nedenlerle ---- İcra Dairesi ----- ilamsız takibin geçersiz ve hukuka aykırı olması sebebiyle davacının taleplerinin reddine, dava zamanaşımına uğradığından davanın usulden reddine, davacının taleplerinin TMK madde 2 gereğince kötüniyetli olması sebebiyle davasının reddine ve davacı yan aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Dava, hukuki niteliği itibari ile Davacıya ait aracın karıştığı kaza nedeniyle davacının davalı sigorta şirketine ödeme yapması neticesinde davalı sigorta şirketince yeniden davacıya icra takibi başlatıldığından bahisle mükerrer ödendiği iddia edilen bedelin davalı sigorta şirketinden rücu istemine ilişkindir-----. İcra Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü.Dosyamız arasına alınan ---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takibin 28/12/2022 tarihinde başlatıldığı davalının süresinde 23/01/2023 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davacının; borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğinden itibaren İİK.nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık süre içerisinde mahkememize davayı açtığı anlaşıldığından, açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.
7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. Dosya Sigorta Uzmanı Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan 08/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davalı şirketten kasko sigortalı ----- plakalı aracın 05.11.2014 tarihinde gerçekleştirdiği kaza sonucunda tespit edilen hasar bedelinin kazada keçilerin sahibi olan davacının % 75 kusuru nispetinde davacıya TTK 1472. Madde gereğince rücu edildiği, davalı sigorta şirketince davacı aleyhine 07.11.2016 tarihinde ----.İcra Dairesi'nin ----) sayılı dosyasıyla davalı sigorta şirketi tarafından icra takibi ve haciz işlemleri başlatıldığı, ----.İcra Dairesi'nin ----- sayılı dosyanın icra emri dava dosyasına bulunmadığını, takipteki asıl alacağın 6.043,39 TL olduğu, buna karşılık davacı tarafından 07.11.2016 tarihinde aleyhine başlatılan ----.İcra Dairesi'nin (-----) sayılı takip dosyasından önce 2015 yılında davalı sigorta şirketine dava konusu hasar için ödeme yapıldığına dair sunulan dekontların toplamı olan 3.600,00 TL'nin davalı sigorta şirketine ödendiğinin mahkemece kabulü halinde; bu durumda asıl alacak tutarının 2.443,39 TL hesaplanmakta olduğu, davacının takip öncesinde fazla ödemiş olduğu 3.600,00 TL tazminatı davalı şirketten talep edebileceği görüş ve kanaatine varıldığını belirten raporunu mahkememize sunmuştur.Tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede ;Davacıya ait aracın karıştığı kaza nedeniyle, davacının davalı sigorta şirketine ödeme yapması neticesinde davalı sigorta şirketince yeniden davacıya icra takibi başlatıldığından bahisle mükerrer ödendiği iddia edilen bedelin davalı sigorta şirketinden rücunu talep ettiği,davalı sigorta şirketine kasko sigortası ile sigortalı olan ----- plakalı araca davacıya ait keçilerin çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davalı sigortanın kendi sigortalısına yaptığı ödeme için davacıya başvurduğu davacının dosyaya sunulu dekontlardan da görüleceği üzere davacının davalıya toplamda 4.829,00 TL ödedigi dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından başlatılan icra takibinde asıl alacak tutarının 1.214,39 TL olarak hesaplanmak suretiyle bir kapak hesabının yapılması için mahkememizce icra dairesine müzekkere yazıldığı,gelen yazı cevabında davacıya iade edilmesi gereken tutarın 9.386,42 TL olduğu dolayısıyla davamıza konu takipte davacının talep edebileceği asıl alacak tutarının 9.386,42 TL olduğu işlemiş faizin ise 902,64 TL olduğu anlaşılmakla davacının davasının bu miktar üzerinden kısmen kabulü ile alacak likit olmayıp yargılamayla belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin ise reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

1-Davacının DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE Davalının ----. İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 9.386,42 TL sıl alacak ve 902,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.289,06 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren bu bedele yasal faizi uygulanmasına,
Alacak likit olmayıp alacak yargılamayla belirlendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine

2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 732,00 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 179,90 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 552,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 10.289,06 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 4.573,38 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan; 179,90 TL Başvuru Harcı, 179,90 TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 359,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,,

6-Davacı tarafından yapılan; 3.000,00 TL Bilirkişi ücreti, 154,90 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.154,90 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.184,09 TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,

7- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,

8-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ---- Arabulucu Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 3.120,00 TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 2.159,93 TL'lik kısmın davalıdan, 960,07 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.