İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi Tespit
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ve ... Ltd. Şti borçlusu ... Ltd. Şti, alacaklısı ... Bank A. Ş olan muhtelif kredilere, muhtelif zamanlarda kefil olduğunu, Bahsi geçen kredilerin bazıları ödenmiş, bazılarıysa ödenememiş ve bu aşamada alacaklı banka, müvekkiller aleyhine, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine de geçmiş ve bu takibi müvekkillerin imzaladıklarını iddia ettiği 08.08.2014 tanzim tarihli ve fakat 24.08.2021 vadeli 9.500. 000 TL tutarlı teminat olarak verilmiş olan teminat senedine dayandırdığını, ancak şirket yetkilisinin senetteki imzanın kendisine ait olup olmadığından emin olmadığını, ilgili teminat senedinin verilme sebebi kredilerin kapandığını, ilgili kredi ödenip kapandıktan yıllar sonra senet çıktığını, davacıların borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, senedin davacı yana iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili banka, borçlususu ... Tic. Ltd. Şti. kullanmış olduğu kredi borcunu bankaya ödeyemediğini, müvekkili şirket tarafından ana borçlu ... İnş. Şirketi ve müteselsil kefiller ...Şti. ile ...' ye ... 11. Noterlğinin... tarihli ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesi gönderilerek temerrüde düşürüldüğünü, borçlulardan ... Ltd. Şti., ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi... E. Sayılı dosyası üzerinden konkordato başvurusu yapmış olup, bu dosya üzerinden şirketin 25/05/2021 tarihi itibariyle iflasına karar verildiğini, borçlu kefil ... şirketi için ... 1. İflas Dairesinin ... İflas sayılı dosyası üzerinden iflas kaydı açıldığını, müvekkili banka bu süreçte borçluları olan ... Ltd. Şti. ve ... aleyhinde ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alarak ... İcra Dairesi' nin...E. Sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe geçtiğini, davalı- borçluların söz konusu takibe ilişkin icra hukuk mahkemesi nezdinde borca ve imzaya ilişkin itirazları da bulunmadığını, işbu sebeple başlatılan takip kesinleştiğini, müvekkili şirket tarafından borçlular aleyhinde ... Hukuk Mahkemelerinde tasarrufun iptali davaları açılmış, dosyalar karar aşamasına gelmiş olduğunu, huzurdaki dava ile dosyaları sürüncemede bırakmak istendiğini, söz konusu senetler teminat senedi şartlarına haiz olmadığını, ayrıca itiraz edilen takibin dayanağını oluşturan senetler kayıtsız şartsız bir para borcunun ikrarını içerdiğini, senet metninde “teminattır” ibaresi yer almadığı gibi takibe dayanak bononun (hangi ilişkinin) teminatı olduğu konusunda yazılı bir belge de bulunmadığını, banka senedi ciro yolu ile elinde bulunduran iyiniyetli hamil olup teminat senedi iddiası nispi bir def’i olup bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, senet üzerindeki tanzim tarihinin sonradan yazıldığı iddiası iyiniyetli hamil olan bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı Noya şirketi hakkında iflas kararı verildiğinden şirketin dava ehliyeti bulunmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...esas ...karar sayılı kararı ile ve "uyuşmazlığın Genel kredi sözleşmeleri kapsamında doğan alacağa dayalı takipte itirazın iptali ile asıl alacak ve kambiyo senedi açısından menfi tespit talebinden kaynaklandığı," gerekçeleriyle dosyanın finans mahkemelerine tevzi edildiği ve mahkememizin yukarıda yazılı esas sırasına kaydının yapıldığı görülmüştür.
14. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından Mahkememize gönderilen ... numaralı kasa içerisinde bulunan; 24/08/2021 vade tarihli, 08/08/2014 düzenleme tarihli,9.500.000,00 TL bedelli bono aslı, ... 11. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ödememe protestosu aslı, ... 11. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve ... tarihli Hesap Kat İhtarnamesi aslı, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen ... tarihli ... numaralı... ve ...'nın ıslak imzalarının bulunduğu ana sözleşme aslı, davacı vekili tarafından sunulan ...Ltd. Şti Firmasına ait 11/11/2012 tarihli 3.000.000 TRY tutarlı genel kredi sözleşmesi aslı, 2 adet sözleşme teslim belgesi, 2 adet sözleşme inceleme bilgilendirme imzalama beyan yazısı aslı,... Ltd. Şti firmasına ait 08/11/2013 tarihli Bankacılık Hizmet Sözleşmesi aslı ve 18/04/2014 referans mektubu talep talimat aslının mahkememiz kasasına alındığı, ... Genel İcra Dairesi' nin ... icra dosyasının, ... 1. İflas Dairesi'nin ... iflas sayılı dosyasının, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... esas sayılı dosyasının uyap üzerinden mahkememize gönderildiği görülmüştür.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2022 tarihli kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat şartı yerine getirilmemiş olması nedeniyle reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacı ...Ltd. Şti. hakkında ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas ... Karar sayılı dosyasında 25/05/2021 tarihinde iflas kararı verildiği, kararın 06/07/2021 tarihinde kesinleştiği, iflas işlemlerinin yürütüldüğü ... 1. İflas Dairesi'nin ... iflas sayılı dosyasında ...'e iflas idaresi adına masa menfaati doğrultusunda davayı takip etmesi için yetki belgesi verildiği, 22/07/2025 tarihinde 2. Alacaklılar toplantısının yapıldığı İİK 194. Maddesinde belirtilen sürenin dolduğu görülmüştür.
Dava konusu senette yer alan imzaya itiraz edildiğinden davacı ... Ltd. Şti. yetkilisi ...' nün isticvabı için davetiye ile celbine karar verilmiştir.
Davacı .... Ltd. Şti. yetkilisi ... tarafından 18/01/2024 tarihli celsede; "Ben Müflis .... Ltd. Şti' nin yetkilisiyim aynı zamanda ... İnşaat... Şirketinin de yetkilisiyim, benim noya inşaat olarak diğer davacı ... inşaat şirketine düzenlemiş olduğum hiçbir senet bulunmamaktadır, davaya konu 08/08/2014 tanzim tarihli 24/08/2021 vade tarihli 9.500.000,00 TL bedelli senette de ...Ltd. Şti kaşesi üzerinde bulunan imza bana ait değildir, alt kısımda ... adına atılan imza bana aittir, çıplak gözle bakıldığında da iki imzanın aynı olmadığı anlaşılmaktadır, muhtemelen bankaya sözleşme ekinde munzam olarak verilen senetler doldurulmak suretiyle davaya konu bu senet ihdas olunmuştur, ben senedin üzerindeki imzaya itiraz etmekle birlikte senetten dolayı borçlu olduğumu kabul etmiyorum, imza örneklerim alınsın. İmza incelemesi yapılsın," beyanda bulunduğu görülmüştür.
Tasfiye Halinde ... Şirketi yetkilisi ...'nün davaya konu 24/08/2021 tarihli 9.500,00 TL bedelli senetteki keşideci ...Şirketi'nin kaşesi üzerindeki imzaya itiraz edildiği anlaşıldığından ...'ye ait 08/08/2014 tarihi öncesine ait emsal imza örnekleri celp edilmiş ve imza incelemesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği görülmüştür.
Bilirkişi tarafından sunulan 18/03/2025 tarihli raporun sonuç kısmında; " İnceleme konusu senette Noya kaşesi üzerindeki imza ile ...'nün karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan yüksek derecedeki uygunluk ve benzerlikler nedeni ile keşidecileri ...Ltd. Şti. ve ..., alacaklısı ... Ltd. Şti. olan, 24.08.2021 vade tarihli, 9.500 TL bedelli senetteki imzanın ...'nün eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememize sunulan 18/03/2025 tarihli bilirkişi raporu ile dava dilekçesi ekinde sunulan 22/03/2022 tarihli uzman görüşü arasında çelişki oluşmakla, dosyanın mahkememiz kasasına alınan 08/08/2014 düzenleme tarihli, 24/08/2021 vade tarihli, 9.500.000,00 TL bedelli bono aslı üzerindeki ... ...'nün toplanan emsal imzaları ile huzurda alınan imza örnekleri mukayese edilerek eli ürünü olup olmadığı hususlarında rapor hazırlanması için Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 20/10/2025 tarihli raporun sonuç kısmında; "İnceleme konusu senette "..." kaşe izi üzerinde yer alan imza ile ...'nün mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imza ...'nün eli ürünü olduğu hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve ön incelemede tespit edilen hususlar ve özellikle davalı vekilinin 15/05/2024 tarihli dilekçe içeriği dikkate alınarak davacıların takip ve dava tarihi itibariyle senet miktarı kadar borçları bulunup bulunmadığı hususunda davalı banka kayıtları üzerinde yapılacak olan inceleme için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği görülmüştür.
Bilirkişi tarafından sunulan 28/01/2026 tarihli raporun sonuç kısmında;" Davalı banka ile davacılardan kredi borçlusu/lehtarı (asıl borçlu) ... TİC. LTD. ŞTİ. arasında Genel Kredi Çerçeve Sözleşmesi imzalanmıştır. İşbu sözleşmeyi diğer davacı kefillerinde (...- ...Şti) müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemiş olduğu belirlenmiştir. Sözkonusu bonoya atfen kredi kullandırılmış olduğunun kabulü halinde, bono borçlularının verdiği garanti-güvence kapsamında, davacıların bonodan dolayı borçtan sorumlu oldukları söylenebilir. Yani bononun borcun ifası maksadıyla verilmiş olduğu kanaati edilmiştir. Hukuki takdir her aşamada sayın mahkemeye aittir. 2)Huzurda görülmekte olan dava bir MENFİ TESPİT DAVASI olduğu nazara alındığında HEM TAKİP ve HEMDE DAVA TARİHİ itibariyle yapılan hesaplama sonuçları aşağıda (A) ve (B) bentleri altında ayrı ayrı sunulmuştur. 2.A)Davalı Bankanın TAKİP TARİHİ itibariyle alacaklarının talep edilen 9.500.000,00 TL asıl alacak, 39.236,30 TL işlemiş faiz, 0 TL bono komisyonu, 758,06 TL bono protesto masrafı olmak üzere toplam 9.539.994,36 TL alacak olduğu, hesaplanan alacaklarının 9.500.000,00 TL asıl alacak, 126.428,08 TL işlemiş faiz, 28.500,00 TL bono komisyonu, 758,06 TL bono protesto masrafı olmak üzere toplam 9.655.686,14 TL alacak olduğu, talep edilmesi gereken 9.500.000,00 TL asıl alacak, 39.236,30 TL işlemiş faiz, 0 TL bono komisyonu, 758,06 TL bono protesto masrafı olmak üzere toplam 9.539.994,36 TL alacak olduğu, Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; TAKİP TARİHİNDEN itibaren asıl alacak tutarı 9.500.000,00 TL tamamen ödeninceye kadar yıllık %16,75 ve değişen oranlarda (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) basit usulde işleyecek nitelikli ticari AVANS faizi ile birlikte istenilebileceği, 2.B) Davalı bankanın DAVA TARİHİ itibariyle alacaklarının hesaplanan 9.500.000,00 TL asıl alacak, 1.615.910,96 TL işlemiş faiz, 758,06 TL bono protesto masrafı olmak üzere 11.116.669,02 TL toplam alacak olduğu, Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde; DAVA TARİHİNDEN itibaren asıl alacak tutarı 9.500.000,00 TL tamamen ödeninceye kadar yıllık %15,75 ve değişen oranlarda (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) basit usulde işleyecek nitelikli ticari AVANS faizi ile birlikte istenilebileceği, O halde davacıların TAKİP TARİHİ itibariyle nakdi krediden dolayı 9.539,994,36 TL ve DAVA TARİHİ itibariyle ise 11.116.669,02 TL davalı bankaya BORÇLU olduklarının söylenebileceği, 3)DAVA TARİHİNDEN SONRA olmak üzere 11.06.2024 tarihinde sıra cetvelinden düşen pay kaynaklı olarak 722.442,57 TL'lık tahsilat sağlanmış olduğu," yönünde görüş ve kanaatlerinin bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava, senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dava konusu icra takibine dayanak oluşturan 08/08/2014 düzenleme 24/08/2021 vade tarihli bonoda davacılar ... Şti' nin ve ...' nün keşideci, davacı ...Tic. Ltd. Şti.' nin lehtar, davalı ... Bank' ın ise hamil olarak yer aldığı görülmüştür. Davacılardan ...Ltd. Şti dava konusu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ve senedin teminat senedi olduğunu, diğer davacılar ise senedin teminat senedi olduğunu iddia etmekteyken, davalı ise senedin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla bankaya ciro edildiğini savunmaktadır.
Davalı banka ile davacılardan kredi borçlusu/lehtarı (asıl borçlu) ...Tic. Ltd. Şti. arasında Genel Kredi Çerçeve Sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşmeyi diğer davacı kefillerin de (...- ...Şti) müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemiş olduğu belirlenmiştir.
Davacılardan ...Ltd. Şti' öncelikle senetteki imza itirazları bakımından yaptırılan incelemede senetteki imzanın davacı şirket yetkilisinin el ürünü olduğu bildirilmiş, yapılan itiraz üzerine Adli Tıp Kurumundan alınan raporda da aynı değerlendirilmede bulunulmuş olup, yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşıldığından raporlara itibar edilmiştir.
Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Baki Kuru, İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı (Kuru-El Kitabı), Ankara 2013, s. 346).
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72 nci maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
Dolayısıyla, kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Baki Kuru, İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nın 72 nci maddesinin altıncı fıkrası gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) md. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) md. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).
Kambiyo senetlerine ilişkin menfi tespit davalarında dava konusu senedin bedelsiz olduğuna dair ispat yükünün kime ait olduğu da gelinen aşama itibariyle üzerinde durulması gereken bir diğer husustur.
Bu kapsamda genel ispat kurallarına ilişkin olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince, bir kambiyo senedinin bedelsizliğine dair iddia ile açılan menfi tespit davasında ispat yükü, iddia olunan bu vakıadan kendi lehine hak çıkaran senet borçlusuna ait olacaktır. Zira borçlu olunan bir senede ilişkin açılan menfi tespit davasında senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispatı sonucu verilecek olan karar ile sorumluluk ortadan kalkacaktır. Bu tür bir karar ile lehine hak kazanan, dava konusu senet borçlusu olduğundan anılan senedin bedelsiz olduğuna dair iddianın ispat yükü de yine senet borçlusu üzerindedir. Ayrıca bir temel alacağın varlığına karine teşkil eden kambiyo senedinin bedelsizliğine dair iddianın ispatı, karinenin aksini iddia eden senet borçlusu tarafından gerçekleştirilmelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 29/06/2021 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamı gereğince senedin protokol kapsamında teminat olarak verilmesi durumunda hukuki ilişkinin tasfiyesi sonucunda alacağın bulunduğunun ve dava konusu edilen senedin teminat vasfının devam ettiğinin ispatı gerekir.
Davalı dava konusu senedin kredi borcunun ödenmesi amacıyla, başka bir anlatımla ifa amacıyla düzenlendiğini belirtmiş iken davacılar borç bulunmadığını beyan ettiklerinden kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredi borcu bulunup bulunmadığının bilirkişi marifetiyle saptanması gerekir. (Yargıtay 19. HD'nin 26/09/2016 tarih... E. ... K. Sayılı ilamı).
Bu doğrultuda yaptırılan bilirkişi incelemesinde anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemiş olduğu, söz konusu bonoya atfen kredi kullandırılmış olduğunun kabulü halinde, bono borçlularının verdiği garanti-güvence kapsamında, davacıların bonodan dolayı borçtan sorumlu oldukları, davalının takip tarihi itibariyle 9.539.994,36 TL ve dava tarihi itibariyle 11.116.669,02 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Senedin ifa amacıyla düzenlendiği ve dava tarihi itibariyle davalının senedin ihdas nedeni olduğunu iddia ettiği GKS'den dolayı takibe konu edilen ve harca esas değerde belirtilen miktar üzerinde davalıya borçlu oldukları anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafça teminat mektubunun tahsili için ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyasında 289.800,00-KWD bedelli teminat mektubu tazmin bedeli 289.800,00 KWD talebi ile takip başlatılmış olup; davaya konu senede istinaden ise ... Genel İcra Dairesi' nin ...icra dosyasında takip başlatıldığı görülmüştür.
Davacılar teminat senedi verildiği tarihte ilgili teminat senedinin verilmesine sebep olan kredilerin kapandığını, takibe konulan senedin ödenmiş bir kredinin iade alınması unutulmuş teminat senedi olduğunu, tarafların mutabık kalamadıkları borcun yurt dışında yapılan bir iş için verilen teminat mektubundan kaynaklandığını, ilgili mektubun nakde çevrilip çevrilmediği hususunda bir belge sunulmadığını dava dilekçesinde belirtmiş, yine bilirkişi raporuna itirazında da teminat mektuplarının nakde dönmediği yönünde savunmada bulunarak bu konuda araştırma yapılmasını talep etmiş ise de; alacağın ... 11. Noterliği' nin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarı ile kat edildiği ve kat edilen nakdi alacakların 9.694.111,85 TL' sinin taksitli kredi ve 2.604,31 TL' sinin tazmin talebine ilişkin olduğu, davacının yapmış olduğu yapılandırmalara istinaden taksit ödemelerini gerçekleştirmediği, son olarak davalının takip tarihi itibariyle 9.539.994,36 TL ve dava tarihi itibariyle 11.116.669,02 TL alacaklı olduğu, sadece taksitli krediden olan alacağının dahi senet bedelini geçtiği anlaşıldığından davacıların bu husustaki taleplerine itibar olunmamıştır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine, mahkememizce verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından İİK 72/4 maddesi gereği tazminat takdirine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davanın REDDİNE,
2-İİK 72/4 maddesi gereği tazminat takdirine yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu red karar ve ilam harcının, peşin alınan 162.236,25 TL harçtan mahsubu ile bakiye 161.504,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesap olunan 985.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan 1.408,00 TL (tebliğler ve posta) yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı ... ve ... vekilinin, davacı iflas halinde Noya İnşaat vekilinin ve davalı vekilinin (e duruşma) yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2026