İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili; davalı şirket aleyhine İstanbul 24. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkili tarafından davalıya 400.000 adet 3 katlı mavi cerrahi maske satışı yapılmış olup, işbu satımın 13/07/2020 tarihli fatura ile sabit olduğunu, buna karşılık ödenmesi gereken 201.000 TL'lik fatura alacağının davalı tarafça ödenmediğini, müvekkilinin sattığı bu maskelerin 100.000 adedini de yasadan kaynaklı olarak davalı adına ...'ne 21/07/2020 tarihinde teslim ettiğini, davalının söz konusu borcu ödemeyerek alacağı semersiz bırakma gayesinde olduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirketin Yunanistan'da faaliyet gösteren bir firma ile maske ihracatı konusunda anlaştığını, ülkemizde yaşanan Covid-19 salgını sebebiyle cerrahi maskelerin ihraç edilmesinin hibeye bağlı olarak izne tabi tutulmasından dolayı, müvekkili şirket ile ... arasında sözleşme imzalandığını, bu sözleşme gereğince 100.000 adet maske hibe edilmesi halinde 300.000 adet maske ihraç etme hakkı kazanılacağını, bunun üzerine davacı ile maskelerin üretilmesi konusunda anlaşıldığını, davacı tarafça hazırlanan bir kısım maskelerin davacının çalışanı ... tarafından ...'ya teslim edilmeye götürüldüğünde, söz konusu maskelerin bulundukları kolilerin ölçülerinin yanlış olduğu bilgisinin alındığını, bu durumda ...'ya ve müvekkiline maskelerin teslim edilemediğini, ...'ya teslim edilecek maskelerin 100.000 adet olduğunu, maskelerin ambalajlanmasının usulüne uygun yapılmamış olması sebebiyle, davacının çalışanı ... tarafından 100.000 adet maskenin yeniden kolilenmesi için ... ... ... AŞ'ye teslim edildiğini, bunun üzerine müvekkilince kolileme yapacak firmaya 03.07.2020 ve 09.07.2020 tarihlerinde ayrı ayrı 25.000 TL olmak üzere toplam 50.000 TL ödeme yapıldığını, kolileme aşamasında davacı tarafça 201.000 TL tutarlı fatura gönderildiğini, müvekkilince ihracat izni için 21.07.2020 tarihinde ...'ya 100.000 adet maskeye ilişkin fatura düzenlendiğini ve bu tarihte davacının çalışanı ... tarafından 100.000 adet maskenin ...'ya teslim edildiğini, müvekkili ihracat izni aldıktan sonra Yunanistan'daki firmanın ithalattan vazgeçtiğini bildirdiğini, 300.000 adet maske teslim edilmemiş olmasına rağmen müvekkilinin ihracat yapacak müşteri arayışına girdiğini, ancak müşteri bulamayınca ...'dan almış olduğu ihracat iznini ... şirketine devrettiğini, 300.000 adet maske müvekkiline teslim edilmediği halde davacının icra takibi başlattığını, müvekkilince kolileme yapan ... firmasına gönderilen 09.06.2021 tarihli ihtarname ile 300.000 adet maskenin akıbetini sorduğunu, bu firmanın 21.06.2021 tarihli cevabında müvekkilince gönderilen paranın 25.000 TL'sinin davacıya gönderildiğini, 25.000 TL'nin ise maskelerin kutulaması için kullanıldığını, 300.000 adet cerrahi maskenin ise üçüncü bir kişi olan ... adlı kişiye teslim edildiğini bildirdiğini, fatura konusu mallar teslim edilmediğinden davacının fatura bedelini talep edemeyeceğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; hazırlanan bilirkişi raporunda, tarafların defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, defter ve kayıtlara göre davacının davalıdan takip miktarı olan 201.000 TL alacaklı olduğu, tarafların defter ve kayıtlarının birbirini doğruladığı hususlarının tespit edildiği, davalı tarafça, kendilerine mal teslim edilmediği ileri sürülmüş ise de, davalı defter ve kayıtlarında davalının davacıya borçlu bulunduğu ve dava konusu fatura kayıtlı olduğuna göre ispat yükü yer değiştirmiş olup, bu aşamadan sonra davalı tarafın ödeme yaptığı olgusunu ispat etmesinin gerektiği, ancak davalı tarafça takip konusu fatura borcunun ödendiği hususunda delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin aynen devamına, 201.000 TL alacağın %20'si oranında hesap edilen 40.200 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirketin maske ihracı konusunda Yunanistan'da faaliyet gösteren bir firma ile anlaştığını, söz konusu maskelerin davacıdan alınması konusunda mutabık kalındığını, müvekkilinin 300.000 adet maskeye ihracat izni alabilmek için ...'ne 100.000 adet maskeyi bedelsiz şekilde teslim etmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından ...'ya teslim edilecek 100.000 adet ve satışı gerçekleştirilecek 300.000 adet maskeyi içeren 13.07.2020 tarihli fatura tanzim edilerek müvekkili şirkete gönderildiğini, ...'ya teslim edilmesi gereken 100.000 adet maskenin davacı tarafça hatalı kolilenmesi nedeniyle maskelerin ... tarafından kabul edilmediğini, bunun üzerine bu maskelerin davacı personeli tarafından kolileme yapacak olan ... şirketine teslim edildiğini, davacının talebi üzerine müvekkili şirketçe kutulama işleri için ... şirketine iki parça halinde toplam 50.000 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket 100.000 adet maskeyi ...'ya teslim edip ihracat iznini aldıktan sonra, Yunanistan'daki firmanın maskeleri almaktan vazgeçtiğini, müvekkilince ödemelerin ve maskelerin akıbeti ... firmasına sorulduğunda, bu firmanın paranın 25.000 TL'sinin davacı şirkete gönderildiğini, kalan 25.000 TL'nin ise maskelerin kutulanması işleminde harcandığını, 300.000 adet maskenin ise müvekkili şirket ile bir ilgisi olmayan ... isimli kişiye teslim edildiğini bildirdiğini, maskelerin müvekkiline teslim edildiğini ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, müvekkili şirketin ihracat izni alabilmek için 100.000 adet maskeye ilişkin bedelsiz bir faturayı ...'ya düzenlemek zorunda olduğunu, bu sebeple davacının düzenlediği faturaya itiraz edilmesinin mümkün olmadığını, alınan bilirkişi raporunda, satım sözleşmesine konu 300.000 adet maskenin teslim edildiğine dair ticari defter ve fatura haricinde hiç bir dayanağın ortaya konulamadığını, ayrıca maskelerin kime teslim edildiği müvekkilince bilinmemekle birlikte, ... şirketinin ihtarnamesinde belirttiği ...'ın müvekkili şirket ile hiç bir bağı olmadığı gibi, bu kişinin müvekkilinin çalışanı veya temsilcisi de olmadığını, mahkemece ise müvekkili şirket tarafından ödendiği açık olan 50.000 TL ve maskelerin teslimine ilişkin hususlarda hiç bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkilince yapılan 25.000 TL ödemenin ... şirketi tarafından davacıya gönderildiğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, bu kapsamda davacı çalışanı ... ile ...'ın tanık olarak dinlenilmesi gerekirken mahkemece bu hususlarda hiç bir değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme sonucunda karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; davalının ihraç etmek üzere davacıdan cerrahi maske satın almak istediği ve tarafların anlaşması doğrultusunda davacı tarafça davalıya 400.000 adet maske satışına ilişkin 13.07.2020 tarihli 201.000 TL bedelli faturanın düzenlendiği, davacı tarafça faturaya dayalı olarak davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, davalının borca itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı vekilince; ihracat izni alınabilmesi için ...'ya hibe edilmesi gereken faturaya konu 100.000 adet maskenin ...'ya teslim edildiği, ancak kalan 300.000 adet maskenin müvekkiline teslim edilmediği, kolileme yapan ... firmasınca maskelerin teslim edildiği belirtilen ... adlı kişinin müvekkili şirket ile hiç bir bağının bulunmadığı ileri sürülmüştür.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; takip dayanağı 13.07.2020 tarihli 201.000 TL bedelli fatura davacının defterlerinde kayıtlı olup, davacının kendi defterlerine göre davalıdan 201.000 TL alacaklı olduğu, davalının dava dışı ... şirketine yapmış olduğu ödemenin 25.000 TL'lik kısmının ... şirketi tarafından davacı şirkete aktarıldığı, takip dayanağı davacı faturasının davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu ve davalının kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacıya 201.000 TL borçlu olduğu, davalının dava dışı ... firmasına yapmış olduğu toplam 50.000 TL ödeme kendi defterlerinde kayıtlı olup davalının bu firmadan 50.000 TL alacaklı olduğu, ... şirketi uhdesinde kalan 25.000 TL'nin maskelerin kolileme maliyeti olduğu, kolileme maliyetinin satıcı davacıya ait olduğunun kabulü halinde davalının ödemiş olduğu 50.000 TL'nin davacı alacağından düşülmesi gerektiği, sadece tarafların ticari defterlerindeki cari hesap bakiyelerinin kabulü halinde ise davacı şirketin davalı şirketten 201.000 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.
Davalı vekilince satışa konu 300.000 adet maskenin müvekkiline teslim edilmediği ileri sürülmüş ise de, davacı tarafça maskelerin satışına ilişkin olarak düzenlenmiş olan faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu sabittir. Bu durumda faturayı benimseyerek ticari defterlerine kaydeden ve süresinde faturaya itiraz etmeyen davalıya fatura konusu malların teslim edildiğinin kabulü gerekmektedir. Davalı tarafça maskelerin kolilemesini yapan dava dışı ... firmasına avans açıklamasıyla 50.000 TL ödeme yapıldığı, bu tutarın 25.000 TL'lik kısmının maskelerin kolilenmesi maliyeti olduğu, kalan 25.000 TL'nin ise ... firmasınca davacıya ödendiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafından dava dışı ... firmasına ödenip onun tarafından da davacıya gönderilen 25.000 TL'nin davalının davacıya olan borcundan mahsubu gerekmektedir. Kalan 25.000 TL ödeme bakımından ise taraflar arasında maskelerin kolileme maliyetine hangi tarafın katlanacağına yazılı bir sözleşme hükmü bulunmamaktadır. Ancak TBK'nın 207 vd. maddeleri hükümlerine göre satıcı malı ayıpsız ve sözleşmeye uygun şekilde teslim etmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün, malın korunması ve taşınabilmesi için gerekli ambalajlamayı da da kapsadığının kabulü gerekir. Buna göre somut olayda 25.000 TL kolileme maliyetine davacı satıcının katlanması gerekmekte olup, bu bedelin davalı tarafça dava dışı firmaya ödendiği sabit olmakla, bu tutarın da davalının borcundan mahsubu gerekmektedir. Bu nedenle davacının 201.000 TL olarak belirlenen alacağından 50.000 TL ödemenin mahsubu ile bakiye 151.000 TL alacağa hükmedilmesi gerekirken, mahkemece hatalı gerekçeyle tüm alacağa hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Diğer yandan alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı talep koşulları oluşmuştur. Ancak reddedilen kısım bakımından davacının takipte kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından, kötü niyet tazminatı talep edilmesi mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/11/2022 Tarih 2021/225 Esas 2022/932 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul 24. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, takibin 151.000 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya dair istemin reddine, kabul edilen alacağın %20'si oranında 30.200 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine"
İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;
"Alınması gereken 10.314,81 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından mahkeme veznesine peşin yatırılan 2.427,58 TL, icra veznesine peşin yatırılan 1.005 TL olmak üzere toplam 3.432,58 TL'nin mahsubu ile kalan 6.882,23 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafça yatırılan 3.491,88 TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından sarf edilen 1.100 TL bilirkişi ücreti, 54,60 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.154,60 TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 867,38 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı lehine takdir olunan 31.140 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davalı lehine takdir olunan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak sarf kararı düzenlenmediği görülmekle, sarf kararı düzenlenmesi halinde davanın kabul oranına göre 1.320 TL arabuluculuk ücretinin 330 TL'sinin davacıdan, 990 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,"
Davalı tarafından yatırılan 3.432,58 TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendisine iadesine,
Davacı tarafından yapılan 27 TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 20 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 91 TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 22 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2026