İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
Temlik eden davacı banka vekili, müvekkili ile dava dışı borçlu şirket arasındaki 29/06/2012 tarihli genel kredi sözleşmesini davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, hesabın kat edildiğini, sonrasında davalı ve diğer borçlular aleyhine toplam 32.596,22 TL'nin tahsili ve 16.920 TL çek sorumluluk bedelinin depo edilmesi talepli İstanbul 7. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibinin başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Temlik eden davacı ... Bankası 26/12/2018 tarihli alacak temlik beyanı ile dosyadaki alacağını ... A.Ş.'ye temlik etmiştir.
Davalı vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, sözleşmedeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait bulunmadığını ve müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karara verilmesini istemiştir.
Mahkemece, sözleşmedeki imzanın davalı şirket yetkilisi ...'na ait olduğunun bilirkişi raporuyla belirlendiği; bankacı bilirkişinin denetime elverişli raporuna göre kat ihtarı öncesindeki faizden davalı kefilin sorumlu bulunmadığı ve gayrinakdi kredi kapsamında çek sorumluluk bedelinin deposu hususunda davalı kefilin açıkça sorumluluğunun düzenlenmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibinde asıl alacağın ve masrafın tamamına, işlemiş gecikme tazminatının ise 1.801,23 TL'lik kısmına yaptığı itirazın iptali ile takibin talepteki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, likit alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve davalı vekille temsil olunduğundan 9.200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Temlik alan davacı vekili, genel kredi sözleşmesinde kefilin gayrinakdi alacaklardan sorumlu olduğu belirlendiğinden çek depo bedeli talebinin reddinin hatalı olduğunu; reddedilen depo bedeli için maktu vekalet ücreti verilmesi gerekirken nispi 9.200 TL verildiğini ve davalının gecikme faizi, bsmv ve masraflardan sorumlu olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Dava, temlik eden davacının genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalı kefilin itirazının iptali istemine ilişkindir.Davalı şirketin, temlik eden davacı banka ile dava dışı ... ... Ltd. Şti. arasındaki 29/06/2012 tarihli genel kredi sözleşmesini 2.000.000 TL limitle müteselsil kefil olarak imzaladığı; hesabın katına ilişkin 03/08/2017 tarihli ihtarın davalı ve diğer ilgililere gönderildiği ama tebliğ edilemediği; davacının 30.194,17 TL asıl alacak, 1.888,78 TL işlemiş gecikme tazminatı ve 513,27 TL masraf olmak üzere toplam 32.596,22 TL'nin %17,46 oranındaki gecikme tazminatı ve bunun %5'i oranındaki bsmv ile tahsili ve 16.920 TL çek sorumluluk bedelinin de depo edilmesi talepli İstanbul 7. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibini başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu belirlenmiştir.Mahkemece davalının icra dairesi yetkisine itirazı değerlendirilmemiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmede İstanbul icra dairelerinin yetkili olduğu düzenlendiğinden, itirazın yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Grafolog bilirkişi raporunda, genel kredi sözleşmesinde davalıya atfedilen imzanın şirket temsilcisine ait olduğu tespit edilmiştir. Bankacı bilirkişi raporunda, 90.582,39 TL asıl alacak hesaplandığı ancak takipte 30.194,17 TL istenildiği, 1.801,23 TL gecikme faizi hesaplandığı ancak 1.888,78 TL istenildiği, 390,06 TL bsmv hesaplandığı ve 581,29 TL masrafın istenilebileceği, Yargıtay uygulamasına göre sözleşmede kefilin gayrinakdi alacaklardan sorumluluğu açıkça düzenlenmediğinden depo talebinin yerinde olmadığı görüşü ifade edilmiştir. Ek raporda da, kök raporda değişiklik bulunmadığı belirtilmiştir.Davacı bankanın gayrinakdi alacak için kefilden depo talebinde bulunabilmesi için, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kefilin sorumluluğuna dair açık bir hüküm bulunması gerekir. Ne var ki, sözleşme incelendiğinde bu yönde açık bir hüküm bulunmadığından, davalı kefilin gayrinakdî alacak talebi yönünden sorumluluğunun bulunmadığının kabulü gerekir. Ayrıca davacı tarafın takipte talep ettiği asıl alacak ve masraf kalemi tamamen kabul edilmiş, gecikme tazminatı bakımından ise denetlenebilir bilirkişi raporuna göre 87,55 TL'si reddedilmiş 1.801,23 TL'si kabul edilmiştir. Davacı takipte doğrudan bsmv'ye özgü somut bir talep tutarı göstermemiş, takipte işleyecek gecikme tazminatı alacağının %5 bsmv ile tahsilini istemiştir. Mahkeme kararında da, takibin aynı şartlarla devamına karar verilmiştir. Bu nedenle bu yöne ilişkin istinaf nedeni benimsenmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece davalı kefilin gayrinakdî alacak talebi yönünden bir sorumluluğunun bulunmadığı yönünde ve ret kararı için davalı aleyhine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'deki maktu vekalet ücretine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile kalan 651,30 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/04/2026