İtirazın İptali

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında nakliyecilikte kullanılan ... Belgesi'nin ortak kullanımı hususunda sözlü anlaşma yapıldığını, bu kapsamda davalı şirket sahibi ...'in hesabına 31/12/2020 tarihinde 122.000 TL'nin "... belgesi için" açıklamalı havaleyle ödendiğini, taahhüt yerine getirilmediğinden sözleşmeden dönüldüğünü, müvekkiline kısmi para iadesi yapıldığını, kalan 70.449,77 TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibinin başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, davaya cevap vermemiş; davalı vekili, aşamalarda davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacının davalı şirketin münferit yetkili temsilcisine yaptığı 122.000 TL ödemenin taraflar arasındaki ilişkiye istinaden yapıldığı, davalı ticari defterlerini sunmadığından HMK 222/3'e göre defterlerini ibrazdan kaçındığı, davacının defterlerinde davalı iadelerinin mahsubundan sonra davalıdan 49.000 TL alacaklı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine itirazının 49.000 TL asıl alacak için iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, likit alacağın %20'si oranındaki 9.800 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Davalı vekili, husumet itirazının reddinin hatalı olduğunu; ödemenin ...'in şahsi hesabına yapıldığını, ortaklık ilişkisi bulunmadığını, dekontta tek taraflı açıklamanın delil olamayacağını; sadece davacı kayıtlarına göre karar verilemeyeceğini ve icra inkar tazminatı şartlarının bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Dava, davacının davalıyla aralarındaki ... belgesi kullanımı hususundaki anlaşma kapsamında davalıya gönderdiği paranın davalının edimini ifa etmediğinden bahisle ödenen paranın kısmi iadeden sonra kalan bölümünün tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibinde, davacı davalıdan 70.449,77 TL'nin tahsilini istemiş, itiraz üzerine takip durmuştur.
Eldeki dava tarihi 03/08/2022 ve karar tarihi 19/01/2023 olup, dava devam ederken davalı ... ... Ltd. Şti. davacı ... ... Ltd. Şti.'ye karşı İstanbul Anadolu 8. ATM'nin 2022/984 esas, 2024/587 karar sayılı dosyasında, işbu davaya konu icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemli dava açmıştır. UYAP'tan incelenen davadaki 18/07/2024 tarihli nihai kararda, bilirkişi incelemesinde davacı (elde ki davada davalı) şirketin ticari defterlerini inceleme için sunmadığı, davalının (eldeki davada davacı) ticari defterlerinin incelendiği ve takip tarihi itibariyle davacının 148.793,36 TL alacaklı göründüğü, HMK'nın 222. maddesine göre davalının defterlerinin lehine delil teşkil ettiği ve davacının davalıya borçlu olmadığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı, dava dışı ...'e 31/12/2020 tarihinde "... belgesi için" açıklamasıyla 122.000 TL'yi banka havalesiyle göndermiştir. Söz konusu tarihte, ticaret sicil kayıtlarına göre davalı şirketin tek ortağı ve münferit yetkili temsilcisi, davacının parayı gönderdiği ...'tir. Bu nedenle söz konusu ödemenin, ... belgesi için davalı şirket namına şirket yetkilisine gönderildiği anlaşıldığından, davalının bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Mali müşavir bilirkişi raporunda, davalının defterlerini sunmadığından incelenemediği, davacının lehine delil teşkil eden ticari defterlerine göre, davalının bir kısım ödemelerinden sonra davacıya 49.000 TL borcu kaldığının kayıtlı olduğu tesbit edilmiştir.
Davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı sunduğu 12/12/2022 tarihli dilekçesinde, ...'in davacıya yaptığı 02/03/2021 tarihli 65.000 TL bedelli "..." açıklamalı ve 10/06/2021 tarihli 8.000 TL bedelli "belgeden kalan" açıklamalı banka havalesi dekontlarını sunmuştur. Her iki havale işlemi, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup, bilirkişi raporunda belirlendiği üzere (122.000-65.000-8.000=) 49.000 TL alacağın kaldığı görülmektedir. Bu iade ödemeleri dikkate alındığında, ... belgesi için taraflar arasında yapılmış anlaşmanın sona erdiğinin davalı tarafından da kabul edildiği anlaşılmaktadır. Davalıya belge için yapılan ödemenin bir kısmının iade edildiği anlaşılmakla geri kalan ödemenin davalıda kalması için bir sebeb bulunmamaktadır. Havale ile gönderilen belge ödemesinden yapılan iadeler düşüldükten sonra kalanın hesaplandığı, HMK'nın 222/3. maddesine göre davalının defterlerini ibrazdan kaçınması ve davacının usulüne uygun tutulduğu belirlenen ticari defterlerinde davalıdan 49.000 TL alacaklı olduğunun belirlenmesi karşısında, mahkemece davanın 49.000 TLiçin itirazın iptaline, likit alacağa haksız itiraz nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin, istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 3.347,19 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 836,79 TL harcın mahsubu ile kalan 2.510,40 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 38 TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/04/2026