Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Davacı vekili, müvekkili şirketin kullanmakta olduğu lazer yazıcının servis için Tatvan'dan İstanbul'daki dava dışı alıcıya davalı kargo şirketiyle gönderilmek üzere 23/12/2020 tarihinde teslim edildiğini, yazıcının davalının İkitelli aktarma tesislerindeyken sebebi bilinmeyen bir şekilde yanarak kullanılamaz hale geldiğini, kargonun o şekilde alıcısına teslim edilmeye çalışıldığını, fakat alıcı kabul etmeyince kapı önüne bırakıldığını, müvekkili tarafından şikayet kaydı oluşturulunca geriye dönük tutanak hazırlandığını, davalı şirkete 25/02/2021 tarihli ihtarın gönderilmesine rağmen sonuç alınamadığını ileri sürerek, 55.000 TL'nin olay tarihinden veya davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının kargo içerik bilgisi vermediğinden ve fatura da sunulmadığından müvekkilinin kargo içeriğini bilmediğini, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin 3.2 ve 3.3. maddeleri uyarınca davacının sorumlu olduğunu; kargonun taşıması sırasında İkitelli aktarma merkezi geçişinde bantta bulunduğu sırada kendi kendine alev aldığını, müvekkilinin çalışanın da patlama ve alevler sebebiyle yaralandığını, taşıma sözleşmesinin 3.4. maddesine göre kargo içinde yanıcı, patlayıcı madde olduğunu bildirmeyen davacının kusurlu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, bilirkişi heyeti raporuna göre davalının sunduğu CD içindeki olay anına ilişkin görüntülerde alevlerin lazer yazıcı cihazın kargo paketinin dışında başladığının tespit edildiği, lazer yazıcının kendiliğinden alevlenerek patlamasına olanak bulunmadığı, yazıcının zayi olduğu, yükün kıymetine göre taşıma yapıldığının sabit olmadığı, davalının kastı veya pervasız hareketinin davacı tarafından ispat edilemediğinden kargonun 26 kg ağırlığı üzerinden davalının TTK'nın 886. maddesi gereğince sınırlı sorumlu olduğu, buna göre davacının (26 kgx8,33 SDR=216,58-SDRx10,9998 TL=) 2.382,34 TL talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.382,34 TL'nin 25/02/2021 davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili, bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili olduğunu, müvekkilinin davaya konu yazıcıyı 55.000 TL'ye aldığına dair faturanın sunulmasına rağmen bilirkişilerin bunu dikkate almadığını, atıl bir makine olmadığını, yenisinin alınmak istenilmesi durumunda 2-3 katı fiyat ödeneceğinden makinenin güncel değerinin hesaplanması gerektiğinden hüküm altına alınmış tutarın kabul edilemeyeceğini; davalı lehine vekalet ücreti 2.382,34 TL'yi geçemeyecek olmasına rağmen hatalı olarak 9.200 TL'ye karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, sunulan CD'deki görüntülerden de görüleceği üzere dava konusu yazıcının taşıma sırasında bantta kendi kendine alev alıp patladığını, davacının taşınması yasak yanıcı patlayıcı gönderiyi müvekkiline bildirmediğini, taşıma sözleşmesi hazırlanırken davacının fatura ibraz etmediğini, bu nedenle davacının kargo içeriğini ispat edemediğini ve gerekçeli karardan müvekkilinin kargodaki patlamadan hangi sebeple sorumlu olduğunun ortaya konulmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında davacının dava dışı alıcıya gönderdiği emtianın taşıma sırasında zarar gördüğünden bahisle davalı taşıyıcıdan tazminat istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK'nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Diğer yandan sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, gönderinin tamamının ziya veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin brüt ağırlığının kg başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlıdır. TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre ise zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.Somut olayda davacı şirket 23/12/2020 tarihinde davaya konu 26 kg ağırlığındaki lazer yazıcıyı Tatvan'dan İstanbul'daki dava dışı alıcıya göndermek davalı kargo şirketine teslim etmiştir. Taşıma sırasında kargoya konu yazıcı davalının İkitelli Aktarma merkezinde yanarak kullanılamaz hale gelmiştir. Davacı güncel fiyat üzerinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 55.000 TL zararının davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı ise zarardan sorumlu bulunmadığını savunmaktadır.
Davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu teslim belgesine göre kargonun alıcıya 31/12/2020 tarihinde teslim edildiği; "Durum Tespit Tutanağı-Teslimattan Sonra" başlıklı 31/12/2020 tarihli belgeye göre, alıcının "teslimattan sonra alıcının yaptığı başvuruya istinaden düzenlenen tutanakta kargonun İkitelli Aktarma iken patladığı bilgisinin verildiği, İkitelli Aktarma tarafından tekrar koliye konularak ve bantlanarak hasarlı haliyle, teslimat şubesi Giyimkent acentesine sevk edildiği, hasarlı olarak sevk edildiği" şeklinde beyanda bulunduğu; davalının hazırladığı tarihsiz "Hasar Evrak Takip Formu" başlıklı belgede "İkitelli aktarmada, bant üzerinde patlamıştır. Anılan kargo, darbe almamış, düşmemiştir. Kendi kendine ve büyük bir gürültü ile patlamıştır. Kanaatimizce kuruluşumuz kaynaklı hata yoktur." kaydının bulunduğu; davalının hasar komisyonunun 27/04/2021 tarihli kararında, kargonun geçişinde her hangi bir müdahale olmadığı, kargonun patlayarak alev aldığı ve yangın çıkardığı, bu kapsamda çalışanların da yaralandığı, ürün içeriği ve muhteviyatına uygun özel ambalaj yapılmasının müşterinin sorumluluğunda olduğundan davacının tazmin talebinin reddine karar verilmiştir.Taşımaya konu kargonun davalıya sağlam yani yanmamış bir şekilde teslim edildiği tartışmasızdır. Davalı olay anına ilişkin dosyaya sunduğu görüntüler, makine mühendisi ve taşıma uzmanı bilirkişi tarafından incelenmiştir. Kök raporda öğretim üyesi makine mühendisi bilirkişi, izlenen kayıtlara göre alevlerin lazer yazıcının kargo paketi dışında başladığının görüldüğü, fakat alevin paketin içinden dışarıya akan yanıcı bir sıvının buharlaşarak tutuşmasıyla mı yoksa dışarıdan başka bir sebeple mi oluştuğunun belirlenemediği, yazıcının yanarak önemli ölçüde hasarlandığı, lazer yazıcının çalıştırılmadığı sürece üzerinde yanmaya veya patlamaya sebep olacak bir tehlikenin olamayacağı yani yazıcının kendiliğinden yanmasının teknik yönden mümkün bulunmadığı görüşü belirtilmiştir. Taşıma uzmanı bilirkişi ise, olayda TTK'nın 886. maddesindeki şartlar bulunmadığı ve davalı da malın kıymeti üzerinden taşıma yapmadığından, davalının kargonun 26 kg ağırlığı üzerinden sınırlı sorumluk hesabına göre 2.382,34 TL'den sorumlu olacağı görüşü ifade edilmiştir.
Eldeki davada, makine mühendisi bilirkişinin davaya konu lazer yazıcının davalı kargo şirketi taşıyıcının sorumluluğunun altında bulunduğu sırada kutunun dışından alev aldığı ve çalışmadığı sürece kendiliğinden yanmasının teknik yönden mümkün olmadığı tespitleri dikkate alındığında, söz konusu patlamanın kargoya konu makineden kaynaklanmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre ve davalının hasar komisyonunun kararın aksine özel ambalaj bulunması önem arz etmediğinden, kargoyu sağlam bir şekilde teslim almış ve taşıma sırasında yanarak kullanılamaz hale gelen makinedeki zarardan, davalı taşıyıcının ağır kusuru nedeniyle, sorumluluk sınırlamalarından yararlanmadan tam zarardan sorumlu olduğu kabul edilmelidir. TTK'nın 880/1. maddesinde, eşyanın zıyaı halinde tazminatın eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanacağı düzenlenmiştir. Mahkemece bu yönde bir tespit yaptırılmamıştır. Ancak davacı, dava dilekçesi ekinde dosyaya, söz konusu yazıcıyı 01/11/2019 tarihinde 55.000 TL'ye satın aldığını gösteren faturayı sunmuştur. Eşya davalı taşıyıcıya 23/12/2020 tarihinde teslim edilmiştir. Maliye Bakanlığı'nın 333 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca söz konusu yazıcının amortisman süresi yani ekonomik ömrü 4 yıl olup, yazıcının değeri buna göre hesaplanmasının hakkaniyete uygundur. Yıllık %25 amortisman oranı üzerinden 01/11/2019-23/12/2020 arasındaki 1 yıl 1 ay 22 gün için oran %28,22'dir. 55.000 TL'nin %28,22'si 15.521 TL olup, (55.000-15.521=) teslim anında yazıcının amortismanı düşürülmüş değeri yani davacının talep edebileceği tutar 39.479 TL'dir.
Davacı davalıya gönderdiği 25/02/2021 tarihli ihtarla tebliğden 7 gün içinde 55.000 TL'nin ödenmesini istemiş, ihtar davalıya 01/03/2021 tarihinde tebliğ edilmiş ve 7 günlük atıfet mehli sonucunda davalı 09/03/2021 tarihinde temerrüde düşmüş ise de, mahkemece kabul edilen tutara davalıya başvuru tarihi olarak kabul edilen 25/02/2021 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verildiğinden ve bu husus davalı tarafından istinaf edilmediğinden kaldırma sebebi yapılmamıştır.
Yukarıdaki davanın esasına yönelik tespit karşısında davacının, davalı vekili lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik itirazı sonuca etkili olmadığından değerlendirilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davanın 39.479 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece 2.382,34 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, kesinleşen yönlerin tekrarıyla yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/11/2022 Tarih 2021/652 Esas - 2022/959 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın kısmen kabulüne, 39.479 TL'nin 25/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine,"
İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;
"Alınması gereken 2.696,81 TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 939,27 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.757,54 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 998,57 TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 2.000 TL bilirkişi ücreti ve 112 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.112 TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.516 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı lehine taktir olunan 39.479 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı lehine taktir olunan 15.521 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında 947,50 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye 372,50 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"
Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile kalan 552,10 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
Davacı tarafından yapılan 201 TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 144,30 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 145 TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 41 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/04/2026