İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Taraflar arasındaki davadan dolayı Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.07.2023 gün ve 2021/286 E. 2023/513 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Mahallesi ...Sokak No... Menemen/İzmir" adresinde faaliyet gösteren, Menemen Ticaret Sicil Müdürlüğünün 2170 sicil numarasında kayıtlı davalı ... Kooperatifi tarafından Menemen Devlet Hastanesinin karşısında bulunan ...Mahallesi ...Sokak ... Menemen adresindeki Menemen Tapu Sicil Müdürlüğünün ... ada.. parselinde kayıtlı taşınmaz üzerinde A,B,C Blok inşaatları yapıldığını, bu bloklardaki bağımsız bölümler yapılan ilan ve reklamlarla satışa sunulduğunu, davalı kooperatifin 15.05.2005 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunda B ve C Blokların peşin satılması için Yönetim Kuruluna yetki verildiğini, Yönetim Kurulunun bu yetkiye istinaden 09.12.2005 tarih ve 145 Sayılı kararı ile kaba inşaat halindeki C Blok... Kat ... no.lu bağımsız bölümün 32.000,00 TL peşin bedelle müvekkiline satılmasına, müvekkilinin kooperatif üyesi olarak kabulüne ve satış bedelinin inşaatın kalan işlerin tamamlanması için müteahhit firma .... Şti.'ne ödenmesine karar verdiğini, müvekkilinin 32.000,00 TL satış bedelinin 30.000,00 TL 'sini 4 taksit halinde nakten ödediğini, bu bedelin Kooperatif Yönetim Kurulunun 09.12.2005 tarihli kararı gereği kooperatif başkanı ... tarafından hakedişe mahsuben.... Şti.'ne ödendiğini, 2.000,00 TL ortak giderler karşılığı ödendiğini, tüm yükümlülüklerini yerine getiren müvekkilinin yurt dışında bulunduğu bir dönemde C Blok ...Kat ... no.lu bağımsız bölümün başka bir kişi adına tapuya tescil edildiğini, tapu kayıtlarında yapılan araştırmada müvekkili adına tescil edilmiş bir bağımsız bölüm kaydına rastlanmadığını, 07.07.2006 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında, kooperatifin tasfiyesine karar verildiğini, kooperatifin 29.11.2014 tarihinde yapılan son olağanüstü genel kurulunda 3 yıllığına Yönetim Kurulu asil üyeliklerine ..., ... ve ..., Denetim Kurulu üyeliklerine de ...ve ... 'ın seçildiğini, Menemen Ticaret Sicil Memurluğunca 01.12.2014 tarihli görev süreleri 29.11.2017 olmak üzere Ticaret Sicil Tasdiknamesi düzenlendiğini, 10 Aralık 2014 tarih, 8712 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, Yönetim ve Denetim Kurullarına seçilenlerin 3 yıllık görev sürelerinin 01.12.2017 tarihinde dolmasına rağmen genel kurulu toplantıya çağırmadıklarını, yönetim kurulu kararı ile peşin bedelle satışı yapılan bağımsız bölümün müvekkili adına tescilinin yapılmaması nedeni ile müvekkilinin zarara uğrattığını, Menemen Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tasfiye kurulu üyeleri ile denetim kurulu üyeleri hakkında 2017/6959 Sayılı soruşturma açıldığını, kooperatifin tasfiye hali devam ettiğinden taraf teşkili bakımından kooperatifin ihyası istemi ile yetkili ve görevli Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 2019/306 Esas sayılı tasfiye halindeki kooperatifin ihyası davasının duruşmasının 11/09/2019 olduğunu beyan ederek müvekkiline peşin bedelle satışı yapılan Menemen Tapu Sicil Müdürlüğünün ... ada ... parselde kayıtlı C Blok ...Kat ... no.lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile müvekkil adına tesciline, tapu iptali ve tescili mümkün olmadığı takdirde peşin ödenen 32.000,00 TL bedelin ödeme tarihi olan 09.12.2005 tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için asıl alacağa uyarlanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, taraf teşkili bakımından ... Kooperatifinin ihyası için yetkili ve görevli Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinde açtıkları 2019/306 Esas sayılı davanın sonucunun beklenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ... Kooperatifi yönetim kurulu üyesi olduğunu, kooperatif işlerini yönetim kurulu başkanı.... 'nın yürüttüğünü, görev süreleri dolduğunda kongreyi toplayamadıklarını, başkandan uzun yıllardan beri haber alamadığını, inşaatları yaptıkları arsa sahipleri ile de sorunları olduğunu, arsa sahiplerinin kooperatife vermeyi taahhüt ettikleri mesken ve dükkanları teslim etmediklerini, bu nedenle davalık olduklarını, ... 'in kooperatif üyesi olduğunu, arsa sahipleri ile sorunları giderilemediğinden dolayı kendisine daire teslimi yapamadıklarını, bu kişiye taahhüt edilen daireyi başka birisine teslim ettikleri iddiası konusunda bir bilgisinin olmadığını, kooperatif başkanının şu an cezaevinde olduğunu, bu nedenle elinde hiçbir defter ve belge olmadığını, ... 'in ödediğini iddia ettiği paranın ödenip ödenmediğini bilmediğini beyan etmiştir.
Davalı kooperatif tarafından davaya cevap verilmemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dilekçesinde ortaklık borcunun tamamen ödendiğini bildirdiği ortak olarak adına tescil edilmesi gereken....ada ... parsel üzerinde inşa edilen C bloktaki ... nolu bağımsız bölümün başkası adına tescil edildiğini iddia ederek bu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile kendi adına tescilini talep ettiği, gelen tapu kayıtlarından bu bağımsız bölümün dava dışı .... adına 04.04.2010 tarihinde satılarak tescil edildiği,...'ın davada taraf olmadığından davacı vekilince 25.04.2022 tarihli dilekçe ile kooperatif adına kayıtlı eşdeğerde başka bir daire varsa bu dairenin tapusunun iptalini talep ettiği, tapu iptal ve tescil için iki şartın bulunduğu, bunun ilkinin ferdi mülkiyete geçilmiş olması ve ortaklıktan kaynaklanan parasal yükümlülüklerinin eksiksiz yerine getirilmesi olduğu, davacı tarafça yapılan ödemelere ilişkin sunulan ödeme belgelerinin gerçeği yansıtmadığının karşı tarafça iddia ve ispat edilemediği, Ortaklar Defterinin Düşünceler bölümünde "15/05/2005 olağanüstü genel kurulda alınan karar gereği B ve C blokların yönetim kuruluna peşin satma yetkisi verildiğinden kabası bitmiş halde 32.000,00 TL ye davacı ...'e Yönetim Kurulu kararı ile verilmiştir" şeklinde şerh edildiği, kaba inşaat bedeli olan 32.000,00 TL nin tamamının ödendiğinin kabul edilmesi gerekeceği, davalı kooperatif belgelerine göre davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu ve davalı kooperatifin 32.000,00 TL ödenme kaydıyla davacıya dava konusu taşınmazı kaba inşaat seviyesinde teslim etmesi gerektiği, tapu kayıtlarında davalı kooperatif adına tescil edilmiş tapu kaydına rastlanmadığı, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle ve kaba inşaat seviyesindeki haliyle rayiç değerinin 108.503,20 TL olduğu, Yargıtay 23 Hukuk Dairesi'nin 2017/2872 Esas ve 2028/2564 Karar ile 2014/3820 Esas ve 2014/8109 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere ödemesi tam olan eksiklik bulunmayan ortaklara taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli ile eşdeğerde tazminat ödenmesi gerektiği gerekçeleriyle 108.503,20 TL alacağa davalı kooperatif yönünden hükmedilmiş, diğer davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin sonuç kısmındaki taleplerde açıkça öncelikle tapu iptali ve tescili, mümkün olmadığı takdirde peşin ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren dava tarihine kadar geçen süre için asıl alacağın uyarlanarak dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilinin talep edildiğini, davalı kooperatifin karar defterinin 145.sayfasında 15.05.2005 tarih ve 145 nolu kararıyla C blok Kat .. Daire ..'nin davacıya 32.000,00 TL karşılığında kaba inşaatı bitmiş şekilde satıldığı halde tapu kayıtlarına göre taşınmazın başka bir şahsa satıldığının anlaşıldığını, davalı ...'nın cevap dilekçesinde kooperatif yönetim kurulu üyesi olduğunu, arsa sahipleriyle sorunları giderememeleri nedeniyle daire teslimi yapamadıklarını kabul ettiğini, daireyi başka birisine teslim ettikleri konusunda bilgisinin olmadığını beyan ettiğini, davalı kooperatif kayıtları ve davalı ...'nın beyanıyla davacının zarara uğramasında kooperatif yönetim kurulunun sorumluluğunun ortaya koyulduğunu, Kooperatifler Kanunu'nun 62.maddesi uyarınca zarardan dolayı yönetim kurulunun sorumlu olduğu sabitken davanın yönetim kurulu üyeleri yönünden husumet yokluğu gerekçesiyle reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, yargılama sonucunda hükmedilen tazminatın eksik hesaplandığını, bilirkişi heyeti tarafından 09.12.2005 tarihinde ödenmiş 32.000,00 TL kaba inşaat bedelinin konut fiyat endeksleri esas alınarak dava tarihi itibariyle 108.503,20 TL olarak hesaplandığını, bu rapora itirazlar üzerine alınan ek raporda ödenmesi gereken tazminatın 119.565,46 TL olarak hesaplanmasına rağmen, 32.000,00 TL ödemenin yapıldığı tarihten 5 yıl sonra 2010 yılı Ocak ayından itibaren uygulanmakta olan KSE kriterlerine göre yapılan hesaplamaya itibar edilerek eksik tazminata hükmedilmesinin de atalı olduğunu, hükmedilen tazminatın tümüne ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği halde dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
Dava, Kooperatif üyeliği nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62/3. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyeleri, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludur. Anılan yasanın 98. maddesi hükmüne göre ise, özel yasada açıklık bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirketlere ilişkin hükümleri uygulanır.
Kural olarak, yönetim kurulu üyeleri ve şirket müdürleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 553. maddesinde belirtilen hallerde, şirkete, pay sahiplerine veya şirket alacaklılarına karşı vermiş oldukları zarardan kusurları dahilinde sorumlu olurlar. Denetçiler için de benzer koşullar öngörülmüştür.
6102 sayılı TTK.nın 553/1.m. "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar."
554.m. "Şirketin ve şirketler topluluğunun yılsonu ve konsolide finansal tablolarını, raporlarını, hesaplarını denetleyen denetçi ve özel denetçiler; kanuni görevlerinin yerine getirilmesinde kusurlu hareket ettikleri takdirde, hem şirkete hem de pay sahipleri ile şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarar dolayısıyla sorumludur. " şeklindedir.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça öncelikle tapu iptali ve tescil, bu talebin kabul edilmemesi halinde bedel iadesi talep edilmiş olup, davalı yönetim kurulu üyelerinin davacının zarara uğramasında kusurlu davranışlarının bulunup bulunmadığı hususunda gerektiği takdirde bilirkişi incelemesi yapılarak ve varsa ceza soruşturması dosyası içeriği de irdelenerek bir karar verilmesi gerektiği halde husumet yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilmesi yerinde olmamıştır. Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerindedir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince verilen kararda, dava şartlarına aykırılık bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.07.2023 gün ve 2021/286 E. 2023/513 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına
5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
6-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/04/2026