İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.10.2021 Tarihi saat 00: 30 sıralarında müvekkilİ ...Mahallesi'ni geçtikten sonra ilk viraja doğru ... plakalı ... marka motosikletiyle seyir halindeyken karşı şeritten gelen ve hızı yola göre fazla yüksek ve uzun farları açık olan araç viraja müvekkil aracının yoluna açılarak girdiği için müvekkilİ aracı sağa kırmış fakat direksiyonu toparlayamamış ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada viraja trafik kurallarını ihlal ederek giren ve şerit ihlali yaparak müvekkilinin yolunu kapatan ve fakat tespit edilemeyen karşı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkili kaza sonrası yerde sürüklendiği ve kafasından yaralandığı için bahse konu araç plakasını alamadığını, kaza neticesinde müvekkilinin sakat kaldığını, uzun süren tedavi ve ameliyatlar neticesinde de sağlığına kavuşamayarak %26 malul olduğunu bununla birlikte alınan maluliyet raporundan da görüleceği üzere müvekkil yönünden iyileşme süresinin 18 ayı bulabileceği ve bu süre zarfında %100 malul sayılması gerektiğinin ortaya konduğunu, müvekkilinin tedavi süresince 4 ay süreyle bakıcı ihtiyacının bulunduğunun tespit edildiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan olayın bir trafik kazası sonucu gerçekleştiğini iddia etmekte ise de, bu hususa dair hiçbir delil bulunmamakta olup davacı yanın ifadesi dahi net olmadığını, olay yeri görgü tespit tutanağında da olay yerinde kazaya ilişkin herhangi bir iz veya emare bulunmadığı belirtildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/... soruşturma numaralı dosyadan verilen 09.09.2022 tarihli kararda da; "Soruşturma evrakı kapsamı birlikte değerlendirildiğinde müşteki ve müşteki şüphelinin başka bir aracın ...' nin kullanmakta olduğu motosikletin seyir halinde olduğu şeride girdiği için motosikletten düştüklerini beyan etmiş iseler de söz konusu aracın varlığına dair herhangi bir somut delil bulunmadığı.." tespitleri ile Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına karar verildiğini, Kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu hususunda herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, işbu dava öncesinde Sigorta Tahkim Komisyonu 2022.E... sayılı dosya ile müvekkil kuruma karşı aynı talepleri içeren başvuru yapıldığını, 14.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda; "... plakalı motosiklet sürücüsü ... ‘in ve aynı motosiklette yolcu olarak bulunan ... ‘ın ifadesi dışında herhangi bir belge, bilgi, görüntü kaydı, fotoğraf, kaza tespit tutanağı ile delil niteliğinde belge bulunmadığından dolayı sadece davacı beyanlarının tek başına raporu hazırlanması için yeterli olmadığından dolayı kusur durumunu gösterir bilirkişi raporu tanzim edilemediği" belirtildiğini, İşbu bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davacı taraf iddiasını ispatlayamadığını, Hem savcılık dosyasında hem de Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan başvuruda davacı yan iddiasını ispat edemediğinin görüldüğünü, yapılan araştırmalarda kaza yerinde herhangi bir iz ve emareye rastlanmadığı, olay yerini gören bir kameranın bulunmadığı, olayı gören tanık bulunmadığı, kazanın varlığına ve oluş şeklinde ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığının anlaşıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve her durumda kaza tarihinde geçerli zorunlu sigorta poliçesinin teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, limitin kaza tarihi itibariyle 430.000,00 TL olduğunu, kişinin kazaya bağlı yaralanması dikkate alındığında rapordaki oran, süre ve tutarların fahiş olduğunu, davacı yanın tüm taleplerinin müvekkil kurumun sadece sakatlık teminatından sorumlu olması nedeniyle bu teminat ile sınırlı kalmak kaydıyla hesaplanması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Davacının davacının geçici ve sürekli işgöremezlik durumu ile bakıcı ihtiyacı olup olmadığı hususunda dosyanın ATK'ya gönderildiği, ATK tarafından sunulan 18/10/2024 tarihli raporda özetle;
"... ve ... oğlu,10.10.1993 doğumlu, ...’in 10.10.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında;
-Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, diz eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.9’a (%20+%10) göre alt ekstremite engellilik oranı Balthazard formülüne göre %28,
-Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Periferik Sinir zedelenmesi, Tablo 3.35’e (peroneal sinir-motor) ve kuvvet testine göre yapılan değerlendirmede alt ekstremite engellilik oranı %42x2/5=%16.8,
-Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10’a (%7+%7) ve Tablo 3.11’e (%2) göre alt ekstremite engellilik oranı Balthazard formülüne göre %15.2,
Balthazard formülüne göre kişinin toplam alt ekstremite engellilik oranının %49 olup Tablo 3.2’ye göre;
1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %25 (yüzdeyirmibeş) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği,
3.Bir başkasının sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirildiği görüldü.
Mahkememiz 25/02/2025 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı uyarınca tarafların kusur durum ve oranlarının tespiti için dosyanın ATK'ya gönderilmesine karar verildiği, ATK tarafından gönderilen 06/11/2025 tarihli raporda özetle;
"A)-Sürücü ...' in % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu,
B)-Kimliği belirsiz sürücünün % 50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde görüş bildirildiği görüldü.
Mahkememizin 24/06/2025 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı gereğince, ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak mahal yerinde keşif yapılarak rapor hazırlanılmasının istenilmesine karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan 23/09/2025 tarihli raporda özetle;
"1- Araçlar arasında çarpışma olmasa da, sağa dönüş kurallarına uymayıp kazanın meydana gelmesinde etkisi olan plakası alınamayan araç sürücüsünün %5O(YÜZDE ELLİ)oranında kusurlu olduğu,
2- Aracının hızına ve yola yeterli özeni göstermeyerek kavşakta şeridine geçen araca çarpmamak için fren marifetiyle duramayıp yalpalayarak çarpışma olmadığı halde sevk ve idaresindeki Ol ABJ 302 plakalı motosikletin devrilmesine neden olan ...” inde diğer sürücü gibi aynı oranda %50 (YÜZDE ELLİ) kusurlu olduğuna vicdani kanaat hâsıl olmuş ise de yetki ve takdirin sayın mahkememizde olduğunu saygılarımla arz ederim." şeklinde görüş bildirildiği görüldü.
İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 16/02/2026 tarihli raporunda özetle;
"a) — Karayolları Trafik Kanunu “nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM 'de Kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete 'de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete 'de yayınlanarak yürürlüğe giren “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” yürürlüğe girdiği 04.12.2021 tarihinden sonra düzenlenen Poliçeleri kapsayacağından, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi “nin 27.09.2021 Tarihli 2021/4391 E., 2021/5518K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak; ilgili kurumlarca görüş değişikliği yapılıncaya kadar yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı,
b) — Dosyada mübrez T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi 'nun ...-101.01.02-2025/... sayılı raporu incelendiğinde;
> A)-Sürücü ..." in %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu,
> B)-Kimliği belirsiz sürücünün %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu;
C)-Takdir Sayın Mahkeme 'ye ait olmak üzere, dosya da mübrez 10.10.2021 tarihinde gerçekleşen kaza ile ilgili; T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı “nın ...-101.01.02-2024/... sayılı raporu incelendiğinde;
-Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %25 (yüzde yirmi beş) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (on sekiz) aya kadar uzayabileceği,
Bir başkasının sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği
d) Dava dışı SGK tarafından davacıya yapılan Geçici İş Göremezlik ve Sürekli İş Göremezlik ödemesi tespit edilemediğinden davacının hesaplanan zararlarından bu yönde herhangi bir indirimin söz konusu olmadığı;
e) Davacı ... “nun %25 maluliyet oranı ve %50 davalı kusur oranları ile hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının toplamı 1.748.362,68 TL; Geçici bakıcı tazminatı zararı 1.788,75 TL; ve Geçici iş göremezlik tazminatı zararının 47.184,89 TL olmak üzere toplam hesaplanan tazminat tutarının 1.797,336,32 TL olduğu tespit edilmiştir.
kaza tarihinde poliçelerde geçerli olan teminat limitinin SAKATLANMA ÖLÜM TEMİNATI 430.000,00 TL olduğu;
Hesaplanan tazminatın SÜREKLİ VE GEÇİCİ İş GÖREMEZLİK TOPLAMI (TL 1.795.547,57) poliçe teminat limitini (430.000 TL) AŞDIĞI;
Kaza tarihinde poliçelerde geçerli olan teminat limitinin SAĞLIK GİDERİ TEMİNATI 430.000 TL olduğu;
Hesaplanan tazminatın GEÇİCİ BAKICI GİDERİ TAZMİNATI TOPLAMI (TL 1.788,75) poliçe teminat limitini (430.000 TL) AŞMADIĞI;
f) Faiz türü bakımından dosya kapsamında davacı tarafın AVANS faiz talebi bulunduğu tespit edilmiş olup; hesaplanan tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği;
Faiz başlangıç tarihi bakımından ise davacı taraf her ne kadar arabuluculuk anlaşmama tutanak tarihi 28.09.2023 tarihinden itibaren talepte bulunmuş ise de; faiz başlangıcının davalı tarafa başvuru tarihinden itibaren Karayolları Trafik Kanunu md 99 gereğince temerrüt tarihi olan 28.11.2022 tarihinden işletilmesi gerektiği" şeklinde görüş bildirildiği görüldü.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi ve ATK raporu ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; davanın trafik kazasından kaynaklı sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı ile geçici bakıcı tazminatı talebine ilişkin olduğu, 10/11/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, yaralama dolayısıyla işbu tazminat talepli davanın açıldığı, mahkememizce trafik kazasına karışanların kusur raporlarının alınması amacıyla ATK'ndan rapor aldırıldığı, ATK'nun 24/10/2025 tarihli raporu ile kazanın meydana gelmesinde davacının %50 oranında kimliği belirsiz sürücünün ise %50 oranında kusurlu olduğunun rapor edildiği ayrıca davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği ile oranının tespiti amacıyla ATK'ndan rapor aldırıldığı, düzenlenen rapora göre davacının sürekli işgöremezlik oranının %25, işgöremezlik süresinin 18 aya kadar uzayabileceği, iyileşme sürecinde 1 ay boyunca başkasının desteğine gereksinim duyabileceği ancak sürekli bakıcı yardımına ihtiyacının olmadığının rapor edildiği, davacıya ilişkin bu raporlar düzenlendikten sonra aktüerya bilirkişiden davacının yoksun kaldığı tazminat miktarlarının hesaplatıldığı, poliçede geçerli sürekli ve geçici işgöremezlik teminat limitinin sakatlama ölüm teminatı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve teminat limitinin 430.000,00 TL olduğu, davacının sürekli ve geçici işgöremezlik teminat limitinin 430.000,00 TL olması nedeniyle sürekli işgöremezlik tazminatının kabul edildiği, geçici işgöremezlik tazminatının limitinin dolması nedeniyle reddedildiği, bakıcı gideri tazminatının sağlık gideri teminatı kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle davacının bakıcı tazminatı talebinin kabul edildiği, nitekim Yargıtay 4 HD 2023/12431 Esas 2025/13675 Karar sayılı ilamının da aynı doğrultuda olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
a-Davacının 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminat talebinin kabulü ile bu alacağın 28/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacının bakıcı gideri tazminat talebinin kabulü ile 1.788,75 TL'nin alacağın 28/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin teminat limiti dolduğundan reddine
2-Alınması gerekli 29.563,80 TL karar ve ilam harcından alınan 269,85 TL peşin ile 1.765,80 TL tamamlama harcın mahsubu ile geriye kalan 27.528,15 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 269,85 TL başvurma harcı ile yargılama aşamasında yapılan 18.375,75 TL + 4.361,50 TL (Keşif Harcı) olmak üzere toplam 23.007,10 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 20.740,90 TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 2.034,65 TL'nin toplamı olan 22.776,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 69.086,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-3.120,00 TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.812,68 TL'nin davalıdan geriye kalan 307,32 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/04/2026