İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin yapay zeka odaklı ve otomatikleştirilmiş şebeke yönetimi çözümlerinin dünya çapında lider tedarikçisi olduğunu, şirketin 2011-2013 yılları arasında büyüme evresindeyken giderleri gelirlerinin üzerine çıktığını ve net zarar olarak raporlandığını, finansman öncesi nakit akışının eksi gerçekleştiğini, şirketin finansmanını banka borçlanması yoluyla sağlamak zorunda kaldığını, net borcun 2.552.166,00 TL olduğunu, şirketin finansman darboğazına girdiği dönemde davalının davacı şirkette rüçhan hakkını kullanmadığını, şirkete ait kodları, çalışanları ve şirketin müşteri ilişkilerini hukuk dışı şekilde kendi çıkarları için kullanma yoluna gittiğini, şirkete ait kaynak kodlarına erişimi olan ve şirkette yazılımsal alanda kritik pozisyonlarda görev alan çalışanların herhangi bir geçerli dayanak göstermeden şirketten ayrıldıklarını, 2012 Kasım ayında davacı şirketin--------- faaliyet gösteren müşterileri tarafından şirketin kendilerine sunmuş olduğu programlara çok benzer nitelikteki programların kendilerine pazarlanmaya çalışıldığı bilgisinin davacı şirkete aktarıldığını ve davacı şirkete yazılımlara dair lisans devrinin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin sorulduğunu, şirket içerisinde soruşturma başlatıldığını, sonucunda şirketten ayrılan çalışanların davacı şirkete ait kodlar izinsiz şekilde yanlarında götürülerek yeni şirket kurulduğunun öğrenildiğini, davalının söz konusu şirketin yıllar içeresinde geliştirmiş olduğu katma değerine olan bu hukuksuz hamleye dahil olduğunun öğrenildiğini, bahsi geçen çalışanların -------- ofis tuttuklarını ve ofisin masraflarının davalı tarafından karşılandığını, davalının davacı şirkete zarar vermek amacıyla yeni bir şirket kurmayı amaçladığını, şirketin çalışanlarını şirket hakkında asılsız iddialar ve yalanlar üreterek istifa ettirmeye çalıştığını, davacı şirket tarafından --------- Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında dava açıldığını, yine davalı aleyhinde --------- Soruşturma dosyası ile şikayette bulunulduğunu, davalının şirketten ayrılan diğer çalışanların fikir ve irade birliği içerisinde hareket ettiğini ve işyeri kirasının davalı tarafından ödendiğinin ifade edildiğini, yine soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davacı şirkete ait programların kaynak kodları ile davalının faaliyette bulunduğu işyerinde yapılan aramada ele geçirilen hard disklerde yer alan kaynak kodlarının yazım hatalarının dahi aynı olduğunun tespit edildiğini, davalının kurduğu şirketin işlerini gizli bir şekilde yürütmeye çalıştığını, davalının davacı şirketin personeline hiçbir hukuki sorumluluğu bulunmamasına karşın arabuluculuk süreci başlattığını ve personelin şirketteki huzur ve düzenini bozmayı amaçladığını, davalının davacı şirketin müşterilerini de hedef aldığını ve ticari ilişkilerini zarar verdiğini, davalının şirkete ve müşterilere yönelik başlattığı arabuluculuk sürecinin kötü niyetli olduğunu, davalının eylemlerinin haksız rekabet fiilini oluşturduğunu, davalının haksız rekabete ilişkin tüm eylemleri gerçekleştirdiğini, bu fiiller sonucunda davacı şirket hakkında asılsız söylentiler ortaya çıktığını, davacı şirketin işleyişi ve müşterileri ile ilişkisini olumsuz etkilediğini, davacı şirketin itibarsızlaştırıldığını, davalının haksız rekabetin her iki kategorisini oluşturan müşteri odaklı haksız rekabet ve rakip odaklı haksız rekabet hallerinin her ikisini de gerçekleştirdiğini ve gerçekleştirmeye devam ettiğini, davalı tarafından kurulmuş olan --------- ifşa olması üzerinde davalı ve diğer davacı şirketin eski çalışanı --------- faaliyetlerini --------- isimli şirket üzerinden, şirketin diğer çalışanları ise --------isimli şirket üzerinden devam ettiğini, davalı tarafın davacı şirketin eski çalışanları ile beraber bilgisayar kaynak kodlarının gizlice kopyaladığını, kodlar üzerinde çok küçük değişiklikler yaparak programları üçüncü kişilere haricen pazarlamaya çalıştığını, davacı şirket aleyhine haksız eylemlere giriştiğini, davalının fiilleri sonucunda davacı şirketin maddi ve manevi zararları doğduğunu, davacı şirketin ---------Ş.” ye hizmet verdiğini, davacı şirket ile ------ arasında sözleşmenin yenilenmesine ilişkin müzakereler devam ederken davalının ---------- karşı arabuluculuk süreci başlattığını, --------- sözleşmesini yenilememe kararı aldığını, hizmeti başka bir şirket olan -------- isimli yeni kurulmuş bir şirketten almaya karar verdiğini, davalının --------- yönetim kurulu başkanı aleyhine arabuluculuk süreci başlatması sebebiyle anlaşmanın -------- isimli şirket ile yapıldığını ve davacı şirketin uğradığı zararın 104.050.000,00 TL olduğunu, davacı şirketin bu durumu --------- satın alma hukuk müdürü tarafından bir mail gönderildiğini ve --------- ana şirketi olan ----------- ile şirket arasındaki ilişkilerin olumsuz yönde etkilendiğini, -------- ---------- Noterliği” nin 19.06.2023 tarih ve --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı şirketin süreci yönetemediğini belirterek zarar ve ziyanların davacı şirkete rücu edileceğinin bildirildiğini, Singapur merkezli köklü bir telekomünikasyon şirketi olan --------- aleyhine arabuluculuk faaliyetinin başlatılmasının akabinde söz konusu şirketin davacı şirket ile olan ticari ilişkileri bakımından olumsuz bir izlenim uyandırdığını ve şirkete güvenin sarsıldığını bildirdiğini, bu sürecin davacı şirkete 670.205,00 USD maddi zarar verdiğini, davalının yine davacı şirketin müşterisi olan ---------- karşı da arabuluculuk süreci başlattığını ve şirketin davacı şirkete mail atması ile öğrenildiğini, şirketin tereddütlerinin olduğunu, güvenin sarsıldığını ve bu durumun davacı şirketin 3.449.613,00 USD maddi zarara uğrattığını, davacının bir diğer müşterisi ---------- tarafından da bu hususta mail aldığını, ---------- merkezli medya şirketi ----------- ile davacı şirket arasında ticari ilişkilerinin uzun yıllara dayandığını ve büyük zarar aldığını, arabuluculuk sürecinin başlatılması nedeniyle davacı şirketin maddi zarara uğradığını, davacı şirketin uluslararası yüksek itibara sahip -------- ve --------şirketler ile ticari ilişkilerinin telafi edilemez zararlar aldığını, davalının haksız ve mesnetsiz olarak başlattığı arabuluculuk süreçlerine dahil ettiği davacı şirketin müşterileri ve iş ortaklarına kötülediğini, itibarını zedelediğini, davacı şirkete manevi zararlar verdiğini, bu nedenlerle davalının 2012'den beri süregelen ve sistematik hale geldiği aşikar olan eylemlerinden doğan haksız rekabetin tespitine, davalının eylemleri nedeni ile davacı şirketin 100.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000,00 TL maddi tazminatın ve 46.675,75 EURO tutarında avukatlık ücretinin işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kararın ilan edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TALEP ARTIRIM: Davacı vekili sunduğu 11/03/2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile; dava dilekçesinde belirsiz alacak olarak talep edilen maddi tazminat talebini 1.000.000,00 TL'den 125.000.000,00 TL tutarına artırarak tamamlama harcını yatırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının, davacı şirketin %45 hissedarı olduğunu, davalının davacı şirketin hukuki menfaatlerini korumak amacıyla şirkete zarar veren kişilere karşı hukuk davalarını arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması sebebiyle ikame etmek zorunda kaldığını, davalının davacı şirketin haklarını korumak için 3. kişilere karşı dava açmaya devam edeceğini, davacı şirkete zarar veren eylemleri --------- ve iştirakçileri gerçekleştirdiğini, 6102 sayılı 54 Vd. hükümlerinin unsurları dava konusu olayda gerçekleşmediğini, doğrudan haksız rekabet tanımı yerine dolaylı bir haksız rekabet tanımı yapıldığını, davalının davacı şirketin rakibi olabilecek ticari faaliyeti bulunmadığını, davacı şirketin yönetimini elinde bulunduran --------- davalının davacı şirketi korumaya yönelik hukuki süreçleri işletmesini engellemek ve davacı şirketin yönetimini elinde tutmak amacıyla yaptırdığını, davalı hakkında mahkumiyet kararı bulunduğu iddia ettiği davadan beraat ettiğini, davacı şirketin içerisini boşaltmadığını, davacı şirketi korumak amacıyla dava konusu arabuluculuk başvurularını yaptığını, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı şirket ortaklarından olan davalı --------- haksız rekabet teşkil eden eylemi olup olmadığı dolayısıyla maddi/manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. -------- Esas ve ---------- Esas, ---------- Esas sayılı ve mahkememizin ---------- Esas sayılı dosyaları, Ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmış taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 26/08/2025 tarihli raporda; "Davalının davacı şirketin ortağı olduğu, davacı şirkette yönetici konumunda olmadığı, Davalı tarafından davacı şirketin müşterilerine karşı davalar ikame edildiği, bu davaların davacı şirketin menfaatlerinin korunması amacıyla açıldığının belirtildiği, davalının davacı şirketin kötü yönetilmesi nedeniyle uğranılan zararların müşterilerden tazmini yoluna gittiği, davalının davacı şirketin ortağı olarak Şirketin uğradığı zararları üçüncü kişilerden talep etmesinin mümkün olmadığı, davalının davacı şirket yöneticilerine karşı TTK m. 553 uyarınca sorumluluk davası açabileceği ancak bunun dışında Şirketin sözleşmesel ilişki içinde olduğu kişilere karşı ortak olarak bir talepte bulunamayacağı, davalının davacı şirket müşterilerine sistematik bir şekilde davalar açmasının kötüleme haksız rekabet eylemine sebebiyet verebileceği, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemi olan, müşterilere karşı şirket ortağı sıfatıyla dava açması nedeniyle gerçekleşen müşteri kayıplarından kaynaklı zararların tazmininin talep edilebileceği, raporun teknik kısmında, davacı şirketin bildirimlerin yapılması sonrasında gerçekleşen ciro kaybına yer verilmiş olup bu ciro kayıplarından kaynaklı faaliyet kârlarından davalının sorumlu olduğu, yine davalının eylemleri nedeniyle davacının ticari ilişkilerinin sonlandığı --------- şirketi için istihdam edilen personelin işten çıkartılması nedeniyle uğranılan zararın da haksız rekabet eyleminin doğrudan sonucu olduğu sonucuna varılabileceği, haksız rekabet eylemi nedeniyle uğranılan manevi zararların da tazminin talep edilebileceği, manevi tazminatın miktarı yönünden takdirin mahkemeye ait olduğu" kanaatinin bildirildiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 54. maddesinde belirtildiği üzere, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Kanununda dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar başlığı altında haksız rekabet hallerinin örnek mahiyetinde belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 55/1-a,b,c,d maddesinde; dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak, başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmak, halleri haksız rekabet teşkil eden eylemlerden sayılmıştır. TTK'nın 57. maddesi gereğince haksız rekabet fiili, hizmetlerini veya işlerini gördükleri sırada çalışanlar veya işçiler tarafından işlenmiş olursa çalıştıranların da sorumlu olduğu ifade edilmiştir. Haksız rekabetin varlığı halinde haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin men’ini talep edebileceği gibi kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini ve 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine maddi tazminat olarak hakim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. Maddi tazminat talebinin kabul edilebilmesi için öncelikle davacının istediği zararı kanıtlaması gerekir. Asıl olan, davalının haksız rekabeti ile davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesidir. Haksız rekabette davacının maddi tazminat istemine konu ettiği zararı, davalının elde ettiği kar miktarı olmayıp, davalının haksız rekabeti nedeniyle davacının elde etmekten mahrum kaldığı kar miktarıdır. Bu zarar, kural olarak tarafların ticari defterleri ve diğer kanıtlarıyla beraber bilirkişi incelemesiyle tespit edilir. Haksız rekabet eylemlerinin varlığı halinde meydana gelen zararlar çoğunlukla ekonomik geleceğin sarılsılması nedeniyle uğranılan zararlar olduğundan işin niteliği gereği zararın hemen eylemin akabinde gerçekleşmesi gerekmez. Haksız rekabetin varlığı kabul edildiğine göre uygun bir maddi tazminata ve şartları varsa manevi tazminata karar verilmesi gerekir.TTK 56/1-e maddesinde, 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilebileceği düzenlenmiştir.Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Yukarıda yer verilmekte olan açıklamalar bir arada değerlendirildiğinde; Davalı --------- davacı şirkette pay sahibi olduğu ve geçmiş dönemde yönetim kurulu üyesi olarak görevde bulunduğu, şirkette yönetim kurulu üyeliği görevinin sona ermesinden sonra cevap dilekçesinde de ifade edildiği üzere davacı şirketin müşterilerine karşı arabuluculuk başvurularında bulunulduğu ve davalar ikame edildiği, anonim şirketlerde şirket adına dava açma ve şirkete karşı açılan davalarda şirketi temsil etme yetkisinin yönetim kuruluna ait olduğu, şirket yöneticileri tarafından şirketi zarara uğratan eylemlerde bulunulduğu ileri sürülüyor ise bu zararın TTK md. 553 uyarınca ilgili yöneticiden talep edilebileceği, davalı tarafından davacı şirketin müşterilerine karşı arabuluculuk başvurularında bulunulduğu ve davalar ikame edildiği dönemde ortaklık sıfatı dışında herhangi bir görev ve yetkisinin bulunmamakta olduğu, davalı tarafından davacı şirketin müşterilerine karşı yasal yollara müracaat edilmesi hukuken mümkün olmamasına rağmen başvurularda bulunulmasının ve davalar ikame edilmesinin TTK md. 55/1,a-1 kapsamında kötüleme şeklindeki haksız rekabet eylemine sebebiyet verdiği, davacı şirketin sözleşmesel ilişki içerisinde bulunduğu müşterilerine yönelik olarak şirket ortağı tarafından davalar ikame edilmesinin müşteriler nezdinde davacı şirketin faaliyetlerine yönelik olumsuz intiba oluşturabileceği, nitekim, dosya içerisinde yer almakta olan belgelerden davacı şirketin müşterileri tarafından rahatsızlıklarının dile getirildiği e-posta yazışmalarının mevcut olduğu sabittir.
Davacı şirket tarafından talep edilmekte olan maddi tazminat talebi yönünden; 26/08/2025 tarihli bilirkişi raporunun denetime açık ve dosya kapsamına uymakta olduğu, söz konusu rapor nazara alındığında, davacı şirketin 2023 yılında oluşan muhtemel ciro kaybının TL karşılığının 249.131.400,00 TL olduğu, bu ciroya isabet eden faaliyet karının ise 42.078,293 TL olduğu, davalı tarafından davacı şirketin müşterilerine karşı başlatılan arabuluculuk görüşmeleri ve dava süreçleri sonucunda 2023 yılı ve sonrasında gerçekleşecek muhtemel ciro ve sipariş kayıplarının 1.006.016.320 TL olarak hesaplandığı, muhtemel ciro kaybına isabet eden faaliyet karının ise 169.916,156 TL olabileceği, davalı tarafından davacı şirketin müşterilerinden --------- yönelik olarak başlatılan yasal süreçler dolayısıyla davacı şirketin dava dışı --------- ile olan bir takım ticari ilişkilerinin sonlandırılması ve siparişlerinin sıfırlanması sebebiyle dava dışı --------- için istihdam edilmekte olan 153 işçinin iş sözleşmesinin sonlandırıldığı, iş sözleşmesi sonlandırılan işçiler için toplamda 9.956.202,76 TL kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek durumunda kalındığı, davalının eylemlerinin müşteri kararını etkileyecek düzeyde olduğu dolayısıyla davalının 6102 sayılı TTK'nın 56. maddesi gereğince zarardan tam sorumlu olduğu kanaati hasıl olduğundan maddi tazminat yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Dosya kapsamında davacı şirketin zararın artmasına sebebiyet verdiğine dair herhangi bir somut veriye rastlanmadığı, yine davalı tarafça dava dışı şirket ortağı ---------- başka şirket yada şirketleri olduğu, işten çıkarılan işçilerin bu şirketlerinde çalıştıkları iddiasının ispatlanamadığı, gelen -------- ve -------- kayıtlarından bu hususların ispatlanamadığı, anlaşılmıştır.
Ayrıca davalı tarafından davacı şirketin müşterilerine karşı arabuluculuk başvurularında bulunup dava açtığı, davacı tarafın bu nedenle 46.675,75 Euro vekalet ücreti ödemesinde bulunmasına neden olduğu anlaşılmakla davacının bu talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması talep edilmiş ve bilirkişiler hakkında savcılık soruşturması bulunduğu belirtilmiş ise de dosya kapsamında davalı iddialarını destekler veri bulunmadığı, bilirkişi raporunun ayrıntılı, dosya kapsamına uygun ve bilimsel verilere dayandığı gözönüne alınarak yargılama devam olunarak sonuçlandırılmıştır.
Davacının manevi tazminat talebi açısından ise davacı şirketin haksız rekabet nedeniyle ciro kaybı yaşadığı ve ticari itibarının bu nedenle etkilendiği nazara alındığında TTK'nın 56/1-e yönlendirmesi ile TBK'nın 58. maddesi gereğince manevi tazminat şartları oluştuğu anlaşıldığından 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Davasının maddi tazminat talebinin KABULÜ İLE,
-46.675,75 EURO ve 125.000.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ İLE,
-100.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 8.639.806,48 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.160.683,62 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.479.122,86 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 269,85 TL Başvuru Harcı, 42.341,62 TL Peşin/nisbi Harcı, 2.117.610,00 TL Tamamlama Harcı, 732,00 TL Islah Harcı, 36.000,00 TL Bilirkişi ücreti, 315,65 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.197.269,12 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,,
-MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN VEKALET ÜCRETİ
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 2.318.794,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN VEKALET ÜCRETİ
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 15/04/2026