ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... tarihinde ... Mah. ... . SK. No:... /... ... /... adresinde bulunan ve Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan ... /... Vergi Dairesinin ... vergi sicil numarasında kayıtlı ... ... Şirketi ünvanlı şirkete ait 10 adet hisseyi davalı ...'ndan ekte sunulan Antalya ... . Noterliği ... tarih ve ... Yevmiye nolu evraktan da anlaşılacağı üzere ... TL bedel ile devir aldığını, Noterde gerçekleşen devir işlemi yine ... tarihinde Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defterine işlendiğini, fakat tescil edilmediğini beyanla pay devrinin deftere kayıt edilmesini ve tescil ve ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Hisse devri tescillerinde Ticaret Sicil Müdürlüğünün görevinin Ticaret Sicili Yönetmeliği 103. Madde de belirlendiğini, bu noktada görevin sadece belgelerin eksiksiz olması halinde tescil ve ilanın yapılmasından ibaret olduğunu, taraflarına bu yönde bir başvuru olmadığını, davanın husumet yokluğundan reddini talep etmiştir.
Davalı Tasfiye Memuru ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E- .../... K sayılı gerekçeli kararında belirtildiği üzere davalı şirketin tasfiyesinde herhangi bir kusuru olmadığını, davacının gerekli işlemleri yapmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
1-Antalya ... . Asliye Ticaet Mahkemesi ... /... Esas ... /... Karar sayılı ilamı
2-Davalı ... ... Limited Şirketi'nin ticaret sicil kayıtları
3-Antalya ... Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı pay devri sözleşmesi
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ
Davanın limited şirket pay devrinin tescili ve pay defterine kaydı davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı yanca davalı ... ... Ltd. Şti ünvanlı şirketin hisselerinin diğer davalı ... ... ' dan devir alınıp alınmadığı, devir işleminin tescil edilmemesinin sorumluluğunun kimde olduğu, davacının pay defterine kaydının gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... /... esas-... /... karar sayılı dosyasının kesinleştiği, şirketin ihya edildiği, tasfiye memuru olarak davalı ...' nun atandığı, pay tescili talep edilen davalı ... Ltd. Şti' nin kuruluşundan buyana tek ortağının davalı ... olması ile tasfiye memuru ile davalı arasında menfaat çatışmasının bulunmadığı, başka bir tasfiye memurunun atanması için talepte bulunmaya lüzum görülmemiştir.
Davanın dayanağı limited şirket hisselerinin devrinden kaynaklanmakta olup, limited şirketlerde hisse devrinin koşulları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) düzenlenmiştir. TTK'nın 595. Maddesinde “(1) Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir. (2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur. (3) Şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse, ortaklar genel kurulu sebep göstermeksizin onayı reddedebilir. (4) Şirket sözleşmesiyle sermaye payının devri yasaklanabilir. (5) Şirket sözleşmesi devri yasaklamış veya genel kurul onay vermeyi reddetmişse, ortağın haklı sebeple şirketten çıkma hakkı saklı kalır. (6) Şirket sözleşmesinde ek ödeme veya yan edim yükümlülükleri öngörüldüğü takdirde, devralanın ödeme gücü şüpheli görüldüğü için ondan istenen teminat verilmemişse, genel kurul şirket sözleşmesinde hüküm bulunmasa bile, onayı reddedebilir. (7)Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır.” düzenlemesini içermektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, esas sermaye payının devri ve devir borcu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılmasını ve taraf imzalarının noterce onanması gerektiğini belirtmiştir. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı gerektiği, devrin ortaklar genel kurulunun vereceği onay ile birlikte geçerli hale geleceği, şirket sözleşmesinde başkaca bir düzenleme olmaması halinde ortaklar genel kurulunun sebep göstermeksizin onayı reddedebileceği, hatta şirket sözleşmesiyle sermaye pay devrinin yasaklanabileceği, şirket sözleşmesi devri yasaklamış veya genel kurul onay vermeyi reddetmişse, ortağın haklı sebeple şirketten çıkma hakkının olduğu 6102 sayılı TTK'da düzenlenmiştir.
Kanuna uygun pay devri sözleşmesinin yapılmasıyla esas sermaye payı devralana geçmemektedir. Şirketin bu devre onay vermesi ve bunun için pay devrinin şirkete bildirilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'da devrin bildirimine ilişkin herhangi bir düzenleme yer almamasına rağmen; tarafların devir sözleşmesi ile istedikleri amaca ulaşmaları ancak şirketin devre onay vermesi ile mümkün olduğundan, payın devri sözleşmesinin genel kurulun onayına sunulabilmesi için şirkete bildirilmesi gerekir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/428 Esas, 2022/2613 Karar sayılı kararında: " Limited ortaklıkta payın devri TTK m 595'de düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, pay devri, sözleşmesinin yazılı ve imzası noterden tasdikli şekilde yapılması, pay devrinin ortağa bildirimi ve genel kurulun onayı ile gerçekleşir. Genel kurulun devre onayı açık ve örtülü şekilde olabilir. Açık onay genel kurulun toplanarak, açıkça devri onaylaması suretiyle olur. Buna karşın TTK 595/VII 'de kanun koyucu örtülü olarak onay anlamına gelen bir faraziyeye işaret etmiştir. Buna göre başvurudan itibaren üç ay içerisinde genel kurul reddetmediği takdirde, onay vermiş sayılır. Böylece 3 aylık sürenin geçmesiyle, bu sürenin sonu itibarıyla pay da devralana geçmiş olur ve ortaklık hak ve yükümlülükleri de devralan tarafından ihtisap edilir. Ayrıca devre onay genel kurulun devredilemez yetkileri arasında yer almaktadır(TTK m 616/1-9)." şeklinde hüküm tesis etmiştir.
Eldeki davada; davacı, Antalya ... . Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi ile şirketin 10 payını satın aldığını, şirket genel kurul toplantısında payı devredenin devir işlemini şirkete bildirerek pay defterine işlenmesini ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve ilan edilmesini talep ettiğini belirtmişse de; davalı şirketin sicil kayıtlarının incelenmesinde şirketin ... tarihinde kurulup tescil edildiği, kuruluşundan sonra ilk genel kurul toplantısının ... tarihinde olduğu tarihinde yapıldığı, ... tarihli bir genel kurul bulunmadığı, davacının da bu meyanda bir delil ibraz etmediği, neticeten pay devrine izin veren bir genel kurul toplantısı bulunmadığı, pay devrinin ortaklar genel kurulu kararıyla onaylanmaması nedeniyle pay devrinin geçerli olmadığı, geçerli olmayan pay devrinin tespiti ile tescilinin mümkün olmadığı değerlendirilerek davalı şirket yönünden davanın esastan reddi gerekmiştir. Limited şirket pay devrinin tespiti ve tescili istemine ilişkin açılan davalarda husumetin şirkete yöneltilmesi gerekli olup şirket dışında gerçek veya tüzel kişilere husumet yöneltilemeyecek olup mahkemece şirket dışındaki taraflar yönünden pasif husumet ehliyetinden usulden ret kararı verilmiş olmasına karşın kısa kararın bir numaralı maddesinde şirket ortağının dercedilmediği anlaşılmış, gerekçe ile hüküm arasında çelişki doğurmamak adına ilgili kısım için herhangi bir düzeltmede bulunulmamıştır.
Anlatılanlara göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın davalı ... yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Diğer davalılar yönünden açılan davanın ESASTAN REDDİNE,
3-Alınması gerekli ... TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına lüzum bulunmadığına, artan ... TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı /tasfiye memuru ...' ya verilmesine,
6-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, davalı Ve Tasfiye Memuru ... Vekili Av. ... ... ' in yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/04/2026