İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Müvekkil şirket tarafından davalı ... aleyhine ---------- poliçe numaralı işyeri sigortasından kaynaklanan alacağı için 14.12.2022 tarihinde ---------- İcra Müdürlüğünde ----------- esas sayılı icra takibi ile 20.517.067,14 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, --------- Şirketi tarafından 10.01.2023 tarihinde ilamsız takipte ödeme emrinin 03.01.2023 günü tebliğ alındığını, ödeme emrine istinaden şirket kayıtlarının tetkik edildiğini, şirketin böyle bir borcu bulunmadığının tespit edildiği bu itibarla ödeme emrine ve şirketin merkez adresinin -----------olduğu bu nedenle yetkili icra müdürlüğünün -------- İcra müdürlükleri olduğu gerekçesiyle ödeme emrine, takibe, yetkiye, borcun tamamına, işlemiş faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, itiraz üzerine ---------- İcra dairesi tarafından 10.01.2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, 25.01.2023 tarihinde taraflarınca dosyanın ---------- Adliye adliyesine (borçlunun talebi gereği yetkili icraya gönderme talebi) gönderilmesi talep edildiğini, icra müdürlüğü tarafından 31.01.2023 tarihinde dosyanın -------- Adliye adliyesine gönderilmesine karar verildiğini, yetkisizlikle gelen dosyanın ---------- İcra Dairesi Müdürlüğünün-------- E sayılı esasına kaydedildiğini, ödeme emri 18.07.2023 tarihinde tebliği ile birlikte Borçlu ---------Ş. tarafından 18.07.2023 tarihinde ‘Ödeme emrine istinaden müvekkil Şirket kayıtları tetkik edilmiş ve müvekkil şirketin böyle bir borcu bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu itibarla işbu ödeme emrine itiraz etme gereği hâsıl olmuştur. Bu nedenle işbu ödeme emrine, takibe, borcun tamamına, işlemiş faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ederiz.’ şeklindeki itirazı ile takibin durduğunu, itiraz üzerine ----------- Arabuluculuk Bürosuna 25.07.2023 tarihinde dava şartı arabuluculuk görüşmeleri için başvuru yapıldığı, --------- büro dosya numarası üzerinden yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılamadığını ve 14.08.2023 tarihinde anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, müvekkili şirket ile davalı ... arasında 16.04.2022 başlangıç ve 16.04.2023 bitiş tarihli, -------- poliçe numaralı poliçe uyarınca “--------- Mah. --------- Cd. Bina No -------- Kat-------- Daire No ------- ---------” adresinde işyeri bakımından işyeri poliçesi yapıldığını, müvekkilinin sigortalanan işyerinin bulunduğu binada 17.05.2022 tarihinde meydana gelen ve başka işyerlerine sıçrayan yangın sebebiyle, müvekkil şirketin işyeri büyük oranda hasara uğradığını ve derhal (aynı gün) davalıya ihbarda bulunulduğunu, söz konusu bildirim uyarınca davalı şirket tarafından ---------- numaralı hasar dosyası açıldığını, kaza nedeniyle açılan ---------- Cumhuriyet Başsavcılığının ---------- esas sayılı dosyası ile müvekkil şirket yetkilileri hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, söz konusu yangın sebebiyle müvekkili şirketin büyük bir zarara uğradığını, tarafların zarar meblağını belirlemek üzere tayin ettiği eksper firması tarafından olay mahalinde ve sigortalanan işyerinde derhal tespitler yapıldığını, müvekkil şirketin işyerinde bulunan mal ve ürünlerin sayımları ile ticari defterleri üzerinde incelemeler yapıldığını, olay sonrasında yanan depo katı ve hasar gören imalathanede bulunan tüm alanların fotoğrafları çekildiğini, hasar ile ilgili davalı şirkete hasar ihbarında bulunulduğunu, yöneticiler bilgilendirildiğini, meydana gelen zarar ve oluşan hasar nedeniyle taraflar arasında düzenlenen sigorta sözleşmesi uyarınca sigorta tazminat miktarının müvekkil davacıya ödenmesi konusunda taraflar sayısız kez görüşme ve mailler üzerinden yazışmalar yaptığını, ancak davalının açmış olduğu hasar dosyası bakımından davalı ... şirketince tayin edilen ekspertiz firmasından ekspertiz raporu alındığını ve davacı müvekkilin sigorta kapsamında kalan tüm zarar ve ziyanı tespit edilmiş olmasına rağmen davalı ... tarafından hukuki ve yasal bir gerekçe gösterilmeden ödeme yapılmadığını, sigorta şirketi tarafından rizikonun meydana gelmesinden sonra derhal ödeme yapması gerekirken yapılmayan/zamanında yapılmayan ödeme nedeniyle müvekkili şirketin büyük bir zarar uğradığını ve bu nedenle de uzun süre işyerinde faaliyet gösteremediğini, davalı ... tarafından ödeme yapılmamasının yasal ve hukuki herhangi bir gerekçe sunulmadığını, bu sebeplerle riziko gerçekleşmiş olmasına rağmen ödenmeyen hasar ve zarar bedelinin ödenmesi amacıyla 06.10.2022 tarihinde-------- Noterliğinin ---------- yevmiye nolu ihtarnamesi gönderildiğini, müvekkili şirket tarafından gönderilen ihtarnameye rağmen davalı taraf sigortalının gerçekleşen zararını ödemediğini bu nedenle; davalı ... aleyhine işyeri sigortasından kaynaklanan alacağı için 14.12.2022 tarihinde ---------- İcra Müdürlüğünde---------- esas sayılı icra takibi ile 20.517.067,14 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, toplam 20.517.067,14 TL üzerinden başlatılan icra takibinde düzenlenen ödeme emri davalı borçlu tarafından 03.01.2023 tarihinde tebellüğ alındığını ve 10.01.2023 tarihinde ödeme emrine, takibe, yetkiye, borcun tamamına, işlemiş faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edildikten sonraki bir tarihte 17.01.2023 tarihinde müvekkili ---------- hesabına müvekkile herhangi bir bilgi verilmeksizin 14.005.339,09 TL icra harici kısmi ödeme yapıldığını, iş bu davanın açıldığı tarihe kadar sigorta şirketi tarafından başkaca bir ödeme yapılmadığını, yapılmayan/zamanında yapılmayan ödeme ve kısmi ödemenin müvekkilinin zararlarını karşılamaktan uzak olduğunu, müvekkilinin davalıdan olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine yetkisizlikle ---------- İcra Dairesi Müdürlüğünün ---------- E sayılı icra takibinin 18.07.2023 tarihinde tebliği ile birlikte Borçlu ---------Ş. tarafından 18.07.2023 tarihinde ‘Ödeme emrine istinaden müvekkil Şirket kayıtları tetkik edilmiş ve müvekkil şirketin böyle bir borcu bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu itibarla işbu ödeme emrine itiraz etme gereği hâsıl olmuştur. Bu nedenle işbu ödeme emrine, takibe, borcun tamamına, işlemiş faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ederiz.’ şeklindeki itirazı ile takip durduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız olduğunu, bu nedenle mahkememizce iptali gerektiğini, müvekkili şirketin elektrik ürünleri imalatçısı olduğunu, elektrikli ürünler ve aydınlatma ürünleri için birçok ürün yelpazesinden oluşan bir üretim, ithalat ve ihracat satış firması olduğunu, davalı şirket nezdinde 16.04.2022 başlangıç ve 16.04.2023 bitiş tarihli, -------- poliçe numaralı poliçe uyarınca “-------- Mah. -------- Cd. Bina No -------- Kat-------- Daire No --------- ----------” adresinde işyeri bakımından işyeri poliçesi yapıldığını, yapılan sigorta poliçesi kapsamında emtia koruma, sel, su baskını, dahli dekorasyon, deprem, yangın mali sorumluluk, enkaz kaldırma, kira kaybı, alternatif işyeri, enflasyon, 3. Şahıs mali mesuliyet gibi koruma klozları ile riskleri teminat altına alındığını, 17.05.2022 tarihinde işyerinin bulunduğu binada başka bir işyerinden sıçrayan yangın sonrası işyerinde yangından kaynaklanan ciddi bir zarar meydana geldiğini ve sigorta poliçesi kapsamında risk gerçekleştirildiğini, İcra takibinden sonra yapılan kısmi ödeme gerçekleşen riski ve müvekkilin uğramış olduğu gerçek zararı karşılamaktan uzak olup, sigorta poliçesi kapsamında müvekkilin zararının ödenmesi gerektiğini, davalı/borçlunun --------- İcra Müdürlüğü ---------- esas sayılı icra dosyasına 10.01.2023 tarihinde vermiş olduğu yetkisizlik ve tüm borç ile ferilerine ilişkin itirazından sonra 17.01.2023 tarihinde 14.005.339,09 TL ödeme yaptığını, yetkisizlikle başvurulan -------- İcra Dairesi Müdürlüğünün ---------- E sayılı esasına aynı 18.07.2023 tarihinde tüm borç verilerine itiraz ettiğini, ayrıca takip dayanağına itiraz etmeyip bir kısmını ödeyen davalının sonraki tarihte de tüm borca itiraz etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin ithalat ve ihracaat yaptığını, meydana gelen yangın nedeniyle uğramış olduğu zararın ödenmeyen/zamanında ödenmeyen zararları nedeniyle ülkemizdeki enflasyonist ve döviz kuru karşısında paranın alım gücünün çok düşmesi nedeniyle büyük bir zarara uğradığını, rizikonun gerçekleşmesi ile birlikte 26.05.2022 tarihinde ödenmesi gereken hasar bedelin ödenmediğini, 26.05.2022 tarihinde dolar kuru 19,93 TL iken iş bu davanın açıldığı tarih itibariyle dolar kuru 29,40 TL olduğunu, iş bu nedenle döviz ile ticaret yapan müvekkilinin daha fazla zarar görmemesi adına haksız ve hukuka aykırı yapılan itirazın ivedilikle iptali ve yapılan kısmi ödemenin ödeme tarihi itibariyle toplam takipten düşürülerek icra takibinin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve borçlunun itirazının kötü niyetli olarak yapmasından dolayı, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle; Davanın zamaaşımının dolduğunu, bu nedenle zamanaşımından reddi gerektiğini, ayrıca davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, bağımsız ve tarafsız eksper tarafından hazırlanan ekspertiz raporu uyarınca davacının uğradığı zararın tespit edildiğini, müvekkilinin sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, ödemeye esas alınan sigorta tazminat bedelinin eksper incelemesi sonucunda belirlendiğini, gerçeği yansıtmadığını, davacı ---------- Şti'nin --------- Mah. ---------- Cad. Bina No:-------- --------- adresinde bulunan işyerinin, --------- poliçe nolu, İşyeri Poliçesi kapsamında 16.04.2022-16.04.2023 tarihleri arası dönem için sigortalandığını, 17.05.2022 tarihinde meydana gelen yangın sonucu davacı sigortalıya ait işyerinde hasar meydana geldiğini, hasarın müvekkil şirkete ihbarı sonrasında müvekkil şirketçe detaylı araştırmaların yaptırıldığını, --------- D.iş dosyası ile tespit yapılmış ve yangının nereden kaynaklandığına dair bilirkişi raporu alındığını, akabinde müvekkil şirketçe yangın hadisesinde sigortalıları davacının zararını tespit amacı ile eksper görevlendirildiğini ve detaylı ekspertiz yapıldığını, söz konusu hasar neticesinde 17.01.2023 tarihinde ----------- 14.005.339,09 TL 04.07.2022 tarihinde ---------- 507.400,00 TL. Brüt (468.700,00 TL. Net) ödeme olmak üzere toplamda 14.512.739,09 TL ödeme yapıldığını, davacının iddialarının aksine hasarın büyüklüğü sebebi ile ekspertiz çalışmalarının uzadığını, davacı tarafın hiçbir zaman hasarın ödenmeyeceği ya da poliçe kapsamında olmadığına yönelik bir ifade de bulunulmadığını, bunun yanı sıra yangının nereden kaynaklandığına dair şu anda derdest olarak bir çok dava bulunduğunu, tazminatın tespit edilmesi ve ödenmesi konusunda müvekkili şirketten kaynaklı herhangi bir gecikme bulunmadığını, ispat külfeti altında bulunan davacının zararının daha yüksek olduğuna dair somut, objektif deliller ortaya koymadığını, kabul anlamına gelmemek üzere vuku bulan yangın hadisesi neticesinde ortaya çıkan zararın tespiti açısından uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine hesaplama yapılacak olması halinde işbu zarar kalemlerinin poliçe teminat kapsamında kalıp kalmadığı, bakiye poliçe teminat limitleri gibi hususlarda sigorta hukuku bilirkişiden görüş alınmasının zaruri olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin ancak bakiye poliçe teminat limiti ile ve poliçe özel şartları ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulabileceğini, ayrıca dava konusu olayda eksik sigorta bulunduğunu, eksik sigorta hükümlerine göre hesaplama yapılması gerektiğini, poliçe özel ve genel şartlarının ve sigortacılık genel prensiplerinin uygulanmasının zaruri olduğunu, zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın reddine, yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili -------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, haksız davanın esastan reddine, taleplerinin reddi halinde uzman bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınmasına, keski sigorta ve muafiyet konularında ve sigorta hukuku konusunda uzman bilirkişinin heyete dahil edilmesine, haksız yere icra takibi yapıldığı ve dava açıldığı için davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.İhbar olunan -------- ve --------- vekilinin cevap dilekçesini özetle; Dava dilekçesi ve davalı tarafından dosyaya sunulmuş cevap dilekçesi müvekkil ...'e 28.03.2024; müvekkil ...'e 30.03.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davanın müvekkillerine hangi sebeple ihbar edildiğinin anlaşılamadığını, müvekkillerinin meydana gelen yangın hadisesinin ortaya çıkması ile hiçbir ilgisi olmadığını, müvekkillerinin meydana gelen yangın hadisesi nedeniyle çok yüksek miktarlı zararlara uğradığını ve halen de uğramaya devam ettiğini, dava dilekçesindeki tüm davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca huzurdaki dava kanunen tayin edilen hak düşürücü süreler geçirildikten sonra açıldığını, bu nedenle, dava dilekçesindeki davacı taleplerinin tamamının zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerinin geçmiş olması sebebiyle reddine karar verilmesini, müvekkillerinin yangınana meydana gelmesinde hiçbir kusuru ve ihmali olmadığını, bilakis müvekkillerinin yangın nedeniyle büyük zarara uğradığını, alınan uzman mütalaasında yangının meydana gelmesinde kusurun ve sorumluluğun --------- Şti'de olduğunun belirtildiğini, öncelikle usule ilişkin cevap ve itirazları doğrultusunda davanın reddine, esasa ilişkin cevap ve itirazları dikkate alınarak davanın reddine, ihbar olunanlar konumunda bulunan müvekkiller aleyhine hüküm kurulmamasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İhbar olunan --------- vekilinin cevap dilekçesini özetle; İhbar olunan tarafından müvekkilinin meydana gelen yangında kusurlu bulunduğunu, alacak taleplerinin zamanaşımı ve hak düşürücü zaman aşımına uğradığı, taraflarınca kabulü mümkün olmayan, zira yangın olayı sebebiyle müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığnıı, ihbar olunan tarafından sunulan yerel mahkemelerce yapılan delil tespiti dosyaları ile savcılık dosyasından açık ve net şekilde ortada olduğunu bununla birlikte davalının iddiasının aksine talep edilen alacak talep ve davanın zamanaşımına uğramadığı gibi müvekkilinin zararının halen karşılanmadığını, davalının bu kapsamda iddialarının haksız olup reddi gerektiğini, dosya kapsamında müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur olmadığını, ihbar edilen ile müvekkili arasında kira ilişkisi mevcut olduğunu, ihbar edilenler hem müvekkilinin hem de savcılık ve delil tespiti dosyalarında yangının başladığı yer olarak tespit edilen --------- işyeri sahipleri olduğunu, cevap dilekçesinde açıkladıkları hususlar uyarınca görüldüğü üzere müvekkilinin TBK 49 haksız fiil sorumluluğu kapsamında sorumlu tutulabilmesi mümkün olmadığını, ihbar olunanın taleplerinin haksız olup taraflarınca kabul edilebilir olmadığını, nitekim yangının müvekkili şirkette başlamadığı gibi müvekkili şirkete sıçradığını, bu sebeple esasen mağdur konumunda bulunan bizzat davacı müvekkili şirket olduğunu, taraflarınca açılmış olan davanın haklılığının ortada olup davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bu kapsamda sırf müvekkilinin Elektrik Elektronik işi yapmasının tehlike sorumluluğu bağlamında çıkan yangından müvekkilinin sorumlu olduğu anlamına gelmediğini, davanın kabulüne, bildirilen şirketlere dosyanın ihbar edilmesine, yargılama gideriyle vekalet ücretinin davalı ihbar olunanlar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İhbar olunan -------- vekilinin cevap dilekçesini özetle; Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali dava dosyasına ve dolayısıyla icra takibine konu yangının meydana gelmesinin akabinde dilekçelerinde belirtilmiş oldukları tespit dosyalarından, soruşturma dosyasından ve haricen alanında uzman bilirkişilerden birçok bilirkişi raporu tanzim edildiğini, bilirkişi raporlarının hiçbirinde ihbar olunan müvekkil şirkete kusur yüklenmediğini, alanında uzman birçok bilirkişinin / bilirkişi heyetinin aynı anda yanıldığını düşünmek ve müvekkil şirketin kusurlu olabileceğinden söz etmek dahi abesle iştigal olduğunu, hal böyleyken taraflarının davaya ihbar edilmesinde yarar da olmadığını, huzurdaki uyuşmazlık ancak davacı şirket ve davalı ... arasında kurulacak ve yalnızca bahsi geçen tarafları bağlayacak bir hükümle neticelendirilmesi gerektiğini, öncelikle usule ilişkin cevap ve itirazları doğrultusunda davanın reddini, ihbar olunan konumunda bulunan müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmamasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesini özetle; Davalı tarafından cevap dilekçesinin süresinde ibraz edilmediğini, Zamanaşımı def’i’ haksız ve hukuka aykırı olup, zamanaşımı süresi içerisinde dava açıldığını, dava dilekçesinde tarihleri açıkça yazılı, icra takibi dosyası, yapılan itiraz, arabuluculuk süreci sonunda dava süresinde açıldığını, davalının iddiası kötü niyetli ve davayı uzatmaya dönük olduğu açık olup, bu iddanın reddini talep ettiklerini, Yetki İtirazı’ hukuka aykırı, davayı uzatmaya dönük olduğunun açıkça aşikar olan kötü niyetli bir itiraz olup, dava yetkili, görevli mahkemede süresinde açıldığını, davalı ... aleyhine --------- İcra Müdürlüğünde ----------- esas sayılı icra takibi başlatılan icra takibi, davalının ‘şirketin merkez adresinin ---------- olduğu bu nedenle yetkili icra müdürlüğünün--------- İcra müdürlükleri olduğu gerekçesiyle’ yapmış olduğu itiraz üzerine davalı borçlunun yetkili icraya gönderme talebi üzerine icra müdürlüğü tarafından 31.01.2023 tarihinde dosyanın----------- Adliye adliyesine (borçlunun talebi gereği yetkili icraya gönderme talebi) gönderilmesine karar verildiğini, davalı yanın söz konusu hasar neticesinde 17.01.2023 tarihinde 14.005.339,09 TL, 04.07.2022 tarihinde ---------: 507.400,00 TL. ödeme olmak üzere toplamda 14.512.739,09 TL ödeme yapıldığı, hasarın büyüklüğü sebebi ile ekspertiz çalışmalarının uzadığı, hiçbir zaman hasarın ödenmeyeceği ya da poliçe kapsamında olmadığına yönelik bir ifade de bulunulmadığı, yangının nereden kaynaklandığına dair derdest olarak bir çok dava bulunduğu, ancak bu dava süreçlerinde de yangının nereden kaynaklandığına dair bir rapor alınmadığı gibi süreçler devam etmekte olduğu, bu kadar girift ve sorunlu bir hasar sürecinin sigorta şirketi tarafından yapılan araştırma sürecinin makul olarak karşılanması gerektiği, davacı müvekkilin bu süreçleri beklemeden icra takibine geçildiği iddiaları ödeme miktar ve tarihleri dışında doğruluk payı taşımadığını, hasar ihbarından sonra müvekkil şirket yetkilileri ile davalı şirket yetkilileri arasında hem yazılı hem de sözlü görüşmeleri yapıldığını, hasar miktarının doğru tespit edilmesine yönelik davacının talep ettiği tüm faturalar derhal ibraz edildiğini, davalının, ‘faturaların iletilmesinin davacı tarafca geciktirildiği, kötüniyetli icra takibi ve itirazın iptali davası açıldığı’ iddiası bile birlikte, ‘hasarın büyüklüğü sebebi ile ekspertiz çalışmalarına yönelik davacı yanın sabırsızlığı sebebi ile işbu davanın açıldığını anladığını, müvekkili şirketçe yapılan araştırmada, davacı yanca teminata girmeyen bir takım taleplerin olduğu bunların yanında davalı yanın ziyaa uğrayan mallara ilişkin faturaların bir kısmını sunmadığı, sunduğu faturaların bir kısmının da yüksek tutarlı olarak düzenlendiği ve piyasa şartlarına göre fazla gösterildiği ekspertiz çalışması sırasında tespit edildiğini, 17.05.2022 meydana gelen yangın aynı gün sigorta şirketin ihbar edildiğini,-------- Noterliğinin 07.10.2022 tarih ve --------- yevmiye nolu ihtarnamesi davalı tarafa icra takibinde gösterilen tüm kalemlerin ödenemsi amacıyla ihtarname tebliğ edildiğini, davalı yanın faturalarının ibrazının müvekkil tarafından geciktirildiği iddialarını tamamen reddettiklerini, müvekkil şirket, davalı ..., ---------- firması, ---------- firması, --------- firması, --------- firması ile olayın vukuu ile birlikte yazışmalar başladığını, dava ve cevaba cevap dilekçeleri doğrultusunda haksız olan itirazın iptali ile ---------- İcra Dairesi Müdürlüğünün ----------- E sayılı sayılı dosyası üzerinden yapılan ödemenin düşürülerek takibin devamına, borçlunun borca itirazının iptaline takibin devamına haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, borçlunun itirazının kötü niyetli olarak yapmasından dolayı, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalı üzerine bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesini özetle; Davaya cevap dilekçelerini 12.02.2024 tarihinde yasal süresi içerisinde sunduklarını, cevap dilekçesinde de açıklandığı üzere hasar miktarının bağımsız, tarafsız ve konusunda uzman eksper aracılığı ile tespit edildiğini, eksperin sigortalı işyerinde fiziki incelemelerde bulunduğunu, dava konusu hadisede eksik sigorta bulunduğunun tespit edildiğini, bir diğer detay ise davacının bodrum kattaki ürünlere ilişkin talebi ile ilgili olduğunu, iletilen döküm ve örnek alış faturalarının eşleştirildiğini, uygun bulunduğunu, davacının 2.003.042,17 TL. olarak iletilen kıymetler için değer kaybı kapsamında toplam tutarın %13'ü oranında talep iletildiğini, davacının iletilen bu talebinin uygun bulunduğunu, bu konuda davacı ile hasar tespit aşamasında herhangi bir mutabakatsızlık yaşanmadığını, davacı tarafın müvekkili şirketin hasar ihbarından hemen sonra hızlıca aksiyon aldığını kabul ettiğini, müvekkili şirket tarafından hasar dosyasından geç sonuçlandırıldığı ve ödemenin geç yapıldığı şeklindeki iddialarının herhangi bir dayanağı olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde talep etmediği ödemenin geç yapıldığı iddiası ile uğradığı döviz kaybının tespitini talep ettiğini, davacının dava dilekçesinde böyle bir talebi bulunmamakta olup, dava konusu olmayan davacının bu talebine muvafakat etmediklerini, davanın zarar sorumluları olan -------- Şti'ne ve ... ve ...'e ihbarını, davanın esastan reddine, eksikliklerin tamamlanarak tespit raporları savcılık dosyası, hasar dosyası ve yazışmaların ilgili yerlerden celbini, tanık listesinin kabulü ile tanıklarının dinlenilmesine, bilirkişi raporu alınmasına, davacının taleplerinin reddi ile haksız yere icra takibi yapıldığı ve dava açıldığı için davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava İİK 67. Maddesi gereği itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkeme, genel hükümlere göre yapacağı inceleme sonucunda, borçlunun borçlu olduğu kanısma varırsa, borçlunun itirazının iptaline(ve şartları varsa, icra inkâr tazminatına) karar verir .Mahkemenin, kararında (hüküm fıkrasında) icra takip (dosya) numarasını da yazarak borçlunun o icra takibine karşı yapmış olduğu (ödeme emrine) itirazının iptal edildiğini açıkça belirtmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesi uyarınca; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Aynı yöndeki düzenleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ispat yükü, iddia edilen vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.Davacı vekili müvekkilinin davalı tarafından sigortalanan işyerinin bulunduğu binada, 17.05.2022 tarihinde meydana gelen ve başka işyerlerine sıçrayan yangın sebebiyle, müvekkili şirketin işyerinin büyük oranda hasara uğradığını hasar sebebiyle davalı ... şirketine derhal (aynı gün) ihbarda bulunulduğunu, hasarın tazmini amacıyla davalı ... aleyhine işyeri sigortasından kaynaklanan alacağı için 14.12.2022 tarihinde--------- İcra Müdürlüğünde ---------- esas sayılı icra takibi ile 20.517.067,14 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca ve yetkiye itiraz edildikten sonra 17.01.2023 tarihinde müvekkili --------- hesabına müvekkiline herhangi bir bilgi verilmeksizin 14.005.339,09 TL icra harici kısmi ödeme yapıldığını, iş bu davanın açıldığı tarihe kadar sigorta şirketi tarafından başkaca bir ödeme yapılmadığını belirterek, bu kapsamda hasar bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmiştir. Davalı vekili müvekkilinin bağımsız ve tarafsız eksper tarafından yapılan hasar tespiti sonucunda ödenmesi gereken hasar tazminatını sigortalısı olan davacıya ödediğini, davacının talep ettiği hasar meblağınını neye göre hesapladığını anlayamadıklarını, davacıya borçlu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Davacı şirketin işyerinde meydana gelen yangın sonucunda meydana gelen hasarın hangi miktarda tazminini davalıdan talep edeceğinin uyuşmazlık konusu olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olay değerlendirildiğinde; Davacı tarafından davalı aleyhine işyeri sigortasından kaynaklanan alacağın tahsili için 14.12.2022 tarihinde --------- İcra Müdürlüğünde ------- esas sayılı dosyasıyla 20.517.067,14 TL üzerinden icra takibi başlatılmıştır. Davalının yetkisizlik itirazı üzerine --------- İcra Dairesi Müdürlüğünün ---------- E sayılı dosyasıyla takibe devam edildiği görülmüştür. --------- İcra Dairesi Müdürlüğünün ---------- E. Sayılı dosyadaki borca 18.07.2023 tarihinde borçlunun itiraz ettiği ve itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Davalı bağımsız ve tarafsız eksper tarafından yapılan hasar tespiti sonucunda ödenmesi gereken 14.005.339,09 TL hasar tazminatını sigortalısı olan davacıya ödediğini, davacıya borçlu olmadığını iddia etmiştir. Ancak dosyaya sunulan sigorta işyeri poliçesinden davalının yangın sebebiyle oluşan hasarın tazmininden sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. Maddesinde sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Davalı sigortacı her ne kadar eksik sigorta olduğunu iddia etse de eksik sigorta koşullarının ispatlanamadığı görülmüştür. Yangın sebebiyle davacının işyerinde oluşan zararın sigorta poliçesi kapsamında davalının sorumluluğunda olduğu anlaşılmaktadır. ----------İşyeriPoliçesindeEmtea(Yangın)-20.000.000 TL,Demirbaş(Yangın)-100.000 TL,Makine(Yangın)-4.000.000 TL,Dahili Dekorasyon(Yangın)-1.000.000 TL olarak sigorta sorumluluk bedelleri belirlenmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında; dava konusu yangın sebebiyle hasarlanan elektrik ve kimya ürün bedelinin olay tarihi itibariyle toplam 17.857.288,62 TL olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda tespit edilen hasar miktarının sigorta şirketinin teminat limiti kapsamında olduğu görülmüştür. Davalının sorumlu olduğu anlaşılan 17.857.288,62 TL'nin14.005.339,09 TL'sini ödediği, 3.0985.649,53 TL'sini ödemediği görülmüştür. Yetkisiz olan ---------- İcra Dairesinde takip başlatılan 14.12.2022 tarihinden itibaren alacağa avans faizinin işletilmesi gerekmektedir. Temerrüt tarihi olarak ihtarnamedeki sürenin bitimi olan 19.10.2022 esas alındığında, 28.12.2022 takip tarihine kadar 70 gün geçmiştir. 17.990.988,62 TL (Asıl Alacak) x %15,75 (Faiz Oranı) x 70 (Gün) / 36500 = 5.434.001,60 TL / 10 = 543.400,16 TL takip talebinde isteyebileceği faiz miktarı Mahkememizce hesaplanmıştır. Davalı ... poliçesindeki sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak mücbir sebep veya sigortalıdan kaynaklanan bir kusuru da ispat edememiştir.
Mahkememizce yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi heyetinin asıl alacağa ilişkin yaptığı hesaplama hükümde dikkate alınmış, mahkememizce rapor olaya uygun ve kanaat verici bulunmuş, tüm bu açıklamalar ışığında ve sunulan hükme elverişli rapor doğrultusunda asıl alacak yönünden hüküm kurulmuştur. İşlemiş faiz miktarı da yargılamanın hızlılığı ilkesi gereği Mahkememizce hesaplanarak gerekçeye eklenmiştir. Takip konusu alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; --------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen İptaline, Takibin 3.985.649,53 TL asıl alacak ve 543.400,16 TL işlemiş faiz üzerinden ve bu asıl alacağa takip tarihinden (28.12.2022) itibaren işleyecek ticari avans faizi uygulanmak suretiyle (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) aynen devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 17.01.2023 tarihinde yapılan 14.005.339,09 TL ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına
2-Alacak yargılamayı ve bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden, yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE
3-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 272.259,72 TL'nin başlangıçta alınan 8.611,02 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 263.648,70 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 8.611,02 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı olmak üzere bakiye toplam 8.880,87 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 80.000,00 TL bilirkişi masrafı, 1.325,25 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 81.325,25 TL'nin davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 49.776,94 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu 48.000,00 TL bilirkişi masrafının davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 18.620,52 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, arta kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 552.421,45 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 370.390,21 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davanın red-kabul oranına göre hesaplanan 1.909,66 TL'sinin davalıdan tahsili ile bakiye kalan 1.210,34 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
10-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 15/04/2026