KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KAYSERİ
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR NO: 2026/359
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... -
Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı ile davalı ... arasında Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, Mimarsinan Mahallesi, pafta 32-33, parsel 5578'de tapuda kain taşınmaz üzerinde davacı tarafından inşa edilen binanın bir takım işlerini yapmak üzere taşeronluk sözleşmesi başlıklı bir sözleşme akdedilmiş olduğunu, bu sözleşmenin 5.maddesi işin bedeli ve ödeme şeklini, 6.3 maddesi ise yapılacak inşaattaki iş kalemlerini, yapılacak işin mahiyeti başlıklı tablo ile belirlemiş olduğunu, mezkur bu iş için belirlenen bedel iş tamamen yapıldığında olmak üzere 800.000 TL KDV dahil olarak kabul edilmiş ve 800.000 TL.nin ne şekilde ödenmesi gerekeceği de tespit edilmiş olduğunu, taraflar arasında münakit bu sözleşmenin 5.maddesi 5.1 başlığında; "bu sözleşme taşeronca hazırlanmış cetvelde yer alan her bir iş kaleminin yapılmasını ve teslim edilmesini içermekte olup ekli listede bulunan işler karşılığında taşeron firmaya 15 Temmuz 2020 tarihine kadar 60.000 TL, 15 Ağustos 2020 tarihinde 60.000 TL, 15 Eylül 2020 tarihinde de 60.000 TL olmak üzere 180.000 TL.nakit ve, 1-5.kat güney-batı cepheli, 2-6.kat doğu-güney-batı cepheli 3-6.kat doğu-kuzey-batı cepheli daireler verilecek olup bu işlerin karşılığında taşeron firma 800.000 TL KDV dahil fatura kesecektir. 6.3 maddede bulunan listedeki işler dışında ilave yapılacak işler olursa fiyatı mal sahibine bildirilecek onay vermesi durumunda yapılacak ve bedeli haricen fatura edilecektir." aynı sözleşmenin 5.2 maddesinde ise "belirtilen daireler taşeron firma tarafından satışı gerçekleşmiş olursa mal sahibi tarafından üçüncü kişilere devri direkt olarak yapılacaktır" şeklinde olduğunu, sözleşmenin mezkur bu davayı ilgilendiren 6.maddesi ise inşaat kalemleri ve açıklamaları başlıklı olup 6.2'de bu sözleşme 6.3 maddede yazılı yapılacak işler için temin edilecek mal-mallar, sözleşmede yer alan düzenlemelere uygun teslim edilecektir hükmünü içermekte olduğunu, dilekçe ekinde sundukları sözleşmenin yapılacak işin mahiyeti başlıklı 6.maddesinin 3.fıkrası herbiri ayrı ayrı belirlenmiş 16 iş kaleminden oluşmakta olduğunu, bu tabloda her bir iş kaleminde yapılacak işler ve bedelleri ile ödenme şekli belli olduğunu, daha açık anlatımla 6.3'deki listede belirtilen işlerin yapılması halinde toplam bedeli KDV dahil 800.000 TL olduğunu, ne var ki davalı bu işlerin önemli bir bölümünü ya hiç yapmamış ya da liste halinde belirttikleri ve keşfen de ortaya çıkacak işleri eksik ve hatalı yapmış olduğunu, bu eksiklikler sırasıyla; 1-Merdiven başı aluminyum korkulukları hiç yapılmamış, 2-6.kata kadar yangın dolapları hiç yapılmamış, 3-Yangın tüpleri alınmamış, 4-Yapılması gereken duş kabinlerinin 7 tanesi patlamış diğerleri kullanılamaz haldedir, 5-Dükkan camları projeye uygun yapılmamış, 6-Bodrum giriş seramiği projeye uygun yapılmamış, 7-Balkon korkuluk camları sözleşmeye uygun yapılmamış, 8-Her dairede pimapen pencerelerden iki tanesi çift açılır olması gerekirken sadece biri çift açılır yapılmış, 9-Mutfak pencereleri projeye uygun yapılmamış ve 10-Çalıştırdıkları işçilerin primlerini davalı ödeyecekken davacının ödemiş olduğunu, hal böyle olmasına rağmen davalının davacı aleyhinde başlangıçta 800.000 TL KDV dahil fatura kesilmesi gerekirken davacı aleyhinde KDV dahil 897.387,53 TL tutarında fatura düzenleyerek cari hesaptan kalan bakiye 325.487,53 TL alacağın ticari avans faizi ile birlikte tahsili talebidir şeklinde Kayseri Genel İcra Dairesinde 2021/47588 Esas sayısı ile ilamsız takiplerde ödeme emri düzenleterek davacıya tebliğ etmiş olduğunu, her ne kadar mezkur takibe taraflarınca itiraz edilerek takip durdurulmuşsa da davalı tarafın borç kabul edilmiştir, ödeme de İİK 68.maddesi kapsamında kanıtlanamamıştır demek suretiyle Kayseri 1.İcra Hukuk Mahkemesinde 2022/270 Esas sayılı dosya ile itirazın kaldırılması davası ikame etmiş olduğunu, bu mahkemenin ise davacının görev itirazını reddederek, borcun 3 adet tapu ve dosyaya sunulan banka dekontları ve düzenlenen makbuzlarla ödenmiş olduğunu, bu ödemelerin ise İİK.nun 68.maddesinde belirtilen ödemeler olmadığını belirterek yapılan basit bir bilirkişi incelemesi sonucunda davacının davasını kabul ederek bir de % 20 inkar tazminatına hükmetmiş olduğunu, bu karara karşı yaptıkları istinaf başvurusunun ise aynı hatalı gerekçelerle esastan reddedilmiş böylece davalı yapmadığı ve eksik, hatalı yaptığı işlerin bedelini aldığı gibi davacıya fazla yapılan ödemelerin de davalı uhdesinde kalmasını sağlanmış olduğunu, istinaf sonucu verilen karar taraflarınca temyiz edilmiş olup dosyanın halen temyiz aşamasında olduğunu, davacının taraflar arasında münakit sözleşmenin 5.2 maddesi uyarınca davalıya 3 adet tapuda daire devretmiş olduğunu, her birinin bedeli resmi kayıtlardan da anlaşılacağı üzere 205.000 TL. olduğunu, davacının bu 3 daireyi vererek borcun 615.000 TL.sini daire olarak ödemiş olduğunu, bakiye kalan ödemeler ise dosya içerisinde yer alan banka dekontları ve makbuzlarla davalıya ödenmiş olduğunu, davalının davacıdan alacağı bulunmadığını, davacının eksik ve hatalı işlerin bedelini sanki işler kusursuz, noksansız yapılmış gibi ödemiş bu yetmiyormuş gibi cari hesap ilişkisinde farkında bile olmadan davacı ile davacının babası arasındaki samimiyet, dostluk ve güven sebebiyle fazla ödemede yapmış olduğunu, bu güvenden internet bankacılığını kullanmayı pek bilmeyen davacının telefonuyla hesaplara para gönderme işini davacının telefonundan bizzat davalının yapmış olduğunu, hal böyle olmasına rağmen davacının güvenini ve bu husustaki bilgisizliğini kötüye kullanan davalı bir de davacı aleyhinde az yukarıda belirttikleri takibi başlatmış ve bu işi davacının tüm dairelerine ve mal varlığını haczettiği gibi evine bile haciz götürecek noktaya taşımış olduğunu, oysa davacının davalıya davalının belirlediği şahıslara olmak üzere 3 adet daire vermiş ayrıca toplamda 305.373,83 TL nakit ödeme yapmış olduğunu, şu hale göre yapılacak toplam işlerin bedeli 800.000 TL KDV dahil anlaşılmış olduğu halde 615.000 TL + 305.373,83 TL = 920.373,83 TL ödeme yapılmış ayrıca davalının çalıştırdığı elemanların sigorta bedelleri ödenmiş olduğunu, kaldı ki davalının fazla yaptığı herhangi bir imalatta bulunmadığını, tüm bunlar bir araya getirildiğinde davalının davacıdan alacaklı olmak bir yana ciddi anlamda borçlu olduğunu, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde bu durum ortaya çıkarılacak olduğunu, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün dosyasından başlatılan takibe vaki görev ve ödemeye ilişkin itirazlarının dar yetkili mahkeme olan İcra Hukuk mahkemesinde görev itirazı asıl ilişki kabul edildiğinden ödemeler de İİK 68.maddesi kapsamında kabul edilmediğinden reddedilerek kesin hale gelmiş olduğunu, Maddi hukuk anlamında alacaklı olmayan davalının mezkur bu takibe devam etmesi ve icra takip dosyası incelendiğinde davacıya ait birçok taşınmazın haczedilmesi gerçeği karşısında mahkemece öncelikle uygun görülecek teminat karşılığında icra dosyası üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmek suretiyle takibin durdurulmasına, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ayrıca davalıdan fazlaya dair haklar saklı olmak üzere şimdilik fazla yapılan ödemelerin 10.000 TL.sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini temin bakımından işbu davanın ikamesi zarureti hasıl olmuş olduğunu belirterek, mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2021/47588 Esas sayılı dosyası üzerine ihtiyati tedbir kararı verilerek takibin durdurulmasına, davacının belirtilen takip dosyası sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, ayrıca fazla yapılan ödemeler bakımından fazlaya dair hakları saklı tutularak şimdilik 10.000 TL.sinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davanın bu şekilde kabulüne, haksız, yersiz ve hukuka aykırı takip başlatmak suretiyle işlem yapan davalıdan % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalının"evdetadilatvar" markasıyla inşaat ve taahhüt hizmetleri vermekte olduğunu, davacıya da taşeronluk sözleşmesine istinaden taahhüt hizmeti vermiş ve bu hizmet mukabilinde davacıya icra takibine dayanak olarak gösterilen 11 adet (toplam 897.387,53.TL tutarlı) hizmet bedeli faturası kesilerek teslim edilmiş olduğunu, Davacıya hizmet faturası olarak kesilen 11 adet faturanın bedeli taşeronluk sözleşmesindeki işler ile davacının yapılmasını istediği ilave işlere ilişkin hizmet faturaları olduğunu, davacıya verilen malzeme ve işçilik dâhil hizmetler 11 adet fatura ile kendisine fatura edilmiş olup bu fatura bedelleri de davacı tarafından kabul edilerek kayıtlarına işlenmiş olduğunu, davacı hizmet faturalarına ilişkin 11 adet faturayı ve faturadaki işi kabul etmiş ve faturanın içeriğine yasal itiraz süresi içerisinde itiraz etmediği için fatura ve içeriğindeki hizmet ve alacak kalemleri ttk. gereğince kesinleşmiş olduğunu, takibe dayanak faturaların bu yönüyle hukuken kesinleşmiş içeriği sabit faturalar olduğunu, davacıya iş teslimi yapılmış eksikleri giderilen meskenlerin ruhsatları alınarak kat irtifakından kat mülkiyetine çevrilmiş olmasına rağmen sözleşmeden doğan fatura bedelleri olan 325.487,53 TL bakiye borcunu ödememiş olduğunu, borçludan olan alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış olduğunu, takip dayanağı olan 11 adet fatura ve taşeronluk sözleşmesi takip talebi ile birlikte icra müdürlüğüne ibraz edilmiş icra müdürlüğünce Örnek 7 ödeme emri ve takip dayanağı belgeler borçluya tebliğ edilmiş, ödeme emri ve takip dayanağı belgeler davacı borçluya tebliğ edilmiş olup borçlu icra dosyasına dayanak gösterilen sözleşme ve faturalara itiraz etmeksizin ödeme iddiasında bulunarak borca itiraz etmiş ve icra takibini durdurmuş olduğunu, itiraz dilekçesinden de anlaşılacağı üzere davacının takibe dayanak olarak gösterilen taşeronluk sözleşmesine, cari hesaba ve 11 adet faturaya hiç bir şekilde itiraz etmemekte ödeme iddiasında bulunmakta “itirazın kaldırılması davası açılması halinde ödemelere ilişkin tüm detaylar ilgili dava ikame olunan mahkemeye arz edilecektir.” şeklinde beyanda bulunmakta olduğunu, bu nedenle icra takibinde talep edilen alacağın varlığı noktasında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını, ihtilafın takibe konu borcun ödenip ödenmediği noktasında olup bu hususta takip hukuku açısından ödemeyi ispat yükü ödeme iddiasında bulunan davacı tarafta olduğunu, nitekim taraflarınca itirazın kaldırılması ve takibin devamı için kayseri 1. icra hukuk mahkemesinin 2022/270 esas 2022/696 karar sayılı dosyasından açılan itirazın kaldırılması davasında “itirazın kaldırılması davası açılması halinde ödemelere ilişkin tüm detaylar ilgili dava ikame olunan mahkemeye arz edilecektir.” şeklinde beyanda bulunan davacı borcu ödediğini ispat edememiş ve dava aleyhine sonuçlanmış – itirazın kaldırılmasına karar verilmiş olduğunu, ilgili karar davacı tarafından istinaf edilmiş olup kayseri bölge adliye mahkemesi 5.hukuk dairesi tarafından istinaf talebi reddedilmiş olup dosya davacının temyizi sonucunda yargıtay'a gönderilmiş olduğunu, temyiz incelemesine kısa bir süre önce gönderilen dosyanın henüz sonuçlanmadığını, davacının icra takibi ve icra mahkemesindeki yargılamalar sırasında işin teslimi ve eksik imalat konusunda hiçbir itiraz ve ihtirazı kayıt ileri sürmemiş olmasına rağmen menfi tespit davası sırasında eksik imalat iddiasında bulunması kabul edilemez olduğunu, zira davalı ilgili işleri 2020 yılında yapmış son hizmet faturasını da 29.05.2021 tarihinde davacıya keserek teslim etmiş olduğunu, davacı işin yapıldığı binadaki projeye göre belediyeye bütün kontrollerini yaptırmış, ruhsatını ve oturma iznini de alarak taşınmazlardaki kat irtifakını kat mülkiyetine çevirmiş olduğunu, Mesken ruhsatı sırasında tespit edilen eksiklikler de ruhsattan önce yapılarak davacıya teslim olunmuş olduğunu, davacı için sözleşmeden doğan eksik ve ayıplı işler için bu süre zarfında davalıya ne bildirimde bulunulmuş ne de bir resmi ihtar ya da dava açılmamış olduğunu, davacının eksik imalat ve sözleşmedeki işlerin ayıplı olduğuna ilişkin beyanları icra takibine karşı borcun ödenmemesini haklı göstermek maksadıyla yapılmış karşı bir itirazdan başka bir şey olmadığını, sonuç olarak davacı sözleşmede belirtilen ve kesinleşen fatura ve alacaklara ilişkin olarak borcunu ödemediği gibi fazla ödeme yaparak alacaklı olması mümkün olmadığını, yargılama sırasında bu husus ortaya çıkacak olduğunu, davacının ödeme iddiasını ispat için sunmuş olduğu belgeleri pek azı hariç kabul etmek mümkün olmadığını, sunulan evrakların birçoğu belge ya da delil niteliğinde olmadığını, ya da taraflar arasındaki hukuki ilişkiye ait olmayan üçüncü şahısların taraf olduğu belgelerden oluşmakta olduğunu, davacı tarafın icra mahkemesinde de benzer belgeleri sunmuş olup icra hukuk mahkemesinde yapılan yargılama sırasında da bu belgelere ilişkin olarak beyanda bulunulmuş olduğunu, aynı beyanları burada da tekrarlamak zorunluluğu doğmuş olduğunu belirterek, Davacının, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2021/47588 Esas sayılı takip dosyasındaki borca karşı açmış olduğu menfi tespit davasının reddine, davacı dava açmakta kötü niyetli ve haksız olduğundan alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2021/47588 Esas sayılı dosyası nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığı ve taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisi nedeni ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2021/47588 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ... olduğu, borçlunun ... olduğu, takibin toplam 325.487,53 TL alacak nedeniyle takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi'ne, Kayseri Genel İcra Dairesi'ne, Mimarsinan Vergi Dairesi'ne, Erciyes Vergi dairesine, Garanti bankasına, Melikgazi Tapu Müdürlüğüne, yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememiz 23/02/2023 Tarihli Ara Karar evrakı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından ara kararı ilişkin istinaf başvurusunda bulunulduğu, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2023/449 Esas 2023/512 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
20/11/2024 Tarihli celsede hazır bulunan Davacı tanığı ... "Ben Bünyan Ağçalı Köyünde süt işi yapmaktayım, babama ait iş yerinde çalışmaktayım, benim bildiğim kadarıyla davacının inşaatına ilişkin işleri Önder ile Abdurrahman isimli kişiler yapmaktaydı, ben gidip binayı gördüm oradan bir daire aldım, ben taşınmazı satın aldığımda halen yapılmamış işleri vardı, davacının söylediği gibi 1 ay sonra evdeki eksik işler tamamlandı ve ben eksiksiz bir şekilde taşınmazı teslim aldım, ben taşınmazı satın almak için tapuya davacı Önder ve Abdurrahman ile birlikte gittim, davacının talimatı ile taşınmazın ücretini Abdurrahman ile Önder'e verdim, tanık ücreti talebim yoktur." şeklinde,
Davacı tanığı ... "Ben davacıya ait inşaatta sıhhi tesisat işlerini yaptım, işleri eksiksiz yapıp teslim ettik, benim ücretimi davacı ödemiştir, inşaatta bizim dışımızda da bütün işler bitmişti, evler alıcılara eksiksiz teslim edildi, işin tamamlanmasını tamamen davacı yapmıştır, işlerin yürütülmesini de davacı takip ediyordu, ben tarafların imzalamış olduğu veya yapmış olduğu anlaşma hakkında bilgi sahibi değilim ... inşaatta, fayans, pinapen, mutfak dolabı ve parke işlerini yaptı, benim bildiği kadarıyla kalıp ve beton işi yapılmamıştır, buda davalının yapmadığı bir iştir, asansör işinden tam olarak emin değilim ancak başka bir firmanın sorumlu olduğu düşünüyorum, bana ilk ödemeyi davalı ... yapmıştır, bana ücreti davacıdan alıp bana ödeyeceğini söylemiştir ve ödemem yapılmıştır, bizim ilk anlaşmamızda davalı bana işi gösterdi ve bana bu işi ne kadara yapacağımı sordu bende 50.000,00 TL ye yapacağımı söyledim o da bana işi yap gerisine karışma dedi, ilk ödeme zamanında zaten anladığım kadarıyla davalı da karını almıştır, davacıda benim hakkettiğim ücreti de fazlasıyla verdi tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde, beyanda bulundukları görülmüştür.
12/03/2025 Tarihli celsede hazır bulunan Davacı tanığı ... "Ben alcıpan işi yaparım, bana Önder Kalkan isimli kişi ...'ın inşaatında alçıpan işi olduğunu ve müteahhiti tanıdığını ve işi yapabileceğimi söyledi, ben bunun üzerine ... ile görüştüm ve anlaştım, tüm binanın tavan alçıpan gizli ışık işini yaptım ve tüm alacağımı da davacı bana ödedi, davacı ile davalı arasındaki sözleşmeye ilişkin bilgi sahibi değilim, ben işimi yaparken ...'ı da görüyordum, ...'ı daire karşılığı iş yaptığını duydum ancak sözleşmelerinin nelere ilişkin olduğu hakkında bilgi sahibi değilim, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde,
Davacı tanığı ... "Ben ... ile inşaatın asansör işinin yapılması konusunda anlaştım, işi yaptıktan sonra da bedeli ...'dan alacağımın tamamını aldım, ben ...'ı Önder'in oğlu olarak tanırım, bildiğim kadarıyla Önder Kalkan inşaatın PVC, yangın kapıları işleri ile uğraşıyordu, Önder Kalkan'ın iş aldığı kişi bildiğim kadarıyla ... idi, bildiğim kadarıyla Önder Kalkan'da işlerini yaptı, Önder Kalkan'ın ödemesini alıp almadığı konusunda bilgim yoktur, söylemiş olduğum gibi ...'da Önder Kalkan'ın oğlu olarak ona yardımcı oluyordu, asıl iş sahibinin Önder mi yoksa Bekir Kalkan mı olduğunu tam olarak bilemiyorum, ancak inşaat alanı ile asıl ilgilenin Önder bey idi, yapılan işini karşılığında muhattabın hem Sefer hem Önder Kalkan olduğunu düşünüyorum, çalışma sürecimizde ...'ın söylemiş olduğum PVC ve yangın kapıları işleri dışında ek iş yaptığını görmedim, ... ile davacı arasında hangi işlerin yapılacağına dair sözleşmeyi bilemiyorum, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür.
Mahkememiz 08/11/2023 Tarihli celsenin 8 nolu ara kararı uyarınca Tarafların defterlerinin incelenmesi için defter inceleme günü verildiği, Mali Müşavir, Nitelikli Hesap Uzmanı ve İnşaat bilirkişi heyetinden ortak rapor alınması ile İnşaat Mühendisi bilirkişi eşliğinde mahallinde keşif yapılmasına karar verildiği, 30/11/2023 Tarihinde keşif yapıldığı, keşif mahallinde hazır bulunan davalı tanığı Abdurrahman Doğan "Ben davalı ... şirketi çalışanıyım, taraflar arasındaki sözleşme gereğince işin yapılmasında bende çalıştım, biz anlaşma gereğince bütün işi yapıp eksiksiz teslim ettik, biz işi bitirdiğimizde evlerde oturmaya başlanmıştı, taraflar arasındaki alacak verecek ilişkisi nedeniyle teslim sözleşmesi düzenlenmedi, hatta sözleşme dışında da işler yapılıp davacıya teslim edildi, biz fazladan dış cephedeki dükkanların, dükkan kenar pompozitleri çatı ve asansör demir kurkuluk işlerini fazladan yapıp, biz ayrıca pencerelerin aksesuarlarını sözleşmeden farklı olarak çift açılır şekilde yaptık, dükkan dış cephesinde daha faklı ve pahalı ürün kullandık, bina girişinde süs alcı panları fazladan yaptık, asansör kapısındaki fayansları sözleşme dışı yaptık ve teslim ettik, bu işleri whatsapp görüşmeleri sonucu yaptı, sözleşmenin içeriğini gördüm ve sözleşmedik tüm işleri yaparak teslim ettik, yangın dolapları takıldı, ancak tüpler gelmedi, biz işi aldığımızda dış cephe mantolama ve boya vardı içinde de kaba alcı vardı tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde,
Davalı tanığı Serkan Kavlak "Ben davalı şirketle anlaşarak, dış korkuluk ve alimünyum cephe işi dükkan camekan işleri yaptık, biz işi eksiksiz yarak davacı şirkete teslim ettik, benim bildiğim kadarıyla davalı ile davacı arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklı işin yapım süreci uzadı bizden renk değişimi istedikleri için artı masrafımız oldu, işi teslim ettiğimizden davacının haberi vardır, tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde,
Davalı tanığı Erdi Akbulut "Ben davalı ile anlaşarak alçıpan ve dekorasyon işini yaptım, işi eksiksiz yapıp teslimi biz sözlü olarak anlaşarak gerçekleştirdik, işi yaptığımız süreçte binanın sahibi hep yanımızdaydı, işi yaptığımızdan ve teslimden haberi vardır, biz alacağımız davalıdan aldık, davalı ile anlaştıktan sonra bina sahibinin talebi üzerine bodrumda, aşağıdaki dükkanların tavanlarında, kapıcı dairesinde boru kapatma, banyo tuvalet tavanları işlerini yaptık, sonraki yaptığımız işlerin ücretini de davalıdan tahsil ettik, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür.
Bilirkişi heyet raporunun 29/02/2024 Tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Yapılan keşif neticesinde taşeronluk sözleşmesi gereği kararlaştırılan işin tamamlanmış olduğu 2020 yılı, serbest piyasa rayiçleri dikkate alınarak, yerinde yapılmamış olan imalat bedelinin 13 ad yangın tüpü bedeli, Alüminyum duvar korkuluğu ve fotoselli olarak açılmayan alüminyum dış kapı maliyet farkının Kdv dahil 4.250,00 TL olacağı, Davacının sunulan 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin süresi içinde ve usulüne uygun olarak tasdik ettirildiği, delil niteliğine haiz olduğu, Davalının 2020-2021-2022 ve 2023 yıllarına ait sunulan ticari defterlerinin süresi içinde ve usulüne uygun olarak tasdik ettirildiği, delil niteliğine haiz olduğu, Sözleşmede kararlaştırılan toplam bedel olan 800.000,00 TL nin 180.000,00 TL sinin nakit kalan kısmının 3 adet tapu devri şeklinde kararlaştırıldığı, bu durumda üç adet tapu bedelinin toplam 620.000,00 TL olarak kabul edildiği, “Tapu kayıtlarından, sözleşmede kararlaştırılan 3 adet tapu devrinin, 5. Kat 10 no.lu bağımsız bölümün 09.09.2021 tarihinde Önder Kalkan” a satış suretiyle devredildiği, 6. Kat 11 no.lu bağımsız bölümün 10.06.2021 tarihinde Yüksel Kalkan'a satış suretiyle devredildiği 6. Kat 13 numaralı bağımsız bölümün 14.12.2020 tarihinde ...'a devredildiği, Davacının ticari defter kayıtlarında davalının takip edildiği hesapta 31.12.2021 tarihi itibariyle bakiyesinin bulunmadığı, “Davacının davalı hesabına “Nakit ödeme” olarak kaydetmiş bulunduğu toplam 658.973,98 TL'lik ödemeye ilişkin belge bulunmadığı, Davacı tarafça “para/ tahsilat makbuzu” ve banka havalelerine ilişkin sunulan belgelerin toplam 270.384,31 TL olduğu, bu ödemelerden Mehri Kalkan ve Önder Kalkan'a yapılan ödemelerin 201.795,00 TL lik kısmının davalı tarafça kabul edilmediği, davalı tarafça kabul edilen nakit, banka havalesi ve fatura ödemeler toplamının 68.589,31 TL olduğu, Davalı tarafça ticari defter kaydı bulunmayıp 2021 yılına ait dosya kapsamında kabul edilen ödemelerin bakiyeden mahsubuyla bakiyenin 254.900,99-32.589,31- 222.311,68 TL olacağı,davalının 29.05.2021 tarihinde davacıya düzenlemiş olduğu 70.586,54 TL faturanın eklenmesi ile bakiyenin 222.311,68470.586,54- 292.898,22 TL olacağı, Eksik imalat bedeli olan 4.250,00 TL nin mahsubuyla 292.898,22-4.250,00 TL bakiyenin 288.648,22 TL olacağı, Davacı tarafın davalıya sözleşme gereği borcu olmadığını ödemeyi fazlasıyla yaptığını ve borcu bulunmadığını iddia ettiği ve yapılan ödemelere ilişkin banka dekontları ve para makbuzlarını sunduğu davalının ise cevap dilekçesinde kabul ettikleri dışında üçüncü kişiye yapılan ödemeleri kabul etmediği, “Taraflar arasındaki sözleşmede nakit ödeme ve taşınmaz devri dışında bir ödeme vasıtası kararlaştırmadığı ve üçüncü kişiye ödeme yapılabileceği yönünde sözleşmede bir düzenleme yapılmadığı, doktrinde borcun alacaklı dışında üçüncü kişiye ifa ile sona erebilmesi için, alacaklının üçüncü kişiye yapılan ödemeyi kabul etmesi ve kabul ettiğini iddia ederek ifa eden tarafın bu hususu ispat etmesi şartı arandığı, Dosya kapsamında davalı ... Alkan ile davalı dışında ödeme yapılan üçüncü kişiler arasında TBK 169. Madde kapsamında müteselsil alacaklılığa dair bir veri de bulunmadığı, Sayın Mahkemece, Mehri Kalkan ve Önder Kalkan'a yapılan ödemelerin sözleşmeden mahsubu yönünde hüküm kurulacaksa, davalının davacıdan 18.263,91 TL alacağının olabileceği, Görüş ve hesaplamalar Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz olunur." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
12/06/2024 Tarihli celsenin 4 nolu ara kararı gereğince bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi heyet ek raporunun 13/04/2025 Tarihinde dosyaya sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Kök raporumuzda, imalata ilişkin iddialar tek tek değerlendirilmiş olup, imalat yönünden kök Raporumuzda değiştirilecek bir husus bulunmamaktadır. Kök raporumuzda, Önder Kalkan'a yapılan ödemeler tespit edilip tablo olarak sunulmuştur. Sonuç kısmında Önder Kalkan'a yapılan ödemelerin kabulü hususu Sayın Mahkemeye bırakılarak alternatifli olarak hesap yapılmış olduğundan, kök raporumuzda değiştirilecek bir husus bulunmamakta olup, Takdir Sayın Mahkemeye aittir." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
17/12/2025 Tarihli celsenin 3 nolu ara kararı gereği dosyanın yeni bir mali müşavir, nitelikli hesap uzmanı ve inşaat mühendisi heyetinden rapor alınmasına karar verildiği, yeni bilirkişi heyetinin raporunu 04/03/2026 Tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde Mali Müşavir bilirkişi raporunda özetle; "Davacı Tarafça Yapılan İmalat: Mahkemenin ara kararında taraflar arasındaki götürü sözleşmesinin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Dosyadaki sözleşmede iş bedeli KDV dahil 800.000 TL olarak belirlenmiştir. Davacı taraf işlerin önemli bir kısmının yapılmadığını ileri sürmektedir. Ancak davalının düzenlemiş olduğu faturalar toplamı 897.387,53 TL'dir ve bu faturaların tamamı davacıda kayıtlıdır ve sözleşme bedelinden daha fazladır. Ayrıca davacının belirtmiş olduğu eksik işe ilişkin herhangi bir tespit de bulunmamaktadır. Mahkemece yapılan keşife iştirak eden inşaat mühendisi bilirkişinin raporunda da imalat eksiğinden bahsedilmemektedir. Hal böyle olunca takdiri mahkemeye ait olmak üzere davalının sözleşmede belirtile tüm imalatları tamamladığı ve tamamlanma oranının %100 olduğu değerlendirilmektedir. Davacı Ödemeleri- Davalı Kayıtlarına Göre: Davalının 2020 yılında işletme hesabı esasına göre; 2021 yılında ise bilanço esasına göre defter tuttuğu dosyadaki bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere işletme defterinde tahsilat, ödeme, alacak ve borçlar yer almaz. Hal böyle olunca davalının 2021 yılındaki davacı ile ilişkilerine ilişkin bakiye tutarın ve davacının ödemelerinin incelenmesi gerekmektedir. Davalının 2021 yılı açılış kaydında davacıdan 254.900,99 TL alacaklı olduğuna ilişkin devir bakiye kaydedilmiştir. Davalının 2020 yılında davacıya düzenlediği faturaları toplamı ise 826.800,99 TL'dir. Bu durumda davalının davacıdan 2020 yılında (826.800,99 TL - 254.900,99 TL -) 571.900 TL tutarında tahsilat yaptığının kendi kabulünde olduğu anlaşılmaktadır. Davalı taraf 2020 yılından devreden 254.900,99 TL alacağına; 2021 yılında düzenlediği 70.586,54 TL faturayı ekleyerek alacak tutarını 325.487,53 TL'ye çıkarmış ve bu tutarı takip ve dava konusu yapmış ve şüpheli alacak olarak ticari defterlerinde göstermiştir. Davacı ise davalıya borçlu olmadığını ileri sürerek derdest davayı ikame etmişti. Bu durumda davacının ileri sürdüğü ödemeleri somutlaştırması gerekmektedir. Davacı Ödemeleri- Ödeme Belgelerine Göre: Davacı taraf davalıya iş karşılığı daire teslimi yapıldığını, ayrıca nakit, çek ve banka havaleleri ile ödeme yaptığını ileri sürmüş ve dosya kapsamına bir kısım ödeme belgeleri sunmuştur. Söz konusu ödeme iddiaları heyetimizde yer alan hukukçu bilirkişi tarafından ispat durumu dikkate alınarak incelenmiştir." Şeklinde,
Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişi raporunda özetle; "Taraflar arasında akdedilen “taşeronluk sözleşmesi” incelendiğinde; ... ve ... arasında akdedilmiş olduğu görülmektedir. Sözleşmenin 5.1 maddesinde sözleşmenin bedeli ve ödeme şekli belirlenmiştir. Ancak ödemeleri davacının farklı kişilere yapılabileceği hususunda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle de ödemeler iki ayrı başlık halinde incelenmiştir. Dava dısı 3.kişilere vapılan ödemelerin incelenmesi; Olmak üzere toplam 51.883,83 TL olarak hesap edilmiştir. 11.10.2021 küpçelik tarafından düzenlenen sevk irsaliyesi 14 adet yangın tüpü (6kg) Dosyada burada yer alan ödemeler dışında makbuzlar mevcut olup okunamayanlar nazara alınamamıştır. Davalının 2020 yılında 571.900 TL ödeme yaptığı davacının kabulünde olduğuna göre; 2021 yılındaki ödemelerin tespiti ve bu tutarın bakiye alacaktan düşülmesi gerektiği düşünülmektedir. Buna göre 2021 yılı ödemelerinin 325.487,53 TL tutarındaki alacaktan mahsup edildiğinde davacı alacağı 325.487,53 TL — 78.816,23 TL = 246.671,30 TL olarak hesaplanmaktadır." şeklinde,
İnşaat Mühendisi bilirkişi raporunda özetle "Tarafımca yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda 29.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda; belirtilen “dava konusu işin tamamlanmış olduğu (%100), 2020yılı fiyatları ile yapılmış olan 13 ad yangın merdiveni, alüminyum duvar korkuluğu ve fotoselli dış kapının maliyet farkının KDV dahil 4.250,00 TL olduğu, Sözleşmede kararlaştırılan 3 adet dairenin 620.000,00 TL olarak kabul edilmiştir.” Değerlendirmelerine tarafımca da iştirak edilmektedir." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Dava konusu talepler yönünden Mahkememizin görevli olup olmadığının tespiti için Erciyes ve Mimarsinan Vergi Dairelerine müzekkere yazılmış, davacı ile davalının bilanço usulüne göre defter tuttuğu ve tacir olduklarının belirtilmesi üzerine Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla yargılamaya devam edilmiş ve esas hakkında karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça davalı ile aralarındaki taşeronluk sözleşmesi/eser ilişkisi ve faturalar kapsamında davalının işi eksik/hatalı yapması nedeni ile takipten kaynaklı davalıya borçlu olmadıkları gibi davalıdan alacaklı oldukları belirtilerek Mahkememizde dava açılmış ise de, deliller toplanmış, Kayseri 1. İcra Mahkemesinin 2022/270 E- 2022/696 K sayılı dosyasında iş bu dosya davalımızın açtığı itirazının kaldırılması davasının asıl alacak yönünden kabulüne karar verildiği, sözleşmenin götürü bedelli taşeronluk sözleşmesi olduğu ve davalının süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığına dair itirazda bulunduğu görülmüş, mahallinde tanıklar dinlenerek keşif yapılmış ve bilirkişi heyetinden 29/02/2024 tarihli rapor alınmıştır. Alınan raporda yapılan ve eksik yapılan iş, fatura bedelleri ile davacının davalıya yaptığı ödemelerin ve davalının kabul ettiği ödemelerin tek tek incelendiği ve bunun sonucu davacının davalıya takip gereğince 288.648,22 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davacının davalıya fazla ödemesinin bulunmadığı ve takip konusu faturaların her iki tarafın defterine kayıtlı olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davacı tarafça, davacının davalının babası Önder Kalkan’a yapılan ödemelerinde iş nedeni ile yapılan ödeme olarak dikkate alınması talep edilmiş ise de, söz konusu ödemelerin dava konusu nedeni ile yapıldığına ilişkin yazılı bir kayıt olmadığı, davalı tarafın ödemelerin dava konusu nedeni ile yapıldığını kabul etmediği görülmüş olmakla, davacı tarafça yapılan ödemelerin yazılı olarak takip kapsamında yapıldığının ispat edilemediği anlaşılmıştır. Rapora itiraz edilmesi üzerine bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış ise de bilirkişi heyeti tarafından kök rapordaki görüşte değişiklik olmadığının beyan edilmesi üzerine davacı taraf itirazlarının değerlendirilmesi için yeni bir heyet oluşturularak rapor alınmış ise de alınan 04/03/2026 tarihli raporun ilk rapordan farklı bir inceleme içermediği, alınan ilk raporun ödemeler ve yapılan/ yapılmayan iş konusunda daha kapsamlı incelemeler içerdiği anlaşılmış, ilk heyet tarafından düzenlenen rapora itibar edilmiş ve taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesi, faturalar ve cari hesap kapsamında davacının takibe konu yapmış iş nedeni ile ödemelerin mahsubu sonucu alacak miktarının 288.648,22 TL olduğu anlaşılmış, davacının davalıya fazla ödemesi ve bu kapsamda alacağının varlığının yazılı deliller ile ispat edilemediği değerlendirilmiş ve böylece, MENFİ TESPİT DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; 1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2021/47588 sayılı dosyası nedeni ile davacının davalıya 36.839,31 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İİK madde 72/5 gereğince kabul edilen alacak bedeli olan 36.839,31 TL yönünden takibin derhal durdurulmasına, bu hususta ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, reddedilen miktar yönünden de tedbirin kaldırılmasına, 3-Davacı tarafça takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından davacı tarafın tazminat talebinin İİK madde 72/5 gereğince reddine, 4- Mahkememizce paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin verilen tedbir kararı gereğince davalının alacaklı olduğu anlaşılan 288.648,22 TL’nin %20 si oranında tazminat bedelinin İİK madde 72/4 uyarınca davacıdan alınarak davalıya verilmesine, DAVACININ ALACAK DAVASININ REDDİNE karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenler ile;
A-MENFİ TESPİT DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE;
1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2021/47588 sayılı dosyası nedeni ile davacının davalıya 36.839,31 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-İİK madde 72/5 gereğince kabul edilen alacak bedeli olan 36.839,31 TL yönünden takibin derhal durdurulmasına, bu hususta ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, reddedilen miktar yönünden de tedbirin kaldırılmasına,
3-Davacı tarafça takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından davacı tarafın tazminat talebinin İİK madde 72/5 gereğince reddine,
4-Mahkememizce paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin verilen tedbir kararı gereğince davalının alacaklı olduğu anlaşılan 288.648,22 TL’nin %20 si oranında tazminat bedelinin İİK madde 72/4 uyarınca davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
B- DAVACININ ALACAK DAVASININ REDDİNE,
5-Menfi tespit davasına yönelik; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 2.516,49 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 5.729,29 TL peşin harç, 770,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 6.499,29 TL harçtan düşümü ile artan 3.982,80 TL olarak değerlendirilmesine,
6-Alacak davasına yönelik; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli maktu 732,00 TL karar ve ilam harcından iadesine karar verilen 3.982,80 TL'den düşümü ile artan 3.250,80 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / ret oranına göre hesaplanan 2.777,40 TL'sinin davacıdan, 342,60 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 5.729,29 TL peşin harç ve 770,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.679,19 TL harçtan, davacıya geri verilmesine karar verilen 3.250,80 TL harcın düşümü ile kalan 3.428,39 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 25.325,10 TL yargılama giderinin kabul / ret oranına göre hesaplanan 2.780,91 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 22.544,19 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konu hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,
11-Menfi Tespit davası yönünden; Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 36.839,31 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
12-Menfi Tespit davası yönünden; Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen kısım üzerinden takdir edilen 46.183,72 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
13-Alacak davası yönünden; Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen kısım üzerinden takdir edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
14-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/04/2026