İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.10.2022 tarih 2015/554 E. 2022/897 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

Davalı vekili, dava öncesinde davacının davalı şirkete başvuruda bulunmadığını, bu nedenle davalı şirket temerrüde düşmediğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, davacının SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kaza tarihi itibarıyla öğrenci olduğu, ergin olmadığı, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda davacınını kalıcı maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiği, davacının öğrenci olması, yaşı, dosyada çalıştığına dair herhangi bir bilgi ve belge olmadığından bahisle, davacının geçici iş göremezlik tazminatına da hak kazanamayacağı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davacılar vekili, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporunun eksik ve hatalı incelemeye dayalı olduğunu, müvekkilinin yaralanması nedeniyle tüm şikayetleri devam etmekteyken, araz bırakmadan iyileşmiş olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin gerçek kalıcı iş göremezlik oranının tespit edilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemenin davacı küçüğün efor kaybı nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı talebini reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak 100. TL üzerinden açıldığı halde davalı yararına 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirtmiştir.

Dava, trafik kazası nedeniyle ZMMS poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş görmezlik tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Kanuni temsilciler davanın tarafı değillerdir. Davanın tarafı, kanuni temsilci tarafından temsil edilen kişilerdir. Dava dilekçesinde taraf olarak gösterilen kişilerle dava yürütülür ve hüküm de davanın tarafları hakkında kurulur. Tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartlarından olup, bu husus kamu düzeniyle ilgilidir. Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür.
Somut olayda, davacı taraf ... olup dava anne ve babası tarafından velayeten açılmıştır. İlk derece mahkemesi karar başlığında çocuk olarak ifade edilmiştir. Ne var ki davacı ... her ne kadar dava tarihinde reşit olmadığından velayeten anne baba tarafına açılmış ise de yargılama aşamasına karar tarihi dahil olmak üzere davacı taraf 18 yaşını tamamlamış olup reşit hale gelmiştir. Karar tarihi ve öncesi itibariyle adına dava açılan ... reşit olduğundan anne ve babası tarafından açılan davadaki sunulan vekaletnamedeki avukatın vekalet görevi de sona ermiş bulunmaktadır. Başka bir anlatımla yargılamanın karar aşamasından önce adına dava açılan küçük reşit olduğundan karar tarihinden önce anne babanın temsilci sıfatı ortadan kalkmıştır. Dava açılırken reşitlik durumu bulunmadığından dava şartı eksikliği yoktur. Bu bakımdan dava devamı sırasında oluşan bu dava şartı eksikliği tamamlanabilecek bir dava şartı eksikliği olduğundan kararın doğrudan doğruya bu davacıya tebliğ edilerek ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili konusundaki bu eksiklik giderilmeden hüküm kurulması yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan nedenenlerle;

1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,

2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.10.2022 tarih 2015/554 E. 2022/897 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17.04.2026