Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalıdan inşaat işlerinde kullanılmak üzere 30.11.2022 tarihli ---- irsaliye numaralı fatura ile ---Betonu 88.216,80 TL ödeyerek satın aldığını, ancak beton dökmesi sonucu gizli ayıbın ortaya çıktığını, gizli ayıbın tespiti için --- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası ile delil tespiti davası açıldığını, yapılan bilirkişi incelemesinde muhatap firmadan satın alınan betonun (C30) standartlarını taşımadığını,(C14) kalitesinde olduğunun ortaya çıktığını, müvekkili şirketin davalı şirket tarafından hem maddi zarara uğradığını hem de ticari itibarı sarsılarak manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, öncelikle yukarıda izah etmiş oldukları sebepler ile davacı müvekkilinin işbu betonun kullanıldığı bölgede yeterli dayanaklılığa sahip olmadığından çökme vs. gibi durumlar geliştiğinden ve inşaatı tamamlamak zorunda olduğundan ilgili dava konusu beton dökülen yerin bu hali ile muhafazası mümkün olmadığından aciliyetle duruşma evveli keşif ve bilirkişi incelemesine karar verilerek rapor tanzim edilmesini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik gizli ayıplı olarak davalı tarafından sunulan hazır betonun satış bedeli olan 88.216,80 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizi ile birlikte geri ödenmesine, bunun mümkün olmaması halinde hazır betonun ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesine, müvekkili şirketin maddi zararının yukarıda açıklanan nedenler ve yargılama sırasında ortaya çıkacak diğer nedenlerle tespiti ile fazlaya dair hakların saklı kalması kaydıyla uğranılan maddi zararların karşılığı olarak şimdilik HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak olarak 1.000,00 TL'nın ve ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı delil tespit dosyası için yapılan yargılama masraflarının temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalı tarafından müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; 30.11.2022 tarihinde yapılan beton satış işlemine ilişkin yaklaşık olarak 1 yıl sonra bu betonun CI4 kalitesinde olduğunun iddia edilmesi hususunu kabul etmediklerini, ayrıca bu betonun müvekkil şirketten alınıp alınmadığının bile belli olmadığını, beton döküm sırasında ekstra su katılması veya yağmurlu bir günde beton dökülmesinin de aynı sonucu verebileceğini, beton dökülmesi sonrasında şantiyede dökülen betonla ilgili yapılması gerekli kürlerin yapılıp yapılmadığının belli olmadığını belirterek tamamı ile asılsız beyanlardan ibaret davanın reddine, davacı yanın rapor aldırdığı ve dava konusu ettiği betonun müvekkili şirkete ait bir beton olmaması itibari ile yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, dava konusu edilen betonun müvekkili şirket tarafından satılan beton olduğu beyanlarını kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı yanın kendi personellerinin kusurlu eylemi, hava şartları veya betonun dökümünden sonra uygulanması gereken kür hususunun uygulanmamasından kaynaklı meydana gelen duruma ilişkin olarak müvekkili şirkete sorumluluk yüklenemeyeceği hususu sabit olmakla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava hukuki niteliği itibariyle, davalı tarafından davacıya satılan ayıplı maldan dolayı davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacı alıcının C 30 beton istemesi halinde davalı tarafından C 14 kalitedeki beton satışı yapıp yapmadığı, davacı çalışanları tarafından C 30 betonuna su dökülüp betonun C 14 kalitesine düşüp düşmediği, bakımları sırasında gerekli bakımın yapılıp yapılmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 04/09/2024 tarihli, 26/02/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu ile 25/11/2025 tarihli bilirkişi heyet ek raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi 04/09/2024 tarihli raporda özetle; davacı ----. ile davalı ----- arasında 30.11.2022 tarihinde ----- alımına ilişkin bulunduğu, davacı tarafın 30.11.2022 tarihinde davalıdan ----- irsaliye numaralı birim fiyatı 1780,00 TL/m? olan 42m? toplam KDV dahil 88.216,80.-TL bedelli ---- almış olup ödemenin 16.01.2023 tarihinde yapılmış olduğu, dava dosyası içindeki -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.03.2023 tarih ----. sayılı delil tespiti dosyasındaki 28.04.2023 tarihli tespit ile ilgili bilirkişi raporunda; dava konusu saha betonu talep edilen (C30) standartları taşımayıp (C14) kalitesinde olduğu ortaya çıkmıştır. Dosya içinde bulunan dava dilekçesine karşılık----- Hizmetleri firmasının 28.04.2023 tarihli yer-saha betonunun 3 adet göstermiş olduğum yerlerden alınan Karot Muayenesi Fotoğraflarda tespit edilmiş ve sonuçta Karot Basınç Dayanım Ortalaması 14,06 (N/mm2) bulunmuştur...” denilmekte olup; az yukarıdaki tespit doğrultusunda davacı tarafından talep edilen ve ücreti ödenen C30 betonunun yerinde C14 olarak mevcut olduğu, davacı çalışanları tarafından C 30 betonuna su dökülüp betonun Cİ4 kalitesine düşüp düşmediği hususunda değerlendirme yapabilmenin çok güç olmakla birlikte; betondaki su/çimento oranı, betonun yaşı, kürlenme koşulları,çimento - tazeliği, sıcaklığı, beton karışım suyunun özellikleri ve beton içindeki agrega kirliliğinin beton dayanımını doğrudan etkilemekte olduğu, beton bünyesindeki bileşenlerin beton üretimine uygunluğunun, betonun uygulanma koşullarının beton dayanımını doğrudan etkileyen unsurlar olduğu, dayanımı düşük olan betonda su geçirimliliğinin fazla olduğu, beton dökümü yapıldıktan sonra zaman içerisinde dayanım kazanan bir malzeme olup C30 betonunun CI4 kalitesine düşmesinde betonun vibratörle sıkıştırılmaması, beklemiş beton olması, betonun küllenmesi veya karışımın kolay kullanımının sağlanması amacı ile betona çok su katılması olması ihtimal dahilinde gözükmekle birlikte; davacı çalışanları tarafından C 30 betonuna su dökülüp betonun C14 kalitesine düşüp düşmediği konusunu açıklığa kavuşturacak tek unsur, döküm esnasında irsaliye ekinde gelmesi gereken “BETON REÇETESİ” olup dava dosyası içinde irsaliye ekinde beton reçetesinin bulunmadığı bildirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi 26/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosyaya sunulmuş olan bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde, inceleme konusu betonların saha betonu olduğu, alınan karot sonuçlarına göre ise beton sınıfının C14 olarak kabul edilebileceği, beton dökümü sırasında yapı denetim ve yapımcı firma tarafından beton numunelerin alınmasının gerektiği, bu numunelerin betonun şantiye teslimi aşamasındaki beton dayanımını ifade ettiği, ancak beton dökümü sırasında alınması gerekli olan bu numunelerin sonuçlarının dosyada bulunmadığı, davacının betonun kolayca kazınabildiği ve çökmeler olduğu yönündeki beyanlarının olduğu, yüzeyin kolayca kazınabilmesinin betonun terlemesi bitmeden yüzey bitirme işlemlerinin tamamlanması veya yüzey düzeltme sırasında su uygulanması nedeniyle ortaya çıkabileceği, betondaki çökmelerin betonda yetersiz sıkıştırma nedeniyle oluşabileceği, bunların işçiliğe bağlı olması nedeniyle yüklenici firmanın sorumluluğunda olacağı, sunulan fotoğraflardaki karot fotoğrafları incelendiğinde karot hazırlanmasının yetersiz olduğunun gözlendiği, bu durumunda karot sonuçlarının daha düşük çıkmasına etki edeceği, davalının karot alınan betonların kendi üretimleri olmadığı yönünde beyanları olduğu, bununla ilgili herhangi bir değerlendirme yapılabilmesinin mümkün olmadığı, dosya içeriğinde taraf beyanları, karot deney sonuçları ve birkaç fotoğraf dışında başka hiçbir bilgi veya belge olmadığı için dava konusu uyuşmazlık konusunda daha başka bir değerlendirme yapılamayacağı görüş ve kanaatlerine varıldığı bildirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi ek raporunda özetle; kök raporda belirtildiği üzere, karot sonuçları ilgili standartlara göre değerlendirildiğinde, C30/37 sınıfı için verilen şartlar sağlanamadığı, davacı tarafça sunulan 24.01.2023 tarihli rapordaki değerler de yine C30/37 şartlarını yerine getirmediği, dolayısıyla, her iki karot raporuna göre de beton C30/37 sınıfı için gerekli kriterleri karşılamadığı, davacı taraf beyanlarında özetle ve mealen, bilirkişi raporunda ihtimallerden bahsedildiğini belirterek detaylı itirazlarını dilekçesinde sunduğu, karot dayanımlarının düşük elde edilmesinin çeşitli nedenleri olabileceği, dosya içeriğinde ise karot sonuçları ve tespit raporu dışında başka herhangi bir teknik bilgi veya tespitin mevcut olmadığı, dosyadaki davacı beyanlarına ilişkin olası nedenleri için kök raporda değerlendirmelerin yapıldığı, davacı tarafın itirazlarında bunların ihtimaller olduğunu belirttiği, ancak dosya başka bir bilgi veya belge içermediği için, raporda beton dayanımına etki eden faktörleri belirtmekten öteye geçmek veya kesin bir değerlendirme yapabilmenin mümkün olmadığı, kök raporda belirtildiği üzere, dosyada küp basınç dayanımlarına ait herhangi bir rapor bulunmadığı, beton firmasının betonu uygun şekilde üretip şantiyeye taşımak ve kalıplara kadar ulaştırmakla mükellef olduğunu, bu ana kadar, yani beton kalıplara pompayla iletilene kadar, beton üreticinin sorumluluğunda olduğu, betonun yerine dökümü sırasındaki (yani üreticinin betonu şantiyeye teslim ettiğinde) dayanımını belirlemek için bu aşamada (beton taze haldeyken) beton küp (veya silindir) numunelerin alınacağını, bu numunelerin 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun ve bu kanunun uygulama yönetmeliği gereğince, beton dökümü sırasında yapı denetim laboratuvarı elemanları tarafından ve şantiye şefinin veya ilgili saha mühendisinin gözetiminde alınması gerektiği, eğer küp basınç dayanımları düşük çıkarsa, bu düşük dayanımın sorumlusunun beton üreticisi olduğu, beton kalıplara pompalandıktan sonra, betonun sıkıştırılması ve kür edilmesi (ıslak tutulması) gerektiği, betonun sıkıştırılması ve kür yapılması ise müteahhitin sorumluluğunda olduğu, yerine yerleştirilmiş olan (yani kalıba doldurulmuş olan) betonun dayanımı belirlenmek istenirse, yapı elemanından beton karot numunesinin kesilerek çıkartılacağı, küp dayanımı standarda uygun çıkmasına karşın, eğer karot dayanımı düşük çıkarsa bunun sorumlusunun müteahhit olduğunun düşünüldüğü, dava konusu uyuşmazlıkta ise küp basınç dayanımlarının mevcut olmadığı, karot dayanımının düşük olmasında ise uygulayıcı tarafın (müteahhitin) sorumluluğunun bulunduğu, eğer betonun kendisinde de (yani şantiyeye teslimi sırasında da) yetersizlik varsa, bu durumda beton üreticisinin de sorumlu olacağı, ancak beton üreticisinin bu sorumluluğuna işaret edecek olan küp sonuçlarının dosyada olmadığı, küp sonuçları olmadığı için beton üreticisinin sorumlu olup olmadığı konusunda herhangi bir görüş bildirmenin mümkün olmadığı, davacı tarafın itiraz dilekçesi ekinde sunulan karot basınç deney raporu da yine yerindeki betondan alınmış numunelere ait olup, bu raporun da dosyaya yeni bir bilgi getirmediği, davacı tarafın dilekçelerindeki beyanlarından ve dosyadaki fotoğrafların incelenmesinden yola çıkılarak heyet olarak tecrübelerine göre, belirtilen sorunların (betonun aşınması, çökmesi vb.) olası nedenleri ile ilgili kök raporda sunulmuş olan değerlendirmelerin yapılabileceği, gerek kök raporda gerekse bu ek raporda sunulan tüm değerlendirmelerin heyet olarak bilgi ve tecrübelerine dayandığı, dava dosyasında, tarafların beyanları, karot deney sonuçları, davacı tarafça sunulan ek karot raporu ve bazı karot fotoğrafları dışında başka bir bilgi veya belge mevcut olmadığından, dava konusu uyuşmazlık konusunda daha fazla veya ilave bir değerlendirme yapmak veya kesin ve net kanaat bildirmenin mümkün olamadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava, ayıplı emtia nedeniyle alacak ve tazminat davası olup, ayıbı ispatla iddia eden davacı sorumludur. Mahkemece deliller toplanmış ve ---- üçlü heyet ile inşaat mühendisinde ayrı ayrı bilirkişi raporları aldırılmıştır.
Raporlarda betonun üretim ve kullanım aşamaları ortaya konulmuş olup, üretim aşamasında betona katılan kimyasal katkı malzemeleri veya suyun basınç dayanımını azaltmayacağı zira bu haliyle üretim bittiğinde direnç ölçümü yapılacağı katılan tüm malzemelere rağmen üretilen betonun C30 niteliğinde dirence sahip ise onun C30'luk beton olduğu ancak satın alınan betonların inşaatın kullanımı esnasında akışkanlığını arttırıp kalıba koymak için inşaat ustaları tarafından su katılıp kıvamının azaltılıp direnci düşürülmesi sıkça görülebildiği, davamızda da beton kullanılıp kaba inşaat bir seviyeye gelince ''karot'' almak suretiyle direnç ölçümü yapıldığına göre artık satın alınan emtianın mı düşük dirençli yoksa satın alındıktan sonra katılan su ile mi direncinin düştüğünün anlaşılmasının tespitinin fiziken mümkün olmadığı, her ikisininde mümkün olabileceği anlaşılmıştır.
Somut olayda ispat külfeti davacıdadır. Davacı satın alma anında düşük dirençli olarak alındığını şüpheye yer vermeyecek şekilde ispat edemediği oysa TTK 23. Madde gereği inşaat işiyle uğraşan davacının basiretli tacirin dava konusu betonun üzerinden bir parça alarak küp basınç dayanımı tespiti yaptırarak emtiayı daha inşaatta kullanmadan ayıplı olduğunu tespit ettirmemiş ve davasını ispat edememiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

1-DAVANIN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 1.523,61 TL harçtan mahsubu ile bakiye 791,61 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca reddedilen dava yönünden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden ilgili tarafa iadesine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yokluğunda, davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup anlatıldı.