Alacak

İlk Derece Mahkemesince verilen kararın Davacı vekili ve Davalılar ... ...AŞ vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Davacı vekili; müvekkili banka ile aralarında davalı ... ...Ltd Şti ve ... ...Ltd Şti'nin de bulunduğu kısaca ... Grubu olarak adlandırılan, ... .... AŞ, ... .... Ltd Şti, ... ... AŞ, ... .... AŞ, ... .... AŞ arasında muhtelif genel kredi sözleşmelerinin imzalandığını, aile şirketleri olan şirketlerin birbirlerine müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarını, söz konusu tüm şirketlerin şirket ortağı ve yetkilisi olan ... ile ...'in de kredi sözleşmelerine müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldığını, ... grubu firmaların müvekkili bankaya olan borçlarını ödememesi üzerine, borçlular tarafından gerek asaleten gerek ise kefaleten verilen ve protesto olan kambiyo senetleri ile ilgili olarak davalı borçlular ... ...Ltd. Şti. ve ... ...Ltd Şti ile müşterek borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine, İstanbul 13. İcra Dairesi'nin... E., ... E., ... E., ... Esas sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını, borçlular aleyhine başlatılan takiplerde, alacağı karşılayacak miktarda, menkul, gayrimenkul mal ile başkaca hak ve alacak bulunamadığını, müvekkili bankanın alacaklarını tahsil edemediğini, davalı borçluların takipten önce ve sonra malvarlığı üzerinde muvazaalı işlemler yaptıklarını, mallarını diğer davalı ... ...AŞ ve ... aracılığı ile elden çıkardıklarının ve devir ettiklerinin tespit edildiğini, alacağın tahsilinin mümkün olmadığını, borçlular aleyhine başlatılan takiplerde alacağı karşılayacak miktarda mal bulunmadığının tespit edildiğini, borçluların takiplerden sonra 3. kişilerden olan bir kısım hak ve alacaklarını muvazaalı olarak 3. kişilere aktardıklarından bazı işlemler için tasarrufun iptali davaları açıldığını, davalı borçlularla aralarındaki bağlantı ve mal varlığının kaçırılmasına yönelik işlemler nedeniyle diğer davalıların da tüzel kişilik perdesinin kaldırılması kapsamında, haksız fiil ve iyi niyet kurallarına aykırılıktan mevcut borçlardan müvekkili bankaya karşı müteselsilen sorumlu olduklarını, davalı ... ...AŞ ve ...'ın davalı borçlular ile aralarındaki organik bağ ve muvazaalı işlemler nedeniyle, tüzel kişilik perdesinin aralanması ve haksız fiil kapsamında borçtan sorumlu olduklarını, davalı borçluların tüzel kişilik perdesi ve üçüncü kişi olgusu üzerinden, mal varlıklarını kaçırdıklarını ve önemli bir kısmını da üçüncü kişi görünen davalı ... üzerine aktardıklarını, davalı ...'ın davalı ... ...Ltd. Şti, diğer grup şirketleri ve bu şirketlerin ortaklarının vekili gibi davrandığını, davalı borçluların, tüm mallarını ve alacaklarını kaçırarak kendisi üzerinde topladığını, davalı ...'ın yapılan bu işlemleri bazen kendisinin, bazen de temsilcisi olduğu diğer davalı ... ...AŞ üzerinden gerçekleştirdiğini, 2009 yılından itibaren davalı borçlular ile, davalı ... arasında para alışverişi ve hukuki işlem bulunduğunun tespit edildiğini, 2013 yılında kurulan ... ...AŞ'nin de kuruluştan itibaren benzeri para hareketlerinin bulunduğunu, davalı ... ...AŞ'nin 23/10/2013 tarihinde ... tarafından kurulduğunu, 18/11/2013 tarihinde adı geçen şirketin yapılan olağanüstü genel kurulunda şirket ortağı olmayan ...'nın yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini ve bu şirketin aynı zamanda tek başına davalı şirketi temsile yetkili kılındığını, ... ...'nın temsilcisinin diğer davalı ... olduğunu, ...'ın bu şekilde davalı ... ...AŞ'yi 3 yıl süre ile yönetme yetkisini elde ettiğini, ...'ın asıl ... ... 'nın temsilcisi olmakla birlikte, bu şirketin aynı zamanda ... ...AŞ'yi yönetmesi sebebiyle ... ...AŞ'yi de yönettiğini, ... adalarında kurulu ... ...'nın ortakları ... ile borçlu ... grup şirketlerinin kefili ve bankaya borçlu ...'in boşandığı eşi ... olduğunu, davalı ... ile kredi borçlusu şirket ortak ve yetkilisi kefil ... arasında bir birliktelik bulunduğunu, alacaklı bulundukları İstanbul 13. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı alacak dosyasından borçlu ...'ın son ev adresi olarak görünen Acarlar mah., ... sokak No:... adresine hacze gidildiğinde borçlunun evde olmadığının ve evde ...'ın bulunduğunun tespit edildiğini, davalı borçlu ve diğer ... grubu şirketlerinin ortak ve yetkililerinin ... ile ... olduğunu, borçluların eşleri ve kendileri ile bağlantılı kişi ve şirketler aracılığıyla mal varlıklarını kaçırdıklarını ve yönettiklerini, davalı ... ...Ltd. Şti. ve alacaklı bulundukları ... Grup olarak bilinen tüm şirketlerin ortağı ve yetkisinin ... olduğunu, 2009 yılından itibaren davalı ... ... ...AŞ ve diğer grup şirketlerinin, şirket çalışanlarının ve şirket ortağının davalı ... hesabına paralar yatırdığını, davalı ...'ın hesabından da bu kişilere ödemeler yapıldığını, ...'ın müvekkili bankaya hem asaleten hem de kefaleten borçlarının bulunduğunu, ... tarafından, ...'ın ... hesabına muhtelif tarih ve miktarlarda ödemeler yapıldığını, davalı ... Tur. firması ile bu firmanın grup şirketleri olan şirketlerin çalışanı, muhasebecisi ve finans direktörü olan ... tarafından ...'ın ... hazine muhasebeleşme şubesindeki ... nolu hesabına 27/01/2014 tarihinde 65.000 TL, 14/03/2014 tarihinde 100.000 TL, 14/03/2014 tarihinde 250.000 TL ve 150.000 TL olmak üzere toplamda 565.000 TL yatırıldığını, yine davalı ...'ın babası ... ... tarafından ...'ın ... nolu hesabına 05/08/2013 tarihinde 31.500 TL yatırıldığını, ... ... ...AŞ, ... ... adına şirket çalışanı ... tarafından, ... hesaplarına müteaddit defalarca yapılan ödemelerin bulunduğunu, şirketlerin sahibi durumundaki ... tarafından ...'a muhtelif ödemelerin yapıldığını, ...'ın oğlu ... tarafından ... ...AŞ'nin Kalamış Şubesindeki ... nolu hesabına 04/04/2014 tarihinde ... ...Ltd Şti adına 75.000 TL ödeme yapıldığını, davalı ... ...Ltd.Şti ve diğer grup şirketleri hakkında dava dışı ... Bankası AŞ tarafından İstanbul 10. İcra Dairesi'nin ..., ... esas sayılı dosyası ile başlatılan ipotek takip dosyalarının, davalı ... ...AŞ tarafından 02/04/2014 tarihinde temlik alındığını, ... ...AŞ'nin alacaklı olduğu takip dosyalarını ... AŞ'ye temlik ettiğini, temlik nedeniyle bu firmadan alacaklı olmalarına rağmen 29/04/2015 tarihinde ... ...AŞ'nin ... Bankası Rumeli ... şubesindeki ... nolu hesabından ... AŞ hesabına 37.762,76 TL ödeme yapıldığını, .... AŞ isimli firma tarafından 05/09/2014 tarihinde "... Motorlu Araçlara İlişkin Kira Bedeli açıklaması" ile 33.700 TL'yi ... ...AŞ'nin hesabına yatırdığını, davalı ... ...Ltd.Şti'nin İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyalı ile dava dışı ... Ltd. Şti hakkında yaptığı takipten kaynaklanan alacağının 5.000.000 TL'lik kısmını Beykoz 2. Noterliğinin 27/06/2014 tarihli temliknamesi ile diğer davalı ... ...AŞ'ye temlik ettiğini, temlik bedelinden 2.222.500 TL'nin 23/09/2014 tarihinde İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesi'nin ... nolu dosyasından ... ...AŞ'nin ... Bankası ... nolu hesabına "... Temlik" açıklaması ile gönderildiğini, davalı ... ...AŞ hesabına gelen bu paranın iki gün sonra 25/09/2016 tarihinde, 230.000 TL ve 1.992.000 TL olmak üzere iki işlemle ...'ın ... Bankası Rumeli ... ... nolu hesabına transfer edildiğini, alacaklısı ..., borçluları ... ...Ltd.Şti., ... Mobil ...AŞ, ... ... ...AŞ, ... ve ... olan ve bankaya rehinli araç üzerine, borcun icradan kabul edilerek İstanbul 7. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile haciz konulduğunu, daha sonra bu dosyanın ... tarafından temlik alındığını, temlikten sonra dosyada hacizli ve üzerinde rehin bulunan 2003 model ... marka ... plakalı aracın, Şile İcra Dairesi'nin ... talimat nolu dosyasından satışa çıkarıldığını, ihalede en yüksek pey süren ...'ya satıldığını, ihale bedeli olarak 20.500 TL'nin icra müdürlüğü hesabına 15/11/2013 tarihinde dosyayı temlik alana alacaklı ...'ın ... Kavacık şubesindeki ... nolu hesabından gönderildiğini, davalı ...'ın alacaklı göründüğü dosyadan yapılan ihale satış bedelini kendisinin ödediğini, borçlulara ait aracın ... üzerinden tekrar geri alındığını, ...'ın ...'yı borçluların alacaklı oldukları dosyaları temlik almak suretiyle tahsil ettiği paralarla finanse ettiğini ve yine borçlular için değerli olan malları icradan satın aldırarak borçlulara geri döndürdüğünü, davalı ... ...AŞ ile davalı ...'ın her ne kadar 3. kişi görünse de aslında borçları perdeleyen, tüzel kişi ve 3. kişi görüntüsü altında borçlular adına hareket eden bizzatihi borçlular ile aynı olan kişiler olduğunu, davaya konu işlemler bakımından ayrı bir gerçek veya tüzel kişilikten bahsedilemeyeceği gibi ayrı ve bağımsız bir mal varlığının da bulunmadığını, davalılar arasında organik bağ bulunduğunun belirterek davalarının kabulü ile; müvekkili bankanın 10.000.000 TL alacağının tüm davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... ...AŞ ile davalı ... vekili; davacı bankanın aynı vakıalara dayalı olarak İstanbul 4. ASLHM'nin 2016/290 E. sayılı tasarrufun iptali davası açtığını, huzurdaki davanın derdestlik sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın var olduğunu iddia ettiği alacağı ile ilgili net bir beyanda bulunmadığını, davacı bankanın iddialarının aksine huzurdaki dosyaya bildirilen icra dosyalarından davacının asıl borçlu şirket ile kefillerinden alacağını tahsil etme kabiliyetinin bulunduğunu, tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinin uygulanmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın ileri sürdüğü olayların farklı algı yaratılmaya çalışılan gerçeğe aykırı iddialar olduğunu, dava dilekçesinde müvekkili ...'ın hesabına yapıldığı belirtilen ödemelerin uyuşmazlık konusu dönemde yapılmadığını, davacının iddia ettiği para transferlerinin önceki dönemlere ait olduğunu, müvekkili ...'ın banka hesaplarına muhtelif kişi ve kuruluşlardan çeşitli tarihlerde para transferinin gelmesinin çok normal olduğunu, davacı bankanın bu para transferlerine farklı manalar yükleyerek farklı sonuçlar çıkartmasının açıkça kötü niyetin göstergesi olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen 27/01/2014 tarihli 65.000 TL'lik ödemenin geldiğini, 24.000 TL'lik ödemenin paranın yanlış hesaba gönderilmesi nedeniyle tekrar 16/09/2013 tarihinde ... isimli şahsın hesabına gönderildiğini, geri kalan 41.000 TL'lik ödemenin ise 29/01/2014 tarihinde ...'a gönderilerek gelen tüm ödemelerin tamamının iade edildiğini, 14/03/2014 tarihinde gönderilen 100.000 TL, 250.000 TL ve 150.000 TL olmak üzere toplam 500.000 TL'lik ödemenin ise müvekkili ...'ın kendi adına kayıtla ... plaka sayılı aracın satış bedeline ilişkin olduğunu, bu durumun araç satış kayıtlarından anlaşılacağını, ...'ın babası ... tarafından gönderilen paranın borç olarak gönderildiğini, gönderilen paranın miktarının oldukça düşük olduğunu, davacı bankanın alacağı olduğunu iddia ettiği genel kredi sözleşmesinin imzalanmasından önce müvekkili ...'a gönderilen paraların davacı bankanın bilgisi ve haberi dahilinde olduğunu, genel kredi sözleşmesi yapıldıktan sonra davalı Bülent Bahadır hesabından müvekkili ... hesabına bir transfer gerçekleşmediğini, genel kredi sözleşmesinin yapılmasından sonraki dönemlerde sanki davacı bankanın alacağını tahsil etme imkanı ortadan kaldırmak için para transferleri yapıldığını ileri sürerek paraların kaçırdığı algısının yapıldığını, müvekkili ...'a hiçbir şekilde ...'dan bankanın alacaklarının tahsilini engellemek amacıyla bir para transferinin yapılmadığını, ayrıca ...'ın ... Grubu ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle davacı banka tarafından hesaplarına blokaj konulduğu için iddia edilen para transferlerinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde ismi geçen ... isimli şahsın ... Grubu şirketlerinde sigortalı çalışan bir kişi olmadığını, davalı ...'ın ortağı olduğu şirketlerden birinde ortak olan ...'in çalışanı olduğunu, müvekkili tarafından bu şahsa gönderilen paraların işbu dava konusu uyuşmazlıkla ilgisinin bulunmadığını, dava dilekçesinde ismi geçen ... isimli şahısla araç satışı dışında herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili ... ile ... Grubu şirketlerinin ortağı ve yetkilisi olan ... arasındaki arkadaşlık ilişkisi nedeniyle para transferlerinin hayatın olağan akışı içerisinde yer alan faaliyetler olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen 75.000 TL'lik ödemenin müvekkili ... ...AŞ ile davalılar ... ...Ltd Şti arasında 04/04/2014 tarihinde yapılan ek protokol gereği ödenen bir bedel olduğunu, müvekkili ... ...AŞ tarafından icra takip dosyaları alacaklarının temlik alınması işleminin dava dışı ... Bankası ile yapılmış olan sözleşme gereği olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen Sarıyer ilçesindeki ... Grubuna ait taşınmazın ... Grubunun borçlarından dolayı icrada ihale yolu ile satışa çıkartılması aşamasında müvekkili şirket tarafından bu taşınmazın ihaleden cebri icra yolu ile satın alındığını, daha sonra bu taşınmazın ... isimli başka bir şahsa satıldığını, bu taşınmaz satışına ilişkin satış parasının müvekkili şirket hesabına gelmesinin normal olduğunu, dava dilekçesinde ... şirketinin Karslı gruptan olan alacağının 5.000.000 TL'lik kısmını müvekkili şirkete temlik ederek mal kaçırdığının ileri sürüldüğünü, ancak bu işlemin müvekkili şirketin diğer davalı ... ...Ltd Şti'den alacaklı olmasından kaynaklandığını, müvekkili şirket ile diğer davalı ... Ltd. Şti. arasında İstanbul 10. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına konu borcun nakli konusunda 02/12/2013 tarihli sözleşme yapıldığını, temlik alınan bu icra dosyasında müvekkili şirket ile davalı ... Ltd. Şti arasında imzalanan 04/04/2014 tarihli ek protokol ile ödeme planlarının kararlaştırıldığını, ancak müvekkili şirkete yalnızca 75.000 TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ...Ltd. Şti, ... ve ... ... ...Ltd. Şti vekili; davacı bankanın aynı vakıalara dayalı olarak İstanbul 4. ASLHM'nin 2016/290 E. sayılı tasarrufun iptali davası açtığını, davacı banka tarafından aynı konu ve kapsamda müvekkili şirket aleyhine dava ikame edildiğini, söz konusu davanın İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/290 esas sayılı dosyası üzerinden görüldüğünü, söz konusu dosyada müvekkilinin mallarına ilişkin ihtiyati haciz kararı verildiğini, derdestlik itirazlarının olduğunu, davacı tarafından iddia edildiğinin aksine huzurdaki davaya konu temlik işleminin borç-alacak ilişkisi kapsamında yapıldığını, gerçekleştirilen ihalelerin usulüne uygun şekilde yapıldığını, bu kapsamda tüzel kişiliğin perdesinin aralanması prensibinin uygulanması talebinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca alacağın halen tahsilinin mümkün olduğunu, davacı banka ile müvekkili şirketin aralarında bulunduğu ... Grup Şirketleri arasında 01/03/2012 tarihinde borç tasfiye sözleşmesi akdedildiğini, bu kapsamda söz konusu sözleşme hükümlerinin devam ettiğini, bu hususun İstanbul 8. ATM'nin 2015/969 E. sayılı dosyasına sunulan 04/01/2016 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, müvekkili şirketin söz konusu sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve davacı bankaya herhangi bir borcunun kalmadığını, müvekkili şirket tarafından davacıya tasfiye sözleşmesinin akdedilmesinden sonra borcun tamamen ödendiğini, çeşitli icra dairelerindeki takiplerden tahsilat yapıldığını, bu tahsilatların davacı banka tarafından yok sayıldığını ve huzurdaki bu davanın açıldığını, ayrıca davacı bankanın müvekkili şirketin Sivas İli, Gürün İlçesi, ... köyünde yer alan krom maden ocağında 6.000.000 TL ve Muğla İli, Fethiye İlçesi, ... Orman İşletme Şefliğinde yer alan maden ocağında 6.000.000 TL'lik ipoteklerinin söz konusu olduğunu, bu taşınmazların satışının halen gerçekleştirilmemesine rağmen alacağın tahsilinin mümkün olmadığını iddiasının kötüniyetli olduğunu, İstanbul 10. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında İstanbul İli, Beşiktaş ilçesinde bulunan taşınmazın 12/07/2016 tarihinde satışının gerçekleştiğini ve davacı bankanın 2.500.000 TL tahsil ettiğini, ancak davacı bankanın bu taşınmaz satışını bildirmeyerek bu davayı açtığını, davacı tarafın tamamen varsayıma dayanarak dava dilekçesinde bir takım iddialar ileri sürdüğünü, müvekkili şirket ile diğer davalılar arasında herhangi bir muvaazalı işlem söz konusu olmadığını, davacı banka tarafından para transferlerine ilişkin ileri sürülen iddialar incelendiğinde söz konusu hesap hareketlerinin davacı banka ile genel kredi sözleşmesi akdedilmesinden önceki bir tarihte yapıldığının açıkça görülebileceğini, dava dilekçesinde ...'a birçok kez para transfer ettiği bildirilen ...'nın müvekkili şirket çalışanı olmadığını, ...'ın ... açıklaması ile gönderilen paraların ...'ın müvekkili şirketten araç satın alınmasından kaynaklandığını, ... ile ... arasındaki arkadaşlık ilişkisinden dolayı aralarında para transferlerinin olmasının hayatın olağan akışına aykırılık teşkil etmediğini, dava dilekçesinde belirtilen 75.000 TL'lik para transferlerinin müvekkili şirket ile davalı ... arasında akdedilen ek protokol gereğince yapılan ödeme olduğunu, bu hususta taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davası olduğunu, müvekkili şirkete ait İstanbul Sarıyer ilçesindeki taşınmazın icra yolu ile satışa çıkarıldığını ve taşınmazın davalı ... şirketi tarafındın icradan satın alındığını ve bu taşınmazın daha sonra ... isimli şahısa satıldığını, söz konusu satış işleminde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, davanın somut bir belge sunulmaksızın tamamen varsayıma dayalı olarak açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; davacı banka ile ... Grubu olarak adlandırılan ... ve ... ünvanlı şirketlerin yer aldığı şirketler arasında muhtelif genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, bu şirketlerin birbirlerine kefil oldukları, şirket ortağı ve yetkilisi olan davalı ...'ın kredi sözleşmelerini müteselsil kefil olarak imzaladığı, davalı şirketler tarafından bankaya muhtelif menkul rehni ve gayrimenkul ipoteklerinin verildiği, davacı banka tarafından taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalı şirketlere nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığı, ... grubu firmalarının davacı bankaya olan borçlarını ödememesi üzerine davacı banka tarafından İstanbul 13. İcra Dairesi'nin... E., ... E., ... E. ve ... E. sayılı dosyaları ile icra takipleri başlatıldığı, taraflar arasında her bir banka ile akdedilmiş bulunan genel kredi sözleşmeleri kapsamında 01.03.2012 tarihinde borç tasfiye sözleşmesi akdedildiği, borç tasfiye sözleşmesinde alacaklı bankaların ... AŞ, ... AŞ, ... AŞ olduğu, müşterek ve müteselsil borçlu ve kefillerin ise ... ...AŞ, ... ... ...Ltd. Şti, ... ... ...AŞ, ... ... Ltd. Şti, ... ... ...AŞ, ... ...AŞ, ...... ...Ltd. Şti, ......, ... ... Ltd. Şti, ..., ..., ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti olduğu, borcun protokol hükümleri gereğince tahsilinin imza tarihinden itibaren bir yıl olduğunun belirlendiği, alacaklı bankaların kat tarihi itibariyle davalılar ve müteselsil kefillerden nakdi ve gayri nakdi toplam alacaklarının ve ... Grubuna ait borçlarına mahsuben bankalarca satılacak gayrimenkullerin listelendiği ve dökümlerinin yapıldığı, sözleşme içeriğindeki bankaların borç miktarı dökümü yapıldığı, bu sözleşmede davalı tarafın davacı bankaya 01.03.2012 tarihi itibariyle toplam 33.130.368 TL nakdi borcunun bulunduğu hususunda tarafların mutabık kaldığı, icra takipleri kapsamında menkul satışı ile ilgili olan icra dosyalarındaki ödemeler toplamının 15.719.139,99 TL olduğu, bu tutarın davacı banka tarafından icra dosyalarında tahsil edildiği, davacı banka lehine icra dosyalarından tahsil edilen 15.719.139,99 TL'nin toplam borç olan 33.130.368 TL'den düşüldüğünde kalan tutarın 17.411,228,01 TL olduğu, davacı banka tarafından 10.000.000 TL alacak üzerinden dava açıldığı, davalı şirketlerin 2 adet 6.000.000 TL'den toplam 12.000.000 TL bedelli ipotekler verdiği, konulan ipoteklerin davacı banka üzerinde olduğu ve satış işlemi yapılmadığı, bunların dışında davacının İstanbul 10.İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, takibe konu edilen taşınmazların tamamının satıldığı, kalan bakiye ile ilgili olarak 15.438.925,39 TL miktarlı 5 adet rehin açığı belgesi alındığı, ... ...AŞ haricindeki davalılar hakkında borçları nedeniyle devam eden icra takipleri bulunduğu, ... ile diğer davalı ... arasında birliktelik bulunduğunun iddia edildiği, böylesi bir ilişkinin bulunmasının kişilerin özel hayatını ilgilendirdiği, tek başına davalıyı sorumlu kılmaya yeterli olmadığı, davacı tarafın banka kayıtlarına yansıyan para gönderme işlemlerine dayandığı, bu işlemlerin özellikle davalılardan ... ile yakınları olan babası ve oğlu ile şirketler grubu içinde yer alan şirketlerin çalışanları tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, ancak söz konusu miktarların şirket malvarlığından alındığının bilirkişilerce tespit edilemediği, havaleler ve şirket alacaklarının temlik alınması ve ihalelere girilmek suretiyle rehinli araçların satın alınmasında kullanılan bedellerin borçlu şirket malvarlığından karşılandığını gösterir bir hususun tespit edilemediği, bu nedenlerle davalı ...'ın davacı aleyhine iş ve işlemler ile borçlu şirketler malvarlığında azalmaya ve böylece davacının alacağını tahsil etmesini engellemeye yönelik olarak sorumlu olduğunun ispatlanamadığı, aynı şekilde davalı ... .... .... AŞ açısından davacı aleyhine iş ve işlemler ile borçlu şirket malvarlığında azalmaya ve böylece davacının alacağını tahsil etmesini engellemeye yönelik olarak sorumlu olduğunun ispatlanamadığı, davacı tarafından her ne kadar davalılar ..., ... ...Ltd. Şti. ile ... ... ...Ltd. Şti hakkında alacak davası açılmış ise de taraflar arasında yapılan borç tasfiye sözleşmesine göre davacının davalılardan 33.130.368 TL alacaklı olduğu, bu davalılara ilişkin davacı tarafından yapılan birçok kesinleşmiş icra takibinin bulunduğu, bu icra takiplerinde 15.719.139,99 TL tahsilat bulunduğu, buna göre 17.411.228,01 TL alacak bakiyesinin kaldığı, davacının bu davada 10.000.000 TL alacak talebinde bulunduğu, davalı şirketlerin 2 adet 6.000.000 TL'den toplam 12.000.000 TL bedelli davacı bankaya ipotek verdiği, bu ipoteklere ilişkin satış işlemlerinin yapılmadığı, buna göre davada talep edilen 10.000.000 TL üzerindeki kesinleşmiş icra takipleri ve ipotekler nedeniyle davacının alacağına kavuşmasına olanak bulunduğundan işbu alacak davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığı, davalılar ... ve ... ...AŞ hakkında tüzel kişilik perdesinin kaldırılması suretiyle alacağın tahsili talep edilmiş ise de tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının alacaklı tarafından tüzel kişiliğe karşı ileri sürülen bir alacağın ancak tüzel kişiliğin mal varlığından tahsil edilememesi durumunda talep edilebileceğini ve istisnaen ve çok sıkı şartlar altında gündeme gelebileceğini, davalıların davacının alacağının almasına engel olan işleri gerçekleştirdikleri, aralarında organik bağ olduğu, borçlu şirketlerin mal varlığını azalttığına yönelik işlemler yapıldığı hususunun davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

1-Davacı vekili; bilirkişi raporu ile müvekkilinin alacağının 10.000.000 TL'nin çok üzerinde olduğunun tespit edildiğini, banka lehine ipotek verilen taşınmazların satılabilme imkanının ve teminat vasıflarının bulunmadığını, rehinli maden sahalarının ruhsat sürelerinin dolduğunu, maden ocaklarının satışa çıkmasına rağmen alıcı çıkmadığını, tüm satışların düştüğünü, mahkemece teminat olarak verilen madenlerle ilgili inceleme yapmadığını, davanın tüzel kişilik perdesinin aralanmasına dayandığını, sadece ... yaptığı işlemler değil, ... ile diğer davalılar arasındaki bağ ve ilişkinin de dikkate alınması gerektiğini, bilirkişi raporlarına itiraz dilekçesinde bağ ve ilişkilere detaylı şekilde yer verildiğini, bilirkişi raporunda taraflar arasındaki organik bağ tespit edilmesine rağmen raporda ulaşılan sonucun çelişki doğurduğunu, borçluların mal kaçırmak için birlikte hareket ettiklerini, şirket yönetimlerinin iç içe geçtiğini, tüzel kişiliklerin mal varlığının tek elde toplandığını, yurt içinde ve yurt dışında kurulan aynı unvanlı şirketle işlemlerin yürütüldüğünü, tarafların arasındaki ilişkiler dikkate alındığında tarafların iyiniyetli hareket etmediklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2-Davalılar ... ...AŞ vekili; davanın red sebebi ortak olmadığından müvekkilleri lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Dava, davalılar ... ... ...Ltd Şti, ... ... Ltd Şti ve ...'ın asıl borçlu ve kefil sıfatıyla sorumlu oldukları kredi borcundan tüzel kişilik perdesinin aralanması çerçevesinde diğer davalılar ... ...AŞ ve ...'ın da sorumlu olduğu ileri sürülerek alacağın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı banka vekili; borçlular aleyhine başlatılan takiplerde, alacağı karşılayacak miktarda, menkul, gayrimenkul mal ile başkaca hak ve alacak bulunamadığını, müvekkili bankanın alacaklarını tahsil edemediğini, davalı borçluların takipten önce ve sonra malvarlığı üzerinde muvazaalı işlemler yaptıklarını, mallarını diğer davalı ... ...AŞ ve ... aracılığı ile elden çıkardıklarının tespit edildiği, davalılar ... ve ...'ın yurt dışında kurduğu ... firması üzerinden yöneticisi haline geldiği ... AŞ'nin asıl borçlu ve kefil olan diğer davalılarla sistematik bir şekilde iş birliği halinde hareket ettiklerini, ...'nin diğer ortağının ise şirket ortaklarından ...'in eski eşi ... olduğunu, davalı ...'ın asıl borçlu ve diğer grup şirketlerin ve ortaklarının vekili gibi davrandığını, davalı borçlularını tüm mallarını ve alacaklarını kaçırarak kendisi üzerinde topladığını veya başka şekilde değerlendirdiğini, davalı ...'ın yapılan bu işlemleri bazen kendisinin, bazen de temsilcisi olduğu diğer davalı ... ...AŞ üzerinden gerçekleştirdiğini, 2009 yılından itibaren asıl borçlu ve diğer grup şirketler ve ortakları ile ... arasındaki para transferleri bulunduğunu, yine borçlu şirketlerin ve bağlı oldukları grup şirketler ile çalışanlarının, muhasebecisinin ...'ıın hesabına para yatırdıklarını, davalı ...'ın hesabından da bu kişilere ödemeler yapıldığını, ...'ın aynı zamanda tüm şirketlerde hissedar olan ve aynı zamanda borçlu konumundaki davalı ... ile birlikteliklerinin bulunduğunu, dava dışı alacaklılar tarafından borçlu ya da grup şirketlerine başlatılan bazı takiplerde alacağın ... ve davalı ... ...AŞ tarafından temlik alındığı, asıl borçlu şirkete ödenmesi gereken araç kiralama bedelinin ... ...AŞ hesabına ödendiğini, ... ve ... ...AŞ'nin asıl borçlu şirketlerle grup şirketinin ve ortaklarının borçlusu oldukları icra dosyasında icra dosyalarına borç ödemeleri yaparak ya da satışa girip satın aldıkları aracı borçlulara geri döndürdüklerini, davalı ... ...AŞ ile davalı ...'ın borçları perdeleyen, tüzel kişi ve 3. kişi görüntüsü altında borçlular adına hareket eden bizzatihi borçlular ile aynı olan kişiler olduğunu ileri sürmektedir. İhtilafın çözümü açısından öncelikle davalılarla ilgili organik bağ ve tüzel kişilik perdesine saklanıldığı iddiasının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Öğreti ve uygulamada kabul edilen tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi; bazı şartların varlığı halinde, tüzel kişilik ve mal ayrılığı ilkesi dikkate alınmadan mevcut tüzel kişiliğin arkasına saklanan gerçek veya tüzel kişinin borçtan sorumlu tutulmasını ifade etmektedir. Mal varlığının bağımsızlığı ve sınırlı sorumluluk ilkelerinin istisnası olan tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi, ancak istisnai ve sınırlı durumlarda titizlikle uygulanması gereken bir teoridir. Bu teoriye ihtiyatlı bir biçimde yaklaşılmalı, istisnai olduğundan mümkün olduğunca dar yorumlanmalı ve bu teorinin uygulanmasına ancak tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı, zarara yol açan tüzel kişinin sorumluluğuna hükmedebilmek için ise başka bir yasal nedene dayanılmasının mümkün olmadığı durumlarda başvurulmalıdır (Yargıtay 11 HD 23.02.2021 tarih ve 2020/2970 esas, 2021/1603 karar sayılı ilamı).
Dürüstlük kuralına aykırı olarak şirket kurumunun alacaklıların zararına olacak şekilde kötüye kullanıldığı durumlarda "tüzel kişiliğin" göz ardı edilmesi hususu, mahkeme kararları ve Yargıtay uygulamaları ile ortaya çıkmış olup bu konuda özel bir kanun hükmü bulunmamaktadır. O nedenle de bu kuruma "tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi" denilmektedir. Yine bir şirketin borcundan başka bir şirketin ya da şirket pay sahiplerinin sorumlu tutulduğu durumlar için kullanılan diğer bir kavram ise "organik bağ" kavramıdır. İki şirket arasındaki "organik bağ"dan yola çıkılarak borçlu şirketin tüzel kişiliği göz ardı edilmekte ve ikinci şirket ya da bu şirketin pay sahibi veya yöneticisi olan gerçek kişiler borçtan sorumlu tutulmaktadır. Dolayısıyla "organik bağ" bir anlamda, "tüzel kişilik perdesinin aralanması"nın şartlarını ifade etmektedir. Organik bağın temelini TMK m. 2 hükmü oluşturmaktadır. Bu bağ ile bir şirketin borçlarından diğer bir şirket sorumlu tutulmaktadır. Dolayısıyla, organik bağ ile birbirinden ayrı birer tüzel kişilik olan şirketlerin birlikte sorumlu tutulması mümkün hale gelmektedir. Organik bağın mevcudiyetinin kabulü için evvela borçlu şirketin, diğer tüzel kişiliği, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kullanma niyetinin varlığı aranmaktadır.
Somut olayda; davacı bankanın İstanbul/Bostancı şubesi tarafından ... Grubu olarak adlandırılan ve ... ve ... ünvanlı şirketlerin yer aldığı davalı ... ... .... AŞ, ... .... Ltd. Şti., ... .... AŞ, ... ..., AŞ ve ... .... AŞ arasında muhtelif Genel Kredi sözleşmelerinin imzalandığı ve bu şirketlerin birbirlerine kefil oldukları, şirket ortağı ve yetkilisi olan davalı ...'ın da kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı, davalı şirketler tarafından bankaya muhtelif menkul rehni ve gayrimenkul ipoteklerinin verildiği, davacı banka tarafından taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalı şirketlere nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığı, ... grubu firmalarının davacı bankaya olan borçlarını ödememesi üzerine hesapların 02/12/2011 tarihinde kat edildiği, davacı banka tarafından İstanbul 13. İcra Dairesi'nin... E., ... E., ... E. ve ... E. sayılı dosyaları ile davalılar davalılar ... ... ...Ltd Şti, ... ... Ltd Şti ve ... hakkında kambiyo takiplerini başlattığı, akdedilen genel kredi sözleşmeleri kapsamında aralarında dava dışı bankaların da bulunduğu bankalarla 01.03.2012 tarihinde borç tasfiye sözleşmesi akdedildiği, sözleşmede müşterek ve müteselsil borçlu ve kefillerin ... AŞ, ... ... Ltd. Şti, ... ... AŞ, ... ... Ltd. Şti, ... ... AŞ, ... AŞ, ...... Ltd. Şti, ......, ... ... Ltd. Şti, ..., ..., ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti olduğu, protokolde 1 yıl vade kararlaştırıldığı, yine alacaklı bankaların kat tarihi itibariyle davalılar ve müteselsil kefillerden nakdi ve gayri nakdi toplam alacaklarının ve ... Grubuna ait borçlarına mahsuben bankalarca satılacak gayrimenkullerin listelendiği, sözleşmede davalı tarafın davacı bankaya 01.03.2012 tarihi itibariyle toplam borcu 33.130.368 TL olarak belirlendiği, icra takipleri kapsamında menkul satışı ile ilgili olan icra dosyalarındaki ödemeler toplamının 15.719.139,99 TL olduğu, bu tutarın davacı banka tarafından icra dosyalarında tahsil edildiği, davacı banka tarafından 10.000.000 TL alacak üzerinden dava açıldığı, davalı şirketlerin 2 adet 6.000.000 TL'den toplam 12.000.000 TL bedelli ipotek verdiği, ipoteklerin henüz paraya çevrilmediği, bunların dışında davacının İstanbul 10. İcra Dairesi'nin ... ve ... sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, takibe konu edilen taşınmazların tamamının satıldığı, kalan bakiye ile ilgili olarak 5 adet rehin açığı belgesi alındığı anlaşılmaktadır.
Davacı borçlular aleyhine başlatılan takiplerde, alacağı karşılayacak miktarda, menkul, gayrimenkul mal ile başkaca hak ve alacak bulunamadığından alacağın semeresiz kaldığını, diğer davalılar ... ve ... ...AŞ tarafından yapılan muvazaalı işlemler ve işbirliği ile alacağın tahsil edilmesine engel olunduğunu, borçlularla diğer davalılar ... ve ... ...AŞ arasında organik bağ bulunduğu ve borçtan ... ve ... ...AŞ'nin de sorumlu olduğu ileri sürülmüştür. Davalı ... hakkında davacı banka tarafından yapılan bir takip veya iş bu dava dışında açılmış başkaca bir dava bulunmadığı anlaşılmaktadır. ... ile diğer davalı ... arasındaki birliktelik davalıyı tek başına sorumlu kılmaya yeterli olmayıp, davalı ...'nin davacının alacağını engelleyecek bir biçimde işlemler yapmak suretiyle borçluların malvarlıklarını azaltıp azaltmadığının, davalı ... ...AŞ ile diğer davalıların iç içe geçip geçmediklerinin, malvarlığı ve yönetim olarak birlikte hareket edip etmediklerinin incelenmesi gerekmektedir. Davacı tarafından ileri sürülen temel hususlar, ...'ın tarafı olduğu banka kayıtlarına yansıyan karşılıklı para transferleridir. Bunun dışında ... ve ... ...AŞ'nin temlik aldığı icra dosyaları ile davalı borçlular veya grup şirketleri hakkında başlatılan icra takiplerinde satılan bazı araç ve konutların satış bedelini karşılaması diğer bir neden olarak gösterilmektedir. Para transferlerinin özellikle davalılardan ... ile yakınları olan babası ve oğlu ile şirketler grubu içinde yer alan şirket çalışanları tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Buna karşılık şirket defterleri üzerinde yapılan incelemelere göre bilirkişilerce belirlendiği üzere bu paraların davalı kredi borçlusu olan şirketlerin malvarlığından alındığı belirlenememiştir. Davalı şirketlerin defterlerinde bu tip şüpheli hareketleri ortaya koyacak şekilde hesap hareketleri tespit edilememiştir. Borçlu şirket, ortak ve çalışanları ile diğer davalılar ... ve ... ...AŞ arasında yapılan işlemlerin hayatın olağan akışına uygun olmadığının kabulü halinde de bilirkişi raporunda bu husus borçluların malvarlığının davalılar ... ve ... ...AŞ'nin malvarlığı ile iç içe geçtiğini kabule yeterli görülmemiştir. Havaleler ve şirket alacaklarının temlik alınması ve ihalelere girilmek suretiyle rehinli araçların satın alınması işlemlerinin borçlu şirketlerin malvarlığından karşılandığını gösteren bir delil bulunmamaktadır. Diğer taraftan, İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosya alacağının ... ...AŞ'ye temliki ile ilgili tasarrufun iptali için açılan İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/290 (2023/181) Esas sayılı davası iş bu davadan bağımsız olarak olarak devam etmektedir. Davacının davalı borçlular hakkında başlattığı icra takipleri neticesinde 15.719.139,99 TL civarında tahsilat sağlandığı, davalı şirketlerin bankaya verdiği 2 adet 6.000.000 TL'den toplam 12.000.000 TL bedelli ipoteklerin dava tarihi itibariyle henüz paraya çevrilmediği ve derdest olduğu, ipoteklerin verildiği tarihteki bankaca tespit ettirilen değerleri, borç için davacıya verilen ve paraya çevrilen diğer ipotekler nazara alındığında bu tutarlarla orantılı olmayan ve borçlu şirketlerin malvarlığından karşılandığı tespit edilemeyen bir kısım havaleler, temlik ve ihaleye girilerek ödenen tutar tüzel kişilik perde aralanması ve organik bağın varlığı için yeterli olmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalılar ... ...AŞ vekili; davanın red sebebi ortak olmadığından müvekkilleri lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de organik bağ ve tüzel kişilik perdesinin aralanması hukuki nedenine dayalı olarak kredi borçlusu olan davalılar da hasım gösterilerek açılan ve tek bir alacak talep edilen davada davanın reddine ilişkin ret sebebinin tüm davalılar yönünden ortak olması nedeniyle tüm davalılar yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacı ve davalılar ... ...AŞ vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davacı ve davalılar ... ...AŞ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı ve davalılar ... ...AŞ vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Davacıdan alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile kalan 552,10 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalılar ... ...AŞ'den alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile kalan 552,10 TL harcın davalılar ... ...AŞ'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalılar ... ...AŞ' ve davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.15/04/2026