Alacak

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Davacı vekili; müvekkili tarafından davalılardan 27/09/2016 tarihinde ... plakalı, ... marka ... model, sıfır km aracın 117.520 TL bedelle satın alındığını, araçta "Motor arızası", "Motor ... arızası", "Şebeke aküsünün bozulması", "Egzos basınç sensöründe elektriksel arıza", "... filtre süzgecinin bozulması", "Park kilidi kondansatöründe elektriksel arıza", "... ve ... arızası" olmak üzere çeşitli arızalar meydana geldiğini, bu arızaların kullanımdan değil üretimden kaynaklandığını, dolayısıyla aracın gizli ayıplı olarak kabul edilmesi gerektiğini, 2021 yılı Ocak ayında müvekkili şirket yetkilisinin dava konusu araçla şehir dışına yolculuk yaparken araçtaki ... ve motor arızası nedeniyle yarı yolda kaldığını, bu nedenle araç kiralama, otel ve çekici harcaması yaptığını, müvekkilinin araca duyduğu güvenin sarsıldığını, aracın davalılar tarafından iade alınması gerektiğini belirterek dava konusu ... plakalı aracın davalı şirketler tarafından iade alınarak ayıpsız misli ile değiştirilmesini, 20.000 TL tazminatın avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... ... AŞ vekili; müvekkilinin pasif husumetinin bulunmadığını, aracın ithalatçısı olan müvekkili ile davacı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, bir an için müvekkili şirketin ithalatçı olarak "garanti veren" sıfatıyla sorumluluğuna gidilebileceği farz edilse bile garanti süresinin 2018 yılında dolduğunu, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, dava konusu edilen hasarın münhasıran kullanıcı kaynaklı olduğunu, munzam zarar talebinin neye ilişkin olduğunun anlaşılamadığını, dava konusu araçta meydana gelen arızanın üretimden kaynaklandığı düşünülse bile, aracın bedeline nispeten son derece küçük bir bedel karşılığında tamir edilebilen bu arızanın ayıp olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... AŞ vekili; süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, davacının "... arızası" şeklindeki şikayetinin aracın yaşı ve kilometresi gereği olağan olduğunu, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu araçta herhangi bir ayıp ve üretim hatası bulunmadığını, söz konusu onarım talebinin müvekkili yerine Koluman ...AŞ'ye iletildiğini, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, aracın garanti süresi içerisinde kusursuz şekilde onarıldığını, garanti süresinin sona ermesinden 3 yıl sonra ortaya çıkan basit bir arıza dolayısıyla misli ile değişim veya sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebini haklı gösterecek bir hususun olmadığını, davacının munzam zarar talebinin kabulüne imkan olmamakla beraber davacının munzam zararını ispatlayamadığını, garanti süresinin bitiminden 3 yıl sonra ortaya çıkan arıza dolayısıyla müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; bilirkişi heyetinin kök ve ek raporlarında araçtaki eski arıza niteliğindeki motor arızasının garanti kapsamında ücretsiz onarım yoluyla giderildiği, tamir süresinin de makul olduğunun, bu nedenle davacının bu arıza nedeniyle davalı şirketten zarar başlığı dahil talep edebileceği bir maddi zararı olmadığı, araçtaki egzoz sistemi arızalarının kullanıcı kaynaklı olduğunun, bu nedenle davacı şirketin bu arızalar için de davalı şirketten talep edebileceği maddi zararının olmadığının belirlendiği, raporların yargı denetimine açık ve yerleşik içtihatlarla benimsenmiş bilimsel metodlara uygun olduğu, davacının davalılardan satın aldığı araçta üretim kaynaklı bir arıza bulunmadığı, araçtaki motor arızasının tamirle onarıldığı, araçta mevcut motor arızasının bulunmadığı, araçtaki egzos arızasının da kullanıcı kusurundan kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili; araçtaki motor ve ... arızasının lüks segmentteki araç için kabul edilebilir olmadığını, gerekçeli kararda motor arızasının giderildiğine atıf yapılmasına rağmen, ... arızası ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, mahkemece eksik inceleme ile hüküm verildiğini, raporda ... arızası ile ilgili hiç bir değerlendirme yapılmadığını, ... arızasının raporda belirtilenin aksine ücretinin müvekkilinden alındığını, müvekkilinin ... arızası için 4.000 Euro masraf yaptığını, sıfır km olarak aracın 80.000 km'de motorunun değişmesi ve 30.000 km sonrasında ise ... arızası meydana gelmesinin aracın ayıplı olduğunu gösterdiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı misli ile değişim ve maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.Uyuşmazlık; dava konusu araçtaki arızanın ayıptan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalıların ayıptan kaynaklı olarak sorumluluklarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Satıcının ayıba karşı tekeffül borcu TBK'nın 219. vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBKnın 219. maddesine göre satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.
TBK'nın 231. maddesi hükmüne göre, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Satıcı tarafından daha uzun süreli garanti verilmiş ise, zamanaşımı süresinin garanti süresinin sonuna kadar uzayacağı ve bu sürenin sonuna kadar dava açılabileceği Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir.
Somut olayda davacının 27/09/2016 tarihinde 0 km olarak satın aldığı araçta 19.04.2019 tarihinde 76.891 km'de şebeke aküsünün etkinliğinin yetersiz olduğu tespit edilerek garanti kapsamında şebeke aküsü yenilenmiştir. 10.06.2019 tarihinde 81.589 km'de motor bloğunda krank milinin 2. ana yatak barasının çatlaması ve 2. Silindir piston biyel kolu motor yatak sarması sebebiyle aracın motoru garanti kapsamında değiştirilmiştir. 03.07.2019 tarihinde 81.954 km'de aracın egzoz gazı basınç sensöründe elektriksel arıza olduğu tespit edilerek garanti kapsamında egzoz gazı basınç sensörü yenilenmiştir. 16.03.2020 tarihinde 95457 km'de ... filitre süzgecinin tıkandığı tespit edilerek bu parça ücretli şekilde değiştirilmiştir.21.09.2020 tarihinde 105.672 km'de periyodik bakımda egzoz gazı basınç sensörü borusunun sızdırdığının tespit edilmesi üzerine ilgili parça ücretli şekilde değiştirilmiştir. Aracın park kilidi kondansatöründe elektriksel arıza olduğu tespit edilerek bu parça ücretli şekilde değiştirilmiştir.05.01.2021 tarihinde 112.188 km'de ... ve ... arızası tespit edilerek onarımın ücretli gerçekleştirilebileceği davacıya bildirilmiş, davacı tarafından onarıma onay verilmemiştir.
03/07/2019 tarihinde meydana gelen motor arızası, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarımdan yana kullanarak garanti kapsamında motor değişimi ile giderilmiştir. Bu defa davacı 05.01.2021 tarihinde 112.188 km'de meydana gelen ... ve ... arızası nedeniyle iş bu davayı açmıştır. Davacı araçta meydana gelen ... ve ... arızasının araçtaki ayıptan kaynaklandığını ileri sürmektedir. Ancak bilirkişi raporuna göre egzoz basınç sensöründeki elektriksel arızalarla, ... filtre süzgeci, ... ve ... arızalarının aracın egzoz sistemi ile ilgili olduğu, motordan kaynaklanmadığı, aracın dizel yakıtla çalışması nedeniyle meydana gelen partiküllerin egzoz sisteminde kendi kendine temizlenebilmesi için belli bir kullanım şekline uyulması gerektiği, kısa mesafeli ve düşük hızlı kullanımlarda egzoz sisteminin temizlenemeyeceğinden egzoz filtrelerinde biriken kurumlar nedeniyle filtrelerin tıkanacağı ve aracın duracağı, bu durumun aracın kullanım şeklinden ortaya çıkan arıza olduğu, ayıp olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmaktadır. Bilirkişi heyeti tarafından dava konusu araç üzerinde yapılan incelemede, araçta mevcut haliyle herhangi bir arızanın olmadığı, araçta mevcut haliyle gizli ya da açık ayıp niteliğinde bir imalat hatasının bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda davacının aracındaki 10/06/2019 tarihli motor arızasının ücretsiz onarımla giderildiği, 05.01.2021 tarihinde 112.188 km'de meydana gelen ve önceki motor arızası ile bağlantısı bulunmadığı tespit edilen ... arızasının ise aracın kullanım şeklinden kaynaklandığı, araçtaki ayıptan ileri gelmediği anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile kalan 552,10 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı ... ... AŞ tarafından yapılan 23,50 TL, davalı ... ... AŞ tarafından yapılan 56,50 TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 15/04/2026