İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
Alacak (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili, müvekkilinin 2016 yılından beri ... plakalı aracıyla "Araçla Kargo Taşıma Sözleşmesi" davalı kargo şirketine taşıma hizmeti verdiğini, davalı ödemeleri aksattığından 10/03/2020 tarihli ihtarla sözleşmenin feshedildiğini; müvekkilinin Ocak, Şubat ve Mart 2020 tarihlerine ilişkin toplam 6 faturadan kaynaklanan alacağından davalın düzenlediği 2 faturanın mahsup edildiğini ve 37.690 TL alacağının kaldığını ileri sürerek, toplam 37.690 TL'nin her bir faturaya konu alacak için fatura tarihlerinden işleyecek reeskont avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini kusurlu bir şekilde yerine getirdiğini, kendisine teslim edilen kargoların eksilmesine veya kaybolmasına sebebiyet vererek müvekkilini zarara uğrattığını, sözleşmenin 11,12 ve 13. maddelerine dayanılarak, bu zararların tazmini amacıyla davacıya 29/02/2021 tarihli 91.991,05 TL bedelli "ceza ve zayi bedeli" faturası düzenlendiğini, davacının talep ettiği hakedişlerin bu tazminat miktarından mahsup edildiğini ve davacının borçlu duruma düştüğünü ve söz konusu alacağın tahsili için Uşak 3. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davalının ticari defterlerinde davacıya 31.716 TL borç kaydının bulunduğunun belirlendiği, defterlerinin davalı aleyhine delil teşkil ettiği, davalının zarar iddiasının ayrı bir davanın konusu olabileceği ve davacının 31.716 TL alacağını ispat ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 31.716 TL'nin 30/07/2021 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranını geçmeyecek şekilde reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını ve disiplin işlemlerinin uygulandığını, davacının ödenmediğini iddia ettiği faturaların müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olduğunu, bilirkişin raporunda tarafların sıfatlarını karıştırarak sehven müvekkilinin kayıtlarında davacıya 31.716 TL borç kaydının bulunduğunun belirtildiğini, yargılamada bu hususun düzeltilmesi talep edilmesine dikkate alınmadığını ve mahkemenin de hatalı tespite istinaden kısmen kabul kararı verdiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında verilen hizmet bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı kargo şirketine aralarındaki sözleşme kapsamında aracıyla taşıma hizmeti verdiğini, sözleşmeyi 10/03/2020 tarihli ihbarla feshettiğini, 24/01/2020, 31/01/2020,20/02/2020, 29/02/2020,15/03/2020 ve 31/03/2020 tarihli faturalardan dolayı toplam 80.738,25 TL davalıdan alacaklı olduğunu, davalının kendisine kestiği 31/01/2020 ve 31/03/2020 tarihli faturaların toplam bedeli olan 43.047,71 TL düşüldüğünde, müvekkilinin 37.960 TL kalan alacağının tahsilini istemiştir. Davalı da, davacının sebep olduğu maddi zarar için sözleşmenin 11,12 ve 13. maddeleri gereği cezai işlemler uygulandığını, bu nedenle 91.991,05 TL bedelli 29/02/2021 tarihli faturanın davacıya teslim edildiğini, fakat davacının faturayı haksız olarak iade ettiğini, müvekkilinin de davacıya Uşak 3. İcra Dairesi'nin ... (yeni: Uşak İcra Dairesi ...) esas
sayılı takibini başlattığını, ceza tutarları ve zayi bedelleri dikkate alındığında, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunmuştur.
Yargılamada alınan taşıma uzmanı ve mali müşavir bilirkişi raporunda, davalının ticari defterleri incelenmiştir. Davalının ticari defterlerinde, davacının talebine konu 6 adet faturanın da kayıtlı olduğu, 29/02/2020 tarihli "...332, Merkez, Perakende Satış" açıklamalı 91.991,07 TL kaydın bulunduğu, bu kayıtla davalının (-)97.257,59 TL'den (-)5.266,52 TL'ye geldiği, sonraki kayıtlarla da davacıdan 31.716 TL alacaklı görünmektedir. Ancak bilirkişi raporunda hatalı olarak, davacı davalıdan 31.716 TL alacaklı bulunduğu görüşü ifade edilmiştir.
Davalının savunmasında dayandığı ve mahkemece yargılama aşamasında incelenmeyen Uşak 3. İcra Dairesi'nin ... (yeni: Uşak İcra Dairesi ...) esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davalı-alacaklının davacı-borçludan 94.000 TL asıl alacak ve 1.413,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 95.413,86 TL'nin tahsilini istediği, takip dayanağı olarak davacıya gönderilen 16/03/2020 tarihli ihtarın eklendiği, söz konusu ihtarda davacının sözleşmeyi feshine ilişkin 10/03/2020 tarihli ihtarına cevap verildiği ve ... plakalı araca ait 2019 Kasım-Aralık aylarına ait 52 adet hasar ve kayıp tanzim sebebiyle faiz ve masraflar hariç 94.000 TL'nin tebliğden itibaren 7 gün içinde ödenmesinin istenildiği, ihtarın ekinde de 28/10/2019-06/12/2019 tarihleri arasındaki 52 adet kaybolan kargolara ait fatura tarihi, fatura no, gönderici, alıcı, muhteviyat ve talep tutarının yazılı olduğu liste bulunmaktadır. İcra takip dosyasının takipsizlik nedeniyle 02/12/2021 tarihinde kapatılmasına karar verildiği, alacaklının yenileme talebi üzerine yenilendiği, yenileme emrinin borçlu-davacıya tebliğ edildiği ve borçlunun itirazı üzerine takibin 28/04/2022 tarihinde durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Dosyada başkaca bilgi yoktur. Yargılama aşamasında ve istinaf dilekçesinde, takipteki itirazın iptali için dava açıldığı ileri sürülmemiştir. Yine davalının savunmasında değindiği ve davacının kabul etmediğini belirttiği, 91.991,05 TL bedelli 29/02/2021 tarihli fatura da dosyaya sunulmamıştır. Buna göre davalının defterlerinde kendi lehine olan 29/02/2021 tarihli ve 91.991,05 TL bedelli kaydın dayanağı ortaya konulup ispat edilmediğinden, kabul edilmesi imkanı bulunmamaktadır. Her ne kadar bilirkişi raporunda, davalının defterlerine göre sehven davalının davacıya 31.716 TL borçlu olduğunun göründüğü belirtilse de, davalının defterlerinden 91.991,05 TL bedelli davalı lehine kayıt çıkartıldığında, davadaki talep kapsamında davacının davalıdan alacaklı olduğu görülmektedir. Buna göre mahkemece bilirkişi raporundaki hatalı ifadeye dayanarak ve davalının alacak iddiasının bu davanın konusu olmadığı gerekçesiyle karar verilmesi doğru değil ise de, istinaf edenin sıfatına göre sonuç olarak 31.716 TL üzerinden davanın kabulüne dair karar yerinde bulunmuştur. Bu nedenle kararın gerekçe itibariyle kaldırılarak, aynı kararın verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca davalının unvanı "... Hizmetleri AŞ (29/05/2024 tarihli TTSG'ye göre yeni unvan: ... AŞ)" olmasına rağmen karar başlığında "...... AŞ" olarak yazılması da doğru değildir.
Öte yandan, mahkemenin hüküm fıkrasında faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihi 30/07/2021 olduğu belirtilmiş ise de, yetkisiz mahkemede açılan dava tarihi 26/03/2021 tarihidir. Bu husus, davacı tarafından istinaf edilmediğinden kaldırma sebebi yapılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, belirtilen gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın gerekçe yönünden kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek davalının itirazının kısmen iptaline,fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2022 Tarih 2021/495 Esas 2022/701 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın kısmen kabulü ile 31.716 TL'nin dava tarihi olan 30/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranını geçmeyecek şekilde reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,"
İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak ;
"Alınması gereken 2.166,51 TL nispi karar harcından peşin alınan 643,66 TL harcın mahsubu ile kalan 1.522,85 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine,
Davacı tarafça yatırılan 643,66 TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 2.000 TL bilirkişi ücreti ve 138 TL tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 2.138 TL yargı giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.795,92 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.108,80 TL'sinin davalıdan, 211,20 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye ödenmesine,
Davacı lehine takdir olunan 9.200 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı lehine takdir olunan 5.974 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"
Davalı tarafından yatırılan 541,90 TL peşin istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan 27 TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 23 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 72 TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 12 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/04/2026