İTİRAZIN İPTALİ (Bankacılık Kanunu'ndan ve Müteselsil Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.11.2022 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen dosya mahkememizin yukarıda belirtilen sırasına kaydedildi, yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile ...A.Ş arasında imzalanan 20/12/2011 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla anılan sözleşmeyi imzaladıklarını kredinin vadesinde ödenmemesi üzerinde hesabın katedilerek davalılara ... 21. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini borcun ödenmemesi üzerine davacı tarafından borçlular aleyhine ... 14. İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyasında ilamsız takibe geçildiğini davalıların takibe haksız ve kötü niyetli itiraz ettiklerine davalıların takibe itirazlarının iptaline ve takibin devamına, asıl alacağı takip tarihinden itibaren %18,16 gecikme tazminatı/kar payı mahrumiyeti ve gecikme tazminatının %5'i gider vergisi ile birlikte BSM ve KKDF'nin takip masrafları ve vekalet ücretleri ile birlikte ödenmesinin talep edildiğini borçlulara tahsis edilen teminat mektubu ve çek defteri yasal sorumluluk bedeli arttığından artan oranlı olmak üzere verilmiş olması sebebiyle doğan alacağın herhangi bir getiri olmaksızın depo edilmesine sorumluluk bedelinin ödenmesi halinde fiilen ödenen sorumluluk bedelinin karşılığına gelecek miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yıllık %50,25 gecikme tazminatı kar payı mahrumiyeti ve %5 gider vergisi ile birlikte tahsiline takip miktarı üzerinden %20'den az olmamak kaydıyla inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleriyle vekalet ücretlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesine dava ve talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını müvekkilinin yerleşim yerinin Üsküdar İstanbul olması sebebiyle dava ve icra takibinde yetkili mahkeme ve icra dairelerinin Anadolu İcra Daireleri ve Mahkemeleri olduğunu, davacının iflas etmesi nedeniyle dava ehliyetinin bulunmadığını hesap kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi sebebiyle alacağın takibe konulamayacağını takip konusu borcun henüz doğmadığını, bankanın müvekkili ve asıl borçlu adına herhangi bir ödeme yapmamış olduğunu teminat mektuplarının tazmin edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini borçlu şirket tarafından ...'ne...'ne ... A.ş ye ...20. İcra Müdürlüğü'ne, ... 9. İcra Müdürlüğü'ne ve ... A.Ş ye müzekkere yazılarak teminat mektuplarının iade edilip edilmediğinin tespit edilmesi gerektiğinin, müvekkilinin asıl borçlu şirketin yönetim kurulu üyeliğinin 15/04/2014 tarihinde sona erdiğini, müvekkilini imzasının bulunmadığı dönemlerde düzenlenen teminat mektuplarından sorumlu olamayacağını, iadesi istenen çek yapraklarının hangi yıla ait olduğunun açıklanmadığını davanın kötü niyetle açıldığını davanın reddine karar verilerek takibin iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; taraflarınca ... 9 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını anılan dosyaya davacı tarafından sunulan dilekçe ile borçların yarısının ödenmiş olduğunun bildirildiğine anılan dosyadaki beyanların haklılıklarını teyit ettiklerine asıl borçlu şirkete kayyım atandığını önce bu şirketin mal varlığının değerlendirilmesi gerektiğinin şirketin mal varlıklarının borçları rahatlıkla ödeyebileceğinin şirketin tüm şubelerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin teminat mektuplarının akıbetleri için bankalara sorulan sorulara cevap verilmediğini takip konusu alacak kalemlerinin nasıl hesaplandığına dair bir belgenin takip ekinde yer almadığını şirketin bütün borçlarının ödendiğinin bilindiğini teminat mektuplarının alacak kayıtlarının yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini davanın haksız ve mesnefsiz olduğunu takibin iptaline davanın reddine ve davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.
BDDK'nın 29/05/2015 tarihli 6318 sayılı kararı ile davacı bankanın ...'ye devredildiği, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında 16/11/2017 tarihinde davacı bankanın iflasına karar verildiği, ... 1. İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasında Fon tarafından yürütüldüğü anlaşılmıştır.
Takip konusu 10/04/2013 tanzim tarihli 98.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun mevcut olup olmadığının bildirilmesi için ...'na yazılan müzekkereye verilen 29/05/2024 tarihli cevabi yazıdan teminat mektubunun mevcut olduğunun ve iade işlemi için ...A.Ş adına alınan ruhsat formu ödeme dekontlarının asılları iş sonu projesi ile birlikte müracaat edilmesi gerektiğinin bildirildiği, takip konusu 29/06/2015 tanzim tarihli 1.100.000 TL tutarlı teminat mektubunun mevcut olup olmadığının bildirilmesi için ... 9. İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye, 06/07/2015 tanzim tarihli 44.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun mevcut olup olmadığının bildirilmesi için ... 20. İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye teminat mektubunun iade edilmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası işbu dosya içine getirtilmiş tetkikinden; davacı ... tarafından... Bankası A.Ş aleyhine 28/06/2022 tarihinde menfi tespit davası ikame edildiği ancak davanın takip edilmemesi sebebiyle HMK'nın150. Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, 09/09/2024 tarihli kararın kesinleşmemiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekiline karşılıksız çıkan çekler ve iade edilmeyen çeklerle ilgili çek seri no ve basım tarihi konusunda beyanda bulunmak üzere 25/04/2024 tarihli duruşmada 2 haftalık kesin süre verilmiş süresinde iade edilmeyen çek yaprakları ile ilgili beyanda bulunulmadığı, çek yaprakları nedeni ile depo taleplerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
5411 sayılı Bankacılık Kanununun 142. maddesinde “Fon, fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi’ nce bakılır. O yerde birden fazla Asliye Ticaret Mahkemesi bulunması halinde, bu davalar (1) ve (2) numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri’nde görülür.” hükmü dikkate alınarak davalıların, icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itirazları yerinde görülmeyerek yargılamaya devam edilmiştir.

Dava, dava dışı asıl borçlu şirket lehine düzenlenen teminat mektupları nedeniyle oluşan komisyon alacağının tahsili ve iade edilmeyen teminat mektuplarının depo edilmesi ;takipten sonra tazmin edilmesi halinde tazmin tarihinden itibaren faiziyle tahsili için başlatılan takibe, müteselsil kefillerin itirazlarının iptali istemine ilişkindir.
... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının tetkikinden ;davacı tarafından davalılar ve dava dışı borçlular hakkında 1.242.000 TL tutarlı teminat mektubunun depo edilmesi, 1.649.693 TL mektup tazmininden kaynaklanan nakit alacağın tahsili, teminat mektubu komisyonundan kaynaklanan 390.463,20 TL ile Noter masrafı 749,87 TL, pos ücreti 657 TL diğer masraflar olarak 1155,33 TL'nin tahsili ve toplam 3.284.981,40 TL alacağa takip tarihinden itibaren %18,16 gecikme tazminatı ve gecikme tazminatının % 5'i gider vergisi uygulanmak suretiyle tahsili amacıyla takip başlatıldığı davalılar tarafından takibe süresinde itiraz edildiği işbu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır.

Dava dışı asıl borçlu ... A.Ş ile davacı arasında akdedilen 20/12/2011 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı asıl borçluya kullandırılan teminat mektupları ve çek yaprakları nedeniyle takip tarihi itibari ile asıl borçludan talep edilebilecek nakdi ve gayri nakdi alacak miktarı davalı gerçek kişilerin müteselsil kefaleti nedeniyle takip tarihi itibari ile sorumlu oldukları nakdi ve gayri nakdi borç miktarı, sözleşmede davalıların gayri nakdi alacaktan sorumlu olduklarının açıkça kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı, davalıların temerrüt tarihleri, davalıların kefalet limitleri ve asıl alacağı takip tarihinden itibaren uygulanacak temerrüt faizi oranı, teminat mektuplarının mevcut olup olmadığı konusunda banka kayıtları incelenerek rapor tanzim edilmesi için dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi tarafından düzenlenen 05/05/2025 tarihli raporda özetle; davacı banka ile dava dışı ...A.Ş arasında 20/12/2011 tarihli, 3.000.000,00 TL tutarlı ve 27/05/2015 tarihli 6.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, 20/12/2011 tarihli genel kredi sözleşmesinde davalılardan ...'ın 3.000.000,00 TL limitle; 27/05/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinde ise diğer davalı...'ün 6.000.000,00 TL tutarlı limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu anılan sözleşmeler kapsamında asıl borçlu şirkete çek karnesi teslim edildiği ve ... hitaben 22/12/2011 tarihli 5.300 TL, 500.000,00 TL ve 182.100,00 TL tutarlı 3 ayrı teminat mektubu düzenlendiği, yine aynı kredi sözleşmeleri kapsamında asıl borçlu lehine olmak üzere ...A.Ş 'ye hitaben 14.400,00 TL tutarlı, ...'ne hitaben 98.000,00 TL tutarlı,...'ne hitaben 962.563,00 TL tutarlı, ... A.Ş ' ye hitaben 80.000,00 TL tutarlı, ... 9 İcra Müdürlüğü'ne hitaben 1.100.000 TL tutarlı, ... 20. İcra Müdürlüğüne hitaben 44.000,00 tutarlı teminat mektubu olmak üzere asıl borçlu şirket lehine toplam 2.986.363,00 TL tutarlı teminat mektubu düzenlendiği, kredi borçlarının ödenmemesi sebebiyle kredi hesabının davacı banka tarafından ... tarihinde katedildiği, BDDK'nın... tarihli ... sayılı kararı ile davacı bankanın ...'ye devredildiği, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında 16/11/2017 tarihinde davacı bankanın iflasına karar verildiği ve iflas işlemlerinin ... 1. İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasında yürütüldüğü, davalıların yöneticilik görevlerinin sona erdiğine ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı müteselsil kefaletin yöneticiliğe bağlı olmadığı bu nedenle kefaletlerinin takip tarihleri itibariyle sona ermediği, davacı banka tarafından ... 21. Noterliğinin ...tarihli ihtarnamesi ile asıl borçlu ve kefillerden 5.053,50 TL komisyon tutarının ödenmesi ve iade edilmemiş 40 adet çek yaprağının yükümlülük tutarı 42.600 TL ile iade edilmemiş teminat mektubu tutarı 2.986.363 TL nin toplamı 3.028.993 TL'nin depo edilmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalılardan ..'a tebliğ edilemediğine dair 02/09/2016 tarihli iade evrakının düzenlendiği, ...'e ise ihtarnamenin 02/09/2016 tarihinde tebliğ edildiği, dava dışı asıl borçlu şirketin sözleşmede yer alan adresine gönderilen ihtarname nedeniyle asıl borçlu şirketin ihtarnamede verilen 3 günlük süre sonunda davalılardan ... ile birlikte 06/09/2016 tarihinde temerrüde düştükleri, davalı müteselsil kefil ...'ın ise takiple birlikte temerrüde düştüğü, kat ihtarına konu çek yapraklarının icra takibine konu edilmediği bu nedenle incelemenin dışında tutulduğu davacının takip talebinde 1.242.000 TL tutarlı teminat mektubunun depo edilmesi, 1.649.693 TL mektup tazmininden kaynaklanan nakit alacağın tahsili, teminat mektubu komisyonundan kaynaklanan 390.463,20 TL ile Noter masrafı 749,87 TL, pos ücreti 657 TL diğer masraflar olarak 1155,33 TL'nin tahsili ve toplam 3.284.981,40 TL alacağa takip tarihinden itibaren %18,16 gecikme tazminatı ve gecikme tazminatının % 5'i gider vergisi uygulanmak suretiyle tahsili talebinde bulunduğu asıl borçlu şirket ile akdedilen genel kredi sözleşmesinin 17.5'inci maddesinde temerrüde düşülmesi halinde gayri nakdi kredilerde kredinin nakde dönüştüğü tarihte ticari işlerde öngörülmüş temerrüt faiz oranının 3 katı üzerinden gecikme cezası ödeneceğinin kararlaştırıldığı, temerrüdün oluştuğu 06/09/2016 tarihinde Merkez Bankası tarafından yayınlanan duyuruda ticari temerrüt faiz oranının yıllık %10,50 olduğu, sözleşmenin 17.5 maddesi uyarınca nakde dönen teminat mektupları yönünden temerrüt faiz oranının yıllık %31,50 olarak hesaplandığı, davacı bankanın ise takip talebinde %18,16 oranında temerrüt faiz talebinde bulunulduğu, taleple bağlı kalındığı, takip tarihi itibari ile mevcut olan teminat mektuplarından kaynaklı komisyon alacağının toplam 390.463,03 TL olduğu ayrıca 14.400 TL tutarlı teminat mektubu nedeniyle davacının takip tarihi itibari ile toplam 1155,04 TL komisyon alacağı ile 650 TL pos ücreti alacağı bulunduğu 1.649.693 TL nin tazmini için ... tarafından 29/07/2016 tarihinde ve 21/10/2016 tarihinde talepte bulunulduğu ancak banka kayıtlarına göre teminat mektubu bedellerinin henüz tazmin edilmedikleri, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce ... 4 adet toplam 1.649.963 TL tutarlı teminat mektupları nedeniyle 1.649.963 TL ana para ve 193.249,08 TL faiz olmak üzere 1.843.212,08 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, tazmin işleminin takip tarihinden gerçekleşmesi sebebiyle davacı bankanın takip tarihi itibariyle toplam gayri nakdi alacak miktarının 2.891.963 TL olduğu davacı bankanın dava dışı asıl borçludan takip tarihi itibari ile 392.765,94 TL nakit ve 2.891.963 TL gayri nakdi alacaklı bulunduğu, dava tarihi itibari ile davacı bankanın dava dışı asıl borçludan olan nakit alacak tutarının %18,16 oranındaki temerrüt faizi dikkate alındığında 2.333.582,41 TL ye ulaştığı dava tarihi itibari ile mevcut bulunan teminat mektuplarının 3 adet toplam tutarı 1.242.000 TL olduğu davalılardan ...'ın takip tarihi itibari ile kefalet limitinin 3.000.000,00 milyon TL olduğu dikkate alındığında 392.765,94 TL nakit borç ile bakiye 2.607.234,06 TL gayri nakdi borçtan sorumlu tutulabileceği, davalı müteselsil kefil...'ün ise kefalet limitinin temerrüt tarihi itibari ile 6.000.000 TL olduğu bu nedenle takip tarihi itibari ile 392.765,94 TL nakit ve 2.891.693 TL gayri nakdi borçtan sorumlu tutulabileceği, dava tarihinden sonra tanzim edilen teminat mektubu tutarı dikkate alındığında nakit borç tutarının 2.333.582,41 TL olarak hesaplandığı ve gayri nakdi borç tutarının 1.242.000 TL olarak hesaplandığı asıl alacağa dava tarihinden itibaren talep gibi yıllık %18,16 temerrüt faizi uygulanabileceği, dava tarihinden sonra 4 adet toplam 1.649.963 TL tutarlı teminat mektupları nedeniyle dava dışı muhataba 03/10/2022 tarihinde 1.649.963 TL ana para ve 193.249,08 TL faiz olmak üzere toplam 1.843.212,08 TL ödeme yapıldığı yönünde tespitte bulunulduğu anlaşılmıştır.
Tarafların bankacı bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmesi için dosya yeniden önceki bankacı bilirkişi ...'e tevdi edilmiş bilirkişi tarafından düzenlenen 09/12/2025 tarihli raporda özetle kök raporda belirtilen görüşlerde esas itibari ile değişiklik olmadığı ancak davalılardan ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı 27/05/2015 tarihli sözleşmenin düzenlenmesinden sonra kullandırılan 2 adet toplam 1.144.000 TL tutarlı teminat mektubu borcundan bu kefilin sorumlu tutulamayacağı görüşünün benimsenmesi halinde davalı kefil ...'ın takip tarihi itibari ile hesaplanan 392.765,94 TL nakdi ve 1.747.963 TL gayri nakdi borçtan ; dava tarihi itibari ile ise 2.333.582,41 TL nakdi 98.000,00 TL gayri nakdi borçtan sorumlu tutulabileceği yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenleme ve kavramların açıklanmasında yarar vardır.
Kefalet sözleşmesi, 6098 sayılı Kanun'un 581 ilâ 603 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Kefalet sözleşmesiyle kefil, asıl borçlunun borcunu ödememesi durumda, söz konusu borçtan şahsen sorumlu olacağını taahhüt etmektedir. Daha yalın bir anlatımla bu sözleşme ile kefil, borçlunun asıl borcu ifa edememesi riskini üzerine alır.
Kefalet sözleşmesiyle kefil, borcun ifa edilmemesi hâlinde, alacaklının ifaya menfaatini sağlamayı kişisel olarak üstlendiğine göre, bir kişinin zaten kişisel olarak sorumlu olduğu borç için kefil olması anlamsızdır. Zira bu hâllerde kefalet sözleşmesinin teminat sağlama amacı gerçekleşmez (Serkan Ayan, Kefalet Sözleşmesi, Ankara 2018, s. 17).
Kefalet sözleşmesi; 6098 sayılı Kanun'un 581 inci maddesinde; “Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır.
Kefaletin türleri TBK’nın 585 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup bunlar adi kefalet, müteselsil kefalet ve birlikte kefalet olarak sıralanabilir. Bu maddenin müteselsil kefaleti ele alış biçiminden çıkarılabilecek ilk sonuç, adi kefalete tanınan bazı savunmaların müteselsil kefile tanınmamış olmasıdır. Müteselsil kefil, adi kefilin tipik savunması olan kefilin önce esas borçlunun takip edilmesi def'înden yoksundur. Bundan başka, müteselsil kefil önce rehnin paraya çevrilmesi def'înden adi kefile oranla daha sınırlı kapsamda yararlanır (Burak Özen, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Çerçevesinde Kefalet Sözleşmesi, İstanbul 2014, s. 302).
Önemle vurgulamak gerekir ki; bu maddeye göre krediyi kullandıran tarafından yapılan icra takiplerinde müteselsil kefiller de kredi borcuna ilişkin takibin borçlusu olabilmektedirler. Başka bir ifadeyle alacaklı borçluyu takip etmeden kefili takip edebilir. Ancak bunun için borçlunun ifa da gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. İlk hâlde bu hükme göre ifada geciken borçluya alacaklı tarafından ihtar gönderilmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması durumunda alacaklı müteselsil kefile başvurulabilir. Borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması durumda ise alacaklı asıl borçluya ihtar göndermeden müteselsil kefili takip edebilmektedir.
Ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) “Teselsül karinesi” başlıklı 7. maddesi;
“(1) İki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla, diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olurlar. Ancak, kefil ve kefillere, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.
(2) Ticari borçlara kefalet hâlinde, hem asıl borçlu ile kefil, hem de kefiller arasındaki ilişkilerde de birinci fıkra hükmü geçerli olur.” hükmünü haizdir.
Açıklanan ilkeler kapsamında tüm dosya kapsamı, davacı banka kayıtlarını inceleyerek yazılı görüşlerini ibraz eden bankacı bilirkişinin kök ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde ; davacı banka ile dava dışı ...A.Ş arasında 20/12/2011 tarihli 3.000.000,00 TL tutarlı ve 27/05/2015 tarihli 6.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, 20/12/2011 tarihli genel kredi sözleşmesinde davalılardan ...'ın 3.000.000,00 TL limitle; 27/05/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinde ise diğer davalı ...'ün 6.000.000,00 TL tutarlı limitle müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluklarının devam ettiği, asıl borçlu şirket lehine toplam 2.986.363,00 TL tutarlı teminat mektubu düzenlendiği, kredi borçlarının ödenmemesi sebebiyle kredi hesabının davacı banka tarafından 31/08/2016 tarihinde katedildiği, davalılardan ... ile birlikte asıl borçlu şirketin 06/09/2016 tarihinde temerrüde düştükleri, davalı müteselsil kefil ...'ın ise takipten önce temerrüde düşürüldüğünün ispat edilemediği bu davalının takiple birlikte 20.12.2021 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı banka tarafından asıl borçlu lehine düzenlenen ve iade edilmemiş toplam 2.891.963 TL tutarlı teminat mektup bedeli içinde yer alan mektuplardan toplam tutarı 1.649.963 TL olan 4 adet mektubun lehtarı tarafından 29.07.2016 tarihinde tazmin talebinde bulunulduğu, 1.649.963 TL tutarlı gayrinakdi alacağın takipten önce 29.07.2016 tarihinde nakde dönüşmüş olduğu, bilirkişinin mektup bedelinin takipten sonra ödenmiş olması sebebi ile anılan mektupların takipten sonra nakde dönüştüğü yönündeki görüşüne itibar edilemeyeceği zira banka borcunun tazmin talep tarihi olan 29.07.2016 tarihi itibari ile oluştuğu bu nedenle davacının takip tarihi itibari ile mektup komisyonlarından kaynaklı 392.765,94 TL asıl alacak ile mektup tazmininden dolayı 1.649.963 TL asıl alacağı ve 1.649.963 TLnin takip tarihine kadar işlemiş gecikme faizini talep edileceği,davacının takip tarihi itibar ile asıl borçludan depo edilmesini talep edebileceği mektup tutarının 1.242.000 TL olduğu ancak davalılardan ...'ın yalnız 20/12/2011 tarihli genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, 27/05/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinde ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı ve davalı ...'ün kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu 27/05/2015 tarihli kredi sözleşmesinden sonra düzenlenen 06.07.2015 tarihli 44.000 TL tutarlı teminat mektubu ile 29.06.2015 tarihli 1.100.000 TL tutarlı teminat mektubundan dolayı anılan sözleşmede imzası olmayan davalı ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığı, kefalet sözleşmesinde açıkça kararlaştırılmış olması sebebi ile davalı ...'ın yalnız 98.000 TL tutarlı mektup bedelinden sorumlu olduğu, davalı ...'ın takip tarihi itibari ile temerrüde düştüğü ve takip tarihi itibari ile 3.000.000 TL kefalet limiti içinde kalan 1.649.963 TL nakit alacak ile mektup komisyonu ve masraflardan kaynaklı 392.765,94 TL alacak ve fer'ilerinden sorumlu olduğu, diğer davalı...'ün ise genel kredi sözleşmesinin imzalandığı 27.05.2015 tarihinden önce ve sonra doğan borçlardan sorumlu olduğu ve 06.09.2016 tarihinde temerrüde düştüğü; temerrüt tarihi itibari ile 6.000.000 TL kefalet limiti içinde kalan 1.649.963 TL nakit alacak ile mektup komisyonu ve masraflardan kaynaklı 392.765,94 TL nakit alacak ve fer'ilerinden sorumlu olduğu, kefalet sözleşmesinde açıkça kararlaştırılmış olması sebebi ile 1.242.000 TL tutarlı gayrinakdi alacağın depo edilmesinden sorumlu olduğu, sözleşmenin 17.5 maddesi uyarınca nakde dönen teminat mektupları yönünden temerrüt faiz oranının yıllık %31,50 olarak uygulanması gerektiği, takip tarihinden itibaren nakdi alacağa yıllık %18,16 temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi uygulanması gerektiğine dair bilirkişi görüşü dikkate alınarak ve nakdi alacağa uygulanacak temerrüt faizi yönünden taleple bağlı kalınarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

1-Davanın KISMEN KABULÜNE;
Davalılar ve dava dışı asıl borçlu arasında mükerrer tahsil oluşturmamak kaydıyla;
a)Davalı ...'ün ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile;
Takibin 2.042.728,94 (1.649.963 TL+ 392.765,94 TL nakdi asıl alacak) TL'ye takip tarihinden itibaren %18,16 temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi yürütülmek suretiyle devamına,
1.242.000 TL mektup bedelinin depo edilmesini teminen ... hakkındaki takibin devamına, teminat mektuplarının takip tarihinden sonra tazmin edilmesi halinde tazmin tarihinden itibaren %31,50 temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi yürütülmek suretiyle tahsiline,
b) Davalı ...'ın ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline;
Takibin 2.042.728,94 (1.649.963 TL+ 392.765,94 TL nakdi asıl alacak) TL'ye takip tarihinden itibaren %18,16 temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi yürütülmek suretiyle devamına,
98.000 TL mektup bedelinin depo edilmesini teminen ... hakkındaki takibin devamına, teminat mektuplarının takip tarihinden sonra tazmin edilmesi halinde tazmin tarihinden itibaren %31,50 temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi yürütülmek suretiyle tahsiline

2-Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan (nakdi) alacağın %20'si oranında 408.545,78 TL inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,

3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre nakdi alacak yönünden tahsili gereken karar harcı 139.538,81 TL, gayrinakdi alacak yönünden tahsili gereken karar harcı 732 TL olmak üzere toplam 140.270,81 TL karar harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarfedilen ve Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600.00 TL arabulucu ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat ücreti 835 TL bilirkişi masrafı 10.000 TL olmak üzere toplam 10.835 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ... yönünden kabul oranına göre bu davalının 855 TL' sinden sorumlu olması kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine,

6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen nakdi alacak yönünden hesap ve takdir edilen 303.982,05 TL, gayrinakdi alacak yönünden 45.000 TL olmak üzere toplam 348.982,05 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,

7-Davalılardan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen gayrinakdi alacak yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,

8-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili ...ve davalı ... vekili ... 'ın yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.16/04/2026