İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkilileri müvekkiline ulaşarak -------- onaylı aracı firma olduklarını ve foreks piyasasında işlem yaptıklarını, kar temin edebildiklerini söyleyerek müvekkiline güven telkin etmesi ve yoğun baskı kurması neticesinde müvekkili tarafından şirketin banka hesabına foreks’ te işlem görmesi için 21.04.2021 tarihinde davalı şirket hesabına 1.000,00 USD gönderildiği, şirket tarafından da işlemlerin başladığı bilgisinin müvekkiline iletildiği, ilk etapta müvekkiline kara geçtiği belirtildiği, ancak müvekkili karı almak istediğinde, karın alınması için yeniden para yatırılması gerektiği müvekkiline söylendiği, müvekkili tarafından para yatırılmaya devam edildiği, ancak davalı şirket müvekkile foreks’ te işlem açıldığına dair veyahut müvekkilinin kara geçtiğine dair somut bir şey paylaşılmadığı ve müvekkilinin bu olayların üzerine dolandırıldığını anladığı, davalı şirketin foreks piyasasında işlem açtığı bile şüpheli olduğu tüm bu hususların müvekkili ile davalı şirket arasındaki yazışmalardan, telefon kayıtlarından, banka hesap hareketlerinden ispat edileceği, bu kapsamda müvekkili tarafından şirketten parasını talep ettiği halde olumlu bir dönüş alamaması üzerine davalı şirket ve şirket yetkilileri hakkında-------- CBS.’ ya suç duyurusunda bulunnduğu, bu kapsamda ---------- numaralı soruşturma dosyası ile soruşturma başlatıldığı, başlatılan soruşturma dosyası-------- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın --------- Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, soruşturmanın bu dosya üzerinden devam ettiği, müvekkilince alacağının tahsili amacıyla da davalı taraf aleyhine ------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiği beyan edilmekle, icra takibi fiili ödeme tarihli olup takibe konu alacak kalemlerinin 21.04.2021 tarihli 1.000,00 USD ve işlemiş faizi 60,16 USD olmak üzere toplam 1.060,16 USD olduğu ve müvekkilinin davalı şirkete yapmış olduğu ödemelere ilişkin banka dekontlarını dava dilekçesi ekinde sundukları, öncelikle haciz talep ettiği, davalı tarafça -------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğinin yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
Dava, --------- Esas sayılı dosyasına yapılan itiraz nedeni ile açılan itirazın iptali davası olduğu noktalarında toplanmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; "taraflar arasında, yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı,Davaya konu ihtilafın, Davacı yanca Davalı Şirket aleyhine takip konusu Alacağın varlığı ve varsa miktarı hususlarında toplandığının anlaşıldığı, davacı tarafından “---------” açıklamasıyla, 21/04/2021 Tarihinde 1.000.-USD gönderilmiş olduğu sabit olduğu, icra takibinde ve huzurdaki davada davacı taraf ödenen bu paranın iadesini talep ettiği, davacı taraf, davalı ile aralarında aracılık sözleşmesi olduğu, davalının kendisine güven telkin etmesi sonrasında foreks piyasasında işlem yapmak amacıyla para gönderdiği, paranın kâra geçtiğinin kendisine söylendiği, ancak parayı geri almak istediğinde paranın davalı tarafından ödenmediği iddia edildiği, taraflar arasında yazılı bir sözleşme veya sözlü yapılan sözleşmeyi kanıtlayan başkaca delile rastlanılmadığı, yine davalı şirketin SPK lisanslı bir aracı şirket olup olmadığı dosyadan anlaşılmadığı, söz konusu hususun. SPK’ya sorulması sonrası davalının lisansı olmadığı bilgisine ulaşılacak olursa taraflar arasındaki davacı tarafından varlığı iddia edilen sözleşmenin kesin hükümsüz olduğu değerlendirilebileceği, TBK m. 27 uyarınca “Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüz olduğu, bu ihtimalde davacının ödediği bedeli ödeme anından itibaren işleyecek faizi ile iadesini talep etmesinin mümkün olduğu sonucuna varılabileceği, davacının davalıya para gönderme tarihi 21.4.21 olduğundan, icra takip tarihine kadar talep edebileceği işlemiş faiz 33,84 USD olarak hesaplanmaktır, çünkü 3095 sayılı Kanunun 4a maddesi uyarınca “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır”, diğer yandan aracılık şirketlerinin SPK lisanslı olup olmadığı bilinebilir bilgilerdendir. Dolayısıyla davacı taraf parayı gönderdiği anda lisansı olmayan bir şirkete para gönderdiğini, bu yolla emredici kurala aykırılığın söz konusu olduğunu bilebilecek durumdadır. TBK. m. 81 uyarınca “Hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez. Ancak, açılan davada hâkim, bu şeyin Devlete mal edilmesine karar verebilir”. Sayın Mahkemece davacının hukuka aykırı bir sonuç elde etmek amacıyla (SPK mevzuatına aykırılık) parayı davalıya göndermiş olduğu sonucuna varılacak olursa bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağının takdirinin mahkemede olduğu belirtilmekle, raporun sonuç kısmında, davacı yanın 1.000.-USD ASIL ve 60,16 işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.060,16 usd alacak talebi üzerinden (19.920,40 TL) harçlandırmak suretiyle, itirazın iptali istemli olarak şirket aleyhine ikame etmiş olduğu, davacının davalıdan iade talep edebileceği sonucuna varılacak olursa davacının davalıdan işlemiş faiz ile 1033,84 USD talep edebileceği mütala edilmiştir. Davacı taraf delil listesinde yemin deliline dayandığı, yemin metninin sunulduğu ve yetkili kişi olan --------- dinlenmesi için ceza evinde bulunduğu anlaşılmakla, --------- Asliye Hukuk Mahkemesine talimat çıkartıldığı, Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davalı şirket yetkilisine yemin metni doğrultusunda beyanının alındığı görüldü. Dinlenilen şirket yetkilisi --------- beyanında; "Davacı tarafın, 21.04.2021 tarihinde şirketime ait banka hesabına gönderdiği 1.000,00 USD tutarındaki bedelin ve sonrasında yatırılan paraların, gerçekten ve fiilen foreks piyasasında işlem açılması amacıyla kullanıldığına, bu tutarlarla somut ve bireysel işlem numarası bulunan gerçek foreks pozisyonları açıldığına, davacı adına açılan işlemlere ilişkin SPK mevzuatına uygun kayıt, işlem dekontu, platform çıktısı veya resmi belge bulunduğuna, davacıya, kâr elde edildiğine ilişkin gerçek, doğrulanabilir ve somut bilgi veya belge sunulduğuna, ayrıca davacıdan kâr çekimi yapılabilmesi için yeniden para yatırılmasının gerçek ve zorunlu bir işlem şartı olduğuna, davacıya; şirketimin SPK onaylı ve yetkili bir aracı kurum olduğu yönünde gerçeğe aykırı veya yanıltıcı herhangi bir beyanda bulunmadığıma, davacıdan tahsil edilen bedellerden herhangi bir haksız kazanç veya sebepsiz zenginleşme oluşturmadığıma'' ilişkin, namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerler üzerine yemin ederim dedi. HMK. M.238'e göre davalı şirket yetkilisinin yemin beyanı yüksek sesle okundu ve beyanında ısrar edip etmediği soruldu: Davalı şirket yetkilisi: beyanlarımda ısrar ediyorum dedi." şeklinde yemin ettiği görülmüştür. Somut olay da taraflar arasında, yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, Davaya konu ihtilafın davacı tarafından davalı şirket aleyhine takip konusu alacağın varlığı ve varsa miktarı hususlarında toplandığının anlaşıldığı, davacı tarafından “----------” açıklamasıyla, 21/04/2021 Tarihinde 1.000.-USD gönderilmiş olduğu sabit olduğu, icra takibinde ve huzurdaki davada davacı taraf ödenen bu paranın iadesini talep ettiği, davalının kendisine güven telkin etmesi sonrasında foreks piyasasında işlem yapmak amacıyla para gönderdiği, paranın kâra geçtiğinin kendisine söylendiği, ancak parayı geri almak istediğinde paranın davalı tarafından ödenmediği iddia edildiği, taraflar arasında yazılı bir sözleşme veya sözlü yapılan sözleşmeyi kanıtlayan başkaca delile rastlanılmadığı, ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, bununla birlikte dosya kapsamında bu yönde ispata elverişli delil bulunmaması nedeniyle, davacıya yemin metni sunması için süre verildiği, davalı şirket yetkilisinin ceza evinde bulunması nedeniyle talimat yazıldığı yeminin yaptırıldığı yemin metni incelendiğinde HMK'nın 226. maddesinin 1/c bendi gereğince yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıaların yeminin konusu olamayacağı, sabit olduğundan yeminin geçerli olmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere)
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 732,00 TL 'den davacı tarafça yatırılan 247,27 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan, 484,73 TL nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 1.348,67 TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.348,67 TL yargılama giderinin 1/2 oranında 3.174,335 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmediğinden lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 1/2 oranında 1.560,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 1.560,00 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydı yapılmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma) davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/04/2026