İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi)
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan ... AŞ.’nin, birçok firmalara ait muhtelif cins ve miktarda emtiasının sigortalının ..... transfer merkezinde ......... plakalı nakliye aracına 25.12.2017 tarihinde yüklendiğini, ... plakalı aracın ise 26.12.2017 tarihinde emtiayı Samsun transfer merkezine götürmek üzere aktarma merkezinden ayrıldığını, emtia, araç ve şoförden haber alınamaması üzerine emniyeti suistimal ve hırsızlık eylemi sebebi ile sigortalı ...'ya ödenen bedelin davalılardan kusurları gereğince rücuen tazminin tahsili amacıyla.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyanla davalıların icra takibine yaptıkları itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın hasar ödemesine sebep olan taşıma işlemi konusunda müvekkili şirketin herhangi bir ilgisi, yetkisi ve sorumluluğu olmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan itirazın haklı ve yerinde olduğunu, dava dosyasında 2. davalı görünen ...’nin müvekkili şirket ile 23.11.2017 tarihinde araç kiralama sözleşmesi yaptığını fakat aracını hiç bir surette müvekkili şirkete teslim etmediğini, belge tanımlama işlemlerinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın E-Devlet web uygulaması üzerinden T.C kimlik numarasıyla interaktif şekilde yapılmakta olduğunu ve araç sahibinin aynı web sayfası üzerinden T.C kimlik numarasıyla muvafakat vererek ve belge sahibi şirketin de yine aynı sayfa üzerinden taşıt kartı tanımlayarak taşıt harcını ödediğini, davacı şirketin sunmuş olduğu taşıt kartındaki bilgilere göre aracın belgeye kayıt ve belge düşüm tarihlerinin göründüğü nü, şirketin belge kaydını 24.11.2017 tarihinde yaptığını ve bu işlem sonrası ...’nin bir çok bahane ile müvekkili şirkete aracı teslim etmediğini ve aynı zamanda müvekkili şirketin L1 belgesini kullanarak kendi nam ve hesabına taşıma işi yaptığını, müvekkili şirketin durumdan haberdar olduğu an itibariyle gönderdiği .... Noterliği 'nin 27.12.2017 tarih ve ...Yevmiye No'lu ihtarnamesi ile sözleşmeyi tek taraflı sona erdirdiğini, devamında da 03.01.2018 tarihi itibariyle belgesinden bu aracın kaydını düşürdüğünü, diğer davalı ...’nin müvekkili şirketin belge kaydıyla birlikte aracı kiraladığını, aracı müvekkili şirkete teslim etmeyerek 3. kişilere araçla beraber L1 belgesini kullandırdığını, aracı bir başkasına kiraladığını müvekkili şirkete bildirmediğini, bildirmiş olsaydı müvekkilinin belge düşümünü yapacak ve böyle bir durumla karşılaşmayacak olduğunu, davacı şirketin sigortalısı olan ... AŞ.’nin yapılan taşıma işlemi esnasında hukuki nitelik olarak taşıma komisyoncusu olduğunu ve T.T.K hükümlerine göre tacir olmakla ve özenle ve basiretli bir iş insanı gibi davranmakla yükümlü olduğunu, taşıma için davalı ...'le ile anlaştığında müvekkili şirkete ait L1 belgesini görmüş olduğu halde o anda ve sonrasında bu taşıma sözleşmesini müvekkiline bildirmediğini ve belge kontrolü yapmadığını, bu taşıma işi için müvekkili şirket adına kesilmiş tek bir belge bulunmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen sevk irsaliyeleri, taşıma irsaliyesi, fatura vs. belgelerin müvekkili şirkete ait olmadığını, Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin Sorumluluk, Yükümlülük ve Haklar maddesinde yer alan hükümlere göre taşıma işinden hiç bir şekilde bilgisi olmayan müvekkili şirketin oluşan hasardan sorumlu olmasının haksız olduğunu, taşıt sahibi davalı ... ile yetki belgesi sahibi müvekkilinin vekili arasında imzalanan 23 Kasım 2017 tarihli taşıt kira sözleşmesinin 5. maddesinde her ne kadar; "Bu sözleşme kapsamında yapılacak işlemlerden dolayı taraflar Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nde öngörülen sorumluluk ve yükümlülükler bakımından müştereken ve müteselsilen sorumlu ve yükümlüdürler." denilmiş ise de, aynı sözleşmenin ''a'' ''c'' ve ''d'' maddelerinde gerek Karayolu Taşıma Yönetmeliği'ne aykırı davranma ve zarara sebep olma gerekse malın çalınması, bozulması ya da evsaf değiştirme gibi durumlar için sorumluluğun araç sahibine ait olduğunun açıkça belirtildiğini, yönetmelikte de açıkça belirtildiği üzere belge sahibinin taşıyan sıfatına haiz olabilmesi için taşıma işini kendi nam ve hesabına yapması gerektiğini, müvekkili şirket belge sahibi olarak dava konusu olayda taşımadan sorumlu olmadığı gibi haberdar bile olmadığını, ... ile taşıma anlaşması yapmadığı gibi bu taşıma işinden ticari bir kazanç da elde etmediğini, taşıma ilişkisinin ... ile davalı ... arasında kurulduğunu, kiralık araçların belge sahibi taşıyıcının belgesini kullanarak kendi nam ve hesaplarına taşıma işini yapamayacağını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... cevap dilekçesinde özetle; sahibi olduğu ... plakalı aracını 28/11/2017 tarihinde ...’e kiraladığını, kira sözleşmesinin 9. maddesinde bulunan “kira süresince doğacak olan her türlü sorumluluklar, kazai, cezai, vergi rüsum ve harçlar ve sair her türlü sorumluluklar kiracıya aittir” hükmüne göre doğacak zararlardan sorumlu olmadığını, sorumluluğun kiracısı olan ...’e ait olduğunu, dava konusu emtianın kaybına ilişkin davada İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/237 Esas sayılı görünen davada beraat ettiğini, borca itiraz ettiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın, davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... ödediği bedelin rücuen tazmini için başlattığı icra takibine davalı borçluların borca, faize ve ferilerine itirazı üzerine açılan itirazın iptali davası olduğu, 26/04/2018 tarihli ekspertiz raporuna istinaden ... plakalı kamyonla 25/12/2017 tarihinde ... tarafından Orhanlı’dan Samsun’a transfer edilen muhtelif firmalara ait emtianın çalınması üzerine meydana gelen zarara karşılık olarak davacı tarafından sigortalısı ... A.Ş.’ye 150.000,00 TL tazminatın ödendiği, davacı ... A.Ş. tarafından ödenen bu tazminatın rücuen tahsili amacıyla.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı ... ..... Şti.'ye ait L1 taşıma yetki belgesinin diğer davalı...’ye ait olan ... plakalı araç için .... Noterliğinin 23/11/2017 tarihli ... yevmiye numaralı taşıt kira sözleşmesi ile kiralandığı, bu kira sözleşmesinin, .... Noterliğinin 27/11/2017 tarih ev ...yevmiye numaralı ihbarnamesi ile feshedilerek 04/01/2018 tarihinde ... plakalı aracın yetki belgesinden düşüldüğü, dolayısıyla olay tarihinde sözleşmenin ayakta olduğu, bu durumun Ulaştırma Bakanlığı cevabi yazısından da anlaşıldığı, dava dışı ... ile diğer davalı... arasında düzenlenen “Şehirler Arası Taşıma Sözleşmesi ve Araç Sevk Çizelgesi”ne istinaden 25/12/2017 tarihinde, ... tarafından ........ numaralı 10 adet taşıma irsaliyesinin düzenlendiği, davalı ...’nin davaya konu olan taşımada kullanılan ... 47 plakalı araçla ilgili olarak davalı ... ile araç kiralama sözleşmesi yapmış iken bu tarihten sadece 5 gün sonra 28.11.2017 tarihinde ....... Noterliği’nde ... ile taşıt kiralama sözleşmesi yaptığı, birinci sözleşmenin süresi dolmamışken ikinci sözleşmeyi yapmış olması basiretli bir tacirden beklenen bir hareket olmayıp, aracın davalı ...’e teslim edilmediğine, ikinci sözleşmeyi yaptığı tarih olan 28.11.2017 tarihinde halen kendisinin kullanımında olduğuna dair karine oluşturduğu, taşıma yapılan aracın ruhsatının 1 numaralı davalı olan ...’ye ait olması ve araç sahibinin yapmış olduğu birinci araç kiralama sözleşmesinde aracın şoför ile birlikte kiralandığının görülmesi, ikinci sözleşmenin ise birinci sözleşme şartları henüz yerine getirilmemişken yapılması sebebi ile araç sahibi 1 numaralı davalı ...’nin basiretli bir tacir olarak aracı emanet ettiği kurum ve kişileri özenle seçme yükümlülüğü bulunduğundan, sürücüyü de kendisinin vereceği sözleşme şartlarında açıkça belirtildiğinden vuku olan hırsızlık olayında sorumluluğunun bulunduğu ve TTK'nın 875/1, 877/1 ve 879/1. maddeleri uyarınca zarardan sorumlu olduğu ve sorumluluktan kurtulamayacağı, ...... numaralı davalı olan ... Şirketi'nin .... Noterliği ile ....12.2017 Tarih ...Yev. Nolu çekmiş olduğu ihbarnamede, aracın kendilerine teslim edilmediğini ihtar ettiği, davalı taraflar arasında yapılan araç kiralama sözleşmesinin 5. gününde aracın başka bir şahsa kiralanması sebebi ile 2 numaralı davalıya aracın teslim edilmediği, teslim edilse dahi aracın şoför ile birlikte kiralanacağı gözetildiğinde gönderilecek şoförü seçme hak ve sorumluğunun aracı kiralayan 1 numaralı davalı üzerinde olduğu, ayrıca fiili olarak da taşımayı gerçekleştirmediği, bu sebeplerle 2 numaralı davalı ... Şirketi'nin vuku bulan hırsızlık olayında sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ...'nin aracı kiraladığı ... ile arasındaki kira sözleşmesine ilişkin hükümlerin sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği davacıya karşı ileri süremeyeceği, davalının ceza davasında şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat ettiği ve ceza dosyasında mahkemeyi hukuken bağlayan bir maddi vakıa tespiti yapılmadığından bu davalının sorumluluğuna bir etkisinin bulunmadığı, mali raporda, davacının, davalı ...’den 150.000,00 TL asıl alacak ve bu alacak için ödeme tarihi ile takip tarihine kadar 16.717,81 TL olmak üzere toplam 166.717,81 TL talep edebileceği ancak icra takibi ile 150.000,00 TL asıl alacak ve 16.532,88 TL işlemiş faiz talep edildiği, taleple bağlılık ilkesi gereği talep edilen faiz tutarının hesaplanan faiz tutarından düşük olması gerekçesi ile yerinde olduğu, tazminatın miktarı ve varlığı yargılama neticesinde belirlendiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın davalı.... Şti. yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Yerel Mahkemenin davalı şirket yönünden verdiği kararın hatalı olduğu, taşımacının, taşımayı kendisi gerçekleştirebileceği gibi alt taşıyıcı da yaptırabileceği, taşıyıcının yardımcıları ile alt taşıyıcıların fiil ve kusurlarından kendi fiil ve kusuru gibi sorumlu olduğu, davalı şirketin TTK'nın 888. maddesi uyarınca zarardan sorumlu olduğu, ayrıca davalı şirketin taşıma sözleşmesinin mevcut olduğu, davalı şirketin araç kendisine teslim edilmemesine rağmen sözleşmeyi 1 ay sonra feshetmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sözleşmede müşterek sorumluluğa ilişkin düzenleme olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi raporlarının birbiri ile çeliştiği, bu çelişki giderilmeden verilen kararın hatalı olduğu, ekspertiz raporunda zarardan kimlerin sorumlu olduğunun açıkça ortaya konulduğu, Mahkemece alacak likit olmasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, Nakliyat Yurtiçi Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında, dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın, zarara kusurları ile sebep oldukları iddiası ile davalılardan rücuan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın davalı ... yönünden kabulüne, bu davalı yönünden icra inkar tazminatı talebi ile davalı ...Limited Şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; davacının dava dışı sigortalısı ... A.Ş. tarafından taşıması yapılan farklı kişilere ait emtiaların, davalı ...'nin ruhsat ve diğer davalı şirketin L1 belgesi sahibi olduğu araç ile bir transfer merkezinden diğerine sevk edilmesi sırasında, aracın şoförü ile birlikte kaybolması neticesinde zayi oldukları, bu şekilde emniyeti suistimal ve hırsızlık olayının gerçekleştiği ve dava dışı sigortalının uğradığı zararın davacı tarafından poliçe kapsamında tazmin edildiği, davacı tarafın dava dilekçesinde, davalıların, alt ve fiili taşıyıcı olarak ve ayrıca aralarında imzalanan araç kiralama sözleşmesinin 5. maddesi ile Karayolları Taşıma Yönetmeliği hükümleri gereğince zarardan sorumlu olduklarını iddia ettiği, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde iddia ettiğinin aksine, davacının sigortalısı ile davalı şirket arasında herhangi bir taşıma sözleşmesinin imzalanmadığı, dava konusu taşımaya ilişkin tek sözleşmenin bila tarihli şehirler arası taşıma sözleşmesi olduğu ve bu sözleşme de taşıyıcının davalı ..., araç şoförünün ise ... olduğunun belirtildiği, sözleşmenin araç şoförü tarafından imzalandığı, buna göre davalı şirketin akdi taşıyıcı olmadığı, her ne kadar davalılar arasında imzalanmış 23/11/2017 tarihli kira sözleşmesi ile taşımanın yapıldığı ... plakalı araç davalı şirkete şoförü ile birlikte kiralanmış ise de, bu sözleşmeden 5 gün sonra araç sahibi davalı ... ile dava dışı ... arasında başka bir kira sözleşmesinin imzalandığı ve davalı ...'nin ceza dosyasındaki savunmalarında, aracı dava dışı ...'e kiraladığını ve teslim ettiğini beyan ettiği, ceza mahkemesince verilen kararda da aracın fiilen ... adına sahte kimlik kullanan ... tarafından kullanıldığının kabul edildiği, buna göre davalı şirketin diğer davalıdan aracı teslim almadığı ve fiili taşıyıcı da olmadığı, davacının, davalı şirkete TTK'nın taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin hükümleri uyarınca rücu edemeyeceği, yine davalılar arasındaki sözleşme hiç uygulanma mış olduğundan davalı şirketin bu sözleşmede yer alan müşterek sorumluluk maddesi uyarınca da zarardan sorumlu tutulamayacağı, Mahkemece ilk olarak mali müşavir bilirkişiye davalı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak rapor alındığı, bu raporda davalı şirketin ticari defterlerinin incelendiği, davalı şirketin ticari defterlerinde dava dışı sigortalı ile yapılmış bir taşıma sözleşmesine dair kayıt olmadığının tespit edildiği, ikinci alınan heyet bilirkişi raporunda ise taşımacılık ve talep edilecek zarar yönünden değerlendirmeler yapıldığı ve davalı şirketin zarardan sorumlu tutulamayacağı yönünde tespitlere yer verildiği, her iki rapor arasında giderilmesi gereken herhangi bir çelişkinin olmadığı ve sonuç olarak Mahkemece, davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmesinde dosya kapsamına, usul ve yasaya aykırılık olmadığı gibi, davanın konusu tazminat olup, talep edilebilecek tazminat miktarı yargılama neticesinde belirlendiği ve likit olmadığından davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olmasının da yerinde olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri isabetsiz bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 16/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.